Servet Sena Çelik Sorkun, Taylor Swift Ophelia’yı Sudan Çıkarabildi mi?
“Yıldızların ateşten olduğundan şüphe duy,
Güneşin hareket ettiğinden şüphelen,
Gerçeğin yalancı olduğundan şüphe et,
Ama aşkımdan asla şüphe etme.”
Shakespeare / Hamlet, II. Perde 2. Sahne

John William Waterhouse, Ophelia, 1894. Özel koleksiyon. Görsel kaynağı: Wikimedia Commons.
Bazı edebî karakterler metnin içinde kısa görünür, ama kültürlerde uzun yaşar. Ophelia da edebiyat tarihinde az görünen ama çok konuşulan figürlerden biri. Onu “Hamlet’in âşık olduğu kız” diye tanımlamak kolay. Fakat bu tanım Ophelia’nın asıl etkisini görmezden gelir. Ophelia, bir karakterden çok çağların kadınlık, kırılganlık, delilik ve yas hakkındaki tahayyüllerinin üstüne yazıldığı bir yüzey gibidir. Kimi okumalarda masumiyetin simgesi olur, başka okumalarda patriyarkanın öğüttüğü bir özneye, kimi zaman da temsilin kendisinin sorununa dönüşür. Ophelia’yı konuşmak Hamlet’in bir yan karakterini konuşmaktan çok temsilin nasıl üretildiğini, hangi acıların açığa çıktığını, hangilerinin güzelliğin içinde sessizleştirildiğini konuşmaktır. Eleştiri geleneği de Ophelia’ya çoğu zaman bir “karakter” gibi değil de, bir temsil alanı gibi yaklaşır. Elaine Showalter’ın işaret ettiği gibi Ophelia’yı tek bir psikolojiye indirgemek yerine yüzyıllar boyunca farklı dönemlerin kadınlık ve delilik tahayyüllerine göre yeniden temsil edildiğini düşünmek gerek. Erken modern saray düzeninde kadın öznenin nasıl sınırlandığını, yasın nasıl siyasallaştığını ve deliliğin nasıl cinsiyetle ilişkilendirildiğini Ophelia üzerinden okuruz.
Hamlet, esasen Danimarka sarayında geçen bir trajedi. Prens Hamlet babasının ölümünden sonra annesi Gertrude’un amcası Claudius’la evlenmesiyle sarsılır. Sarayda herkes birbirini izler, entrikalar çevirir, tuzaklar kurar. Ophelia, sarayın başdanışmanı Polonius’un kızıdır ve Hamlet’le duygusal bir yakınlığı vardır. Polonius Hamlet tarafından öldürüldüğünde Ophelia’nın dünyası hem aile hem aşk ekseninde günden güne bertaraf olur. Shakespeare’in Ophelia’sını anlamanın anahtarlarından biri şudur. Hamlet dünyasında iktidar “açık güç” kadar “gözetleme” ve “kurgu” ile çalışır. Saray bir sahne gibidir. Herkes birbirini izler, herkes birbirini çözmeye uğraşır. Ophelia ise bu düzenin içinde söz hakkı daraltılan ve görmezden gelinen bir figürdür. Babası Polonius’un öğütleri ve kontrolü, sarayın hane halkını yönetme stratejileriyle birleşir. Hamlet’in kırılgan tavırları ve saldırgan hareketleri de bu baskıyı ağırlaştırır. Ophelia’nın iç dünyası bu dış mekanizmalar tarafından sıkıştırılır.
Ophelia oyunda çoğu zaman karar veremez. Sarayın gözetleme düzeni içinde gözetlenen ve başkalarının amaçları için kullanılan bir figürdür. Yine de onu yalnızca pasif bir karakter olarak okumak doğru olmaz. Asıl mesele Ophelia’nın hangi koşullarda pasifleştirildiğidir. Cevap oyunun iktidar kurgusunda saklıdır. Ophelia duygusal bir özne olmaktan çıkarılıp düzenin “kanıtı” yapılır. Hamlet’in sadakatini, Polonius’un doğruluğunu ve sarayın güvenliğini sınamak için kullanılan bir araca dönüşür. Sonunda Ophelia ölür. Tartışmalı olan ölümünün kaza mı intihar mı olduğudur.
