Şiirler Yazıları

Raine Maria Rilke, Her Şey Büyüyüp

Her şey büyüyüp güçlenecek yine bir gün: sular dalga dalga hep, karalar düzgün, ağaçlar kocaman, duvarlar küçücüktür; vadilerdeyse güçlü, çok yönlü, görürsün bir çobanlar ve çiftçiler soyu büyür. Yok artık kiliseler, Tanrı’yı kuşatan kaçkın kuşatır gibi, sonra çığlıklar atan bir tutsak ve yaralı hayvanmış gibi Tanrı- artık bütün evler açıktır …

Ahmet Hamdi Tanpınar, Eşik

Bu yekpâre akış, durgun, derinden… Her aynada yalnız kendi görünen Bu yüz ve şifasız hüznü eşyanın Kendi cevherinde mahpus bir ânın Dağıttığı dünya hep yaprak yaprak, Dalgın, unutulmuş sesleri uzak Bir uykudan bana tekrar dönenler, İçimde, dışımda hep aynı çember! Bin elmas parıltı oyun ve halka Küçük ve hiç değişmez …

Âşık Veysel, Anama

Dokuz ay koynunda gezdirdi beni Ne cefalar çekti ne etti anam Acı tatlı zahmetime katlandı Uçurdu yuvadan yürüttü anam Anaların hakkı kolay ödenmez Analara ne yakışmaz ne denmez Kan uykudan gece kalkar gücenmez Emzirdi salladı uyuttu anam Anam doğurdu beni Sivas ilinde Sivralan Köyünde tarla yolunda Azığı sırtında orak elinde …

Bülent Parlak, Sonra Canan Önce Canan

insan sevdiğine son kez bakamaz oysa ben deşilen bir yaranın nereye akacağını bilmeden, ellerim ceplerimde, bir gitmek sakladım bir gitmek ki; suriye kadar dağıldım her seferinde bunu kimse fark etmedi ne kazandığım zaferler, ne rusya, ne united states of america tek yapmam gerekeni beceremediğim günden beri nereden başlamamam gerekse her …

Cemal Süreya, Kars

Öyle güzel ki ölürüm artıkBeyaz uykusuz uzaktaKars çocukların da Kars’ıÖlüleri yağan kardaDonmuş gözlerimin arası Sen küçüğüm sımsıcakNe derler ona – bu kızaktaBoyuna türküler yakıyorsun yaSanki her türküden sonraHohlasan gök buğulanacak Anla ki her duraktaYok sınırları aşkınO iyi yüzlü TanrıBeklesin dursun biziKurduğumuz rahat tuzakta Nasıl olsa yine bir günDöneriz bu yollardan …

Sylvia Plath, Ayna

Gümüşüm ve aynen. Yok önyargılarım. Ne görürsem ben, yutarım aniden. Tam olduğu gibi, sevgiyle ve nefretle puslanmamış Zalim değilim ben, doğrusözlü yalnız — Küçük tanrının gözü, dort-köşeli. Çoğu zaman zıt duvarda düşünceye dalarım. O pembedir, çillerle. Ona o kadar uzun süre baktım Sanırım bir parçasıdır kalbimin. Fakat o titreşir. Yüzler …

Furkan Deniz, Gerçek Dünya, Bir Rüya

“her gün biraz daha eksilenlere, tüm eksik kalanlara” Açık bir yara gibi başlıyorum her güne Sadece telefon, sadece yüksek baslı bir müzik Türküleri bitirdik, sazları kırdık, gönlümüz yorgun Oysa biz de bilirdik, altından kaplama zırhımız Güneşe çıkınca solan çiçeğimiz, yıldızları görünce… Neyse ne, bunların hepsi toptan bir parmak işareti Herkese …

Octavio Paz, Sevginin Ötesinde

Her şey tehdit ediyor bizi: zaman canlı kırıntılarda ayırır gibi geleceğimle şu anda olduğum şeyi, palayla yılan gibi; bilinç, berrak, dolanır durur bir o yana bir öte yana, bakış körleşmiş kendi dikbakışına bakmaktan; sözcükler, gri eldivenler, beyintozu çimlerin üstünde, suda ve deride; adlarımız, Sen ve Ben arasında dolaşır, çökertemez boşluğun …

Samuel Beckett, Eğer Bir Gün Susarsam

Eğer bir gün susarsam, bu artık söylenecek hiçbir şey kalmadığı içindir; her şey söylenmiş, hiçbir şey söylenmemiş olsa bile. Kendimi öldürmeyi hiç düşünmedim ama, sessizce yok olup gitmeyi hayal ettim defalarca. İşte öyle anlarda sözcüklerim gözyaşlarım oldular. Ertelenmiş umutların arasında ne kadar dayanabiliyorsa insan ben de o kadar dayandım. Varoluşu …

Cesar Vallejo, İnsanları Çocuklara Bölen Öfke

İnsanı çocuklara bölen öfke, çocuğu eşit kuşlara bölen, kuşu, küçük yumurtalara; yoksulun öfkesi bir zeytin taşır iki üzüme karşı. Ağacı yapraklara bölen öfke, yaprağı, eşit olmayan tomurcuklara bölen, tomurcuğu, görünmez gözeneklere; yoksulun öfkesi iki ırmak taşır bir çok denize karşı. İyiyi kuşkulara bölen öfke, kuşkuyu, benzer kavislere bölen, kavisi, umulmayan …