Andrey Platonov Yazıları

Andrey Platonov’un Mektuplarından Alıntılar

Şiir edebiyatın en yüksek perdesidir, içine bir şeyler katıp karıştırıp bozmayın. Hiç kimsem, gidecek hiçbir yerim yok, kimsenin beni anladığı da yok. Artık bir ağacın duruşuna, yağmurun yağışına duyarsız kalamıyorum. Şiir benim lanetim, ölümle verdiğim savaş. Acının en uç noktasına geldiğimde, artık bir kaçış bulamadığımda onlara koşuyorum, şimdi de bir …

Andrey Platonov, Dönüş

1 Astrahan ilinin kumlara gömülü, kuytu, küçük bir şehrinde yaşayan yirmi yaşındaki Mariya Narışkina, güçlü adaleleri, sağlam basan ayaklarıyla delikanlıyı andıran, genç ve sağlıklı bir insandı. Mariya Narışkina tüm bu serveti yalnızca ebeveynlerine değil, savaşın da devrimin de kendisine neredeyse hiç ilişmemiş olmasına da borçluydu. Çölümsü, kuytu vatanı, kızıl ve …

Andrey Platonov’un Dönüş Kitabından Alıntılar

Vasya defterine şöyle yazdı: “Bir ineğimiz vardı. Hayattayken sütünü annem, babam ve ben içerdik. Sonra bir oğul doğurdu – bir dana, o da onun sütünü içiyordu, biz üçümüz ve o dördüncü, herkese de yetiyordu. İnek bir de toprağı sürüyor ve yük taşıyordu. Sonra oğlu et için satıldı. İnek acı çekmeye …

Andrey Platonov’un Çevengur Kitabından Bir Bölüm

  Eski taşra şehirleri viran ormanlıklarla bitişiktir. İnsanlar tabiatın içinden çıktıkları gibi yaşamaya gelirler buralara. İşte keskin gözleri ve insanın içini burkacak denli bitap yüzüyle bir adam çıkagelmişti böyle bir yere; her şeyi onarıp donatma becerisine sahipti, oysa kendi hayatını donatısız yaşıyordu. Tavadan çalar saate kadar her tür alet bu …

Platonov’un Mutlu Moskova’sından bir bölüm

Güzün son demlerinde sıkıcı bir gece vakti, karanlık bir adam elinde meşale geçti sokaktan koşarak. Sıkıcı rüyasından uyanan küçük kız evinin penceresinden gördü onu. Sonra sağlam bir tüfek sesi ve kederli âciz bir çığlık duydu – galiba meşaleli adamı öldürmüşlerdi. Az sonra birçok uzak silah sesi ve yakınlardaki hapishaneden yükselen …