11 Ekim 2026

Arife Bacık, Sen Gelmedin

ile izdihamdergi

Oysa kuşlar gelirdi refikime,

gelemedin diye mi kedilerini salışın sokakların o ıssız,

o soğuk koynuna?

Yollar ki adımlarınla ısınmayı beklerdi;

şimdi çizdiğin o yokluk resmini hangi rüzgâr silip götürebilir hafızamdan?

Bir akşamüstü çöküşüdür içimdeki,

penceremin pervazına tünemiş gölgelerden bilirim.

Sen gelmedin.

Gökyüzü, kanat çırpan heveslerini topladı birer birer.

Kuşlar sustu,

kediler sokak aralarında kendi kimsesizliklerine büründü.

Son bir kedi geçti geceden,

gözlerinde senden kalma bir karanlık;

ardından bir başkası…

Sanki biri gelmeyişinin nöbetini tuttu yanımda.

Refikim diyebildiğim her şey senin eksikliğinle renksizleşti.

Gelişin bir bahar tazeliğiydi belki,

gelmeyişin ise zamansız bir fırtına.

Şimdi kapalı kapıların ardında biriken o ağır sessizlik,

her adımda çoğalan bir uçurum gibi duruyor aramızda.

Ben ise hâlâ yolların dönemeçlerine bakıyorum.

Şimdi avuçlarımda kalan tek şey,

çözülmeyi bekleyen o hüzünlü soru:

Sen mi hiç gelmedin,

yoksa ben mi bir ömür boyunca geleceğin yere baktım?

Ve patika yollarda yalnızlığın adımları savrulurken,

ben hâlâ bir kuşun kanadında sana ayrılmış bir haber arıyorum.

Oysa kuşlar gelirdi refikime

Sen gelmedin.

İZDİHAM DERGİSİ