Ophelia’nın ölümünün sahnede gösterilmeyip anlatı yoluyla aktarılması, onun metindeki konumunu simgesel hâle getirir. Folger Shakespeare Library, IV. Perde 7. Sahne’de ölüm haberinin erkeklerin kurduğu şiddet planının ortasına girerek anlatıyı kestiğine dikkat çeker. Küçük görünen bu dramaturjik tercih büyük bir anlam taşır. Ophelia’nın ölümü bir eylem değildir. Karşımıza bir sonuç olarak çıkar. Olayların öznesi olmaktan çok onların bıraktığı gölge hâline gelir. Belki de etkisinin günümüze kadar uzanmasının sebeplerinden biridir.
Shakespeare’in Ophelia’sını bugün hâlâ popüler, melankolik ve yakıcı kılan biraz da budur. Trajedi kişisel bir aşk hikâyesi gibi başlar. Bir süre sonra Ophelia’nın tek bir erkeğe değil, bir düzene yenildiğini hissederiz. Shakespeare karakterine karşı biraz acımasızdır. Ophelia’yı dramatik aksiyonun merkezine almaz ama dramatik dünyanın bedelini ona ödetir. Bir “yan karakter” gibi görünürken oyunun ahlaki ve politik faturasını taşıyan ana figürlerden birine dönüşür.
Ophelia’yı “Büyük” Yapan Şey Ne?
Shakespeare’in Hamlet’teki en büyük mahareti dili “düşünme biçimi” gibi işlemesidir. Folger’ın Reading Shakespeare’s Language: Hamlet metni, Shakespeare’in cümle dizimini bilinçli biçimde normal İngilizceden kaydırarak ritim, vurgu ve karakter sesi yarattığını açıklar. Ophelia’nın deli bir karakter olarak kurgulandığı sahneler de benzer bir mekanizmayla çalışır. Delilik burada psikolojik bir çöküşten ibaret değildir. Konuşma imkânı elinden alınan bir öznenin dili parçalayarak, sözlerinde abuklama bulundurarak var olma çabasını da gösterir. Ophelia’nın kaderi tesadüfi bir romantik felaket gibi durmaz. İktidar ve aile düzeninin genç bir kadının yaşam alanını daraltmasının dramatik sonucu olarak belirir.
Ophelia deliliğin içinde de mânâ üretir. Dağınık dili sarayın düzgün dilinden daha dürüst bir hakikat taşıyabilir. Oyunun başlarında daha “düzenli”, daha sosyal olarak hizalanmış bir konuşma alanında durur. Cümleleri sarayın nezaket diline yakındır. Baskı arttıkça Shakespeare Ophelia’nın dilini bozar. Yer yer anlamsızlaştırır, dönemine oranla biraz avamlaştırıp argolaştırır diyebiliriz. Bu parçalanma bir “zihin kaybı” belirtisi olarak okunabilir fakat orada bir hakikat sızıntısı da vardır. Sarayda her sözün bir amacı varken Ophelia’nın dil ve anlatımındaki farklılaşmadan doğan bilinçli umursamazlık özellikle dikkat çeker.
Hamlet’te Ophelia’nın çiçeklerle konuştuğu IV. Perde 5. Sahne bu durumu en açık biçimde gösterir. Ophelia Elsinore Sarayı’nda Kral Claudius ve Kraliçe Gertrude’un bulunduğu mekâna girer. Elindeki çiçekleri tek tek dağıtır. Biberiyeyi “hatırlama” için, hercai menekşeyi “düşünce” için verdiğini açıkça söyler. Sözleri “anlamsız bir delilik” olmaktan çıkar ve semboller aracılığıyla kurulan tutarlı bir ifade düzeni gibi işler. Laertes’in bu hâli “delilik içinde bir belge” olarak görür. Ophelia’nın söylediklerinin rastgele olmadığını düşündürür. Sözlerinde işaret ve tanıklık vardır. Ophelia’nın dili bütünüyle bozulmuş değildir, doğrudan ve mantıksal anlatımdan imge ve çağrışım temelli bir dile kayar. Shakespeare Hamlet’te imgebilimi çok iyi kullanır. Ophelia’nın sesini güçlü bir nutukla yükseltmez, tam tersine dağıtarak duyurur, ses en çok dağıldığında kalıcı olur ve çağları aşar.

John Everett Millais, Ophelia, 1851–1852. Tate Britain, Londra. Kaynak: Tate.
