Yazarlar Yazıları

Nurdan Gürbilek, Kötü Çocuk Türk Kitabından

Orhan Koçak, Edebiyat-ı Cedide üzerinde oluşmuş önyargı tabakasının nedenlerini araştırdığı “Kaptırılmış İdeal: Mai ve Siyah Üzerine Psikanalitik Bir Deneme” adlı yazısında, “Batılılaşma adı verilen ama aslında gecikmişliğin kabul edilmesi anlamına gelen o büyük model kayması”nın, her türlü çabayı daha en başından bir kapılmaya dönüştüren bu kaymanın, Osmanlı-Türk yazarını bir çifte …

Esma Koç, Sadece Leyla

Kanatlarım var sanırdım eskidenSanırdım birçok şeyi güzelmiş gibi Artık ceylan besleyecek kadar masum değilimOrmandır dağdır yokuştur kardırKoşacak kadar cevval değil hallerimHepimizin sakat bir kol bırakmışlığıDönüp bakamadığı ardı arkasıBenim daha çokAramızda hayatta olmanın gücü yetmediğiAramızda hiç konuşmayacak olmanınBiz ödeşmeyiz artık Bir yerlerde şeffaf bir çiçek bulsanKoşup bana getirir koşup beni diriltirdinŞimdi …

Ali Ayçil, Hayattan Yüz Bulamamanın Hazin Tarihi

Çok şey istemiş ama istediklerini bir türlü gerçekleştirememiş, bu yüzden hayatları allak bullak olmuş insanların tarihi hazindir. Onlar ne yapmışlarsa düşle gerçek arasında sağlam bir köprü kuramamış, kurduklarını zannettikleri her seferinde, o köprüyü geçmek isterken, kendilerini talihsizliğin ırmağında çırpınırken bulmuşlardır. Ancak düş kurmanın albenisi, az buçuk yüzme bilenleri yeniden kıyıya …

Alper Çeker, Şimdi Bu Vapur

üsküdar vapurunu batırınçirkin kadınlar sevinkirli libaslar giyintelkâri hançer, kanlı kınüsküdar vapuruna acımayın. evleri üzmeyin, camları kırılırgururlu gözler ağlarken, yağmura saklanırüsküdar, sana söylüyorum:kolumda bıçak yarası, ben kalbimi tutuyorum. şimdi bu vapur beni almadıTanrım, kızıldeniz üzerime kapandı. Alper ÇekerİZDİHAM

Dilek Kartal, Saflık Derecesi

sandılar ki şiirin umrundaydıakşamları yorgun inişleri minibüslerdenüzgün omuzları, aşınmış gövdelerimalum, ayaklarındaki sızılarkoşmaları ama geç kalmaları her akşam sofrasınababa azarı, hatun sitemi, neyse!yağmur ve trafik oysaonlar sandılar ki… toydular ve inanıyorlardıbazıları hep toydur ve hep inanır yaşına başına bakmadanonlar da gülümseyen her çift söze iflah olmadannerde bir kalem halk dese, hah! …

Nurdan Gürbilek, Ev Ödevi Kitabından Alıntılar

“Ne olurdu bazı sözleri hiç söylememiş olsaydım; ya da bazı şeyleri hiç söylememek için kesin kararlar almamış olsaydım. Kendime söyleyecek söz bırakmadım.” Oğuz Atay, Tutunamayanlar (s.15) “Her gün açıklanamayanlar biraz daha artıyor. Tarifi güç bir yorgunluk geliyor üstüme.” Oğuz Atay, Tutunamayanlar (s.15) “Bütünüyle unutulmaya kimsenin gücü yetmiyor… Bütünüyle unutulmak gibi …

Selva Çomak, Gösteriş İçin Tüketimi Tüketmek

Aykırı bir düşünür olarak bilinen Baudrillard, felsefeci, toplum bilimci ve kültür eleştiricisidir. Ailesinin üniversiteye ilk giden üyesi olan Baudrillard, özellikle kitle iletişim araçlarının günümüzdeki etkisi ve tüketim üzerine kışkırtıcı fikirlere sahiptir. Bu kitabında da tüketim toplumuna dair eleştiri ve çıkarımlarını, yaratıcı örnekler ile bizlere sunmuştur. Kitapta yer yer anlattıklarının açık …

Turgut Uyar, Yenilgi Günlüğü’nden

pazartesi benim adımı bağışla. . . . . . . . . “sabah uyandırıldığında pazartesiydibunu iyice bildi, ağzı çirişliyersiz, ürkek, yeni yaratılmış gibicoşkun bir göke uyumsuz ama kararlıdurmaya, direnmeye, aşk olmaya sankielleri ve beyni hemen çalışkan kesildisonra bir den bir ışık bir ışık bir ışık hazır bir biçimlenmeyi aldı geldiçünkü …

Gökhan Özcan; İnsan, doğal hayat seyrinden uzaklaştı ve kurgulanmış bir hayata geçti

Yaşadığımız şu zamanda insanı arızalandıran şeylerin en önemlilerinden biri, “insanı insana yetmeyecek kadar dar bir kalıba sokmaya çalışmak” yanlışıdır. İnsanı, kendi hakikatinden kopararak bir girdaba sürüklediler, şimdi oradan çıkarmak o kadar kolay değil… Önce belki de zihnimizin içini tıka basa dolduran, duygularımızı, isteklerimizi, arzularımızı işgal eden ne varsa sıfırlamak gerekiyor. …

Elif Burçak, Ziya Osman Saba’yı Anlamak

1910 senesinin Mart ayında kalabalık bir ailede ve yine kalabalık bir ev içerisinde heyecanla beklenen ve annesinin güçlüklerle doğurduğu ve hayatı ışıklarla, heyecanla, umutlarla olması umuduyla adının Ziya koyulmasının uygun görüldüğü fakat bakacak olursa birçok zorlukla karşılaşacak ve hikayelerinin bilhassa şiirlerinin bu zamanlara kadar geleceğinden bir haber dünyaya gelen, Servet-i …