Mücahit Danabaş, Kavuşsak Öleceğim
Akşam bir tenhalık çöktü içime Düşündüm de hiç sevmemişsin beni Bir zamanlar gülünce kuşların uçtuğu gök yüzümde Neden kara bulutlar hüküm sürüyor şimdi? Karanlık denizlerde […]
Akşam bir tenhalık çöktü içime Düşündüm de hiç sevmemişsin beni Bir zamanlar gülünce kuşların uçtuğu gök yüzümde Neden kara bulutlar hüküm sürüyor şimdi? Karanlık denizlerde […]
Bugün işte çok yoruldun. Yolda yürürken, arabadayken ve hatta merdivenden çıkarken aklında tek şey vardı: “ Kendimi şu eve bir atsam”. Tamam, eve geldin, […]
Çığlıklar atarcasına sarılıyorum gözyaşlarıma, her damla bir acı.Yenilik!Yenilik!Yeni yenilikler istiyorum belki de doyumsuzca.Güç kimde?… Güz mevsiminde yumuldum bir ağacaSayısız pati, neşe kattı çehreme.…Ritmimi buldum yağmur […]
Çalan alarmın sesiyle gözlerini ovuşturarak kalktı. Uykulu gözlerle odasının perdesini çekti, baktı. Dışarıda sararmış bir sabaha uyanmıştı. Penceresinin baktığı üç katlı evin bahçesinde ağaçlar bütünüyle […]
Yokluğunla, Yokluğunda atan bir kalbim olduğuna… Muhakkak uçukluyordu ruhum. Zovirax veriyordu eczacı, Oysa vectavir kökten çözüm olurdu ruhuma. Uçuklayan ruhumla etrafı topluyorum, damla damlatılacak hastalara […]
Otobüs durağının yanından bize doğru ilerlerken yaşam sanki tüm ağırlığını onun omuzlarına bırakmış gibiydi. Uzun süredir Türkçe konuşmadığından bahsetti, tüm gece dilediğince ifade imkânı bulabileceği […]
Kendi argümanlarını güçlendirmek için okuyan aklın aldığı yol, tekrar başa geldiği yoldur aslında. İnsanı aklının ve kalbinin krizlerinden kurtaran yeteneği ise; kıyas yapabilmesidir. Bir fikre, […]
Bir tablo yaptığınızı düşünün, yaptığınız onca tablonun önüne geçecek; hatta yaşadığınız dönem sanatçılarının yıldızının en parlak olduğu bir dönemde fırçanızdan renklere dökülmüş bir tablo olsun. […]
Zevkperest bir kedi yetiştiriyorumKarardığı vakitler yeryüzününBir yıldız devşiriyorum avuçlarıma gecedenSivri tırnaklarını kesiyorum gün doğmadanSivri tırnaklarını sönmüş yıldızlara çalıyorumMevsim kışa dönüyorKar yağacak babamın üstüne biliyorumÖzlüyorum babamı, […]
Doğum: 4 Aralık 1875, Prag, Çekya. Ölüm: 29 Aralık 1926, Montrö, İsviçre. Alman Şansölye Schröder onun “Sonbahar günü” şiiriyle halka sesleniyor, Lady Gaga mısralarını koluna […]
“Telgrafın tellerini kurşunlamalı” Öyle değildi bu türkü bilirim Bir de içime -Her istasyonda duran sonra tekrar yürüyen- Bir posta katarı gibi simsiyah dumanlar dökerek Bazan […]
kovulduğum kırları alıp geldim kentinize bağışlayın başınıza bela öfkemi orman kalmadı yanacak, biliyorum ev kalmadı yakılacak ki babam da öldü biliyorum ama bir bekleyen var […]
Annemin sessiz geceleri için! Kaşan şehrindenim Fena sayılmaz halim, Bir lokma ekmeğim var, biraz aklım, İğne ucu kadar da zevkim. Annem var, ağaç yaprağından daha […]
2666, kimilerinin 21. yüzyılın en büyük romancısı saydığı Şilili Roberto Bolaño’nun 2004′te, yani ölümünden bir yıl sonra yayınlanan son romanı. Bolaño, tedavisi güç hastalığının son […]
Bu acıyı Cesar Vallejo olarak çekmiyorum. Şu anda ne sanatçı, ne bir insan, hatta ne de bir canlı varlık olarak acı çekmiyorum. Bu acıyı bir […]
Kaçış Kitleleri Kaçış kitlesi bir tehditle yaratılır. Herkes kaçar ve herkes kitleyle birlikte sürüklenir. Tehlike herkes için aynıdır. Bu tehlike belirli bir noktada kesifleşir ve […]
Senelerce senelerce evveldi Bir deniz ülkesinde Yaşayan bir kız vardı bileceksiniz İsmi; Annabel Lee Hiç birşey düşünmezdi sevilmekten Sevmekten başka beni O çocuk ben çocuk, […]
iyi günler ilerde anneanne iyi günler ilerde bense yirmi dört saatlik günlerdeyim anneanne rüyalarında senin ne kıyamet kopuyor ne de bir gül düşüyor dalından sen […]
