Süleyman Unutmaz, Dünyanın En Güzel Aşk Şiirini Bekliyoruz
“Kamyonlar kavun taşır ve ben” Garamond 16. Savaş başladı. Asansör kullanmıyorum mavi spor ayakkabılarım var. Duvarların önünde şehirden geçiyorum. Soğuk havaları ve köpekleri her mevsim […]
“Kamyonlar kavun taşır ve ben” Garamond 16. Savaş başladı. Asansör kullanmıyorum mavi spor ayakkabılarım var. Duvarların önünde şehirden geçiyorum. Soğuk havaları ve köpekleri her mevsim […]
kuş seslerini çocuk seslerinden ayıramayanlar’a bir kuşun alnı gökdelene çarptı duydum kanayınca andım bir taşa çarpıldığımı af edersiniz ellerimi nerede devrederim bir çocuk yolu şöyle […]
Bir hırsıza nasıl davranacağını bilemeyecek kadar nazik. Adım henüz hiçbir olaya karışmamışken Temiz bir ziyareti hırsızlık yapmak için Değerlendirmek istemem korkunç; En güzel elbiselerimi ve […]
Desem ki vakitlerden bir nisan akşamıdır Rüzgarların en ferahlatıcısı senden esiyor Sende seyrediyorum denizlerin en mavisini Ormanların en kuytusunu sende görmekteyim Senden kopardım çiçeklerin en […]
Bir şehri uyanmışsındır şimdi. Hayret etmeyi bakışlarından söktüğünden beri hatırlayacağın ne varsa şehrin kentsel dönüşümüne dahil edilmiştir yani unutman gereken yerdesindir şimdi. Müthiş haklısındır. büsbütün […]
Boşluğa bakıyorum Hasan Gözlerim sana değil Küçümsemem seni bu yamalı ruhumla Elimde tutmuyor benim Senin gibi güzel olsam Hoşluğa bakıyorum Hasan Heves ediyorum çirkinliğimden kaçıp […]
begonvillerle süslenmiş idam sehpam sabırsız cellat ve ayaksız bir masa önce kalem kırıldı sonra o meş’um soru: son arzun?/ neden son nefeste sorulur? / ben […]
bir kıyametim var, sahibinden satılık az kullanılmış yeterince steril doktordan değil ama efkarlanınca yakılan bir iki sigara bir kıyametim, bisikletimin patlayan arka lastiği bir kıyametim […]
Gözleriniz madam Gözlerinize bakıyorum da Sanki bir yangın yeri Yüzünüz talan edilmiş bir İmparatorluktan kalma gibi, Bir şair oturmuş o iki kaşın arasına, Tüten dumana […]
cadde iyileşecek, cesur renkle parlayacak akşamüzeri tek kusuru, tüneller açamadı yorgun kalplere hep boy uzattı, içe kapandı yeri geldiğinde cadde bir ceza alanı, fırtına öncesi […]
Rahmetli amcama bal çektin kovandan, adamı gam duvarı nem dedin görünmez bir erkek heykeline yaslanıyordun on yedinci sigaran elinde bilime inancın zayıftı, iyice zayıfladı bu […]
Behlül Dündar çevirisiyle Xavier Villaurrutia şiiri. Sonunda uzun sessizliğiyle çöker gece O büyük gölgesiyle her şeyi örten. İncecik bir ses yükselir ansızın Sonra […]
Edip Cansever için Kadını bir gürültüye sapladılar. Evler tıkırtıydı, tıkırtıydı, tıkırtı kahkahamın düşürdüğü çiçekleri bulamadılar fırtınalı bir geceydi çünkü bulamadılar bombalar, bö sesleri, savaş alaborası… […]
Şu yiğit kaşlar, şu gözler öyle metin ki, O ağızlar hiyanete açılmaz, Ve onların altındaki şu ince boyun, hazır Giymeye darağacı giysisini öteki gün: Eski […]
Hepsinin gelmesini bekleme; Bir kişi gelmeyecek. Sen alışmayasın diye, Korkmayasın diye, Düşünesin diye… Kendine yetmen için… Herkesin kendinden kaçacağı yerlerde Sen kaçmayasın diye. Gelenler gitmeyecekmiş […]
Sayın ölü, Bir zamanlar bu zamanda bulunmuşluğunuz Eski teknoloji bir yüke dönüşmüştür Satılması, üzerinden para kazanılması Bu şartlarda mümkün görünmemektedir Güzel adınızı aramızdan alın Hanımefendi […]
Bir başkası yönetir yaptıklarımızı Bizi kaybedişe sürüklediklerinde, bir kumarbazın Elindeki işaretli kağıtlarızdır, Sonuncusu ve korku ve bir suçun hatırası. Eski bir macera romanının Baş karakteri […]
Hatırlayacaksın Hatırla hemen Bizim eskiden Nereli olursak olalım İster oralı olalım yerli İsterse garip yıpratık ağlaksı Tuhaflığın gariplerinden İddet müddeti babaların dolunca keyfe keder Mecburen […]
Yerin derinliklerinden geldiler, ellerinde susmak bilmeyen bir yeraltı güneşiyle, ne kadar diplere bastırılırsa o kadar boğulmak bilmez yankısıyla yüreklerinin. Ağır ağır geldiler, karanlık sarnıçlardan […]
