George Trakl, Ah Karanlık
Ah karanlık çöken bahçenin sessizliğinde oturmak, Kız kardeşin değirmi ve koyu gözleri açılmışken erkek kardeşte, Onların kırık ağızlarındaki erguvan renk Eriyip gitti akşam serinliğinde. Yürek […]
Ah karanlık çöken bahçenin sessizliğinde oturmak, Kız kardeşin değirmi ve koyu gözleri açılmışken erkek kardeşte, Onların kırık ağızlarındaki erguvan renk Eriyip gitti akşam serinliğinde. Yürek […]
Yorgun musun? Yattın mı? Uyu— Düşünme beni. Ben ki Hiç düşünülmedim senden önceleri. Senden öncesi: Düşüncesi kızgın kumlara serpilen Azgın yellerle savrulan Bir damla gibi— […]
Büyük çizgileriyle tanıyorum umutsuzluğu. Kanadı yok umutsuzluğun, akşam vakti deniz kıyısında bir taraçada, toplanmış bir sofrada kalayım demiyor. Umutsuzluk bu, o bir sürü olayların dönüşü […]
Bırakalım bu rengin zamparalığını Dur bak musalla ile kargalar arkadaş Elinde süpürge topluyor yaprakları Sakallarından kar dökülen bir ihtiyar Ekmek arayan başıboş köpekler Artık gün […]
kaldırımın kenarındaki güllerden kopardı çocuk denecek yaştaydı daha kokladı gülü kokladı gülümsedi sonra koşarak uzaklaştı kaldırım boyunca. bir gül şiirin gündemine taşınmıştır artık çocuk gündüzlerinden […]
Yürüyen merdivene biniyorum, Genç bir adamla çok hoş bir kız Var önümde. Kızın pantolonu ve bluzu tenine yapışmış. Yukarı çıkarken Kız bir ayağını Bir basamak […]
Şiir yazarken ölmezse bir şair, şair değildir (Hiçbir ülkenin atasözü değil). gök gürültüsü kalbimin çarpıntısına denk bu ilk bahar yaz günü mevsimlerle aram yok asit […]
Hindistanki bir ota, Siyelk’teki bir çanağa Ve Belki Nesebim Buhara’daki bir fahişeye dayanır. Babam Kırlangıçların iki göç dönüşünün arkasında, iki kar düşüşünün arkasında Babam iki […]
“Yağmur yağıyor diye üzülüyorsam gülme, bunda kursiyer sanrılarımın parmağı var “ Kanalizasyon sakinleri de var ve Nabzımı tutan elektrik şalteri evet. Islanan boru, içinden geçen […]
Yüksek bir tepeden büyük suya doğruSaçlarının rüzgarlı yazı, geç gece vaktiKuzey yarım kürede ayın henüz doğmadığı saatlerBir yurdun mahremini örten dağlarKarşı durup bakmakBiraz rahatlamak, gevşemekİhtiyaç […]
Bir kömür, bir uzak, bir kara, bir derin, Ellerin, yeraltında yitmiş kocaman ellerin. Yıllarca çalışırsın, gündeliğin on lira, Açsın, susar kuyular bağıra bağıra Ko yamyassı […]
geceleri rüyamda tanklar icat ediyorum, acı yitiriyorum, yerine yeni acılar koyup. sakıncalar üretiyorum fabrikalarımda öylece çekip gitmen sakıncalı mesela. salınarak geçiyorsun idam çeşmesinden ve galeyana […]
Güldüyse de berrak yumuşak bir hava tekrar İyi şeyler düşünen varlığının ülkesine, Döndüyse de renkler… boradan sonra değiştin. Hayır, unutmayacaksın Bütün umutları birden silen karanlıkta […]
Chiapas ormanında, duvarı olmayan, sazdan yapılmış kulübelerinde, arada bir sallanan hamaklarında, uyurlar. Şöyle söylenir: Eğer rüyanda bir eşek görüyorsan, güçlü bir rüzgar olacak. Eğer […]
Deniz kızı girmiş düşünceme ben iflah olmam… Bu bir kılıç balığının öyküsü Yazılmasa da olurdu Ama bizi yeni sulara götürecek akıntı durdu Uskumrunun arkasından […]
Serap Aslı Araklı genç bir şair. Ve her genç gibi şimdilerde fotoromanda oynama şansını kaybetti. içim kendinin çoğu durmadan dilimdeki sözle yaşıt kalbimin kitabı ne […]
ateşli silah veya kesici bir aletsiz zehirlemek kadar sinsice ve boğmak gibi acımasız olamayacağından kaldı ki yüksek bir yerden yer çekimine teslim edilmedim nasıl olduğu […]
Hu Kaan, kabak çekirdeğini bıraktığı zaman şiiri de bırakacak. dışarıda ayın yirmi dokuzu, içimde ayın biri. bir kapı bin kapalı. bu çamurlaşan bulutlar yere inip […]
Bir balık çırpınışıdır Musallayı çatlatacak olan Ki “an” darmadağın kasnaklar halinde Gerilmektedir bedenime Buna Şilililer geberiyor Buna birden silahsızlanıyorum. Benim doğuştan ölmeye hakkım vardır sabina […]
