Fatma Şengil Süzer, Ey Kelimem, Sevgilim, Beni Savun
İyi geceler efendim, geldim ve gittim Kimseye bir şey demeyecektim Bir kesik açılmış bir kütükte Kelebekler fışkırmış gibi bir şey oldu, konuştum Ey kelimem, sevgilim, […]
İyi geceler efendim, geldim ve gittim Kimseye bir şey demeyecektim Bir kesik açılmış bir kütükte Kelebekler fışkırmış gibi bir şey oldu, konuştum Ey kelimem, sevgilim, […]
İnsanları kitleler halinde öldüren, şehirleri baştan başa tarumar eden bombalar icat ettiler, yetmedi. Onları yakan, zehirleyen, dumanla boğan ve daha kim bilir neler yapan yeni […]
Ellerim. Ellerimin derisi her geçen gün buruşuyor damarları daha bir yüzeye çıkıyor daha bir engebeli, daha bir renkli. Parmaklarım, başparmak, badi parmak, orta direk, gül […]
Sedyenin üzerinde kainattaki en büyük ağırlıklardan biri,annesinin baygın bedeni ve etrafında iki adamla koşturuyor. Adamlardan biri kısa boylu, esmer. Bıyıkları var. Görülebilecek bütün kötülükleri görmüş […]
Cahit Zarifoğlu’na Ormanın yüreğinde bir pınarsın Bülbüllerin hüzünle Tanrıyı övdüğü yerde İççeken borazanların. Udların Ve pars diyorsun – uyuyakalmış parsın Nergisin Ermiş erimiş timsahın Rüzgâr […]
İnsanın en asil uzvu hangisidir? diye sorsalar hepimizin vereceği cevap budur: Dimağ! Hâlbuki dimağdan daha yüksek ve hattâ insanı diğer yaratıklardan ayıran ve onu bütün […]
Derdini öykülerle anlatacak kadar sabırlı değil kalemim. Bu sabah erken uyandı, hiç görmediği bir rüyada bilmem neler buldu lakırdılarıyla laf kalabalığında boğamam kendimi. Bunu […]
Demirden sağnaklar altında uyur sevdiğim göğsünde hazin ayak izleri eski Şubatların onu yaralar kıpırdatıyor ve o sertelmektedir yaralardan kasıklarına boşalmaktadır nal sesleri saçları bukleli bir […]
Meryem “14 Şubat yaklaşıyor. İyileş de şu hastaneden çık. Bu seneyi hediyesiz geçirmek istemiyorum” dedi kocasına. Ağzında oksijen maskesi vardı Ahmet’in. Yine de zor nefes […]
Şimdi sana ne anlatsam eksik kalır, biliyorum utanır görkemli giysiler o delişmen kadınlarda çünkü en çok kendine gömülü insan çarşıda pazarda /ne güzün kırık sesi, […]
Hidâyet’in etoburluğa pek tahammülü yok. “Nasıl böyle bir canavarlık yaparsınız? Siz kimsiniz ya?!” havasında yazdığı bu küçücük kitabın her anında ulan ben ne yapıyorum duygusu […]
Eğer söze, “Ey dalgın, bak bahar geldi!” diyerek başlayacağımı düşünüyorsan yanılıyorsun. Ne sürekli insanlara iyi olmayı telkin eden bir vaiz edasıyla konuştum seninle, ne her […]
Karagöz sanatının son büyük ustalarından Orhan Kurt, 87 yaşında vefat etti. UNESCO tarafından 2008 yılında Yaşayan İnsan Hazinesi seçilen usta sanatçı Karagöz’ün yanı sıra güzel […]
İlk gün, tanışmanın olduğu o ilk gün. Aynaya bakarken tedirginim. Ya saçlarımın bir teli yanlış uçarsa diye. Uçarsa mahcup olurum. Seninle bulaşacağım için o gün […]
Her an değişebilen, anlık, güncel siyasi olayları, gazetelerde köşe yazısı altında görmeye alıştık artık. Elimize bir gazete aldığımızda, gazete yazarlarının ekseriyetle siyasi içerikli yazılar yazması […]
“Sizin hiç babanız öldü mü? Benim bir kere öldü kör oldum Yıkadılar aldılar götürdüler Babamdan ummazdım bunu kör oldum” Cemal Süreya Türk öykücülüğünün, özellikle […]
“Önce sesin gelir aklıma Çaresiz kaldıkça hep seni düşünürüm Güzel olan, dolgun başaklardaki sarışın sevinçli Sonra cumartesi günleri gelir Sonra gökyüzü gelir hemen kurtulurum […]
Dışarıda rezil bir yağmur yağıyordu. Yer, gök çamur rengine bürünmüştü. İçinin bütün sıkıntısını yansıtan yüzünü yaklaştırdı pencereye. Cama birikip iz yapan yağmur damlaları görüşünü engelliyordu. […]
Ben sana mecburum bilemezsin Adını mıh gibi aklımda tutuyorum Büyüdükçe büyüyor gözlerin Ben sana mecburum bilemezsin İçimi seninle ısıtıyorum. Ağaçlar sonbahara hazırlanıyor Bu şehir o […]
24 Aralık 1999 tarihinde yazdığım “Asker koğuşunda Kur’an Tefsir olunur mu?” başlıklı yazım müessif bir kazaya uğradı; “sekr-i savm” deyip geçelim ve merhûm Akif’in âilesiyle […]
