Melih Cevdet Anday, Anı
Bir çift güvercin havalansaYanık yanık koksa karanfilDeğil bu anılacak şey değilApansız geliyor aklıma Nerdeyse gün doğacaktıHerkes gibi kalkacaktınızBelki daha uykunuz da vardıGeceniz geliyor aklıma Sevdiğim […]
Bir çift güvercin havalansaYanık yanık koksa karanfilDeğil bu anılacak şey değilApansız geliyor aklıma Nerdeyse gün doğacaktıHerkes gibi kalkacaktınızBelki daha uykunuz da vardıGeceniz geliyor aklıma Sevdiğim […]
Dört kişi parkta çektirmişiz,Ben, Orhan, Oktay, bir de Şinasi…Anlaşılan sonbahar,Kimimiz paltolu, kimimiz ceketliYapraksız arkamızdaki ağaçlar…Babası daha ölmemiş Oktay’ınBen bıyıksızım,Orhan, Sülayman Efendiyi tanımamış. Ama ben hiç […]
Doğrusu aranırsa, Yahya Kemal de, Nâzım Hikmet de iyi bir şiir eleştirmesinden geçmemişlerdir, bu ozanların şiirimizde yaptıkları gereğince anlaşılmamıştır; sadece birer bayrak gibi sağcıların ve […]
Kara yakındı önce, hem çok yakın,Elimi uzatsam tutardı.Yıldızsız teknemdi inip çıkan gece,Kurumuş gece, kum, kömür, arduvaz…Kara yakındı önce, hem çok yakın,Denizleyin inip çıkan önümdeBir tanrının […]
Sevdalanmaya gidiyormuşum meğer…Bunu daha önce bir kahin bana söyleseydi, kuşkusuz geri dönmeye kalkmazdım, ama bu sevdanın nerede, nasıl karşıma çıkacağını düşünmekten belki de olayların sırasını […]
‘Garip’, Melih Cevdet Anday için bir ‘şans’ olduğu kadar ‘şanssızlık’ da olmuştur. Bu durum, Oktay Rifat -ve belki Orhan Veli için de- söz konusu edilebilir. […]
Giden gelen yok. Bir titreşimdir bu. Durağan fulyanın üstünde arı Bir diyapozon gibi titremekte. Kırlangıç Tarihsizdir. Belleğim sarsılıp duruyor denizde. Martı bir uçta kanat, bir […]
Bir misafirliğe gitsem, Bana temiz yatak yapsalar; Her şeyi, adımı bile unutup Uyusam. Melih Cevdet Anday İZDİHAM
İşçi geliyor ağaç budamaya, O ne tafra, o ne krallık, Bir omuzunda balta, ötekinde ıslık, Yer değiştiriyor kuşlar dallarda. Kente dönen çılgın mızıkacılar, Çiçek tozu […]
Ağacın senden haberi yok. Tanıdığım bir ağaç var Etlik bağlarına yakın Saadetin adını bile duymamış Tanrının işine bakın. Geceyi gündüzü biliyor Dört mevsimi, rüzgarı, karı […]
Benim de öyle akşamlarım vardır. Kapıdan girince anama sarıldığım, Çocuklara karamela ve çekirdek getirdiğim, Meyhaneye uğramadan çakır keyif, Düşmanım yok, Gündeliğim cebimde, Küfretmeden Öyle tasasız […]
Ağaçlara ilişkin kimsenin bilmediği bilgiler vardır. Onlara “bekleyenler” adının verilmesi istendi gerçi. Ama nefretle karşlandı bu öneri ve “eşyanın gerçeği epik bilimin romantizmidir” denmekle yetinildi. […]
Ölürken çocuklarımı unuttum Küçük deniz kirpileriyle sabah Denedim bütün sabahları. Sana sürgünümün şarabını bıraktım al Mumlarını güzelliğin ve hiçliğin Bir de kaygumun soluk ellerini. Denedim […]