Tarihin Yükü & Hicaz Faslı
İstiklâl Marşı Derneğinin düzenleyeceği panel ve korosunun vereceği konser hakkında resmi internet sitesinden yapılan duyuru: Derneğimiz 8 Rebiulahir 1448 (19.09.2026) Cumartesi günü İstanbul’da “TARİHİN YÜKÜ” […]
İstiklâl Marşı Derneğinin düzenleyeceği panel ve korosunun vereceği konser hakkında resmi internet sitesinden yapılan duyuru: Derneğimiz 8 Rebiulahir 1448 (19.09.2026) Cumartesi günü İstanbul’da “TARİHİN YÜKÜ” […]
Her medeniyet, kendi insanını inşa ettiği ölçüde yaşar ve nefes alır. Tarih sahnesindeki varlığımız, sadece kurduğumuz şehirler veya kazandığımız zaferlerle değil, yetiştirdiğimiz insanın kalbine ektiğimiz […]
1928 Hıristiyan yılında başlayan Türkçeyi Lâtin alfabesi uyarınca yazma hevesi ve mecburiyeti Türk milletini bozuk bir dil ile koyun koyuna yaşamağa mahkûm etti. Artık Türk […]
Havada öylece süzülen bir kuşun, hiçbir yere yetişemeyen insanlara söyleyeceği ne çok şey var! “Ne bu halin, toparla kendini!” dedi yaşı büyük olan. “Toparlayınca çok […]
i.kurtlar dişlenmiş eriğin bertiği içiniküpesi düşüverirkiraz ağacında vişne toplayan kızlarınyaza ilk ithafı baharın kendielinden salkımı ii.ahı tutmuş bu dalınmamış ağacı çillekeleri kızıl ayası deşik yeşilgöğü […]
Yabanıl ot kokularıgetiriyor bir rüzgarkıpırdatıyor suları Belki sonbaharvurgun yapamayacakyol vermeyecek sular Ve neşeli bir ıslıktutturmuş şimdi ovanice acıya karşılık Aşkı savunmada doğa Ahmet Telli (1946-2026)İZDİHAM
Bir çift güvercin havalansaYanık yanık koksa karanfilDeğil bu anılacak şey değilApansız geliyor aklıma Nerdeyse gün doğacaktıHerkes gibi kalkacaktınızBelki daha uykunuz da vardıGeceniz geliyor aklıma Sevdiğim […]
“Size Anne Diyebilir miyim? Bir Deli Muhabbeti steril, fazla düzgün, paketlenmiş kitaplardan biri değil. Üzerinde hayat lekesi var. Sokaktan, kahvehaneden, eski dergilerden, maçlardan, haber kanallarından, sosyal […]
yine sadık battal’a… ben sadece kendi kaderimin peşinden koşturuyorumsenin başka dünyalara kader bağlamışlığın varköprülene köprülene köprülerden geçiyoruzsavaşlardan kan var bayraklar solduruyor renklerisarmalların kollarını kırıyorken genetikruh […]
gün ışığıyla yıkanmış küskün bir yıldızgibi akıp geçtinsessizliğimizin üstündenoyalanacak bir şey bile bırakmadıntozlanmış, dalgın bakışlarımıza ne zaman, nerede birşey yitirsekburada bulacağımızı sanırdıkbu sandık odasındamümkünmüş gibibalkonda […]
Siz evet sizHiç kavrayabilir misinizNiçinBunca alay ve küfür sağanağı altında dinginBir tabağa koyup da ruhumuGelecek yüzyılların şölenine sunduğumu? Büyük meydanların sakalı uzamış çehresindenHiç bir işe […]
Arzularım muayyen bir haddi aşıncaVe sözler kulaklarıma sağırlaşıncaBir ihtiras duyup vahşi maceralaraÇıkıyorum bulutları aşan dağlara.Tanrıların başı gibi başları diktir,Bu dağları saran sonsuz bir genişliktir,Ben de […]
