Cahit Koytak, Asansörde Birden İsa

sinemaya ve tütsülü arkadaşlara alıştığım o çağdauzuvlarıma ejdarhalar gerilmişuykusuz gözlerime yelken bezleriruhumun arka bölmeleriherman melville ve dostoyevskikafamda bir sandık dolusu trinitrogliserinbütün gün sokaklarda analitik laboratuarından kaçarbob cafe’de amerikan kahvesi içmeye giderdikben ve cristdumanlı dumanlı müzikhollerdebir otelin pruvasında belkiçıkıp ruhaniyetimizdenlahuti bir zerafet ve yaslaçay içen yutkunankafurlu siyah harflerle fısıldaşanyaşlı ermeni kızlara …

Özkan Mert, Aşk Hepimizin Venedik’i

Nişanlı kızların ve makilerinimparatorluğudur şiir.Müzikle flört ederek büyümüşken bile benbakın! Resmimi çektiriyorum bir nehre; Kentlerinbeni düşlemesi bu yüzdendir.Bu yüzdendir bir sokağı biçerek gelişim.Seninle başlattığımız bir odanın işgalisürgün yüreğimdeki ışığınele geçirilemeyişine bir işarettir. – Aşk hepimizin Venedik’i Bir serçeye yaklaşabildiğimden daha çokyaklaşabiliyorsam şiire,bir tedhiş yuvasıdır elbetağzımın sabahla başladığı her yer.İnce bakışlı …

Ahmet Haşim, Tahattur

Bir Acem bahçesi, bir seccâde, Dolduran havzı ateşten bâde…Ne kadar gamlı bu akşam vakti.. Bakışın benzemiyor mu’tade. Gök yeşil, yer sarı, mercân dallar,Dalmış üstündeki kuşlar yâda;Bize bir zevk-i tahattur kaldıBu sönen, gölgelenen dünyâda! Ahmet Haşim İZDİHAM

Yavuz Bahadıroğlu Vefat Etti

Yavuz Bahadıroğlu mahlasıyla bilinen tarihçi ve yazar Niyazi Birinci vefat etti. Vefatını duyuran oğlu Mücahit Birinci sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, “Yolumu aydınlatan, mücadelesi ile bana ilham veren, bir neslin doğru yetişmesine vesile olan babamız Niyazi Birinci (Yavuz Bahadıroğlu), Allah’ın rahmetine yürüdü.” ifadelerini kullandı.  Paylaşımın ardından Birinci’nin dostları ve sevenleri, …

Amanda Gorman’ın Amerikan Başkanlık Yemininde Okuduğu Şiirin Tam Metni

Bir algı şirketi olan Amerika’da dün başkanlık yemini edildi. İncil’e el basılarak yapılan yeminde görüntüyü kurtarmak için bir şair de şiir okudu. Şiirin teması Amerika’nın birlik ve bütünlüğü. Gelin görün ki şiiri maalesef yıllarca köle olarak kullandıkları, insan yerine koymadıkları, her türlü hakareti yaptıkları siyahi bir şaire okuttular. Elbette şiirden …

Rugan Kundura

Eskitme deri valizimle elli yıldır kimsenin yaşamadığı evin, çift kanatlı ahşap kapısının önündeyim. Elimde evin adresi Asi Sokak, 31 numara. Anahtarı cebimden çıkarıp kapının koluna uzanıyorum, kilidi açıp kapıyı aralıyorum, evin tozunu soluyor, rahatlatıcı bir koku arıyorum. Ardında hemen girmiyorum eve, ışık hüzmelerinin benden önce girmesine izin veriyorum ne de …

Fatma Şengil Süzer, Elma ve Eylül

sen yalıyı görürsün, ben harabeyiçocuğun kolundaki simit kolyesiniayazda giydirilen gocuk eskisiniçayın çıngırtısını,martıyı martıyı ürpererek sen gözü görürsün ben dalgın buğuyubaşağın gök maviyken biçilmiş boynunukalbin her vuruşunu, bir haber bekleyerekçocuğugelmeyen çocuğu sen düşeş görürsün, ben kemankeşköşeyi dönüverince gülümseyerekelmayı görürsün pırıl pırılsulu tatlı gururluüstelik kıpkırmızı sapına dek sen denizi görürsün iskeleye vurdukçaben …

Ömer Bedrettin Uşaklı’nın Reşat Nuri’ye Yazdığı Şiir

Bugün de sonbahardan süzülüp doğdu akşam,Dağların yere indi koyu, serin gölgesi;Uludağ etekleri al ipekten bu akşam;Düştü yeşil ovaya kubbelerin gölgesi!… Ufuklarda bu akşam ne sis var, ne bulut var;Selvilerin içinde bir alev Emirsultan…İçten dualar gibi geçiyor sanki rüzgâr,Bir ilahi adaya benzeyen Yıldırım’dan. Orada ince yollar gölgeleniyor işte;Karşıdan renk içinde solgun …

Sin Edebiyat Dergisi’nin 25. Sayısı Çıktı

Kahramanmaraş’ta yayın hayatını sürdüren iki aylık şiir ve edebiyat dergisi Sin Edebiyat, geçmiş sayılarında yer alan eserlerin bazılarını www.sinedebiyat.com bağlantısıyla okurun ilgisine sunarken yeni yılın ilk sayısını da yayımladı. Sin Edebiyat bu sayısında “Edebî Eserlerden Uyarlanan Filmler”den bazılarını konu aldı. Edebiyatın elinin uzandığı her konuya kulak kabartan Sin Edebiyat’ın bu …

Aziz Nesin, Yeşil Şapkanın Evrakı

Bakanlık binasının karşısındaki otobüs durağında bekliyordu. Otomobilden inen kahverengi paltolu, gözlüklü adamla kucaklaştılar. Çoktan beri birbirini görmemiş, eski arkadaşlar oldukları belliydi. İkisi de uzun zaman görüşmeyenlerin çıkardığı seslerle, -Ooo!.. -Ooo!.. diye oolaştılar. Bu oolaşma bitince, «Nasılsın?», «Daha nasılsın?», «Daha daha nasılsın?», «Ne var ne yok?» soruları, bu sorulara karşılık da …