Kâmuran Şipal Vefat Etti

Roman ve öykü yazarı, çevirmen Kâmuran Şipal, Bakırköy Çamlık Hastanesi’nde çoklu organ yetmezliğine bağlı olarak 92 yaşında hayatını kaybetti. Çağdaş Alman edebiyatının önemli eserlerini Türkçeye kazandıran Şipal’in Almancadan Türkçeye çevirdiği yazarlar arasında Franz Kafka, Alfred Adler, Ingeborg Bachmann, Wolfgang Borchert, Heinrich Böll, Alfred Brauchle, Bertolt Brecht, Max Brod, Elias Canetti, Sigmund Freud, Gustav Hans Graber, Günter Grass, Carl Gustav Jung, Thomas Mann, Rainer Maria …

Ali Rıdvan Öncel, 2053 Yazı Kızılay

       Her şey ölümsüzlük iksirinin tok karnına alınmak zorunluluğuyla başlamıştı. Kızılay’da gülüşme seslerinin yerini bitkin ve sıska adamların haykırışları almıştı. Sıradan hayatlarını özleyen bu insanlar büyük kıyametin kopmamasından şikayetçi bir şekilde sokaklarda amaçsızca geziniyordu. Göğün kızıllığı onları artık korkutmuyordu ve mavi göğü unutmamaya çalışıyorlardı hatıralarından ümitlerini kesmemek için…        Xwendekar …

Atakan Yavuz, Sözcükler Dergisi 81. Sayıdan Mısralar Seçti

“Anılarınızı yazsanıza, Saffet Amca,” diyor komşu kızı Mürvet. Ezberimde çarpım tablosundaki o sayılar, Yıldızların uzaklığı, denizden dalgalarla gelen su sesinin yakınlığı. Nereden başlasam diye düşünüyorum. Dalgaların Sesiyle/ Cevat Çapan Düşler arasında dalgalana Dalgalana sözcük avında kalemim Gelemese de, ilkyaz mevsim Gelemeyen/ Egemen Berköz Yol mu yolcusunu bulmuş Muamma mı dönmüş …

Ken Loach; Yıllara Çalım At Usta

‘İşçi sınıfının şairi’ de dediler onun için; ‘sosyalist bozuntusu bir adam’ da. O ise, ‘popüler kültür moronu’ olmaktansa ‘solcu bir dinazor’ olarak anılmayı yeğlediğini söyledi her fırsatta. Bu nedenle aklının kıyısından dahi geçirmedi Hollywood’a gitmeyi: “Başka yerde yüzebilecekken neden köpekbalıklarıyla dolu bir denize gireyim ki?” Onun denizi de, derdi de …

Toprak Uçar, Cenaze Gülü

Ben ne zaman sevsem seni iki kuş ayrılır pencere pervazından biri sana doğru süzülür biri hep kaybolur gökyüzü iki ayrılık arası dinlenme tesisi tüm durakların sislerle kaplı üstelik varamadan sana             kaybolmuş-um Ben ne zaman sevsem seni okullar kapanmış yasa dışı bir şeyler yapmışım o sıra annemden dayak yemişim üf, …

Atakan Yavuz, Artistik Bellek Dergisi’nin 18. Sayısından Mısralar Seçti

Artistik Bellek 18. Sayısından seçtiğimiz mısralar. En iyiler ölür genelde, kendi elleriyle Sadece uzaklaşabilmek için Ve geride kalanlar Asla tam olarak anlayamaz Niye bir insanın İsteyeceğini Uzaklaşmayı Kendilerinden Sebep Sonuç/ Charles Bukowski Çev. (Geçtiğimiz aylarda vefat eden çevirmen-yazar Duygu Gündeş’in bir çevirisi.) (Artistik Bellek 18. Sayı) hepsi yağmur sonrası anlatılan …

Lewis Hyde, Sanatsal Yaratıcılık Dünyayı Nasıl Değiştirir?

Komşularım ve ben artık sokağımızın köşesindeki eczaneden piyasa araştırmalarına istinaden geliştirilmiş bir formüle göre kaleme alınmış olan bir dizi romantik roman satın alabiliyoruz. Bir reklam ajansı bir grup kadın okur arasında bir anket çalışması yapmış. Ankete katılanlara sorulan sorulardan biri, kadın kahramanın yaşı. (Buna göre, ideal yaş on dokuz ile …

Stefan Themerson, Soruları Cevaplamamanın Yolu

Hiçbir şey hissetmiyordu. Küçük, minicik bir inme mi geçirmişti? Koşullar düşünüldüğünde, önemsiz, küçük, minicik bir inme hoş olurdu, memnuniyetle karşılardı onu… Sol ayağını oynattı – hareket ediyordu. Sağ ayağını oynattı – hareket ediyordu. Sol elini ve sağ elini oynattı – onlar da hareket ediyordu. Önce bir gözünü sonra diğerini kapatıp …

Johann Hari, Kaybolan Bağlar

İlk antidepresan hapımı yuttuğumda on sekiz yaşındaydım. Londra çarşılarından birindeki bir eczanenin dışında, cılız İngiliz güneşinin altındaydım. Beyaz ve ufak bir haptı; yutarken kimyasal bir öpücük gibi gelmişti. O sabah doktoruma gitmiştim. Uzun bir ağlama nöbetinin içimden sarsıla sarsıla dışarı çıktığını hissetmediğim tek bir günü bile hatırlamakta zorlandığımı söyledim ona. …

Ş. Teoman Duralı, Rızâpaşa Yokuşunda Bir Kitapçı Dükkanı

1968 ekiminde Istanbul Üniversitesi Felsefe Bölümünde öğrenime başlamamla birlikte neredeyse sürgit izleyeceğim güzergâh da belirmiş oldu. Eminönü meydânından Mısır çarşısına, oradan da Tahtakaleye geçiş, gündemimin değişmez maddesi hâline gelmişti. Tahtakaleden sonra düz ve rahat yol biter. Ardından, yirmi yaşlarında bir genç bile olsanız, yine de talîmsiz bedenin akciğerleri ile bacak …