Yazarlar Yazıları

Raine Maria Rilke, Her Şey Büyüyüp

Her şey büyüyüp güçlenecek yine bir gün: sular dalga dalga hep, karalar düzgün, ağaçlar kocaman, duvarlar küçücüktür; vadilerdeyse güçlü, çok yönlü, görürsün bir çobanlar ve çiftçiler soyu büyür. Yok artık kiliseler, Tanrı’yı kuşatan kaçkın kuşatır gibi, sonra çığlıklar atan bir tutsak ve yaralı hayvanmış gibi Tanrı- artık bütün evler açıktır …

Ahmet Hamdi Tanpınar, Eşik

Bu yekpâre akış, durgun, derinden… Her aynada yalnız kendi görünen Bu yüz ve şifasız hüznü eşyanın Kendi cevherinde mahpus bir ânın Dağıttığı dünya hep yaprak yaprak, Dalgın, unutulmuş sesleri uzak Bir uykudan bana tekrar dönenler, İçimde, dışımda hep aynı çember! Bin elmas parıltı oyun ve halka Küçük ve hiç değişmez …

Türk Hikayeciliğine Yeni Bir Soluk Getiren Yazarımız: Mustafa Kutlu

Hikaye ve denemeleriyle tanınan Mustafa Kutlu, 1974 yılında edebiyat öğretmenliğini terk ederek Dergah yayınlarında çalışmaya başladı. Ve işte böylece yazarlık serüveni başlamış oldu. Mustafa Kutlu, hem çevremizdeki insanlar gibi sıradan hem de hiç bilmediğimiz biri gibi sıra dışı. Kutlu, haftanın her günü Dergah’ta okurlarıyla buluşmaya hazır haldedir. Okurlarıyla bağını koparmayan …

Bülent Parlak, Sonra Canan Önce Canan

insan sevdiğine son kez bakamaz oysa ben deşilen bir yaranın nereye akacağını bilmeden, ellerim ceplerimde, bir gitmek sakladım bir gitmek ki; suriye kadar dağıldım her seferinde bunu kimse fark etmedi ne kazandığım zaferler, ne rusya, ne united states of america tek yapmam gerekeni beceremediğim günden beri nereden başlamamam gerekse her …

F.M. Dostoyevski’nin Eserlerine ve Hayatına Kısa Bir Bakış

Rus Edebiyatı denince akla ilk gelen isimlerdendir Fyodor Mihayloviç Dostoyevski. Fakat şu sözü de unutulmamalıdır: ‘’Hepimiz Gogol’ün paltosundan çıktık!” 1821 yılında doğuyor Mihayloviç. Doktor fakat eşini kaybettikten sonra kendini alkole veren bir babanın gölgesinde geçiyor gençliği. Petrograd Askeri Mühendislik Okulu’nu bitiriyor. Geçimini sağlayabilmek için çeviriler yapıyor ve anlıyor ki memurlukta …

Cemal Süreya, Kars

Öyle güzel ki ölürüm artıkBeyaz uykusuz uzaktaKars çocukların da Kars’ıÖlüleri yağan kardaDonmuş gözlerimin arası Sen küçüğüm sımsıcakNe derler ona – bu kızaktaBoyuna türküler yakıyorsun yaSanki her türküden sonraHohlasan gök buğulanacak Anla ki her duraktaYok sınırları aşkınO iyi yüzlü TanrıBeklesin dursun biziKurduğumuz rahat tuzakta Nasıl olsa yine bir günDöneriz bu yollardan …

Sylvia Plath, Ayna

Gümüşüm ve aynen. Yok önyargılarım. Ne görürsem ben, yutarım aniden. Tam olduğu gibi, sevgiyle ve nefretle puslanmamış Zalim değilim ben, doğrusözlü yalnız — Küçük tanrının gözü, dort-köşeli. Çoğu zaman zıt duvarda düşünceye dalarım. O pembedir, çillerle. Ona o kadar uzun süre baktım Sanırım bir parçasıdır kalbimin. Fakat o titreşir. Yüzler …

Octavio Paz, Sevginin Ötesinde

Her şey tehdit ediyor bizi: zaman canlı kırıntılarda ayırır gibi geleceğimle şu anda olduğum şeyi, palayla yılan gibi; bilinç, berrak, dolanır durur bir o yana bir öte yana, bakış körleşmiş kendi dikbakışına bakmaktan; sözcükler, gri eldivenler, beyintozu çimlerin üstünde, suda ve deride; adlarımız, Sen ve Ben arasında dolaşır, çökertemez boşluğun …

Gülün Adı, Hatırlanası 20 Alıntı

Umberto Eco’nun on milyondan fazla satarak diğer eserlerini gölgede bırakan ilk romanı Gülün Adı, 14.yüzyılda bir manastırda zehirlenerek öldürülen bir rahibin ardından başlatılan cinayet soruşturmasını anlatıyor. Bu eser, orta çağ Hristiyan dünyasını irdeleyen tarihsel bir roman olmasının yanı sıra polisiye öykü kurgusuyla da okuyucusunu sürüklüyor. Gülün Adı Hatırlanası 20 Alıntı …

Samuel Beckett, Eğer Bir Gün Susarsam

Eğer bir gün susarsam, bu artık söylenecek hiçbir şey kalmadığı içindir; her şey söylenmiş, hiçbir şey söylenmemiş olsa bile. Kendimi öldürmeyi hiç düşünmedim ama, sessizce yok olup gitmeyi hayal ettim defalarca. İşte öyle anlarda sözcüklerim gözyaşlarım oldular. Ertelenmiş umutların arasında ne kadar dayanabiliyorsa insan ben de o kadar dayandım. Varoluşu …