Gülsen Kıraç, Annemin Saçlarını Kesmek ya da Taş Bağırmak
kuş seslerini çocuk seslerinden ayıramayanlar’a bir kuşun alnı gökdelene çarptı duydum kanayınca andım bir taşa çarpıldığımı af edersiniz ellerimi nerede devrederim bir çocuk yolu şöyle […]
kuş seslerini çocuk seslerinden ayıramayanlar’a bir kuşun alnı gökdelene çarptı duydum kanayınca andım bir taşa çarpıldığımı af edersiniz ellerimi nerede devrederim bir çocuk yolu şöyle […]
Bir hırsıza nasıl davranacağını bilemeyecek kadar nazik. Adım henüz hiçbir olaya karışmamışken Temiz bir ziyareti hırsızlık yapmak için Değerlendirmek istemem korkunç; En güzel elbiselerimi ve […]
Desem ki vakitlerden bir nisan akşamıdır Rüzgarların en ferahlatıcısı senden esiyor Sende seyrediyorum denizlerin en mavisini Ormanların en kuytusunu sende görmekteyim Senden kopardım çiçeklerin en […]
Bir şehri uyanmışsındır şimdi. Hayret etmeyi bakışlarından söktüğünden beri hatırlayacağın ne varsa şehrin kentsel dönüşümüne dahil edilmiştir yani unutman gereken yerdesindir şimdi. Müthiş haklısındır. büsbütün […]
Boşluğa bakıyorum Hasan Gözlerim sana değil Küçümsemem seni bu yamalı ruhumla Elimde tutmuyor benim Senin gibi güzel olsam Hoşluğa bakıyorum Hasan Heves ediyorum çirkinliğimden kaçıp […]
begonvillerle süslenmiş idam sehpam sabırsız cellat ve ayaksız bir masa önce kalem kırıldı sonra o meş’um soru: son arzun?/ neden son nefeste sorulur? / ben […]
bir kıyametim var, sahibinden satılık az kullanılmış yeterince steril doktordan değil ama efkarlanınca yakılan bir iki sigara bir kıyametim, bisikletimin patlayan arka lastiği bir kıyametim […]
“Yağmur yağıyor diye üzülüyorsam gülme, bunda kursiyer sanrılarımın parmağı var “ Kanalizasyon sakinleri de var ve Nabzımı tutan elektrik şalteri evet. Islanan boru, içinden geçen […]
Yüksek bir tepeden büyük suya doğruSaçlarının rüzgarlı yazı, geç gece vaktiKuzey yarım kürede ayın henüz doğmadığı saatlerBir yurdun mahremini örten dağlarKarşı durup bakmakBiraz rahatlamak, gevşemekİhtiyaç […]
Bir kömür, bir uzak, bir kara, bir derin, Ellerin, yeraltında yitmiş kocaman ellerin. Yıllarca çalışırsın, gündeliğin on lira, Açsın, susar kuyular bağıra bağıra Ko yamyassı […]
geceleri rüyamda tanklar icat ediyorum, acı yitiriyorum, yerine yeni acılar koyup. sakıncalar üretiyorum fabrikalarımda öylece çekip gitmen sakıncalı mesela. salınarak geçiyorsun idam çeşmesinden ve galeyana […]
Güldüyse de berrak yumuşak bir hava tekrar İyi şeyler düşünen varlığının ülkesine, Döndüyse de renkler… boradan sonra değiştin. Hayır, unutmayacaksın Bütün umutları birden silen karanlıkta […]
Chiapas ormanında, duvarı olmayan, sazdan yapılmış kulübelerinde, arada bir sallanan hamaklarında, uyurlar. Şöyle söylenir: Eğer rüyanda bir eşek görüyorsan, güçlü bir rüzgar olacak. Eğer […]
Deniz kızı girmiş düşünceme ben iflah olmam… Bu bir kılıç balığının öyküsü Yazılmasa da olurdu Ama bizi yeni sulara götürecek akıntı durdu Uskumrunun arkasından […]
Serap Aslı Araklı genç bir şair. Ve her genç gibi şimdilerde fotoromanda oynama şansını kaybetti. içim kendinin çoğu durmadan dilimdeki sözle yaşıt kalbimin kitabı ne […]
ateşli silah veya kesici bir aletsiz zehirlemek kadar sinsice ve boğmak gibi acımasız olamayacağından kaldı ki yüksek bir yerden yer çekimine teslim edilmedim nasıl olduğu […]
Hindistanki bir ota, Siyelk’teki bir çanağa Ve Belki Nesebim Buhara’daki bir fahişeye dayanır. Babam Kırlangıçların iki göç dönüşünün arkasında, iki kar düşüşünün arkasında Babam iki […]
Bir balık çırpınışıdır Musallayı çatlatacak olan Ki “an” darmadağın kasnaklar halinde Gerilmektedir bedenime Buna Şilililer geberiyor Buna birden silahsızlanıyorum. Benim doğuştan ölmeye hakkım vardır sabina […]
Yoksulun hazanda giydiği paltosuyum, Bu gece yalnız bırak, kirlendi abdest suyum Ve kirlendi oyuncaklar, bak yine çocuksuyum. Bağcıklarım neden bağlanmıyor sevgilim? Testere dişlerinin bu keskinliği […]
