Miguel de Unamuno, Dil Ve Yalan
“Beşikten çıkıp geliyor keder bize Ve beşikten geliyor sevinç de…” “Ona yalan söyledim, kendime yalan söyledim. Hep böyle oluyor! Herşey bir düş ve düşten başka […]
“Beşikten çıkıp geliyor keder bize Ve beşikten geliyor sevinç de…” “Ona yalan söyledim, kendime yalan söyledim. Hep böyle oluyor! Herşey bir düş ve düşten başka […]
Olmak ya da olmamak, işte bütün mesele bu! Düşüncemizin katlanması mı güzel, Zalim kaderin yumruklarına, oklarına Yoksa diretip bela denizlerine karşı Dur, yeter! Demesi mi? […]
Maupassant, benim için sıkıntılı bir sabaha uyanmak gibidir. Ortaköy’den Beşiktaş’a kendini bilmez halde yürümelerimin sebebidir. Kimi dalgın, kimi umursamaz; ama her zaman kederli, her zaman […]
Yaz ortasındaydı Ve geceyarısı ve yıldızlar yörüngelerinde Ölgün ölgün pırıldarken Daha parlak ışığında Kendisi göklerde Köle gezegenlerin arasında Işığı dalgalarda olan soğuk ayın Soğuk tebessümüne […]
Beklentisine kırgındı. Uzayıp giden günlerde kendi içinde kıvrıldığı yalnızlığına tekrar dönebilir miydi? Yalnızlığı orada mıydı? Şimdi daha da yalnız değil miydi? Bunların hiçbiri soru işareti […]
Günümüz toplumunu oluşturan büyük bir kitle çevrelerine karşı bir “saydamlık” içerisindeler. Yalancı yüzler ve yanlış ifadelerin arkasına saklanmaktansa insanın çevresine karşı saydam olması daha mı […]
Nurullah Ataç, Batı medeniyetine girebilmemiz için divan şiiri dahil bütün değerlerimizi terk ederek Greko-Latin köklerine bağlanmamız gerektiğine inandığı halde has şiir okumak istediği zaman divanlara […]
Neredeyse seksen yıldır yazıyorum. Önce harfler, sonra şiirler konuşmalar, daha sonra öyküler, makaleler kitaplar, şimdilerdeyse notlar. Yazmak eylemi benim için hayati olmuştur; bir anlam bulmama […]
KÖKSAL ALVER: “KENTSEL DÖNÜŞÜM GELDİ!!!” Köksal Alver’in Bahane adlı kitabında yer alan bu öykü “Komşu, komşu! –Hu, hu! –Kentsel dönüşüm geldi mi? – Geldi. –Ne […]
Giderken apartmanımın rutubetli pisliği hala aynıydı. Ne derin bir çukur… Tanrım, bu şekilde yaşamayı ne kadar daha sürdüreceğim? Bu biraz korkutucu. Yerde duran ne olduğu […]
ağlamaksa ağladım. bağırmaksa bağırdım zafer. uykusuz kaldım aç kaldım aptal gibi çok ağır ilaçlar da aldım intihara kalkıșmadım ama sabah akşam hiç durmadan tasarladım. yetmedi […]
Yek katre-i hunest ve hezar endişe. * Sadi Şirazi Endişenin tarihi insanlık tarihinden daha eskidir. Nitekim Kur’an-ı Kerim’de Bakara Suresinin 30. Ayetinde “Rabbin meleklere: “Bakın, […]
Sizin mistisizme olan eğiliminiz, dünyadan nefretiniz, acaba Ortodoksluk geleneğinden mi geliyor? Bu eğilimimin, daha ziyade, Katharların ataları olan Bogomiller’in gnostik tarikatiyle akrabalığı var; etkileri özellikle […]
Voltaire diyordu ki, önümüzde zamanaşımına uğramayacak bir dava dosyası var; bu dava hiç kapanmayacak, savcılar zaman zaman tozlu raflardan çekip alacaklar bu dosyayı, iddianameyi yeniden, […]
Belleğimizin kendi iradesi vardır. “Bunu hiç unutmamalıyım, bu ânı aklımdan çıkarmamalıyım, bu bakışı, bu duyguyu, bu dokunuşu asla unutamam,” deriz, ama birkaç ay, hatta birkaç […]
Mart sonları, soğuk bir gece. Gece yarısı. Taksim, AKM’nin önünde dolmuş durağı. Bostancı Sahil hangisi? Geç abla, geç arkaya. Geçeyim, ama durakta bekleyen? Siz Ziverbey […]
O sabah da diğer sabahlar gibi henüz kıyametin kopmadığı sıradan bir sabahtı zira o sabah da insanlar, umutlarına sarılıp içlerine kapanmayı seçmişti. Mersin Adliye Sarayı’ndaki […]
1.İsa Mesih’in Çarpım Tablosu Elementlerin bir tablosu vardır Her şeyin bir tablosu vardır kainatta Bakın mona liza ablanın da gayr-i safi yurt içi hasılanın da […]
Güney Bavyera’nın küçük kasabası olan Messkirch’de 26 Eylül 1889 tarihinde dünyaya geldi. Freiburg Üniversitesi’nde Katolik İlahiyatı ve Hristiyan Felsefesi okudu. Birinci Dünya Savaşı’ndan yeni çıkılmış […]
Enes Malikoğlu, 1982 yılında Kütahya’da doğdu. Anladığım Kadarıyla isimli şiir kitabı mevcut. Pek çok dergide yazı ve şiirleri yayınlandı. 1.Niçin yazıyorsunuz? Bilmiyorum varoluşumu fark ettiğimde […]
