izdihamdergi Yazıları

Edmond Rostand, Ne Yapmak Gerek Peki?

“ – Ne yapmak gerek peki? Sağlam bir arka mı bulmalıyım? Onu mu bellemeliyim? Bir ağaç gövdesine dolanan sarmaşık gibi Önünde eğilerek efendimiz sanmak mı? Bilek gücü yerine dolanla tırmanmak mı? İstemem! Herkesin yaptığı şeyleri mi yapmalıyım Le Bret? Sonradan görmelere övgüler mi yazmalıyım? Bir bakanın yüzünü güldürmek için biraz …

Erdem Bayazıt, Sana, Bana, Vatanıma, Ülkemin İnsanlarına Dair

Telgrafın tellerini kurşunlamalı’ Öyle değildi bu türkü bilirim Bir de içime -Her istasyonda duran sonra tekrar yürüyen- Bir posta katarı gibi simsiyah dumanlar dökerek Bazan gelmesi beklenen bazan ansızın çıkagelen Haberler bilirim mektuplar bilirim. Gamdan dağlar kurmalıyım Kayaları kelimeler olan Kırk ikindi saymalıyım Kırk gün hüzün boşaltan omuzlarıma saçlarıma Saçlarının …

Hande Gündüz, Yeşil Ejderha

Bu çocuktan korkuyorum. Yine ne oldu? derdi babam. Şuncacık çocuktan korkacak ne var? Öyle diyeceğine, dur da önce bugün olanları bir dinle. Sonra beni odada bir başıma bırakıp başka bir odaya giderlerdi. Böyle, böyle, böyle, diyerek anlatırdı annem. Yaa, derdi babam. Ya… Böyle, böyle, böyle, diye devam ederdi annem. Hımm, …

Can Trajedik, Tüm Delilleri Çürümüş Birinin Delili Kendisidir

“Kim ne derse desin, mutlu insanın en mutlu anı, uykuya daldığı andır ve mutsuz bir insanın en mutsuz anı, uykudan uyandığı andır. İnsan hayatı, bir tür hata olmalı.” (Schopenhauer) Bugün, modern insan nasıldır? Sorusuna verilecek en dürüst cevap şöyle olmalıdır: “Modern insan mutlu insandır.” Ya da başka bir deyişle, her …

Hayriye Ersöz, Kimsenin Sesi Duyulmazken

Kimsenin sesi duyulmazken o ikisini tenime kazıdım. Biri, akşam inerken bir ağacın yemişli dalı gibi sarktı içime Diğeri söz büyücüsü, tanrıların katibi  ve yeryüzünün tek keyifli acısı Kanıt arıyordum hayatı yaşadığıma. Ben sessizliği konuşuyordum. Biri sessizliğe üşümeyi öğretiyordu Diğeri aynaya bakmaya zorluyordu onu. Bütün ölülerimi o şehre gömdüğümde Gün yüzünü …

İsmet Özel, Naat

Dinleyin ey vakti duymak doruğuna varanlar Falları grafiklerde bakılanlar siz de işitin.. Külden martı doğuran odalıklar Ve kahyalar Kara pıhtılarıyla damgalanmış veznelerde dili Şehvetsiz çilingirler, yaltak çerçiler Celepler ki sıvışık, natırlar ki nadan Ey hayat rengini sazendelik sanan Yırtlaz kalabalık! Dinleyin bendeki kırgın ikindiyi, Hepiniz kulak verin. Güneşin Koskoca beldeye …

Ortaçağ Öncesi Tiyatroya Kısa Bir Bakış

Tiyatro. İnsanın var oluşundan günümüze yegâne kültür yapıcı, ortak etken.  Önce eylem vardı, ilkel insan dilsizdi fakat bir gün mutlaka konuşacaktı, oynayacaktı. Doğa karşısında güçlü olmak isteyen insan oyunlarında da doğayı taklit etti.  Korku, ilkel insanın eylemlerinin temelini oluşturuyordu. Ama insan yılmadı. Gökyüzünün haşmeti altında doğaya karşı savaşmaya devam etti. …

Denge Esenterk, Kaportacı Çırağının Büyük Hayali

Sıkı sarıl doktor bana çürük karpuzlar getiriyorum beraberimde Karanlık mı soğuk bir Babil akşamı belki Belki samsun sahi kaldı mı bu kentler bir bir Bir bir kaldı mı günümüze İrlandalılar yada Iraklılar İnekler inekler inekler hergün önlerinden geçerim belki artık o dili konuşurlar Ben bak iş uykusuna giriyorum sayıyorum camlar …

Ezra Pound, Görev

gidin, şarkılarım, yalnıza ve tatminsize, asabı bozulana, sözleşmeyle köleleşenlere, küçümsemelerimi götürün zulmedenlere. serin bir suyun dalgası olarak gidin, zalimlere nefretimi iletin. konuşun şuursuz baskıya karşı, hayalgücü kıt olanın gaddarlığına, kayıtlara karşı konuşun. can sıkıntısından ölmekte olan burjuvaziye, varoşlardaki kadınlara gidin. tiksinerek evlenenlere gidin, başarısızlığı örtülenlere, talihsizce eşleşenlere gidin. satınalınmış zevceye, miras kalmış kadına gidin. …

Vural Kaya, Uzatmalı Türk

Oğluma. Ben şimdi bugün burada bu bir nisan iki bin yedide Ben bir Türk olarak yani kaderci bir Türk olarak Ben şimdi kendime zarar vermeyecek kadar fatalist bir jiletle Günlerden pazartesi olsun mesela Bir kopukluk, mumyalı şeylerle dokunaklı ve bir türbülansı Atlayarak anlı şanlı bir sabah diyelim doğsun Türk Zordur …