kapı aralığı Yanmak ile yanmamak arası Sönük yanan lamba.. Mum bizim değil bırak onu ellerim Romantiklik bizim değil geçelim onu Bak yine kekeme kelimeler Çatiyorum […]
Babası korkutulmamış, İmzalı döş cebi, Tuttu köşe başını. Utandı ekmekte buğday, Tüy kalmadı ayvada. Boş evi saran çocuk Anne dedi el kızına. Bir Ayva tüylenirken, […]
Hu Kaan, kabak çekirdeğini bıraktığı zaman şiiri de bırakacak. dışarıda ayın yirmi dokuzu, içimde ayın biri. bir kapı bin kapalı. bu çamurlaşan bulutlar yere inip […]
sarı bir ormanda ikiye ayrıldı yolum, ikisinden birden gidemediğim ve yoldaki tek yolcu olduğum için üzgün, uzun uzun baktım görene kadar birinci yolun otlar çalılar […]
Ben yenildim, öyleyken de saçlarım uzarmış Anladım Hayatım ve tırnaklarım Bir cenin umuduna aldandım Yalnızım sapına kadar. Ya erenler Hüznümün alnımda münhal bir arsası var […]
na baba çocuğu doğduğu zaman, âdet, Akıllı olsun ister. Oysa akıllı olduğum için değil mi, Başıma gelen bunca belâ? Ondan işte şimdi bütün dileğim, Budalanın […]
Zaten kaymakamlar asla salak kelimesini bilmezler. Carlos Heitor Cony için MADDE I Bu yasaya göre önemli olan gerçektir bundan böyle önemli olan yaşamdır el ele […]
Ağaçların çiçek açtığını sende öğrendim Gördüm nasıl bir şehirde yaşadığımı Aslında bir resmi sevmediğimi Şimdi öğrendim. Girdim dar kapısından bir evin Duvarlara sürtünerek yürüdüm Ürkek […]
sokaklara bulaşırsa göğün çatlaması yer birden bire sarsılır ve altımızdan akıp giderse bombalanan cesetler kayıp giderse ellerimizden kaldırıma değen çaresizliğimiz işçiler bir grev arifesinde […]
Günler boyu sana giydireceğim renkleri aradım fırçalarımla Beyaz bir denizdin Göklerinde süs kirazları uçuşan Bir erguvanın dudak izleri kulaklarında Kuşkuluyum yaşadığımdan Göztaşları gözlerinden fışkırırdı asmalara […]
oralardan bir geyik çıkar gider ormanı ve tam olarak burada sen kadraja girersin o kadar güzelsin ki nasıl demesem yani işte susunca çıkmayan her şey […]
Allah uzak değildir Zaman hızlı geçer yalnızca Unutulanlar vardır Dünya biterken telaşla hastanelere uğrayıp Hayata açılmayan bir sokağın adresini sorarlar Işıksız ve şarkısız bir yürüyüş […]
Şiire devam. Sizin orda da akşam oldu mu? Bizim burada yine akşam oldu Her günkü gibi… Sizin orda da her gün akşam oluyor mu Çok […]
Al – yeşil bahar, Yarısı kar olanda Gene kavim – kardaş, can – cana düşman, Gene yediboğum akrep, Sarı engerek, Alnımızın aklığında puşt işi zulüm […]
Ellerimle bir yangın başlatmak üzreyim Yaşadığıma tanıklık edemeyecek kadar yorgunum aslında Kim bilir ölmekten usanmış olduğunu saçlarımın Beklemekten vazgeçin beni artık Tenine heyecan vermeyen el […]
Yetmiş yıl süren Geçim savaşlarında Ali Bey. Bu günlerde çok çekildin kalbine, en geriye Allah vardır ve birdir diye diye. Bir düzine dert ve ihtiyaç […]
her aşktan önce yağmur var ey gövdenin ipeğini yırtan bahar capitol harflerle sevişirken halk bir çiçek bahçesi sanıyordun ayaklarımızın altında inliyor hayat yapraklarının haşırtısı vitrinlere […]
Sıramıza kâğıtlar bırakıyor hocalar Doldurun diyorlar aşağıdaki boşlukları Her boşluğu isminle doldurmak geçiyor içimden İçimdeki boşluğu doldurmak gibi bir şey Aklım gördüğüyle yetiniyor, Kulaklarım bir […]
Ruhunu kendime özel mülk edindiğimden beri Az kapitalist, çok liberalim Kollektif paylaşımı tüm kıskançlığımla reddediyorum Gözlerin tüm mal varlığım Vergisini göz yaşımla ödüyorum Tüm hak […]
Sevmek mi güzel sevilen mi neyse bu konulara hiç girmeyelim Seni görmek güzel her halükarda her anlamda her gün Ya görmesem, güzellik kime gider nereye […]
Tüyü bitmemiş yetimliğimde miydin neydin, oysa babam yine sağ Ama adın Ayşe´ydi, ya da ayşemayşeydi ki Seni sırtımda bir küfe ana-kız gibi sevdim Değdim de […]