Edebiyat Yazıları

Behçet Necatigil ve Divan Şiiri

Nurullah Ataç, Batı medeniyetine girebilmemiz için divan şiiri dahil bütün değerlerimizi terk ederek Greko-Latin köklerine bağlanmamız gerektiğine inandığı halde has şiir okumak istediği zaman divanlara başvururdu. Bu şiirin sesiyle öylesine yoğrulmuştu ki, kafasıyla karşı olduğu halde, gönlüyle ona bağlıydı. Okuruma Mektuplar’ındaki bir yazısında, “Biz yaşlılar da siz gençler de ondan daha …

John Berger, Yazmak, Daha Derindeki Bir Şeyin Uzantısı

Neredeyse seksen yıldır yazıyorum. Önce harfler, sonra şiirler konuşmalar, daha sonra öyküler, makaleler kitaplar, şimdilerdeyse notlar. Yazmak eylemi benim için hayati olmuştur; bir anlam bulmama ve devam etmeme yardımcı oluyor. Yazmak, öte yandan, daha genel ve derinde duran bir şeyin uzantısıdır; dil ile olan ilişkimizdeki gibi. Ve işte, bu kısa …

Abdullah Harmancı, İyi Öyküler Ansiklopedisi 1

KÖKSAL ALVER: “KENTSEL DÖNÜŞÜM GELDİ!!!” Köksal Alver’in Bahane adlı kitabında yer alan bu öykü “Komşu, komşu! –Hu, hu! –Kentsel dönüşüm geldi mi? – Geldi. –Ne getirdi? …” satırlarıyla başlar ve hepimizin kulaklarında çınlayan o meşhur tekerlemeyi bir ironi içinde sürdürür. Taklit arzusu yaratan, ilham veren ama taklidi mümkün olmayan bir …

Richard Brautigan, Noel İlahileri

Giderken apartmanımın rutubetli pisliği hala aynıydı. Ne derin bir çukur… Tanrım, bu şekilde yaşamayı ne kadar daha sürdüreceğim? Bu biraz korkutucu. Yerde duran ne olduğu belirsiz bir takım objelerin üzerlerinden ilerledim. Onlara bakmayı düşünmedim bile. Ne olduklarını bilmek istemiyordum. Aynı zamanda yatağıma da bakmaya çekiniyordum. Yatağım vahşi bir akıl hastanesinin …

Tuğba Karademir, Beni Kimse Sevmesin İstedim

ağlamaksa ağladım. bağırmaksa bağırdım zafer. uykusuz kaldım aç kaldım aptal gibi çok ağır ilaçlar da aldım intihara kalkıșmadım ama sabah akşam hiç durmadan tasarladım. yetmedi mi. her şeyi her şeyi unuttum tarihler hedefler amaçlar verdiğim sözler nereye ne zaman nasıl gidecektim unuttum ne yapacaktım ne oldu ne bitti hepsi hepsi …

Ferhat Toka, Endişenin Tragedyası

Yek katre-i hunest ve hezar endişe. * Sadi Şirazi Endişenin tarihi insanlık tarihinden daha eskidir. Nitekim Kur’an-ı Kerim’de Bakara Suresinin 30. Ayetinde “Rabbin meleklere: “Bakın, Ben yeryüzünde ona sahip çıkacak birini yaratacağım!” demişti. Onlar: “Seni övgüyle yüceltip takdîs eden bizler dururken, orada, bozgunculuğa ve yozlaşmaya yol açacak ve kan dökecek …

Emil Michel Cioran, Ezeli Mağlup

Sizin mistisizme olan eğiliminiz, dünyadan nefretiniz, acaba Ortodoksluk geleneğinden mi geliyor? Bu eğilimimin, daha ziyade, Katharların ataları olan Bogomiller’in gnostik tarikatiyle akrabalığı var; etkileri özellikle Bulgaristan’da çok büyüktü. Çocukluğum sırasında şedit bir ateydim, ki bu dediğim bile az kalır. Yemek duası yapılırken, ânında masadan kalkar giderdim. Bununla birlikte, kendimi Rumen …

Levent Yılmaz, Modern Zamanın Tarihi

Voltaire diyordu ki, önümüzde zamanaşımına uğramayacak bir dava dosyası var; bu dava hiç kapanmayacak, savcılar zaman zaman tozlu raflardan çekip alacaklar bu dosyayı, iddianameyi yeniden, yeniden yazacaklar. Bu dava bizi hep meşgul edecek. İyi de, nedir bu? Hangi davadır, ne dosyasıdır? Bu dosya, Voltaire’in hayatının büyük kısmını geçirdiği 18. yüzyılın …

Bellek, Canı Nereye İsterse Oraya Oturan Bir Köpek Gibidir

Belleğimizin kendi iradesi vardır. “Bunu hiç unutmamalıyım, bu ânı aklımdan çıkarmamalıyım, bu bakışı, bu duyguyu, bu dokunuşu asla unutamam,” deriz, ama birkaç ay, hatta birkaç gün geçtikten sonra bu anıyı hatırlayacağımızı ümit ettiğimiz renkte, kokuda veya tadda hatırlayamadığımızı görürüz. Cees Nooteboom Rituals’da (Ritüeller) “Bellek, canı nereye isterse oraya oturan bir …

Feride Çiçekoğlu, Vesikalı Şehir

Mart sonları, soğuk bir gece. Gece yarısı. Taksim, AKM’nin önünde dolmuş durağı. Bostancı Sahil hangisi? Geç abla, geç arkaya. Geçeyim, ama durakta bekleyen? Siz Ziverbey mi? Hayır efendim, Sahil. Buyrun o zaman. Ben bekliycim efendim. Yün şapkası ile atkısı takım, gözlüklü bir kadın. Ben de gözlüklüyüm, ama o sarhoş değil. …