Hiç mi kurdum yokmuş benim sizinkiler gibi Beni halayınıza dahil edebilecek bir sebebim bile yokmuş, kahretsin -Ama kurtlarınız ne kadar sevimliymiş hanımefendi Onları neden döktünüz- […]
I. dikkatimi dağıttığında kuşlar ben ona uyarım yürümek isterim yol bitmesin çünkü merhametli kokumu biliyor yıldız çekiyor bana gelip geçen buluttan bu gidişle göğü okumakla […]
belki kaldırım taşları nallanır kırmızıda dur tır pistonundaki karanlık güç anne ayaklarını öper böylece cami duvarındaki merakına sığınırım , affet ben de seni öperim Gonzalez […]
Ah karanlık çöken bahçenin sessizliğinde oturmak, Kız kardeşin değirmi ve koyu gözleri açılmışken erkek kardeşte, Onların kırık ağızlarındaki erguvan renk Eriyip gitti akşam serinliğinde. Yürek […]
Okurum bir şiirde: Konuşmak kutsaldır. Ama konuşmaz tanrılar yaratır ve yıkarlar dünyaları insanlar konuşurken. Onlar, sözsüz oynar en tehlikeli oyunları. Tin iner, ve gevşetir dilleri […]
Yorgun musun? Yattın mı? Uyu— Düşünme beni. Ben ki Hiç düşünülmedim senden önceleri. Senden öncesi: Düşüncesi kızgın kumlara serpilen Azgın yellerle savrulan Bir damla gibi— […]
Büyük çizgileriyle tanıyorum umutsuzluğu. Kanadı yok umutsuzluğun, akşam vakti deniz kıyısında bir taraçada, toplanmış bir sofrada kalayım demiyor. Umutsuzluk bu, o bir sürü olayların dönüşü […]
Bırakalım bu rengin zamparalığını Dur bak musalla ile kargalar arkadaş Elinde süpürge topluyor yaprakları Sakallarından kar dökülen bir ihtiyar Ekmek arayan başıboş köpekler Artık gün […]
kaldırımın kenarındaki güllerden kopardı çocuk denecek yaştaydı daha kokladı gülü kokladı gülümsedi sonra koşarak uzaklaştı kaldırım boyunca. bir gül şiirin gündemine taşınmıştır artık çocuk gündüzlerinden […]
Yürüyen merdivene biniyorum, Genç bir adamla çok hoş bir kız Var önümde. Kızın pantolonu ve bluzu tenine yapışmış. Yukarı çıkarken Kız bir ayağını Bir basamak […]
Şiir yazarken ölmezse bir şair, şair değildir (Hiçbir ülkenin atasözü değil). gök gürültüsü kalbimin çarpıntısına denk bu ilk bahar yaz günü mevsimlerle aram yok asit […]
“Yağmur yağıyor diye üzülüyorsam gülme, bunda kursiyer sanrılarımın parmağı var “ Kanalizasyon sakinleri de var ve Nabzımı tutan elektrik şalteri evet. Islanan boru, içinden geçen […]
Yüksek bir tepeden büyük suya doğruSaçlarının rüzgarlı yazı, geç gece vaktiKuzey yarım kürede ayın henüz doğmadığı saatlerBir yurdun mahremini örten dağlarKarşı durup bakmakBiraz rahatlamak, gevşemekİhtiyaç […]
Bir kömür, bir uzak, bir kara, bir derin, Ellerin, yeraltında yitmiş kocaman ellerin. Yıllarca çalışırsın, gündeliğin on lira, Açsın, susar kuyular bağıra bağıra Ko yamyassı […]
geceleri rüyamda tanklar icat ediyorum, acı yitiriyorum, yerine yeni acılar koyup. sakıncalar üretiyorum fabrikalarımda öylece çekip gitmen sakıncalı mesela. salınarak geçiyorsun idam çeşmesinden ve galeyana […]
Güldüyse de berrak yumuşak bir hava tekrar İyi şeyler düşünen varlığının ülkesine, Döndüyse de renkler… boradan sonra değiştin. Hayır, unutmayacaksın Bütün umutları birden silen karanlıkta […]
Chiapas ormanında, duvarı olmayan, sazdan yapılmış kulübelerinde, arada bir sallanan hamaklarında, uyurlar. Şöyle söylenir: Eğer rüyanda bir eşek görüyorsan, güçlü bir rüzgar olacak. Eğer […]
Deniz kızı girmiş düşünceme ben iflah olmam… Bu bir kılıç balığının öyküsü Yazılmasa da olurdu Ama bizi yeni sulara götürecek akıntı durdu Uskumrunun arkasından […]
Serap Aslı Araklı genç bir şair. Ve her genç gibi şimdilerde fotoromanda oynama şansını kaybetti. içim kendinin çoğu durmadan dilimdeki sözle yaşıt kalbimin kitabı ne […]
ateşli silah veya kesici bir aletsiz zehirlemek kadar sinsice ve boğmak gibi acımasız olamayacağından kaldı ki yüksek bir yerden yer çekimine teslim edilmedim nasıl olduğu […]
Hindistanki bir ota, Siyelk’teki bir çanağa Ve Belki Nesebim Buhara’daki bir fahişeye dayanır. Babam Kırlangıçların iki göç dönüşünün arkasında, iki kar düşüşünün arkasında Babam iki […]