Monthly Archive: Mart 2019

Fatma Kahraman Yıldız, İyi Halden Anlayan

Neredeyse sabırtaşım çatlamak üzereydi. Yorgun ellerim asılı kalan düşlerimi yakalayıp yerine koymak istercesine havayı yoklarken titriyordu. Bilmem kaçıncı akşamdı hoyratça geçip giden perdenin arasından, karışık duygularımı iyice sarpa saracağımı bile bile. Saatlerin derdimi artıran çeviklikte işlemesine kuruluyordum. Bir kitabın sayfaları, bir komşu gürültüsü, bir satıcı sesi ve topuklu ayakkabılar merdiven …

Gökhan Özcan, Berrak ve Bulanık

Durağanlıktan sıkılan biri olmamıştı hiçbir zaman. Kendini vakit geçirme baskısı içinde hissetmiyordu, hissetmemişti. Zamanın içinin neyle doldurulacağı konusunda kendine özgü bir cevabı, bir netliği, bir berraklığı vardı. Bunu tartışmaya açmıyor, zamane dolduruşlarına gelmiyor, kendi bildiğine, hissettiğine inanmayı şartlar ne olursa olsun sürdürüyordu. Suyun berraklaşabilmek için, akıntıların önüne katıp getirdiği kumdan, …

Abdulkadir Yaylacık, Bizim Sessizliğimiz

1Şehir bütün acısını içinde saklarÇocuklar ölür, siren seslerine karışır kan ve irinTanzimattan kalma huydur bizde batmakSusarak vurur sessizliğe usta insanlarMitralyözlerden çıkan sevgi değildir oysaKalbimin ortasına bir merhamet kurulur. 2Huyumdur kurusun bütün güller,Her bahar benim içim nasılsa yorulurİp atlayan kız çocuklarını Amerika vururRöpteşambırlı kötü adamlar fakir delikanlıları oynarO filmin sonunda biz …

Dilek Kartal, Gece Gece Bir Nuray

Saate baktı. Daha on iki bile olmamıştı. “Bir bitmedi.” diye söylendi. Gözünü yoldan ayırmadan gömleğinin cebindeki paraları çıkarıp tek eliyle saydı. Mal sahibine verilecek yevmiyeyi ve benzin parasını ayırıp kalanı tekrar cebine koydu. Normalde, gece bir gibi arabayı diğer şoföre teslim ederdi. Ama bugün. Yağmur, zaten korkunç olan trafiği iyice …

Onur Bayrak, Bugün Çıkageldim

şiire dönmek için ne tuhaf bir bahane sana dönmek için uydurduğum bu bahane “kabul eder misin” diye sormak istemiyorum sen daha iyi biliyorsun bir cevap kalmadığını kalınacak memleket göçülecek yurt olmadığını vaktin alçak sınırlarına mahkûm edilenlerin içlerindeki umutsuz çağda ha bire sallandıklarını “açık konuşabilir miyim” diye sormak istemiyorum beni bıraktığın …

Seyfullah Akkuzu, Tarkovski Ve Dünyası – 2

Andrey Rublev’i Tarkovski filmlerinden ayıran ilk özellik, filmin ‘bir karakter’ adına sahip olmasıdır. Buna göre tek karakter üzerine kurulu olan filmi, bu noktadan okumaya başlamamız gerektiği düşünülebilir. Doğrudur fakat iş bu kadarla kalmaz. İlk sorudan başlayalım: Andrey Rublev kimdir? On beşinci yüzyılda can çekişen, yağmalanan, kıtlık ve sefalet içindeki Rusya’nın manzarasını, onun …

Georges Perec, Uyuyan Adam’dan Yeni Çağı Okuyabilmek

Perec, okurlarını ilk sayfadan itibaren metnine dahil etmeyi başarabilen, bunu da bir konu seçerek değil ifade gücündeki açıklıkla yapabilen ender yazarlardandır. Uyuyan Adam’ı sadece bu sebepten okusak yeridir: Yeni çağın hastalıklı tipini tanımak. Doğrudan okuyucuya hitap eden üslubu ilk sayfalardan itibaren bizi çeker ve kahramanla ortak özelliklerimiz olsun ya da …

Elias Canetti, Kulakmisafiri (Elli Karakter) Kitabından Bir Bölüm

Kulakmisafiri (Elli Karakter), Elias Canetti’nin çok özel not defterinden manzaralar sunuyor. Bir tip, yazarın hiçbir müdahalesi ve baskısı olmadan nasıl tasvir edilir, bunun en güzel örneğini ortaya koyuyor. Keskin kalem darbeleriyle resmedilmiş elli karakter, Canetti’nin yirmili yaşlarında tasarlamaya başladığı delileri anlatan sekiz ciltlik roman fikrinin de taslağı mahiyetinde. Bu küçücük …

Ravza Karakülah, Başka Türlü

Yılgın bir dağın etekleri kadar kırıştı yazgım Ütüsü bozulmuş bulutlara asamam kuşlarımı. Altı çizilmeden okunmuş kitapların kırılganlığıyla çekilirken rafa Bir mısrâsında çivilenilmemiş şiirlerin mahcubiyetidir bu. -Kalbim ey, bulamadın gölgeliğini.- Deli taylar gibi toz duman etsem bozkırları Zirveleri mâbet bellesem dilimde besmeleyle. İnzivasına sığınıp abalı dervişlerin, Yunus’un sarıçiçeğine rast gelsem bir …

Tevfik Fikret, Târih-i Kadîm

Beşerin köhne sergüzeştinden Bize efsâneler terennüm eden; Bizi, âbâ-i bî-vücûdumuzun Cevf-i mâzîde bir siyah ve uzun Gece teşkil eden hayâtından Ninniler ihtira edip uyutan; Bize en doğru, en güzel örnek, Diye geçmiş zamanı göstererek: Gelecek günlerin geçen geceden Farkı yok, hükmü yok, zehabı veren; Ve cebininde altıbin yıllık Buruşuklarla şübheler …