Aragon, her okuyuşta ben etkileyen bir şiirinde “De tant d’atroces trahisonsİl n’est resté” que les décors” diyor: “Bunca acımasız ihanetten, sadece dekorlar kaldı geriye”. Her yaşanan […]
Akşamüzeri balkona kuruldu muyduBacak bacak üstüne atıp cigarayı da yaktı mıydıŞeytan diyor ki git, saçlarını dola elineBir sille bir tarafına, bir sile öteki tarafınaPiyango vurduysa […]
Kerim Çelebi cönkü kuşağına sokunca, toplantıyı yönetecek nakip kalkıtı, arkasını Ahi Baba’ya dönmeden avlu kapısına kadar geriledi. Sağ çavuş su doldurduğu bakır tası, sol çavuş […]
deve yapacağım gördüğüm ilk pireyigideceğim ve bir çuval inciribin küpünü sirkeninyük deyip sırtımaateşe vereceğim yorganı sonra üzerinden atlayıp atlamamak bana kalmış Onur KorkmazİZDİHAM
Dört kişi parkta çektirmişiz,Ben, Orhan, Oktay, bir de Şinasi…Anlaşılan sonbahar,Kimimiz paltolu, kimimiz ceketliYapraksız arkamızdaki ağaçlar…Babası daha ölmemiş Oktay’ınBen bıyıksızım,Orhan, Sülayman Efendiyi tanımamış. Ama ben hiç […]
İncir Ağacı, öteden beri anlam yüklüdür gözümdesenin çiçek açmaya nerdeyse hiç yer vermemenve tam vaktinde kesin kararlı meyveye,övgüsüz, iletivermen en katkısız sırrını.Eğik dalın, çeşme borusu […]
Ezan dalga dalga yayılıyor semalara, bahçede papatya tarlaları, öbek öbek insanlar iftar ediyorlar. Birkaç yıldır yayıldı bu. Önceleri yoktu. İç turizmin bir görüntüsü, Ramazan münasebeti […]
Bilginlerimiz sağolsunlarBir vitamin buldularÇalışınca azıcık; Yumuşak G vitamini:Ulusalcılık! Cemal Süreya Papirüs Dergisi 2. Sayı (1981)Uçurumda Uçan (1984)İZDİHAM (2026)
insan tanıdık birini arar kötü kararlar verirkenkolların hafızası en doğruyu hatırlarezbere bir türkiye haritası çizersin birini özleyinceellerin tanımadık bir meleğin elleriyle değişirkaradeniz kavisindemodern resmin bilmediği […]
Sinema tarihinin ilginç paradokslarından biri şudur: Bir film ne kadar çok ödül alırsa, izleyicinin beklentisi de o kadar artar. Beklentinin yükseldiği yerde çoğu zaman sinema […]
kadın, gözlerinin eski gürültüsünügöçebe, ırmağını gezdiriyor, suçortakları gibi,gövde arayan bıçak, yarasıyla buluşuyor,bağışlıyor yoksul sevişme taklitlerini kalbimizin gam yükünden geçilmediği yalan,yaralarımızı gösterecek kadar seviştiğimiz de. Haydar […]
Çölün Eşiğinde Bir Köprü: Oliver Laxe’in Sirât’ı Filmi izledikten sonra “Ne oldu?” sorusundan ziyade, “Ben ne oldum?” sorusu kaldı aklımda. Filmdeki olay örgüsü sanki insanı dönüştüren bir […]
22 Haziran 1976 Eddington’u (The Nature of the Physical World) okuyorum. Yıllar önce okumuş olduğum ‘entropi’ sorunu yine ilgimi çekti. Benjamin’in Kafka’yı anlatırken, Eddington’un sözleriyle […]