Ya Râb, bu uğursuz gecenin yok mu sabâhı? Mahşerde mi biçârelerin, yoksa felâhı! Nûr istiyoruz.. Sen bize yangın veriyorsun! “Yandık !” diyoruz .. Boğmaya kan […]
hayır 18 işimiz başka türlü bitmeyecek değil mi ki ben soğuk bir namlu gibi kuşkulu bir profil değil mi ki sen çıkıp çıkıp bir bıçak […]
Elinde bir demet çiçek… Bana doğru geliyordu. Ama hep beni geçip gidiyordu. Ruhumu delip geçiyordu. Ruhum onun ruhuna vurulmuşken onun ruhu benim ruhumun farkında bile […]
Şiiri bir ‘eylem’ olarak görür Konuk, insan eylemliliğinin bir hâli olarak. İnsanın ‘daha insan’ olması için bu yönde bir hareket. “Tehlikeli belkinin filozofuyum” diyen Nietzsche’ydi. […]
Hiçbir şey insanı bir aptalın aklından geçenlerden daha fazla düşünmeye sevk edemez. Deleuze ve Guattari’nin “Felsefe nedir?” sorusuna verdikleri cevap ünlüdür: Felsefe kavram yaratımına dayanır; […]
On beş yaşında iki farklı erkek çocuk. Biri “Alacakaranlıkta Bir Öykü”nün başkarakteri Bob, diğeri “Yakıcı Sır”ın başkarakteri Edgar. Konu ve izlekleri birbirinden tamamen farklı olmakla […]
Ortasında bir gecenin, düşünürken yorgun, bitkin O acayip kitapları, gün geçtikçe unutulan, Neredeyse uyuklarken, bir tıkırtı geldi birden, Çekingen biriydi sanki usulca kapıyı çalan; “Bir […]
Yuval Noah Harari 1976 doğumlu, Kudüs İbrani Üniversitesi Tarih Bölümü’nde Dünya Tarihi dersleri veriyor. Harari, Poyzan Nur Taneli tarafından Türkçe’ye çevrilen ve Kollektif Kitap tarafından […]
Güzel Abim, Şu sıralar senin bir kitabını bulabilmek için çırpınıyorum. Seni ve şiirlerini kitapçılarda ve kütüphanelerde aradım. “Öyle bir yazar yok.” Diyen kitapçı görevlisine de […]
Gün olur, alır başımı giderim, Denizden yeni çıkmış ağların kokusunda. Şu ada senin, bu ada benim, Yelkovan kuşlarının peşi sıra. Dünyalar vardır, düşünemezsiniz; Çiçekler gürültüyle […]
Temmuz Kitap etiketiyle yayımlanan kitap, şairin beşinci şiir kitabı. Daha önce “Kıyamet Mevsimleri”, “Milyon Sesli Mızıka”, “Onarılmış Yas Bitiği” ve “Yeryüzüne Dağılan” adlı şiir kitapları […]
Makineler mi duyguları, yoksa duygular mı makineleri yok edecek? Bu soru uzun zaman önce Samuel Butler tarafından Erewhon’da ortaya atılmış ve makine imparatorluğunun büyümesiyle de gittikçe […]
O gece, bir tapınağın terasında , elindeki tahta sopalarla kendini sağ ve solunda duran, ayağa kalkmış iki jaguarın vahşi saldırılarına karşı savunan bir adam gördü. […]
Hapishanenin demir kapısı zifiri karanlığa açılıyor. İhtiyar Büyük Engizisyoncu, elinde meşale ile içeri giriyor, kapı ardından hemen kapanıyor. Yalnızdır. Eşikte durarak bir iki dakika mahpusun […]
Hayatım temsili bir yenilgi gösterisidir Okulu seven çocuklara bıkkınlık getiren Yağmurda yalnız kalır, seyircisi yoktur Onun için yaşamak alelade bir lükstür Rüzgara karşı kalem oynatır […]
Modern etikle, moderniteyi, bilhassa moderniteyi nitelendiren, modern dünyada yaşayan tekil bireylerin ve toplumların kendi ethoslarından bağımsız olarak paylaşmaları gereken etik türünü kastediyorum. Modern dünyada erkekler […]
Yersiz Yurtsuz, büyük ölçüde yitik ya da unutulmuş bir dünyanın çetelesi. Bundan birkaç yıl önce, hekimlerin koyduğu tanıya bakılırsa ölümcül olan hastalığımı öğrendiğimde, doğduğum, çocukluk […]
Eski taşra şehirleri viran ormanlıklarla bitişiktir. İnsanlar tabiatın içinden çıktıkları gibi yaşamaya gelirler buralara. İşte keskin gözleri ve insanın içini burkacak denli bitap yüzüyle […]
Kaç zamandır kimsenin ayırdına varamadığı bir bıkkınlık içindeyim. Elini güneşe siper etmiş tütün satan adamların mesaisine yalvarması gibi güne bitsin diye dilekçe yazıyorum. Bildiğinizi tahmin […]
İYİLERİN ÖZÜR DİLEMEDİĞİ BİR DÜNYAYA AÇIK MEKTUP Deneme yazıları zaman zaman eleştiri, makale, köşe yazısı, anı gibi türlere yaklaşır. İnsanı en çok çarpan denemeler […]