Yoksulun hazanda giydiği paltosuyum, Bu gece yalnız bırak, kirlendi abdest suyum Ve kirlendi oyuncaklar, bak yine çocuksuyum. Bağcıklarım neden bağlanmıyor sevgilim? Testere dişlerinin bu keskinliği […]
kapı aralığı Yanmak ile yanmamak arası Sönük yanan lamba.. Mum bizim değil bırak onu ellerim Romantiklik bizim değil geçelim onu Bak yine kekeme kelimeler Çatiyorum […]
Babası korkutulmamış, İmzalı döş cebi, Tuttu köşe başını. Utandı ekmekte buğday, Tüy kalmadı ayvada. Boş evi saran çocuk Anne dedi el kızına. Bir Ayva tüylenirken, […]
sarı bir ormanda ikiye ayrıldı yolum, ikisinden birden gidemediğim ve yoldaki tek yolcu olduğum için üzgün, uzun uzun baktım görene kadar birinci yolun otlar çalılar […]
Ben yenildim, öyleyken de saçlarım uzarmış Anladım Hayatım ve tırnaklarım Bir cenin umuduna aldandım Yalnızım sapına kadar. Ya erenler Hüznümün alnımda münhal bir arsası var […]
na baba çocuğu doğduğu zaman, âdet, Akıllı olsun ister. Oysa akıllı olduğum için değil mi, Başıma gelen bunca belâ? Ondan işte şimdi bütün dileğim, Budalanın […]
Zaten kaymakamlar asla salak kelimesini bilmezler. Carlos Heitor Cony için MADDE I Bu yasaya göre önemli olan gerçektir bundan böyle önemli olan yaşamdır el ele […]
Ağaçların çiçek açtığını sende öğrendim Gördüm nasıl bir şehirde yaşadığımı Aslında bir resmi sevmediğimi Şimdi öğrendim. Girdim dar kapısından bir evin Duvarlara sürtünerek yürüdüm Ürkek […]
sokaklara bulaşırsa göğün çatlaması yer birden bire sarsılır ve altımızdan akıp giderse bombalanan cesetler kayıp giderse ellerimizden kaldırıma değen çaresizliğimiz işçiler bir grev arifesinde […]
Günler boyu sana giydireceğim renkleri aradım fırçalarımla Beyaz bir denizdin Göklerinde süs kirazları uçuşan Bir erguvanın dudak izleri kulaklarında Kuşkuluyum yaşadığımdan Göztaşları gözlerinden fışkırırdı asmalara […]
oralardan bir geyik çıkar gider ormanı ve tam olarak burada sen kadraja girersin o kadar güzelsin ki nasıl demesem yani işte susunca çıkmayan her şey […]
Allah uzak değildir Zaman hızlı geçer yalnızca Unutulanlar vardır Dünya biterken telaşla hastanelere uğrayıp Hayata açılmayan bir sokağın adresini sorarlar Işıksız ve şarkısız bir yürüyüş […]
Şiire devam. Sizin orda da akşam oldu mu? Bizim burada yine akşam oldu Her günkü gibi… Sizin orda da her gün akşam oluyor mu Çok […]
Al – yeşil bahar, Yarısı kar olanda Gene kavim – kardaş, can – cana düşman, Gene yediboğum akrep, Sarı engerek, Alnımızın aklığında puşt işi zulüm […]
Ellerimle bir yangın başlatmak üzreyim Yaşadığıma tanıklık edemeyecek kadar yorgunum aslında Kim bilir ölmekten usanmış olduğunu saçlarımın Beklemekten vazgeçin beni artık Tenine heyecan vermeyen el […]
Yetmiş yıl süren Geçim savaşlarında Ali Bey. Bu günlerde çok çekildin kalbine, en geriye Allah vardır ve birdir diye diye. Bir düzine dert ve ihtiyaç […]
her aşktan önce yağmur var ey gövdenin ipeğini yırtan bahar capitol harflerle sevişirken halk bir çiçek bahçesi sanıyordun ayaklarımızın altında inliyor hayat yapraklarının haşırtısı vitrinlere […]
Ocakta kaynayan çay, duvarda asılı tüfek gerçek Bozkır bir metafordan fazlasıydı, hakikatti mangal yürek Hepsi en az bir kere cinayet işlemeyi düşündü Kendi cinayetlerini, maktül […]
Sıramıza kâğıtlar bırakıyor hocalar Doldurun diyorlar aşağıdaki boşlukları Her boşluğu isminle doldurmak geçiyor içimden İçimdeki boşluğu doldurmak gibi bir şey Aklım gördüğüyle yetiniyor, Kulaklarım bir […]
Ruhunu kendime özel mülk edindiğimden beri Az kapitalist, çok liberalim Kollektif paylaşımı tüm kıskançlığımla reddediyorum Gözlerin tüm mal varlığım Vergisini göz yaşımla ödüyorum Tüm hak […]
Sevmek mi güzel sevilen mi neyse bu konulara hiç girmeyelim Seni görmek güzel her halükarda her anlamda her gün Ya görmesem, güzellik kime gider nereye […]