Esra Tarakçı, Alper Tunga Öldü mü?

Benim tanıdığım Alper ölü doğdu.

Ebleh insanlar yaptıkları aptallıkların ortaya çıkmasını engellemek için tarafların ya da bilirkişilerin birbirleriyle görüşmelerine engel olurlar. Böylece yapıkları hataları örttüklerini sanırlar. İşin kötü tarafı başarırlar da. Lakin zararı birebir alanların gözünde…….. hakaret etmemek için konulan noktalar silsilesi.

Duygularını yoğun yaşayanlar anlık travmatik kararlar alır mı? Ergenlik döneminden çıkamamışsa elbette. Onları bir fanusa koyup yaşamdan kısa süreliğine alıp bu durumu ortadan kaldıramıyorsak karar almalarına engel olmalıyız. En azından başkalarını etkiliyorsa. Ama bunu yapmadık. Onların hayatı düzene girsin diye düzenli hayatların çöpe dönüşmesine izin verdik. Ama ne oldu dersiniz? Çöpler çöpe atıldı sadece. Asayiş berkemal!

Diyelim ki 24 yaşındaki şahsiyet yaşının insanından çok daha olgun olduğunu ifade etmek için 40 yaşındakilerle sürekli dostluk kurduğunu söyleyip kendi fikirlerinin onlar için önemli olduğunu ve onları yönlendirdiğini iddia ediyorsa; karşımızda en az 4 durum vardır. a – 40 yaşındaki depresyondan kaynaklı bulanımda ve hiç fikir üretemiyor b- 40 yaşındaki aslında 40 değil c- 24 yaşındaki erken olgunlaşmış d- 24 yaşındaki yalan söylüyor. Eğer o grubu anlatıyor ama tanıştırmıyorsa son seçeneği bir daha okuyun.

Alper’i tanırım yalancıdır!

İnsanlar içlerinde bulundukları durumu içinden çıkılmaz zannedip kahrolurlar. İçinden çıkmaya çabalamazsak ne olur peki? Sabit kalıp temayül etsek. ‘Ne olurdu’ları değil ‘ne yapmalıyız’ları konuşsak.

Alper’i tanırım şıpsevdidir!

Babasının oğlu beşerler vardır ama olmak istemezler. Şaşmalar başlar. Babası aldatmışsa annesini aldatmaktan nefret ederler. Bu yüzden şöyle bir çözüm bulurlar: İlişki hangi safhada olursa olsun ayrıl ve yeni hayatlar yaşa. Bunu da karakterini güçlü göstererek yapar: ‘Aldatmaya tenezzül etmedim. Doğruyu söylüyorum.’ Kimse o kadar andaval olmaz. Bakışı değiştirelim: babası annesini aldattı, ayrıldı ve kadını bıraktı. Kadın terk edildi. Kendini şövalye zanneden şaşkın beşer de yeni hayatlara geçmek için peşin sıra kadınları terk etti. Tüm düzenler saçma şekilde bozuldu. Burada uzun süre bakakalmaya gerek yok. Aşikardı. Şaşkın beşer babasının oğluydu. Annesi kendi kaderine benzeyen hayatlar doğurmuştu.

Alper’i tanırım kendini övmeyi sever.

Yeterince done yoksa bunu hikayelerle kapatmak zorunda kalanlar var. Allah düşürmesin deyip geçelim.

Kendimi tanırım sabrımın sınırı var!

Raskolnikov’un baltayı kullanmasına kimse haksızdı diyemez. Toplumsal yaşam formlarında saygıyı yitirdiğimiz anda kurtarış çığlıkları- imdat yardımları karmaşasında süslü kıyafetlerimizde bomboş resimler oluşturuyorken herkesin herkes için hayal kırıklığı gerçekliğinin altını çizmeliyiz.

Ayakkabılarla eve girilmeyen yerlerde çayın yanında insanlığı kurtaralım. Kalktığımızda kurşunlarınız zaten.

Alp Er Tunga öldü mü?
Issız acun kaldı mı?
Ödlek öcün aldı mı?
İmdi yürek yırtılır?

+Alper ölü doğdu demiştim.

Esra Tarakçı
İZDİHAM

İzdiham’ın 45. Sayısı çıktı. Buradan ulaşabilirsiniz.
Unutamayacağınız bir sayıyla karşınızdayız.

Edebiyat, edebiyatçılara bırakılmayacak kadar ciddi bir meseledir diyen İzdiham’ın 45. Sayısı çıktı.

İlk sayısından itibaren özgün bir tavırla halkın nabzını tutan ve hayatın içinden sesleri sayfalarına taşıyan İzdiham Dergisi 45. Sayısıyla da tüm dünyanın içinde bulunduğu bir tabloya kapağında yer verdi. Türkiye Günlük İnsanlık Endeksi tablosuyla son yaşananlara apayrı bir pencereden bakan İzdiham Dergisi arka kapak tasarımında da yine bir insanlık tablosuyla karşımıza çıktı.

 ‘Artık eskisi kadar yakın olamayız’ temalı İzdiham Dergisinin 45. Sayısında Özer Turan, Rümeysa Kocaman, Gökhan Özcan, Ali Ayçil, Abdullah Harmancı, Güven Adıgüzel, Mehmet Narlı, Bülent Parlak, Seda Nur Bilici, Bekir Şamil Potur, Emine Şimşek, Sümeyye Özbay, Adem Maksatsız, Nurdal Durmuş, Esma Koç, Yaşar Ercan, Ahmet Aslan, Halil Ecer, Ahmet Can, Turan Karataş, Selahattin Yusuf, Onur Bayrak, Berat Karataş, Enes Aras, Gökçe Yüksel, Muhammed Güleroğlu, Mehmet Ercan, Yasin Kara, Hüseyin Hakan, Dilek Kartal gibi edebiyat camiasının önemli isimlerinin yazmış olduğu içerikte kapak kadar çarpıcı metinlere yer veriliyor.

Bir Cevap Yazın