Kim var imiş biz burada yoğ iken sorusunu neden hayatın acılarından dem vuran, “tas tas içtim ağuları sağ iken” diyerek başladığı bir şiirin sonunda sorar […]
CLAUDE BONNEFOY: Michel Foucault, bu söyleşilerde amacım kitaplarınızda harikulade bir şekilde dile getirdiğiniz şeyleri size yeniden söyletmek, kitaplarınızı bir kez daha yorumlatmak değil. Gönlümden geçirdiğim […]
Çağlar çağlar öncesiydi deyip de tek bir çağa sıkışmış olmanın kaderi yalnız insandadır. Elma ile başlayan bu hikâye, göğümüzden üzerimize yağmıştır yüzyıllar öncesinde. Üç tane […]
“Eğer gülümsersen hayat yaşamaya değer.” Diyor, Sayın Charlie Chaplin. Dünya bu kadar cehennem değilken ne demek istediğini anlamamıştım çok da ihtiyacım olmamıştı sanırım anlamaya. Kimin […]
Memed başını ağır ağır kaldırdı. Gözleri gene öyle ışığa kesmişti. Kafasından sarı parıltı aktı,kaynadı. “Ali kardaş! Gece yarısı evinde olur mola? Bulabilir miyim?” “Bulursun. Elinle […]
İzdiham Dergisi’nin 42. sayısı çıktı. Türkan Şoray’ın İzdiham için özel olarak kaleme aldığı “Ben de Olsam Cemşit’i Seçerdim” adlı yazısı Türk sinemasının unutulmaz filmlerinden olan […]
Bir eski Acem şairi: “Ölüm adildir” diyor “aynı haşmetle vurur şahı fakiri” Nazım Hikmet “Sen varsan o yok, o varsa sen yoksun” Epiküros’un Menoeceus’a mektubundan […]
Şiirsel eylemin her birisinin farklı binlerce biçim içine dağılmış olması bizi ideal bir şiir tipi oluşturmaya zorlayabilir, ancak böyle bir çaba karşımıza bir canavar veya […]
İkinci el kitap satan bir dükkanda çalıştığım zamanlar beni özellikle etkileyen şey, okumaya gerçekten düşkün insanların çok az sayıda olmasıydı. Eğer sevimli yaşlı beyefendilerin dana […]
Aslında baban seni öldürmedi Gökhan! Kendini sana yeryüzünde bir ceset gibi hissettiren duygu, babanın intiharından sonra kendine muhkem bir yer bulamayışındı. Çünkü babası erkenden ölmüş […]
Nobel ödülleri sahiplerini bulmaya devam ediyor. Kimya ve fizik dallarında verilen ödüllerden sonra Nobel Edebiyat Ödülü de sahibini buldu. Geçen yıl verilmeyen 2018 Nobel Edebiyat […]
“Aramızda bulunması bizlere şeref verecek olan dostum, ülkemizin gerçek sahibidir. Bu dünyaya ikinci gelişinde, beyaz bir ata binmiş olarak aramızda görünecektir. İlk gençliğinde, bu sokaklarda […]
Doyum: Benim çok sayıda kitabım var. Akıl: Bu konu hakkında konuşmak çok yerinde oldu. Çünkü eğer kimileri kitapları kendilerini eğitmek için topluyorsa, kimileride zevk ve […]
Yaşamak uğultusu dolaşıyordu geride bıraktığı her gölgesinde. Adımlarını geri attı halbuki gönlünden koşan sevinçler çoktan boynuna sarılmıştı. Hissettiği ne varsa saklamayı öğretmişlerdi. Sevdiğini bile başkalarının […]
Roman ve öykü yazarı, çevirmen Kâmuran Şipal, Bakırköy Çamlık Hastanesi’nde çoklu organ yetmezliğine bağlı olarak 92 yaşında hayatını kaybetti. Çağdaş Alman edebiyatının önemli eserlerini Türkçeye […]
Her şey ölümsüzlük iksirinin tok karnına alınmak zorunluluğuyla başlamıştı. Kızılay’da gülüşme seslerinin yerini bitkin ve sıska adamların haykırışları almıştı. Sıradan hayatlarını özleyen bu insanlar […]
Komşularım ve ben artık sokağımızın köşesindeki eczaneden piyasa araştırmalarına istinaden geliştirilmiş bir formüle göre kaleme alınmış olan bir dizi romantik roman satın alabiliyoruz. Bir reklam […]
Hiçbir şey hissetmiyordu. Küçük, minicik bir inme mi geçirmişti? Koşullar düşünüldüğünde, önemsiz, küçük, minicik bir inme hoş olurdu, memnuniyetle karşılardı onu… Sol ayağını oynattı – […]
İlk antidepresan hapımı yuttuğumda on sekiz yaşındaydım. Londra çarşılarından birindeki bir eczanenin dışında, cılız İngiliz güneşinin altındaydım. Beyaz ve ufak bir haptı; yutarken kimyasal bir […]
1968 ekiminde Istanbul Üniversitesi Felsefe Bölümünde öğrenime başlamamla birlikte neredeyse sürgit izleyeceğim güzergâh da belirmiş oldu. Eminönü meydânından Mısır çarşısına, oradan da Tahtakaleye geçiş, gündemimin […]