Elifbamın yapraklarındaGemilerim, yelkenli gemilerim.Giderler yamyamların memleketlerineGemilerim, yan yata yata;Gemilerim, kurşunkalemiyle çizilmiş;Gemilerim, kırmızı bayraklı.Elifbamın yapraklarındaKız Kulesi,Gemilerim. Orhan Veli KanıkİZDİHAM
Ağzımın tadı yoksa, hasta gibiysem,Boğazımda düğümleniyorsa lokma,Buluttan nem kapıyorsam, vara yogaAlınıyorsam, geçimsiz ve işkilli,Yüzüm öfkeden karaya çalıyorsa,Denize bile iştahsız bakıyorsam,Hep bu boyu devrilesi bozuk düzen,Bu […]
Hepsinin gözleri güzeldir. Hepsinin canlıyken pulları kadın elbiselerine, kadın kulaklarına, kadın göğüslerine takılmağa değer. Nedir o elmaslar, yakutlar, akikler, zümrütler, şunlar bunlar…? Mümkün olsaydı da […]
Silahlara vedaGeceye rüyaya ve sanaYalnızlığın geyik gözlü köşesindenDüzenlerin çıkmazına Çizdiğim resminSaat kulesi ağlıyorAğzım o çeşit yokŞişe bu çeşit var Sen bir gece gelsenGüneş doğmasaGitmeden yine […]
Dünyada kıskanç bir erkeğin kıskançlığından kurtarılması kadar zor bir iş daha yoktur. Kıkançlığın ne olduğu üzerine enine boyuna düşünmeden, bu iş başarılamaz pek. Düşüncede ve […]
Ey eski kamer, sen bizi elbette bilirsin!Annemdi o nûrunda gezen zıll-ı mehâsin,Bendim o çucuk, bendim o simâ-yi tahayyür,Bir gün ki hâzan ufka kızıl dalgalı bir […]
Neden diye sormayın hemen. Onu ben kendi kendime de açıklayabilmiş değilim henüz. Kişinin ihtiyaç duyunca aramasının binlerce çeşidi olmalı. Aradığımızın ne olduğunu biliyorsak, arayacağımız yer […]
Dizlerinde kalırsın bir akşam vaktiSoluklarına uğrarsın, kısılmış gözlerineGeçersin geçersin geçersinGökteki tek yıldızdan üşüyerek. Görüyorsun değil miNe kadar inceldi kentNerdeyse şuracıktanAnsızın bir kent daha görünecek. Bak […]
evimi bir sokakla aldattım, üstümdeay var bu gümüş semtinde bir sokağınüçüncü katıyım, deniz bana bakıyor,ben artık yalnızca denize karşıyım üstüme gelme ay hanım, Kuzguncuk otelindeiyilik […]
I Art çocuk, Muhyiddin Çelebi,Molla Fenari’nin kısık fitili;Okuduğu her beyitten sonraGülsuyuyla yıkardı ağzını; Kirlidir şiir; ve söz atılmazsa zehirdir;Bunu bilirdi;Acı bir gölge geçerdi bakışından,Mesir macununun […]
Zaman yok olur giderSönmüş bir mum gibi,Ve dağlar ile ormanlarDoldurur vadesini, doldurur vadesini;Ama ateş cevheri ruhlarınEski tatlı bozgunu,Sen bir yere gidemezsin. YeatsİZDİHAM
Dedim ya benim aşklarımın doğusu buraBura benim yarınımdan sakınan tel telBura işte ilkyazından irkilip huylandığımDedim ya gün batmadan kunnamaz çakal Işıtmaz solutmaz bir aşkın doğusu […]
Anarak buruşuk memelerini bezgin günleringeçiyordum hüznün arkalarındandöşümde şehrin ahengini bozan ay resimlerive geceyi korkutarak durdurantasarımlar.Geçtim kara yağlar sürünerekkara yağlar sürünerek büyüdümcani bir kadınla yattım ve […]
9 Aralık 1929 Milliyet Gazetesi UÇURTMALAR Rüzgar çıktı. Bir çocuk başı gibi oynak, afacan bir rüzgar, Etrafında güneş kadar temiz, ay kadar donuk bir sessizlik […]