Nathaniel Hawthorne, Rappaccini’nin Kızı
Giovanni o gün kendisine hitaben yazılmış bir tavsiye mektubu getirdiği, üniversitedeki tıp profesörlerinden Sinyor Pietro Baglioni’ye bir nezaket ziyaretinde bulundu. Profesör ilk bakışta çok zeki […]
Giovanni o gün kendisine hitaben yazılmış bir tavsiye mektubu getirdiği, üniversitedeki tıp profesörlerinden Sinyor Pietro Baglioni’ye bir nezaket ziyaretinde bulundu. Profesör ilk bakışta çok zeki […]
Sevdalanmaya gidiyormuşum meğer…Bunu daha önce bir kahin bana söyleseydi, kuşkusuz geri dönmeye kalkmazdım, ama bu sevdanın nerede, nasıl karşıma çıkacağını düşünmekten belki de olayların sırasını […]
Üryan geldim gene üryan giderim Ölmemeye elde fermanım mı var Azrail gelmiş de can talep eyler Benim can vermeye dermanım mı var Dirilirler dirilirler gelirler […]
Yaşamın ölümle, ölümün yaşamla taçlanmasına isyan eden aziz kapitalistlerin, kibar globalistlerin, şirin emperyalist reklamcıların, taşakbüzen deniz korsanlarının, çılgın güç sahiplerinin sahibelerinin tanrıya yakarmalarını, kurban adamalarını […]
Beni soracak olursan, neysen O’yum işte ;diyelim ki iyiyim. Daha kararsız bir hiçken neyliğimde, kaderimden de bihaberken, bir renk bir doku bir kan parçası hücre […]
Göklere inanırdım eskiden, ama sen, denizlerin derinliğini gösterdin bana, ölü kentleri, unutulmuş ormanları, boğulmuş gürültüleriyle. Gök şimdi yaralı bir martı, süzüldü denize. Sana kargaşalığın üzerindeki […]
İzdiham Kitap Okuma Hareketi’nde arkadaşlarımız düzenli olarak bir araya gelmeye devam ediyor. Bu haftaki etkinlik takvimi şehir şehir aşağıdadır. İZDİHAM
Zamanı derin bir acıyla hissediyorum. Bir şeyleri bırakıp gitmek beni inanılmaz sarsıyor. Birkaç ay yaşadığım zavallı möbleli oda ya da altı gün kaldığım taşra otelindeki […]
Nasıl yar diyeyim ben böyle yare Mecnun edip çöle saldıktan sonra Alemin bağında bülbüller öter Giden benim gülüm solduktan sonra Coşkun sular gibi çağlamayan yar […]
İşte bu bilgi yığınının arasında bir gün vicdanımla baş başa kaldığımda büyük bir hayretle garip bir karmaşıklığa sürüklendiğimi fark ettim. Küfür ile imandan, ikrar ile […]
Şiir, boğazın orta yerindeki bu ülser. Şiir, kafatasını temizleyen bu akbaba. Şiir, aklını yitirdiğin bu poker. Şiir, gerçeklikten bu kaçma ödevi. Şiir, sözcüklerin birbirini öldürdükleri […]
“Beşikten çıkıp geliyor keder bize Ve beşikten geliyor sevinç de…” “Ona yalan söyledim, kendime yalan söyledim. Hep böyle oluyor! Herşey bir düş ve düşten başka […]
Olmak ya da olmamak, işte bütün mesele bu! Düşüncemizin katlanması mı güzel, Zalim kaderin yumruklarına, oklarına Yoksa diretip bela denizlerine karşı Dur, yeter! Demesi mi? […]
Maupassant, benim için sıkıntılı bir sabaha uyanmak gibidir. Ortaköy’den Beşiktaş’a kendini bilmez halde yürümelerimin sebebidir. Kimi dalgın, kimi umursamaz; ama her zaman kederli, her zaman […]
Yaz ortasındaydı Ve geceyarısı ve yıldızlar yörüngelerinde Ölgün ölgün pırıldarken Daha parlak ışığında Kendisi göklerde Köle gezegenlerin arasında Işığı dalgalarda olan soğuk ayın Soğuk tebessümüne […]
Beklentisine kırgındı. Uzayıp giden günlerde kendi içinde kıvrıldığı yalnızlığına tekrar dönebilir miydi? Yalnızlığı orada mıydı? Şimdi daha da yalnız değil miydi? Bunların hiçbiri soru işareti […]
Günümüz toplumunu oluşturan büyük bir kitle çevrelerine karşı bir “saydamlık” içerisindeler. Yalancı yüzler ve yanlış ifadelerin arkasına saklanmaktansa insanın çevresine karşı saydam olması daha mı […]
Nurullah Ataç, Batı medeniyetine girebilmemiz için divan şiiri dahil bütün değerlerimizi terk ederek Greko-Latin köklerine bağlanmamız gerektiğine inandığı halde has şiir okumak istediği zaman divanlara […]
Neredeyse seksen yıldır yazıyorum. Önce harfler, sonra şiirler konuşmalar, daha sonra öyküler, makaleler kitaplar, şimdilerdeyse notlar. Yazmak eylemi benim için hayati olmuştur; bir anlam bulmama […]
