Hande Gündüz, Yeşil Ejderha

Bu çocuktan korkuyorum. Yine ne oldu? derdi babam. Şuncacık çocuktan korkacak ne var? Öyle diyeceğine, dur da önce bugün olanları bir dinle. Sonra beni odada bir başıma bırakıp başka bir odaya giderlerdi. Böyle, böyle, böyle, diyerek anlatırdı annem. Yaa, derdi babam. Ya… Böyle, böyle, böyle, diye devam ederdi annem. Hımm, …

Erdal Açıkyol, Eleştri Üzerine

 Yetişme tarzı çerçevesinde oluşan beğeniler, öznel bir nitelik taşır. Beğenilerin şekillendirdiği her bir zihin yapısı, sempati ve anti sempati düalizmine bağlı kalarak eleştiri hakkını kullanır. Eleştiri kendi içinde olumlu eleştiri ve olumsuz eleştiri olmak üzere iki kısma ayrılır. Olumlu eleştiride, eleştirilen özne ya da nesnenin iyi tarafları sergilenip ona dair …

Can Trajedik, Tüm Delilleri Çürümüş Birinin Delili Kendisidir

“Kim ne derse desin, mutlu insanın en mutlu anı, uykuya daldığı andır ve mutsuz bir insanın en mutsuz anı, uykudan uyandığı andır. İnsan hayatı, bir tür hata olmalı.” (Schopenhauer) Bugün, modern insan nasıldır? Sorusuna verilecek en dürüst cevap şöyle olmalıdır: “Modern insan mutlu insandır.” Ya da başka bir deyişle, her …

Zeynep Kahraman Füzün, Güneş Doğmak Üzereydi

Çok zor bir geceydi. Yaşadığım zor geceler çoktur ama bu geceyi nasıl anlatacağımı bilemiyorum. Öyle zordu ki, yaşadığı ızdıraptan kurtulmak isteyen ruhumun bedenimi terk edeceğini bile düşündüm. Başımı hissetmiyordum artık. Ellerimi, kollarımı, bacaklarımı bile hissetmiyordum. Kalbimin olduğu yerde sonsuz bir boşluk vardı. İşte onu bütün hücrelerimle hissediyordum. Beynimin bütün kıvrımları …

Kirkor Değirmenciyan, Sır

Bilirim ki hemşerilerim sene 1946 Sivas Bezirci Mahallesi. Kudretli Tanrı’m, şu cılız bedene verdiği hafızam ile size sunacaklarım var. Kurban olduğum garip anam Kemahlı Manuşak Hatun, yine “düğürcük” çorbası pişirmişti. Sabah pişirirdi öylen de yerdik hatta akşam da yerdik. Birkaç gün bile yerdik. Beğenmesek yüzümüzü döksek “kıraç yılanı” gibi başını …

Enver Ali Akova, Olmasını İstediğimiz Bir Park

Karşısına geçtim izliyorum İçten bir ses sanki neredense Hatta evcimen; çoğumuzdan büyük Bu kapıların arasında sıkılınca, Odalardan çıkıp karşısına geçtim, izliyorum Yoksa konuşmayı bile unutacağım Oturdukça ilkelleşiyorum Şimşek çaktı, sonra yağmur caddeye Ve kubbeye düşerken iri damlalarla Sela okundu Rüyamda biri öptü beni Gerçekliğin kılıcı, düşün elinin kiri Bir gülüşünde …

Mihrap Aydın, Az Daha Güzeldik

insanlara omuz yetiştiremiyorduk savaşlardan çıktıkça herkes omuzundan vuruluyor ve hâlâ yaşıyordu herkese bir yaslanacak beş yüz bin lazımdı çok soğuk miğferlerden devlet olmuştuk, yeni çıkmıştık kendimizden gelenleri omuzumuzdan devirecektik ama kökler bize bir ruhtan önce etnik kökenler bize bakın sallanıyoruz dar ağacında dünyanın anadolusunda herkes ağlıyordu sınırları bildirilmiş ülkelerin kutsal …

5. Haliç Genç Edebiyat Günleri Eyüpsultan’da Başlıyor!

P5. Haliç Genç Edebiyat Günleri 25 Nisan Perşembe saat 10.30’da Açılış programı ve “Eyüpsultan’da Bir Sabah” temalı Yarışma Ödül Töreni ile başlıyor! Eyüpsultan Belediyesi tarafından düzenlenen ve bu yıl 5.’si gerçekleştirilecek “Haliç Genç Edebiyat Günleri” 25 Nisan Perşembe günü başlayacak. Açılış Programına, Eyüpsultan Belediye Başkanı Deniz Köken’in katılımıyla “Eyüpsultan’da Bir …

Niels Hav, Aşk

Öyle bir sözcük ki aşk Nefesimi mi tıkıyor yoksa Aşk, ne ki nihayetinde… Bir çoğu, zaman geçtikçe Bozuk parayla takas ediyor büyük aşkları Ben seni seviyorum, sen bağlantıyı kesiyorsun Ben seni seviyorum, sen başıma çarpıyorsun kitabımı Seni seviyorum. Yer yerinden oynuyor Bilinçsizce susamışız birbirimize Tıpkı filler gibi… Çocuksuz mutluluk olmaz …

Vladimir Mayakovski, Şair İşçidir

Bağırırlar şaire: “Bir de torna tezgâhı başında göreydik seni. Şiir de ne? Boş iş. Çalışmak, harcınız değil demek ki…” Doğrusu bizler için de en yüce değerdir çalışmak. Ve kendimi bir fabrika saymaktayım ben de. Ve eğer bacam yoksa İşim daha zor demektir bu. Bilirim hoşlanmazsınız boş lâftan kütük yontarsınız kan …