Fatma Kahraman Yıldız, İyi Halden Anlayan

Neredeyse sabırtaşım çatlamak üzereydi. Yorgun ellerim asılı kalan düşlerimi yakalayıp yerine koymak istercesine havayı yoklarken titriyordu. Bilmem kaçıncı akşamdı hoyratça geçip giden perdenin arasından, karışık duygularımı iyice sarpa saracağımı bile bile. Saatlerin derdimi artıran çeviklikte işlemesine kuruluyordum. Bir kitabın sayfaları, bir komşu gürültüsü, bir satıcı sesi ve topuklu ayakkabılar merdiven başlarında süzülen bakışları biriktiriyordu.

Alışkın olduğum avunmalar geride kalalı çok antreler eskitmiştim. Yazgımın serkeş tavırları ruhumu eziyor, samimiyetsizlikler üst üste geliyordu. Feda ettiğim daha neler var bu delici dünyada, bu şaşkın insan topluluğuna daha neyi harcatacak kıt kanaat geçimsizlik kim bilir. Sevginin ayak altında kalarak biçimini kaybettiği, anlamını yitirdiği doğrudur. Her doğru biraz kovulmak biraz inanılmak için söylense gerekir.
Gittikçe kendimle aramda kalan hesabın kesilmesine yaklaştığımı hissediyorum. Geri dönmem her ne kadar imkansız görünse de fırsatlar nefes alıp verdikçe bitmeyecek. Bu sebepden işe yarar durumlardan ayrılmadan yolumu yürümeye, kendime inanıp güvenmekten vazgeçmemeye çalışmalıydım.

Katışıksız saf kalpler, eğreti durmayan dostluklar, iyi haller ve düşünceler beni kuşatmalıydı. Yapabileceğimin en olur tarafına çevrilmeli poz alan, çekim yapan, not tutan. Kriminal vakıalar, sahte travmalar, kıvrak yalanlar, düzenbaz zevkler ve buna benzer her şey raflarda tozlanmalı, lügatten silinmeliydi.

Girizgahı eksik hikayenin nihayete varmadan pes eden meczup kahramanı gibi olmalıyım şimdi. Ne yapsam puzzle parçaları bir araya gelip resim tamamlanmıyor. Sureti siretini aksettirmeyen paslı aynalara döndüm. Yozlaşmanın had safhada yaşandığı, geleneğe bağlı çekirdek ailelerin gün geçtikçe mazide kaldığı ve medeniyetin insanlığı harcadığı maddi alem sağanağında kalmıştım.

Fatma Kahraman Yıldız

İZDİHAM

izdiham dergi 42. sayı çıktı. Buradan ulaşabilirsiniz.

Bir Cevap Yazın