İsmail Kılıçarslan, Galiba Ben Hiç İyi Değilim
biraz bahar gerekiyor allahım ben hiç iyi değilim biraz çağla birkaç erguvan gerekiyor ahmet hamdi tanpınar biraz da zarifoğlunun geç dönemleri sağcılık gerekiyor biraz, biraz […]
biraz bahar gerekiyor allahım ben hiç iyi değilim biraz çağla birkaç erguvan gerekiyor ahmet hamdi tanpınar biraz da zarifoğlunun geç dönemleri sağcılık gerekiyor biraz, biraz […]
oradaydık ve kuzeye doğru sürüyorduk küreselleşme deyince mcdonalds değil doru bi at geliyordu aklımıza bi yeniçeri yoktu üzerinde, sazı omuzunda bi şair yoktu, bi prens: […]
Bütün isimsizler şiire, şiir isimsizlere ithaf edilebilir. Şairâne bir cehaletim var Neresinden tutsam elimde kalıyor yaşamak. Gerçeğe diyorum sürsem yüzümü, İhtimaldir belki avunmak. Köyde diyorum, […]
Kaygıyla ortada duran. Kaldırım taşlarının altına süpürüyor fahişeler tozlu umutlarını Bir çocuğun aklından geçeni okuyor şimdi ana rahminin duvarları “Belki”lerle dolu yaşanacak ömrün adamlarına. Kaldırımlara […]
Kapalı duran penceremden Odama giren sabah güneşi Günaydın diyor Sandalyanın sırtında ceketim Dün gece olup bitenleri unutmuş Uzun etme diyor işte. Ve bir mırıltı Kulağımın […]
Güneş yükselmeden kuşluk yerine Bir adam camiden döndü evine Oturdu sessizce yer minderine Kızı “Bayram” dedi, yalın ayaklı Adam “Bayram” dedi, tam ağlamaklı.. Eli öpüldükçe […]
Senin ak alnından gök gözlerinden Önce dallar sonra yapraklar öpsün. Eğilsin yıldızlar tutsun elinden Gecelerden sonra şafaklar öpsün. Aşk diyorlar en mukaddes hayale Ve sen […]
1 Stalin uykudayken oldu her şey bana para vererek ömrümü uzatan bankalar çocukları lolipoplarından ayırarak en büyük günahı kazandı tanrı görseydi bunları kızmazdı bu […]
Sağlıklı yaşam umurumda değil Ölmemişlerin sağ olduğuna inanmıyorum çünkü Sağlık bakanlığına asla ve sigara bıraktırma hattına hiç Hatta bütün hatlara, toplu taşıma hariç. Sayılar, sayanlar, […]
Tombul anneler vardır Kötü beslenmekten Ispanaklı tabakların Dibini sıyırmaktan Tombul tombul anneler vardır Evlere kapanmaktan Beklemekten Yol gözlemekten Kapı pencere önlerinde Tombul anneler vardır Bir […]
Yalvarmaktan başka kuş olmayınca kırılmaya Göğsümü kapatmaktan çekiniyorum Dalgıçlarca çoğalan bulunma Bazı sabahların yorganından dağılan dehşet Ne hikmetse inatçı bir uçurum dünya Ne hikmetse inatçı […]
Ne kadar çirkindik sevmek bitince. I. Konser başlamadı daha, gürültüyü izliyorum Parmaklarım seğiriyor, mutsuzluk geliyor aklıma Paslı teneke notaları başıma yağacak birazdan O dönüp gelecek […]
yol vardır. ve toparlanmış gidiyor ışıklar kopartılmış bir göğün altında ne kadar çelimsiz bahar varsa çarpı iki ağaç yol vardır. ile baharın dalgın kaldığı ağaçları […]
Yalnızlık bir boşluktur içimizde; sisli yamaçlarında babalarımızın dev gölgesi dolaşır babalar ki, bizde bitmeyen upuzun tiratlardır; bir masal ağacına benzeyen ellerini uzatıp ellerimizden çocuklarımızı okşarlar. […]
oyundan kesilmemiş bir çocuk daha bizi bir arada tutan değer, cana kıyması. acil kan ihtiyacı için gitmiştim yanaklarına sonra yaz dicle nehri’ni görüp bir susığırı […]
Birkaç güzel söz söyledi ve gitti İçim babasının arkasında el sallayan çocuğun soğuk elleri İçim kırkikindilere gidiyordu afedersiniz Kırkikindilerden dönüyor bir çocuğun kirli elleri Sabahın […]
Haddeden geçmiş nezâket yâl ü bâl olmuş sana Mey süzülmüş şîşeden ruhsar-ı âl olmuş sana Bûy-i gül taktîr olunmuş nâzın işlenmiş ucu Biri olmuş hoy […]
ahşap pencerenden atla bu sabah atlayışına saklansın trampetler kuş gagalarında bir dünya uçuşuyor fotoğraflar gözünü ovuşturuyor duvarların arasında duvarsın eski gölgenin de gölgesi seni tenekeye […]
hepiniz bebek pedlerinizde yakalanacaksız! size yemin ediyorum! annemin üzerine yemin ediyorum! bugün, tam burada, annemin başında, tanrı’nın yemyeşil dünyasında dikilmiş, yemin ediyorum! kanalizasyonun içinde doğmamış […]
