Şiirler Yazıları

Tevfik Fikret, Sen Olmasan

Sen olmasan. Seni bir lâhza görmesem yâhut, Bilir misin ne olur? Semâ, güneş ebediyyen kapansa, belki vücut Bu leyl-i serd ile bir çâre-i teennüs arar, Ve bulur; Fakat o zulmete mümkün müdür alıştırmak Bütün güneşle, semâlarla beslenen rûhu, Bu rûh-ı mecrûhu? Sen olmasan. Seni bulmak hayâli olsa muhâl, Yaşar mıyım …

Edip Cansever, Amerikan Bilardosuyla Penguen!

I Elleri el gibi kocaman Beyazda bir nokta gibi kocaman Kocaman boşluğun küçülttüğü her şey gibi Biriyle kendini artırıyor durmadan Biriyle koyunlar gibi güdüyor ötekini Ayaklarını gizliyor bir köpekle Evine dönerken sonsuza geçen Göğü kullanıyorken maviye Günümüzden sesler alıyor, sesleri Sürekli, dingin, acısız Acımaktan kurtulmuş yerlerine Sonra duvardan duvara çizilerek …

Sulhi Ceylan, Dünya

Şayet yaşıyorsam, gölgemi çiğniyorsam sürekli İhtiraslarım sonsuzsa, kör bir yarasa gibi kendimi duvardan duvara çarpıyorsam Hayatımı karartma hakkını kullanıyorum demektir Yorulan at kırbaç dinlemez, kırbacı vuran eldir delirten Nietzsche’yi Haritaların bilmediği bir coğrafyaya açıyorum gözlerimi Saati tam ortasından tutup çekiyorum Uzasın diyorum fakat ölüm olmasın Çığlığımı devredecek birini arıyorum Çünkü …

Burak Ş. Çelik, Omuzumda Beatlerle

saat on hâlâ uçamıyor otomobiller başı yağlı bir şehirden geçiyorum tırnakları uzun ve ojeli üstüne kan sıçrıyor ben geçerken şehirlerin uykuya dalıyorum yol giderken saat on bir birgünahıyüklüyorumsidiye uzun yolda dinliyorum saat on iki uyanıyorum yatağımda banknotlar berjerde kafkanın böceği -bütün inkılaplarıyla böceği- kibri kavrıyor daha az çalışıyorum beni giyiyor …

Gökçenur Ç., Ama Yaz Geçti, Bize Ne Şimdi Bunlardan

Sıcaktan çıtırdıyor fıstık çamları, öğle göğü mavi gömleğin senin. Bir sözcüğün gölgesine sığındık güneşten. Öteden geçen kuş sürüsü baş harfleri adının, soyadının, o gömleğin yakasına annenin işlediği. Nelerden konuştuk o yaz? Konuşmak iyidir dedik yazsa, susmaktan, Atlardır tanrıların en sevdiği karıları Ama yaz geçti, bize ne şimdi bunlardan? Anlam, sözün …

Atakan Yavuz, Balkan Kafe’de Oturmuş Saraybosna Blues’u Okurken

Kötü ressamların bile bozamadığı bir güzelliği var karşımdaki soğuk duvardan bana gülümseyen Yeşilçam oyuncularının bir daha asla ele geçmeyecek bir incelik; Al Yazmalım, Gülen Gözler, Canım Kardeşim bana bakıyorlar Balkan Kafe’de oturmuş Saraybosna Blues’u okurken içimdeki o donmuş göle; kar lastiğiyle ya da ağlayarak geçilebilen. Solgun bir gül demetini tartıyor …

Berker Yörgüç, Unutma

Gece yüzündeki kırıntıları silker üstüme Sıkıldıkça çiçek aldırır Küsünce gider yatar Tellerde bir bayramın unutulmuş kâğıtları Konuşmaz bir yol kıvrılır içimde Olmamış bir devrimin bütün suçu çocukluğunda saklı -Hep uzamandan kesilmiştir saçları Ve hatırladığı ilk görüş günü binmiştir otobüseKarışır ayakları Bağcıklarını bağlamayı kendi öğrendiğinden Okulun ilk günü yolu sorarak bulmuştur …

Oktay Taftalı, Sivil Aşk Yoktur

Bu kentte senin yaşadığını bilmedim ne temizlikçi kadın söz etti, ne bekâr odam böyle giderse de bilmeyeceğim ne zeytin bahçesi gördüm burada ne doğru bir hüzün ne sahici bir yalan ben bu kenti terk edeceğim çok acı olacak hava belki yine sis ve duman belki de veba ölümüne olacak bu …

Eray Canberk, Değişip Yok Olan Bir Kenti Anımsayarak

bu kent büyük bir ihaneti gizliyor sabahlara dek inlemesinden belli seni nasıl uzak kentlere götürsem nasıl uyutsam nasıl dinlendirsem bu kent gizliyor büyük bir ihaneti bu kent küçücük adamları büyütüyor utanmadan ışıl ışıl yanan lâmbaları pişman gözleridir pişman gözleridir pişman bir ölüyü suçlamak kadar anlamsız üstüme üstüme geliyor hiçbir şey …

Abilmuhsin Özsönmez, Güneşli Araf Takvimi

“Nebi (SAV), gölge ile güneş arasında oturmayı yasakladı” İbni Mace 3722 Biri gölgede diğeri güneşte iki ayak izi arasında unutulmaktan mıdır nedir yataklık etmiş onca keçiye bu taşın üzerinde çok başlı ejderhalar gibi konuştuk, görece kırk kelimeyle güneşe karşılıksız kara sevdalı taşları sıkıp avuçlarımızı izlemeye gittik sonra daha rahat gömülsün …