Yazarlar Yazıları

Seyyidhan Kömürcü, Kış Kahrı

aslında önce evleri sevmeye giderdi sesincaddeleri sokak gibi sevmeye giderdi sesingiderdin! ödü kopardı bütün eşyaların sonra kuyu kuyu dolaştığım mahcup sular söylediyüzünüze güllerüzgün evler bozuk rüyalaraslında bana herkesin uzağı var dendiherkesin uzak adında bir masalıinandımdedim mutlaka masaldır bazıları giderdin dedimgittin ve gittiğin kırk gece sana uyudumaklım ödünçellerim yanlışdedim benim seninle …

Amasya’da 2 bin 600 yıllık ‘Kubaba Sunağı’ Keşfedildi

Amasya’da Oluz Höyük kazılarında Frig dönemine ait 2 bin 600 yıllık ‘Kubaba Sunağı’ bulundu. Kazı Başkanı Prof. Dr. Şevket Dönmez, daha önce bu döneme ait bir dini yapıya rastlanmadığı için gerçekleştirilen keşfin Anadolu arkeolojisi açısından bir ilk durumunda olduğunu söyledi. Amasya’da Oluz Höyük kazılarında Frig dönemine ait 2 bin 600 …

Hüsrev Hatemi, Aşık Garip Coğrafyası

(1)  seni çok az düşünmeye and içmeliyim;düşünmek seni, ölümü mûnisleştirir,güller açılmağa başlar ardarda.ama versailles bahçelerinde değil,hindibalı, ısırganlı yollarda… seni düşünmek bir konser başlatır o anda,ama öyle siyah papyonlu bir virtüöz değil,kunduraları tozlu, bakışları dalgın,kamburlaşmış kır saçlı bir tanbûri,yakıcı nağmeler koşturur yüreğimde… kola değil çay içmektir seni düşünmek,sen düşünmek erzurum, tebriz, …

Halid Ziya Uşaklıgil, Zevrak ile Ebru

Güvercin sahibinin, önüne geçilemez, galebe çalınamaz bir merakı vardı: İkide bir de tuhaf çeşitlerden yavrular almak için çiftleri birbirinden ayırır, Şaminin erkeğini kesmenin dişisine, ötekinin dişisini berikinin erkeğine eş etmek için onları yeni sevdalariyle mahfî ve mestur birer zifaf yerine kapardı. Bir gün bu merakına Zevrak’la Ebrû hedef oldu. Çırpınarak …

Hayriye Ünal, Bana Olanlar

ben deniz konuşmak istiyorumyokluğunun içinde oturuyorum kızıyım İbrahimin beş kez değişti nüfus kimliğimhayaletlerden korkmamzaman derler, -her şeyi değiştirirher şey bellidir, sıralı ve isimlibir ayak sesi yoksehpanın tıkırtısırüzgâr hışırdıyor hızlanacak belliinsanlar evlerineevlerden mezarlara çekildi-tekmelenen bir iskemle nedir onu kötü yapan, ölümü. bir daha olmayacak! hiçbir şey –dokunduğunuzkalmayacak dileklerim sende gerçekleşmeyecek gerçekleşecekbir …

Turgut Uyar, Ben

Ben hep sıkıntılıyım. Yani bir adamın canı sıkılır, o ben’im. Çünkü bana en yaraşan durumdur sıkıntılı olmak. Ben silahsız bir askerim de ondan. Törenler askeriyim ben. Cumartesi ve Pazar askeri. Aslında karışık bir şey, kime ne söylenebilir? Bir sıkıntıyı ısrarla büyüterek, asıl büyük sıkıntıya ısrarla giden tümün attığı çekirdek. Pis …

Jean Paul Sartre, Günlükler

Sene 1939. İkinci Dünya savaşı başlamış. Sartre 34 yaşında, asker. Kendisiyle 1975 yılında yapılan bir söyleşide Jean Paul Sartre, savaşın hayatını ikiye böldüğünü söylüyor: “34 yaşımdayken başladı, 40 yaşımdayken bitti ve benim için hakikaten gençlikten olgunluk çağına geçiş oldu.” 1939 yılında, Sartre ilk başarısını “Bulantı” ile yakalamış, aynı anda hem …

Allen Ginsberg, Pekin’de Doğaçlama

Şiir yazıyorum çünkü, İngilizce inspiration “ilham” sözcüğü Latince Spiritus yani “nefes” sözcüğünden gelir, ve ben özgürce nefes almak istiyorum. Şiir yazıyorum çünkü, Walt Whitman dünyaya samimiyetle konuşmak için izin verdi. Şiir yazıyorum çünkü, Walt Whitman şiirin dizelerini özgürce nefes alması için açtı. Şiir yazıyorum çünkü, Ezra Pound fildişinden bir kule …

Cahit Koytak, Asansörde Birden İsa

sinemaya ve tütsülü arkadaşlara alıştığım o çağdauzuvlarıma ejdarhalar gerilmişuykusuz gözlerime yelken bezleriruhumun arka bölmeleriherman melville ve dostoyevskikafamda bir sandık dolusu trinitrogliserinbütün gün sokaklarda analitik laboratuarından kaçarbob cafe’de amerikan kahvesi içmeye giderdikben ve cristdumanlı dumanlı müzikhollerdebir otelin pruvasında belkiçıkıp ruhaniyetimizdenlahuti bir zerafet ve yaslaçay içen yutkunankafurlu siyah harflerle fısıldaşanyaşlı ermeni kızlara …

Ahmet Haşim, Tahattur

Bir Acem bahçesi, bir seccâde, Dolduran havzı ateşten bâde…Ne kadar gamlı bu akşam vakti.. Bakışın benzemiyor mu’tade. Gök yeşil, yer sarı, mercân dallar,Dalmış üstündeki kuşlar yâda;Bize bir zevk-i tahattur kaldıBu sönen, gölgelenen dünyâda! Ahmet Haşim İZDİHAM