Suda Yaşayan İmge ve Millais’nin Ophelia’sı
Ophelia’nın bugün kazandığı şöhret Hamlet’te sahnede göründüğü süreyle açıklanamaz. Şöhretini asıl büyüten şey metinden sonra üretilen yorumların ve yeniden temsillerin çoğalmasıdır. 19. yüzyılda Ophelia’nın görsel kültürde bir ikona dönüşmesi bunun en görünür örneklerinden biri. John Everett Millais’nin Ophelia tablosu karakteri çiçekler, su ve ışıkla kurulan sakin bir kompozisyonun içine yerleştirir. Trajedinin sertliği estetik bir çerçevenin içinde yumuşar. Bu görsel kurgu Shakespeare’de Ophelia’nın ölümünün anlatılış biçimiyle ilişkilendirilebilir.
Millais’nin resminde Ophelia suyun yüzeyinde bir eşikte durur. Ne bütünüyle hayattadır ne de bütünüyle yok olmuştur. Bedeninin bir kısmı suya gömülürken yüzü ve göğsü suyun üstünde kalır. İzleyiciye sanki son bir “bakış” alanı bırakır. Etrafında birçok çiçek bulunur ve bunların bir bölümü dönemin sembolik anlamlarını taşır. Sağ taraftaki bitki örtüsünde kafatasını andıran bir biçim görüldüğüne dair yorumlar da vardır.[1] Ağır kumaşın suya çekilişi boğulmayı hızlandıran fiziksel bir etken olarak resimde belirginleşir. Bu ayrıntı Shakespeare’de “anlatılan” ölümü görsel alanda “gösterilen” ve somutlaştırılan bir ölüme dönüştürür. Ölüm artık bir söz ya da haber olmaktan çıkar, göz önünde duran bir manzaraya dönüşür. Tablo Ophelia’nın metinde kurduğu sembolik dili resmin diline taşır. Shakespeare Ophelia’yı çiçekler aracılığıyla konuşturur. Millais çiçekleri onun çevresine bir anlam haritası gibi yerleştirir. Aynı işlev bu kez görsel düzlemde kurulur. Millais’nin Ophelia’sı karakteri anlatının kenarından alıp bakışın merkezine taşır.
Metinde kolayca unutulabilen bir kadın figürü ikonlaşarak kalıcı hâle gelir. Ölüm estetik bir düzen içinde sunulduğunda acının sertliği seyirlik bir güzelliğe dönüşebilir. Ophelia’nın kaybı yasın yakıcılığından uzaklaşır. Su, çiçek, ışık ve dingin bedenin kurduğu kompozisyon onu daha “katlanılabilir” bir görüntüye çevirir. Ophelia imgesi modern kültürde bu gerilimin içinde yaşar. Kadınların bastırılmış acısını göz önüne taşır. Acıyı güzelleştirdiği anda etkisini zayıflatma ihtimalini de taşır. Burada Showalter’a katılmamak mümkün değil: Ophelia’nın tek bir “hakikati” yok. Her dönemin kadınlık fikrine göre yeniden yazılan bir temsile dönüşür.
Zamanla Ophelia’nın etrafında güçlü bir görsel “sözlük” oluşur. Su, çiçek, beyaz elbise ve sessizlik kadın kederini anlatan öğeler olarak tekrar tekrar dolaşıma girer. Beyaz elbise gelinliği çağrıştırabilecek bir giysidir. İlk bakışta “temiz” bir kadının yitip gidişini düşündürürken güzelliğin öne çıkarılmasıyla ölümün nasıl güzelliğin içine çekildiğini de gösterir. Resim zamanla zamansızlaşır. Her yeni yorum başka bir ayrıntıyı öne çıkarır. Bugün kefenle ilişkilendirilebilecek beyaz elbise başka bir bakışta gelinliği de çağrıştırabilir. Ophelia suyun üzerinde “tam ölmemiş ama artık geri dönmeyecek” bir eşikte asılı kalır. İzleyicinin bakışı orada sabitlenir. Ölüm bir olay olmaktan çıkar ve sahneye dönüşür. Tablo şiddeti yumuşatır ama tamamen silmez. Boğulma çıplak bir dehşet olarak görülmez, estetik bir düzen içinde sunulur. Millais Ophelia’yı merkeze yerleştirir. Shakespeare’de başkalarının eylemleri arasında kalan karakter burada doğa, su, çiçekler ve ışığın kurduğu mânâ çemberinin odağıdır. Ophelia artık Hamlet’in değil, bakışın merkezindedir.