KÖKSAL ALVER: “KENTSEL DÖNÜŞÜM GELDİ!!!” Köksal Alver’in Bahane adlı kitabında yer alan bu öykü “Komşu, komşu! –Hu, hu! –Kentsel dönüşüm geldi mi? – Geldi. –Ne […]
Giderken apartmanımın rutubetli pisliği hala aynıydı. Ne derin bir çukur… Tanrım, bu şekilde yaşamayı ne kadar daha sürdüreceğim? Bu biraz korkutucu. Yerde duran ne olduğu […]
ağlamaksa ağladım. bağırmaksa bağırdım zafer. uykusuz kaldım aç kaldım aptal gibi çok ağır ilaçlar da aldım intihara kalkıșmadım ama sabah akşam hiç durmadan tasarladım. yetmedi […]
Yek katre-i hunest ve hezar endişe. * Sadi Şirazi Endişenin tarihi insanlık tarihinden daha eskidir. Nitekim Kur’an-ı Kerim’de Bakara Suresinin 30. Ayetinde “Rabbin meleklere: “Bakın, […]
Sizin mistisizme olan eğiliminiz, dünyadan nefretiniz, acaba Ortodoksluk geleneğinden mi geliyor? Bu eğilimimin, daha ziyade, Katharların ataları olan Bogomiller’in gnostik tarikatiyle akrabalığı var; etkileri özellikle […]
Voltaire diyordu ki, önümüzde zamanaşımına uğramayacak bir dava dosyası var; bu dava hiç kapanmayacak, savcılar zaman zaman tozlu raflardan çekip alacaklar bu dosyayı, iddianameyi yeniden, […]
Belleğimizin kendi iradesi vardır. “Bunu hiç unutmamalıyım, bu ânı aklımdan çıkarmamalıyım, bu bakışı, bu duyguyu, bu dokunuşu asla unutamam,” deriz, ama birkaç ay, hatta birkaç […]
Mart sonları, soğuk bir gece. Gece yarısı. Taksim, AKM’nin önünde dolmuş durağı. Bostancı Sahil hangisi? Geç abla, geç arkaya. Geçeyim, ama durakta bekleyen? Siz Ziverbey […]
O sabah da diğer sabahlar gibi henüz kıyametin kopmadığı sıradan bir sabahtı zira o sabah da insanlar, umutlarına sarılıp içlerine kapanmayı seçmişti. Mersin Adliye Sarayı’ndaki […]
1.İsa Mesih’in Çarpım Tablosu Elementlerin bir tablosu vardır Her şeyin bir tablosu vardır kainatta Bakın mona liza ablanın da gayr-i safi yurt içi hasılanın da […]
Güney Bavyera’nın küçük kasabası olan Messkirch’de 26 Eylül 1889 tarihinde dünyaya geldi. Freiburg Üniversitesi’nde Katolik İlahiyatı ve Hristiyan Felsefesi okudu. Birinci Dünya Savaşı’ndan yeni çıkılmış […]
Enes Malikoğlu, 1982 yılında Kütahya’da doğdu. Anladığım Kadarıyla isimli şiir kitabı mevcut. Pek çok dergide yazı ve şiirleri yayınlandı. 1.Niçin yazıyorsunuz? Bilmiyorum varoluşumu fark ettiğimde […]
Kim var imiş biz burada yoğ iken sorusunu neden hayatın acılarından dem vuran, “tas tas içtim ağuları sağ iken” diyerek başladığı bir şiirin sonunda sorar […]
CLAUDE BONNEFOY: Michel Foucault, bu söyleşilerde amacım kitaplarınızda harikulade bir şekilde dile getirdiğiniz şeyleri size yeniden söyletmek, kitaplarınızı bir kez daha yorumlatmak değil. Gönlümden geçirdiğim […]
Çağlar çağlar öncesiydi deyip de tek bir çağa sıkışmış olmanın kaderi yalnız insandadır. Elma ile başlayan bu hikâye, göğümüzden üzerimize yağmıştır yüzyıllar öncesinde. Üç tane […]
“Eğer gülümsersen hayat yaşamaya değer.” Diyor, Sayın Charlie Chaplin. Dünya bu kadar cehennem değilken ne demek istediğini anlamamıştım çok da ihtiyacım olmamıştı sanırım anlamaya. Kimin […]
Memed başını ağır ağır kaldırdı. Gözleri gene öyle ışığa kesmişti. Kafasından sarı parıltı aktı,kaynadı. “Ali kardaş! Gece yarısı evinde olur mola? Bulabilir miyim?” “Bulursun. Elinle […]
İzdiham Dergisi’nin 42. sayısı çıktı. Türkan Şoray’ın İzdiham için özel olarak kaleme aldığı “Ben de Olsam Cemşit’i Seçerdim” adlı yazısı Türk sinemasının unutulmaz filmlerinden olan […]
Bir eski Acem şairi: “Ölüm adildir” diyor “aynı haşmetle vurur şahı fakiri” Nazım Hikmet “Sen varsan o yok, o varsa sen yoksun” Epiküros’un Menoeceus’a mektubundan […]
Şiirsel eylemin her birisinin farklı binlerce biçim içine dağılmış olması bizi ideal bir şiir tipi oluşturmaya zorlayabilir, ancak böyle bir çaba karşımıza bir canavar veya […]
İkinci el kitap satan bir dükkanda çalıştığım zamanlar beni özellikle etkileyen şey, okumaya gerçekten düşkün insanların çok az sayıda olmasıydı. Eğer sevimli yaşlı beyefendilerin dana […]