İnanmak, diye devam etti Séraphita, kadın sesiyle -çünkü erkek az önce konuşmuştu-. İnanmak bir Tanrı vergisidir! İnanmak hissetmektir. Tanrı’ya inanmak için Tanrı’yı hissetmek lazımdır. Bu […]
Giovanni o gün kendisine hitaben yazılmış bir tavsiye mektubu getirdiği, üniversitedeki tıp profesörlerinden Sinyor Pietro Baglioni’ye bir nezaket ziyaretinde bulundu. Profesör ilk bakışta çok zeki […]
Sevdalanmaya gidiyormuşum meğer…Bunu daha önce bir kahin bana söyleseydi, kuşkusuz geri dönmeye kalkmazdım, ama bu sevdanın nerede, nasıl karşıma çıkacağını düşünmekten belki de olayların sırasını […]
Üryan geldim gene üryan giderim Ölmemeye elde fermanım mı var Azrail gelmiş de can talep eyler Benim can vermeye dermanım mı var Dirilirler dirilirler gelirler […]
Göklere inanırdım eskiden, ama sen, denizlerin derinliğini gösterdin bana, ölü kentleri, unutulmuş ormanları, boğulmuş gürültüleriyle. Gök şimdi yaralı bir martı, süzüldü denize. Sana kargaşalığın üzerindeki […]
Zamanı derin bir acıyla hissediyorum. Bir şeyleri bırakıp gitmek beni inanılmaz sarsıyor. Birkaç ay yaşadığım zavallı möbleli oda ya da altı gün kaldığım taşra otelindeki […]
Nasıl yar diyeyim ben böyle yare Mecnun edip çöle saldıktan sonra Alemin bağında bülbüller öter Giden benim gülüm solduktan sonra Coşkun sular gibi çağlamayan yar […]
İşte bu bilgi yığınının arasında bir gün vicdanımla baş başa kaldığımda büyük bir hayretle garip bir karmaşıklığa sürüklendiğimi fark ettim. Küfür ile imandan, ikrar ile […]
Şiir, boğazın orta yerindeki bu ülser. Şiir, kafatasını temizleyen bu akbaba. Şiir, aklını yitirdiğin bu poker. Şiir, gerçeklikten bu kaçma ödevi. Şiir, sözcüklerin birbirini öldürdükleri […]
“Beşikten çıkıp geliyor keder bize Ve beşikten geliyor sevinç de…” “Ona yalan söyledim, kendime yalan söyledim. Hep böyle oluyor! Herşey bir düş ve düşten başka […]
Olmak ya da olmamak, işte bütün mesele bu! Düşüncemizin katlanması mı güzel, Zalim kaderin yumruklarına, oklarına Yoksa diretip bela denizlerine karşı Dur, yeter! Demesi mi? […]
Yaz ortasındaydı Ve geceyarısı ve yıldızlar yörüngelerinde Ölgün ölgün pırıldarken Daha parlak ışığında Kendisi göklerde Köle gezegenlerin arasında Işığı dalgalarda olan soğuk ayın Soğuk tebessümüne […]
Günümüz toplumunu oluşturan büyük bir kitle çevrelerine karşı bir “saydamlık” içerisindeler. Yalancı yüzler ve yanlış ifadelerin arkasına saklanmaktansa insanın çevresine karşı saydam olması daha mı […]
Gözkapaklarımın üzerinde ayakta duruyor Ve saçları saçlarımın içinde Biçimi ellerimin biçiminde Gözlerinin rengi gözlerimin renginde Gölgemde yitip gidiyor Tıpkı bir taş gibi gökyüzünde. Gözleri var […]
bir sırrım yok, kalbim açık bir kitab’a benziyor. zor değil, aç oku. tarih, sana bağlandığım günden itibaren başlıyor. ne yapmışsın böyle kendinle? sesini yeryüzüne bağışlayan […]
Herkes biliyor zarların civalı olduğunu Atarken parmaklarını birleştiriyor herkes Savaş bitti, herkes biliyor bunu İyi oğlanlar yenildi, herkes biliyor bunu Herkes biliyor, zaten dövüş hileliydi […]
İşte hikâyemiz böyle dostlarım Şu parasız yapılan alışveriş İşte borç kartımız, çakıverin imzayı Yorgan daima kısa gelirmiş Bu uç, şu uca ulaşamazmış Diyebilir misiniz amma […]
“ – Ne yapmak gerek peki? Sağlam bir arka mı bulmalıyım? Onu mu bellemeliyim? Bir ağaç gövdesine dolanan sarmaşık gibi Önünde eğilerek efendimiz sanmak mı? […]
Şehitler tepesi boş değil, Biri var bekliyor. Ve bir göğüs, nefes almak için; Rüzgar bekliyor. Türbesi yakışmış bu kutlu tepeye; Yattığı toprak belli, Tuttuğu bayrak […]
Bu çocuktan korkuyorum. Yine ne oldu? derdi babam. Şuncacık çocuktan korkacak ne var? Öyle diyeceğine, dur da önce bugün olanları bir dinle. Sonra beni odada […]
“Kim ne derse desin, mutlu insanın en mutlu anı, uykuya daldığı andır ve mutsuz bir insanın en mutsuz anı, uykudan uyandığı andır. İnsan hayatı, bir […]