“Ophelia” ikonunun merkezinde görülmekle güzelleştirilmek arasındaki gerilim vardır. Ophelia unutulmaz, ama acısı da güzelliğin içinde evcilleştirilir. Modern dünyada karşımıza çıkan Ophelia çoğu zaman acının kendisinden çok onun görüntüsü hâline gelir.

Üst: Taylor Swift, The Fate of Ophelia (müzik videosundan kare), 2025. Sanatçı ve yönetmen: Taylor Swift. Kaynak: Taylor Swift/YouTube. Alt: Friedrich Wilhelm Theodor Heyser, Ophelia, yaklaşık 1900. Museum Wiesbaden, Sammlung Ferdinand Wolfgang Neess. Kaynak: Museum Wiesbaden.
Taylor Swift’in “The Fate of Ophelia”sı
Taylor Swift’in son yıllardaki görünürlüğü pop dünyasındaki popülerliğinden ibaret olarak görülmüyor, esasen şarkı sözlerinin taşıdığı edebî kuvvet bunda belirleyici. Swift şarkı sözünü rastgele bir duygu dökümü olarak yazmıyor, sahnesi, kişileri, zamanı ve ritmi olan bir anlatı gibi kuruyor. Her şarkısı bir hikâye anlatır ama metinlerini tek bir anlatı biçimine sabitlemez, kimi şarkılarda şiirsel ve eski bir tını duyulur ve kimi yerde dil doğrudan ve günceldir, bazen de oyunlu bir söyleyişe açılır. Bu çeşitlilik pop söz yazımının tek tip bir ifade alanı olmadığını gösterir. Swift bugün endüstride ödüllendirilen, üniversitelerde ders konusu edilen bir söz yazarı olarak anılıyor ve şarkı sözleri metin gibi okunup çözümleniyor.[2] Ophelia’nın hikâyesini The Fate of Ophelia başlığıyla sunması şaşırtıcı olmadı. Şarkının yayımlanmasından sonra Almanya’daki Museum Wiesbaden’da bulunan Friedrich Heyser’in Ophelia tablosu ziyaretçi akınına uğradığı çeşitli basın kanallarından duyuruldu. Londra’daki Tate Britain’de bulunan Millais’nin Ophelia’sı da şarkı etrafında yeniden gündeme gelmiştir.[3] Şarkı Billboard Hot 100 ve Birleşik Krallık Official Singles Chart’ta zirveye çıkmıştır.[4] Ophelia, müzelerden popüler basına kadar yeniden konuşulur hâle gelmiştir. Swift dolaylı yoldan da olsa şarkılarını bir kültür endüstrisi hâline getirmeyi başarmıştır.
The Fate of Ophelia şarkı sözleri ve klibiyle Ophelia’nın trajik güzergâhını çağırır. Anlatı “aynı sona gitmeme” fikrine bağlanır. Artık kaçınılmaz bir son yoktur. Peki bu değişim hangi anlatı mantığıyla kurulur? Swift’in pop dramaturjisi yarayı saklamaz. İyileşmeyi ise belirli bir ilişki etiğine yaslama eğilimi taşır, “toparlanma” çoğu kez doğru kişinin gelişiyle başlar. Bu tutum Ophelia’nın kayıp hikâyesine itirazdır ama kurtuluşu yeniden romantik bir eksene yerleştirme riskini taşır. Shakespeare’in trajedisinde ölümün sertliği geri dönüşsüzdür, Swift bu sertliği kırar ama kurtuluşu hâlâ romantik ilişkinin sınırları içinde kurar. Ophelia’nın sonu boğulmak olmaktan çıkar.
