Enes Malikoğlu, Ben Özetlenemez Kişiyim

Enes Malikoğlu, 1982 yılında Kütahya’da doğdu. Anladığım Kadarıyla isimli şiir kitabı mevcut. Pek çok dergide yazı ve şiirleri yayınlandı.

1.Niçin yazıyorsunuz?
Bilmiyorum varoluşumu fark ettiğimde yazar buldum kendimi. Sanırım verilebilecek en kısa cevap bu.

2.Yalnız olduğunuzu düşünüyor musunuz?
Bir ailem, iş çevrem ve arkadaşlarım var ama yalnız hissettiğim anlar oluyor. Ayrıca olmalı da… Herkes biraz yalnız kalmak kendini dinlemek zorunda bence. Devamlı başkalarını dinledikçe kendimizi duymuyoruz, kendini dinlemeyen adamdan da pek hayır gelmiyor maalesef.

3.Edebiyat delilik midir?
Kocaman edebiyat âlemini kaşıma alamam! Ama şüphe barındırmayan ve istinasını görmediğim bir şey söylemem gerekirse o da edebiyat değilse de şiir kesinlikle deliliktir.

4.Sizi özetleyen en iyi cümle nedir?
“Tek cümlede özetlenemez kişi”

Bu görsel boş bir alt niteliğe sahip; dosya adı enes-malikoglu.jpeg

5.Sizi yazmak mı daha çok heyecanlandırıyor; yoksa eserlerinizin okunması mı?
İkisini karşılaştırdığımda bir tık da olsa yazmak beni daha çok heyecanlandırıyor; çünkü yazmak için zor bir ortam, nadir gelen bir ruh hali gerekiyor. Parametreler tamamlandığında da doğal olarak bir heyecan oluşuyor. Yazmak bir mucize bende.

6.Yeni bir kitap yazmayı düşünüyor musunuz?
Yazıyoruz öyleyse varız!

7.Derin sularda yüzmek mi; yoksa beş yıldızlı bir otelin havuzu mu?
Derin sularda yüzmek tabii ki

8.Yürümek mi makam aracı mı?
Makam aracı at arabası ise belki düşünülebilir ama yürümek iyidir.

9. Boş zamanınız var mı?
Gerçekten yok. Ee, dolu dolu mu yaşıyorum? Tabii ki hayır, yollarda geçiyor uzun zamanlarım. Kent zamanımı çalıyor dolduramıyorum.

10.Size sorulduğunda en nefret ettiğiniz soru hangisidir?
Ciddi misin? Gerçekten mi? gibi onaylatma soruları

11.En sık kullandığınız kelime hangisi?
Abi

12.Kıskandığınız bir yazar var mı?
Biri bizden biri yabancı olmak üzere iki şairi sayabilirim aslında. Biri Ahmed Arif, diğeri Arthur Rimbaud… İkisi de kısa sürede sahnede görünüp sahneyi sallayıp yerle bir edip göçmüşlerdir. Sanki bir silah, tek kurşun vermişler ikisi de o tek kurşunla hiç deneme yapmadan on ikiden vurmuş, en iyisini vermiş gibiler.
Şair istemeyiz illa yazar söyle derseniz Dostoyevski derim

13.Nobel edebiyat ödülü sizin için ne ifade ediyor?
Anlamsız.

14.Yazdığınız metnin bitmiş olduğunu nasıl anlıyorsunuz?
Durup durup baştan okurum. Bitiğine kani geldiğimde yaklaşık 24 saatlik bir demlenme süresi vardır. O süre sonunda hâlâ metni yok etmediysem olmuş demektir. Ki çoğunlukla demlenme süresi sonrası yok olurlar metinler. Geçer not almaları zor.

15.Okumaktan keyif aldığınız yerli yazarlar var mı?
Çok var, ilk aklıma gelenleri söyleyecek olursam: Barış Bıçakçı, Aslı Erdoğan… Daha pek çok var ama ilk akla gelenler değerlidir.

16.Türkiye dışında başka bir ülkede yaşasaydınız bu hangi ülke olurdu?
Çok fazla yurtdışına çıkmış biri değilim – üç ülkeyi gezdim- ; ancak okuyup izlediklerimizden ilham alarak söyleyecek olursam kesinlikle Avrupa’daki bir ülkede yaşamak isterdim. Fransa olabilirdi belki.

17.Sizi diğer yazarlardan farklı kılan nedir?
Parmak izim, retinam ve DNA dizilişim.

18.Çay mı portakal suyu mu?
Bergamot aromalı bir fincan çay

19.Yazarlık kurslarına inanıyor musunuz?
Yasaklanmalı diye düşünüyorum

20.En sevdiğiniz Edebiyat Dergisi hangisi?
Yayın hayatı sona ermiş arkadaşlarımızla birlikte çıkardığımız afro dergisi en sevdiğim edebiyat dergisi. Hala yayınlanan dergilerden de var tabi ama reklama girmesin.

Enes Malikoğlu

İZDİHAM

izdiham dergi 42. sayı çıktı. Buradan ulaşabilirsiniz.

Bir Cevap Yazın