Kanaatlerden İmajlara: Duygular Sosyolojisine Doğru

Sosyoloji ve genel olarak sosyal bilimler, özellikle akademik evrimleri boyunca gittikçe bir “kanaatler sosyolojisi” karakteri kazanmaya meylettiler. Yani aslında en değişken toplumsal olgulardan olan kanaatlerin bir koleksiyonu, bir filtrelenmesi ve bir özetlenmesi olarak kendi pratiklerini biçimlendirdiler. Bu durum genel olarak beşeri bilimleri önemli bir epistemolojik problemle karşı karşıya bırakmaktadır: Kanaatlerin …

Isaac Newton’un Kıyamet Kehaneti

İngiliz matematikçi, fizikçi ve gökbilimci Isaac Newton günümüzde bilim insanları tarafından tarihin en etkili kişilerinden biri olarak kabul edilir. Hareket yasalarını tanımladı ve yerçekimi teorisini yarattı. Optik alanında buluşlar yapıp aynalı teleskopların gelişimine öncülük etti. Klasik mekaniğin temellerini attı, bilimsel devrimi başlatan en büyük isimlerinden biri oldu. Ayrıca Gottfried Wilhelm Leibniz ile …

Meltem Gülname Kaynar, Siha

Pahalı mekanlarda tedirgin oturan kızlarınVe bir enginara çok sayıda banknot bırakan adamların arasındaYenilgiyle kuşanan bir çağın sihası oluyordukSaçının bozulup bozulmadığına bakmak için ekranı kırık telefonuna yüz uzatanAncak bir türkü kadar mutlu olan ömrüneTeselliler beğenmeye çalışan gençlerin tek kârıAkşam yedikleri bir yemeğin ötesine ulaşmıyorduArabadan anlamayan fakat anlamadığı halde lüks bir araca …

Sin Edebiyat Dergisi’nin 23. Sayısı Çıktı!

Kahramanmaraş’ta yayın hayatını sürdüren iki aylık şiir ve edebiyat dergisi Sin Edebiyat’ın yeni sayısı yayımlandı. Sin Edebiyat bu sayısında Jean Baudrillard’ın Simülasyon kuramını konu alırken; Veysel Karani TUR, Simülasyon Üzerine Konuşmanın Yanlışlığı; Yaşar ERCAN, Jean Baudrillard’ın Sonsuz Gerçeği: Simülasyon; Murat KAÇER, Hz. Âdem, Truman Burbank ve Simülakrlar ve Simülasyon; Cemre …

Hüseyin Hakan Yazdı: Alçaklığın Evrensel Talihi: İşler Neden Rast Gidiyor?

Cennete, kapıyı kırarak giremezsin.”             Kötülükle arasına mesafe koyamayanların, alçakların, karanlığın tarafında yer alanların bir gün mutlaka layığını bulacaklarına hepimiz inanırız. Çok azımız hariç, mücrimin önünde sonunda kımıltısız bir cesede dönüşeceğinden, hiç değilse yaşarken çürümüş bir kumaştan farksız olacağından şüphe duymayız. İnancımız bizi ayakta tutar. Üç beş sarsılmaya aldırış …

Talip Kurşun, Kovid ve Hayatın Tadı

Bir ay önce koronavisüre yakalandım. Bir aydır burnum sadece nefes almaya ve gözlüğüme payanda olmaya yarıyor. Bir zamanlar ayrı ayrı nefasetleriyle büyülendiğim yiyecekler ise vücudumdaki bu sessiz sedasız devrimle beraber eşitlendiler; artık hepsinin tadı aynı. Dünyaya bakan iki penceremin önüne tahta kepenkler çakıldı. Sakat kalmış gibi hissediyorum. Her sabah, gece …

Abdal Mehmet Nazlı Vefat Etti

‘Serikli Abdal Mehmet’ olarak bilinen sanatçı Mehmet Nazlı vefat etti. Nazlı, Serik’te toprağa verildi.  Antalya’nın Serik ilçesindeki Abdallar Mahallesi’nde yaşayan Nazlı, son 4 yıldır bronşit rahatsızlığı yaşıyordu. Sevenleri daha önce defalarca, solunum rahatsızlığı yaşayan Nazlı’nın tedavisi için çağrıda bulundu. Son olarak da Serik Kaymakamlığı konuyla ilgileneceğini söyledi. Ancak bugünden sonra Nazlı’nın sağlık …

Furkan Celep İçimize Ateş Bırakıp Aramızdan Ayrıldı

Sözlerime başlamadan önce bir içki, uyuşturucu veya bir madde etkisinde olmadığımı belirtmek istiyorum. Bunalımda veya depresyonda değilim. Bu üzerine haftalarca hatta aylarca düşündüğüm ve sonucunda bu karara vardığım bir durum. Bu zaman diliminde birçok kişiyle dolaylı yoldan konuştum. Durumu bu kadar ciddi ve derinlemesine anlatmak istemedim. Paniğe kapılmalarını, bu konuya …

Adem. Maksatsız, Unuttuğumuz Bir Duygu: Istırap ve Marcel Proust

Dünyayı deneyimleyebilmemiz için beş adet duyu organımız olduğu bizlere çocukluğumuzdan beri söylenen bilimsel bir doğru. Söylediklerine göre duymak için kulaklarımız, görmek için gözlerimiz, tatmak için dilimiz, koklamak için burnumuz ve hissetmek için de tenimiz var. İnsanları hissedebilmek içinse duygularımız var. Duyu organlarımızın bilimselliği hislerimizin gerçeklerine tercüman olamıyor çoğu zaman. Bu …

Seda Nur Bilici, Andre Gide’in Kahramanı Gertrude Adlı Kız

Bir çocuk düşünün, annesi onu daha birkaç günlükken ananesine terk edip gidiyor. Çocuğu yetiştiren anane o daha bir yaşındayken ölüyor. Ardından 60 yaşlarında köpek bakıcısı büyük dayı çocuğun bakımını üstleniyor. Fakat dayı sanıyor ki bir köpekle ilgilenir gibi çocukla ilgilenmek yeterli olur. Çocuk, dayının kontrolü dışında hareket edip bir yerine …