Şarkı sözlerinde Swift boğulmayı psikolojik ve poetik bir imkân olarak yeniden düşünür. Anlatıcı belirli bir ilişki deneyimi eşiğinde “Ophelia’nın kaderi”ne yaklaşabileceğini ima eder, anlatı o eşiği yeniden yazma arzusuyla kapatır. “I might’ve drowned in the melancholy” (Belki de melankolinin içinde boğulabilirdim) ifadesi Ophelia imgesini modern melankoli diliyle doğrudan bağlar. Buradaki “su” resimlerde gördüğümüz nehir değildir. İlişki, şöhret, yalnızlık ve kendini tüketme hâliyle içe dolan duygu yoğunluğudur, Ophelia’nın yazgısından kaçış ne ölçüde “ben”in kararıdır, ne ölçüde bir “sen”in gelişiyle mümkün olur? Swift burada bir Disney prensesi mi yaratmıştır, yoksa silikleşmiş bir karakteri yeniden mi hatırlatmak istemiştir? Kesin bir cevap bulamayız çünkü pop anlatı trajediyi bütünüyle silmez, onu daha dinlenebilir ve paylaşılabilir bir dramatik eğriye çevirir.
Swift Ophelia’nın “kader”ini tersine çevirirken romantik ilişkiyi kurtuluşun merkezine koyar; bir dost, bir aile üyesi veya evren Ophelia’ya alan açmaz, bu hamleyle yazar karaktere kendi trajedisindeki döngüyü kıran güçlü bir jest sunmuş olur. Ne var ki “kurtarıcı” mantığı bütünüyle kaybolmaz, Ophelia bu kez ölmez. Fakat ipleri kimin tuttuğu sorusu metnin içinde yaşamaya devam eder.

Taylor Swift, The Fate of Ophelia (müzik videosundan kare), 2025. Sanatçı ve yönetmen: Taylor Swift. Kaynak: Taylor Swift/YouTube.
Ophelia’nın Gerçek Yazgısı
Sonuç olarak, Hamlet birçok oyun, film ve metinle her dönemde yeniden işlenmiş, okunmuş, sahnelenmiş ve yorumlanmış bir eser, birçok dilde yeniden yazıldı. Ophelia da farklı biçimlerde işlendi, karakterize edildi ve resmedildi. Bugün de aynı yerde durmuyor, Shakespeare metnindeki silikliği, görsel kültürde kazandığı ikonluk ve pop müzikte yeniden yazılan hikâyesi yan yana geliyor. Bu yolculuk tek bir hakikate varmıyor, asıl mesele başka: “Kadın acısı hangi koşullarda görünür olur ve ortaya çıktığı anda neye dönüşür? Kime, hangi fikre hizmet eder?” Ophelia’nın Shakespeare’den bugüne, hatta Taylor Swift’in pop diline kadar uzanan yolculuğu bu sorunun dönemlere göre değişen cevaplarını gösterir. Mesele Ophelia’nın başına gelenlerle sınırlı değildir. Acının hangi dil içinde kurulduğu, nasıl anlatıldığı ve aktarılırken neye dönüştüğü daha belirleyicidir.
Shakespeare’de Ophelia iktidar düzeninin içine yerleşmiş gözetleme ve kayıp mekanizmaları arasında sıkışır. Saray dili neyin söyleneceğini ve kimin konuşabileceğini tayin eder. Kimin suskunluğunun doğal kabul edileceğine bile bu düzen karar verir. Ophelia’nın ölümünün sahnede doğrudan yaşatılmaması metnin en çarpıcı tercihlerinden biridir. Seyirci son anları görmez. Ölümü bir anlatıdan öğrenir, ölüm artık olup biten bir olay değildir. Aktarılış biçimi de anlamın parçasına dönüşür. Acı yaşandığı kadar anlatıldığı biçimde de şekillenir, kişisel bir kırılma metnin düzeni içinde “kaçınılmaz” görünen bir sona sabitlenebilir.
Shakespeare’in Ophelia’sı metnin kıyısında bırakılmış bir sestir. Swift’in Ophelia’sı o kıyıyı bugüne taşır ve başka bir ihtimali gösterir. Trajedi kader olmak zorunda değildir, yine de trajediyi aşmaya çalıştığımız dil kendi tuzaklarını kurar. Bir sonu değiştirmek isterken farkında olmadan başka bir çıkmaz da kurabiliriz, acıyı anlatmak ise onu başka bir estetik düzenin içine hapsetme tehlikesini taşır.
