Şiirler Yazıları

Eray Canberk, Değişip Yok Olan Bir Kenti Anımsayarak

bu kent büyük bir ihaneti gizliyor sabahlara dek inlemesinden belli seni nasıl uzak kentlere götürsem nasıl uyutsam nasıl dinlendirsem bu kent gizliyor büyük bir ihaneti bu kent küçücük adamları büyütüyor utanmadan ışıl ışıl yanan lâmbaları pişman gözleridir pişman gözleridir pişman bir ölüyü suçlamak kadar anlamsız üstüme üstüme geliyor hiçbir şey …

Abilmuhsin Özsönmez, Güneşli Araf Takvimi

“Nebi (SAV), gölge ile güneş arasında oturmayı yasakladı” İbni Mace 3722 Biri gölgede diğeri güneşte iki ayak izi arasında unutulmaktan mıdır nedir yataklık etmiş onca keçiye bu taşın üzerinde çok başlı ejderhalar gibi konuştuk, görece kırk kelimeyle güneşe karşılıksız kara sevdalı taşları sıkıp avuçlarımızı izlemeye gittik sonra daha rahat gömülsün …

Erol Kaf, Üzüm Sarhoşu

içinde üzüm geçen anıları özlemiyorum içinde akşam geçen şarkıları da içinden tren geçen şehirlerde yaşamak da istemiyorum. içimde bir türkü büyütmeden ölmek istemiyorum. sen de isteme. bir çocuğun can sıkıntısı olmak istiyorum. bir çocuğun kayıp oyuncağı bir gökyüzü her şeye benzemeyen, ama çocuğun kaybolan oyuncağına benzeyen akşamdan kalmak isteyip sabah …

Bertolt Brecht, Bizden Sonra Doğanlara

I Gerçekten karanlık bir çağdır yaşadığım! Ahmaktır hilesiz söz. Düz bir alın Vurdumduymazlığa işaret. Gülen Kötü haberi almamış henüz. Nasıl bir çağdır bu, Ağaçlardan bahsetmenin neredeyse suç sayıldığı Birçok alçaklığa suskun kalışı içerdiğinden. Yolu kaygısızca karşı karşıya geçen Ulaşılmazdır artık herhalde Zorda kalan arkadaşları için. Doğrudur: geçimimi sağlamaktayım hala Fakat …

Dylan Thomas, Ölüme Kalmayacaktır Bu Dünya

Ölüme kalmayacaktır bu dünya. Çırılçıplak ölüler Aydaki rüzgardaki adamdan olacaktır; Kemikleri tertemiz ve tertemiz kemikleri yok olduğunda, Yıldızlardan olacaktır, ayakları, dirsekleri; Akılları başlarında olacaktır delirseler de, Denizlere batsalar yükseleceklerdir yine; Yok olsa da sevgililer sevgi yok olmayacaktır; Ölüme kalmayacaktır bu dünya/ Ölüme kalmayacaktır bu dünya. Dalgaların altında upuzun yatanlar Dağılıp …

Edip Cansever, Su

Bir gün, bir uzun gün hep denize baktık Miller ve ağırlıklar bitti Gelip geçmeler bitti, gemilerin Beyaz ve kocaman gövdeleri Gözün kahverengi suyuna geldik. Palamutlar yaktık, çalılar her zamanki gibi Süsledi bizi bu ufak değişiklik Çok ağır bir şeydi gün dörtgenleri üstümüze düşen Aydınlıktan kopan aydınlıktan kesilen Ağır mı ağır …

William Blake, Kısaca İnsan

Kalmaz ortada acıma Yoksulluk olmayınca; Ne de merhamet Bizim gibi mutluysa millet Birbirini korkutup barışı aradıkça Sevgiyi kendine sakladıkça; Zulüm sarar dört yanını Pusularla tutarlar yollarını. İlahi korkularla kalakalır baş başa Ağlar gözyaşları yağar toprağa; Ve alçakgönüllülük kök verir birdenbire Ayaklarını bastığı yerde. Derken bir gölge gibi yayılır hüzünle O …

Naomi Shihab Nye, Meşhur

Balıkların gözünde meşhurdur nehir Gürültü sessizliğin gözünde, Dünyaya varis olacağından haberdar, Kimse bunu demeden önce. Çitlerin dibinde uyuklayan kedi Meşhurdur yuvasından bakıp duran Kuşların nezdinde Sözün özü, gözyaşı yanaklar için meşhurdur Göğsüne bastırarak taşıdığın niyet Meşhurdur göğsünde Botlar toprağın gözünde İskarpinden daha meşhurdur Sadece döşemelerde meşhurdur iskarpin Aksayan adamın gözünde …

Furkan Deniz, Sevilmeyen Aşıklar Rapsodisi

Asırlık bir bekleyişin oturdum yanına belki bir türkü başlar da beraber söyleriz diye İş bulamayan bir bulutum gökyüzünde öylesine avare öylesine başıboş Para nedir ki dediğin şu para var ya masalın ta kendisidir aslında Yanaklarım kaşınıyor bir tokat daha gelecek herhalde bir yerden Hâlbuki uzun marşların yanından geçerken bu sefer …

Toprak Uçar, Cenaze Gülü

Ben ne zaman sevsem seni iki kuş ayrılır pencere pervazından biri sana doğru süzülür biri hep kaybolur gökyüzü iki ayrılık arası dinlenme tesisi tüm durakların sislerle kaplı üstelik varamadan sana             kaybolmuş-um Ben ne zaman sevsem seni okullar kapanmış yasa dışı bir şeyler yapmışım o sıra annemden dayak yemişim üf, …