Edebiyat Yazıları

Seyfullah Akkuzu, Tolstoy ve Limon Küfü -2

Eğer, Tolstoy dünya sistemi denilen yapıyla uzlaşsaydı sanatı belli kalıpların tekrarlandığı kurgudan ve gerçekçi bir gözlemden ibaret olurdu. Fakat bugün onun kitaplarını okurken kurgudan ve gözlemden fazla bir şey olduğunu hissedebiliyorsak Tolstoy’un dışarıdan kendisine dayatılan her türlü yaşam biçimine yamuk bakmasıdır. Tolstoy için her türlü iyilik Rus topraklarında Rus insanının …

Dmitri Vasiliyeviç Grigoroviç, Balıkçılar

On dokuzuncu yüzyıl Rus edebiyatının altın çağının en parlak isimlerinden biri kabul edilen ve Rusya’nın ilk köy edebiyatı yazarlarından olan Dmitri Grigoroviç, Balıkçılar adlı romanıyla ilk defa Türkçede. Rusya’nın bir balıkçı köyünde yaşayan ihtiyar Gleb Saviniç ile ailesinin hikâyesini konu edinen Balıkçılar’da küçük ve basit insanların başından geçen olaylara tanık …

Honore de Balzac, Çalışanın Fizyolojisi

Nasıl ki Honoré de Balzac’ın Zarif Bir Yaşam Üzerine adlı çalışması modernitenin önemli unsurlarından biri olan modayı mizahi bir dille ele alıyorsa, Çalışanın Fizyolojisi de modern şehir yaşamına dair aynı derecede önemli bir konuyu inceliyor: bürokrasi ve onun çarklarının işleyişi. Franz Kafka’nın ofis bürokrasisinin kâbus metafiziğini anlatmasından çok önce, Herman …

Seyfullah Akkuzu, Tolstoy ve Limon Küfü

“Yeryüzünde acı çeken milyonlarca insan var; neden hepiniz bir tek Lev Tolstoy’la uğraşıyorsunuz?” Bu cümleyi Tolstoy’un ölüm döşeğinde çevresini sarmış insanlara hıçkırıklar içinde söylediği yazılıdır. Bu cümlenin önemi yazarın sanatına aşina olamayanlar için cümlelerden bir cümledir; fakat Tolstoy’un kendisini hayrete gark eden şeyleri insanlar için istemiş olmasını bilenler için bu …

Efe Berke Saptar, Üç İki Bir

Başını masadan kaldırdığında gözüne ilk takılan şey duvarda asılı olan tripod olmuştu. Rüzgar; tüm kışlarının sertliklerini toplayıp siyah bir fotoğraf makinesinin üstüne sermişti adeta. İçerisinde, en son veda ile ilgili fotoğraf olduğu için o fotoğrafın büyüklüğü tüm hard diski kaplayacak şekilde kayıt edilmişti. Kullanılmaya cesaret edilemeyen makine, odunlar ve kömürlerin …

Hermann Hesse, Demian

“Gerçekten yaşayan bir insan”ı saf dışı edecek bir kurşun yoktur Hermann Hesse’ye göre, aksi halde hiçbir insanın öyküsü yazılmaya değer olmazdı. “Bir benzeri daha olmayan, tamamen kendine özgü, her bakımdan önemli ve dikkate değer insan”dı gerçek insan ve onu saf dışı etmek mümkün değildi dünyadan. İlahî bir nitelik taşıdığından önemliydi …

Abe Kobo’nun Kutu Adam Kitabından Alıntılar

ARKA KAPAK Unutulmaz “Kumların Kadını”nın yazarı Abe Kobo, günümüz Japon yazarlarının en başta gelenlerindendir. Modern çağın korkunç bir teşbihsel ifadesi olan Kutu-Adam, bize biraz Beckett’in oyunlarındaki tarzı çağrıştırıyor. Kafasını ve vücudunun üst tarafını kartondan bir kutu içine gömen bu adam, insanoğlunun hor görmesiyle bir fıçıya sığınmış alaycı bir Diyojen değildir. …

“Eğer ikiniz de kitap okuyanlar alemine aitseniz paylaşılmış bir cennete el ele girmek üzeresiniz demektir.” *Amin Maalouf

“Yaşamak sağlığa zararlıdır” mottosuyla yayın hayatına başlayan ve son sayısında “Merhamet en güzel yönetim şeklidir” diyen İzdiham dergi 2014 yılı itibariyle Kitap Okuma Hareketi etkinlikleri kapsamında okurlarını, diğer okurlar ve yazarlarla buluşturmaya devam ediyor. Kitap severlerin bir araya gelip çeşitli kitap, dergi ve filmler hakkında konuştukları bu etkinlikler günümüzde 74 …

Mehmet Akif Ersoy’un Torunu Selma Argon İle Ropörtaj Yaptık

MEHMET AKİF’İN TORUNU SELMA ARGON İLE KONUŞTUK: DEDEM MEHMET AKİF, ÜZÜNTÜDEN SİROZ OLDU   Damla Okay: Sohbetimizin başlangıcı olarak önce sizi tanıyalım. Selma Argon kimdir? Selma Argon: Selma Argon, Mehmet Akif’in en küçük kızı Suat Hanım’ın en küçük kızıdır. Şu anda yaşayan iki torundan biriyim. Bütün büyükler öldüler, kuzenlerin çoğu vefat …

Ayhan Şahin, Şeylerin Dayanılmaz Varlığı

Evimizi fareler bastı. Salondan mutfağa, odadan odaya cirit atıyorlar. Sadece geceleri ve insanların olmadığı saatlerde ortaya çıkacağını sandığımız bu küçük varlıklar, güpegündüz ve herkesin olduğu anlarda, sanki bizlerden biriymişçesine aniden önümüzde beliriyor ve hızlıca dolap altlarına kaçıveriyor. Evin her yerine peynir büyüklüğünde pembemsi zehirler koyduk: koltukların köşesine, yatak altlarına, portmantonun …