neyiz ama keşke olmasak hiç diyebilecek cesaret değil düş bir an yırtıp takvimden sıkıyoruz irinlerini sıkıntının yine boş içi ama tangırdıyor işte delilik, uyansak nerede […]
yol ıslanmasın diye şemsiye açanlara baba bana bağırma bülbülleri kaçırdın ormanlarımdan kulaklarımın kapılarını havalara uçurdun kapılar baba kapılar pencereleri alıp gittiler tenorlar kaçtı ses tellerinden […]
Kamyonlar kavun taşır ve ben Boyuna onu düşünürdüm, Kamyonlar kavun taşır ve ben Boyuna onu düşünürdüm, Niksar’da evimizdeyken Küçük bir serçe kadar hürdüm. Sonra âlem […]
03.50. kalktı tren. birkaç kirpik, gözaltı, kornea ölmeye karar verdiler. bir trenin gidişi artı gitmeyişi birkaç tangırtının eşittir; eksi, artıyı götürürmüş, matematiğe inanmayın. esâsen bir […]
hangi anlama çekersen çek hayatı her şeye doksan dokuz kere başlayabilir insan kendine sokuldukça rengini bulan yaşamak izafiyet teorisi nedir bilmeyen annelerin bağrında İstanbul trafiğidir […]
I. dönemeç: doğum uyuttum seni dünya bir kıyamet geçti yanından, görmedin doğum sancısını bir taşın, ağladıkça insana nasıl döndüğünü -izafiyet içimizde dünya dönsün, çocuklar küfretsin, […]
“Öyle bir isyan şiiri var ki ben onu yakalayacağım” Öyle bir isyan şiiri var ki ben onu yakalayacağım Atlar damar damar karanlıkla sevişirken Karanlıkta seçilen […]
Bir devir aşk diye beni doğurdu Aldı bedenimi Mağrip sıtmalarından Nil diplerinden söktü ruhumu Sisli denizlere açıldım bir zaman; ne altın ne meyve, yad olsun […]
cehennemi kundaklamışsın, bahset katlimden ve ekmek ve suyla büyüyen yalnızlıktan bahset, sana uzandıkça kırılan parmaklarımdan sela sesidir zira, alır başını gider de yeryüzünden kim hesap […]
Matematikten hiç anlamıyorum –sizinkinden Herkesin bir hesabı elbet bir fluluk Grip olmasını istiyorsunuz milletin Ooo elbet! Aşkla kurtulacağız virüslerinizden Sizi bir gün affedeceğim Ama bugün […]
ı. tufan telaşlı bir hızla çağdaşlaşır cemi cümle bir batısız bir batısıza ortaklık teklif eder bozkırlar asfaltlanır dört bir yan şimendifer ve maya dağda toplu […]
Sana sessizliği ben buldum diyorum yeniden o usul ikindide, adın yakılınca kömürleşince büyük altın alevinde on dokuz yılının. Sevgim alacakaranlığın bağlarını çözdü yalnız senin fısıltına […]
ve elitsa beni anlamaya çalışıyor sular bulanık köprünün dibinde çekiyoruz gökyüzünü, ağlayarak elitsa daha cesur ben daha sarhoş: aşık oluyoruz herkes acıdan bahsediyor ama onu […]
Kürtçe biliyor musun? Hayır… O zaman niye ağlıyorsun.? Abi, bu türküde ağlamak için Kürtçe bilmek mi gerekir? dağların inciri, dağların güzeli incir ağacısın gam götürensin […]
Bunlar, ölüm korkusundan beslenen, büyüyen dirim Yaraları; birleşemez sıkıntıyla, iğrenç sövgülerle, Mutlu, güvenli bir varlık, görünüşe bakılırsa. Ölüm kapısında pusuya yatmak içindir bunlar. Bundan gelir […]
şimdi neşide okuyacak vakitte değilim ben çünkü vakitsiz terliyor kelimeler ağzımda ve ölüm hırıltılı bir sese dönüşüyor boğazımda kalbimden tenha bir yer yok benim […]
Gündoğumuna bir saat kala saçlarına düşen mavi gibidir mahmurluğun güneşleri; bir kuşun mezarının üstünde, otların hızıyla biterler. Onları da baştan çıkarır, zevkin teknelerinde oynadığımız rüya […]
Bir Clint Eastwood şiiri yazmalıyım 72 model bi şiir Michigan gölüne süzülürken Daha fazlası için daha güzeli için Hedefi göğünden vuran yaşlı bir ses gibi […]
Hâlbuki ben bu halde bile caizim onların hançerlerine Bu halde bile boğulmadım boğdurulmadım Eski tüfeklerden adım geçer de dönüp bakmazlarmış Ateş olsun almazlarmış kırmızısı uçuvermiş […]
şeyhim bana bir gül çiz siyaha boyayalım albatrosun uçuşu gökdeleni sarsarken şeyhim bana bir gül çiz maviye boyayalım gökyüzü leke olup üstümüze damlarken şeyhim bana […]
“Kamyonlar kavun taşır ve ben” Garamond 16. Savaş başladı. Asansör kullanmıyorum mavi spor ayakkabılarım var. Duvarların önünde şehirden geçiyorum. Soğuk havaları ve köpekleri her mevsim […]