Ophelia sessizleştirilen kadının simgesine dönüşür. Her çağ onun üzerinden kendi acı anlatma biçimini sınar. Onu yeniden yazma arzusu çağımızın ihtiyacını ele verir: Trajediyi inkâr etmeden, onu kaçınılmaz bir son olmaktan çıkaracak bir dil aramak. Ophelia’nın hâlâ güncel olmasının nedeni de bu, Shakespeare bize bir karakterden fazlasını bıraktı. Onu her yeniden okuyuşumuzda Ophelia’dan çok kendimize yakalanıyoruz. Kadın acısına bakışımız açığa çıkıyor. Güzelliğin içinde susturduğumuz şeyler de. Swift, Ophelia’yı sudan çıkarıyor ama onu bütünüyle kurtarmıyor. Çağlar değişiyor ama sınanma hâli kolay kolay kaybolmuyor, yine de bu son olmak zorunda değil. Pop dünyası bile Ophelia’ya yeni bir kapı açabiliyorsa modern dünyanın bir gün onu kimsenin sınamadığı başka bir hikâyede okuyabilmesi hâlâ mümkün.
- Kısaltılmış metindir. Bu yazı Söğüt Türk Edebiyatı Dergisi’nin 37. Sayısında “Shakespeare’in Ophelia’sı Neden Hâlâ Yaşıyor?” başlıklı orijinal haliyle (Ocak-Şubat 2026) William Shakespeare dosyasında yayımlanmıştır.
Kaynakça
Easby, R. J., Harris, B. ve Zucker, S. (2025, 7 Şubat). Sir John Everett Millais, Ophelia. Smarthistory. https://smarthistory.org/millais-ophelia/
Folger Shakespeare Library. (2020). Hamlet: Act 2, scene 2. https://www.folger.edu/explore/shakespeares-works/hamlet/read/2/2/
Folger Shakespeare Library. (2020). Hamlet: Act 4, scene 5. https://www.folger.edu/explore/shakespeares-works/hamlet/read/4/5/
Folger Shakespeare Library. (2020). Hamlet: Act 4, scene 7. https://www.folger.edu/explore/shakespeares-works/hamlet/read/4/7/
Mowat, B. A. ve Werstine, P. (t.y.). Reading Shakespeare’s Language: Hamlet. Folger Shakespeare Library. https://www.folger.edu/explore/shakespeares-works/hamlet/reading-shakespeares-language-hamlet/
Museum Wiesbaden. (t.y.). Ophelia. https://museum-wiesbaden.de/ophelia2
Shakespeare, W. (2019). Hamlet (S. Eyüboğlu, Çev.). Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları. (Özgün eser 1603’te yayımlandı.)
Showalter, E. (1985). Representing Ophelia: Women, madness, and the responsibilities of feminist criticism. P. Parker ve G. Hartman (Ed.), Shakespeare and the question of theory içinde (ss. 77–94). Methuen.
Swift, T. (Yönetmen). (2025, 5 Ekim). The Fate of Ophelia [Müzik videosu]. YouTube. https://www.youtube.com/watch?v=ko70cExuzZMg
Tate. (t.y.). Ophelia, Sir John Everett Millais, Bt, 1851–2. https://www.tate.org.uk/art/artworks/millais-ophelia-n01506
Waterhouse, J. W. (1894). Ophelia [Resim]. Özel koleksiyon. Wikimedia Commons. https://commons.wikimedia.org/wiki/File:John_William_Waterhouse_-_Ophelia_(1894).jpg
[1] J. Cancilla, “Every Art Reference in Taylor Swift’s ‘The Fate of Ophelia’ Music Video, Decoded,” ELLE Decor, 6 Ekim 2025.
[2] P. Grein, “Taylor Swift Wins Songwriter of the Year at 2024 BMI Pop Awards,” Billboard, 5 Haziran 2024; N. Pasquini, “Inside Harvard’s Taylor Swift Course,” Harvard Magazine, 8 Şubat 2024.
[3] Hessisches Ministerium für Wissenschaft und Forschung, Kunst und Kultur, “Kunst- und Kulturminister Gremmels lädt Taylor Swift nach Wiesbaden ein,” 28 Ekim 2025; J. Cancilla, “Every Art Reference in Taylor Swift’s ‘The Fate of Ophelia’ Music Video, Decoded,” ELLE Decor, 6 Ekim 2025.
[4] G. Trust, “Taylor Swift Takes Top 12 Spots on Billboard Hot 100, Led by ‘The Fate of Ophelia’,” Billboard, 13 Ekim 2025; Official Charts, “The Fate of Ophelia – Taylor Swift,” 2025.
İZDİHAM DERGİ
Hepimiz Ölecek Yaştayız.
