Süleyman Çobanoğlu, Kalbim Gerçekten Kırık
Kalbim gerçekten kırık ve eylülün ortası yürüdüm yazmadığım şiirlere basarak yalancı ömrün bilmem bu kaçıncı vartası her solukta yeniden eksilerek artarak yüzümün sezildiği zamanlar da […]
Kalbim gerçekten kırık ve eylülün ortası yürüdüm yazmadığım şiirlere basarak yalancı ömrün bilmem bu kaçıncı vartası her solukta yeniden eksilerek artarak yüzümün sezildiği zamanlar da […]
Olsaydı eğer! Sorgulamazdım, Ruhuma giydirilen deli gömleğini. Yargılamazdım mesela söylenenleri, Susardım, Susmadım. Ağlamazdım mesela! Siyaset biliminin eseri olan, Sahil kenarlarında ki çocuk cesetlerine. Kahrolsun bir […]
Aşk henüz balçıkla kan arasındaydı: Ben saçlarını örüyordum bir ıssız gezegende, Daha yaşanmamış geceleri hayâl ediyordum, Bir yılkı atı gibi başıboş sıcaklığını Tutup geleceğe ben […]
Türkçeye çeviremezsin bazı şeyleri, İçimizdedir dünyanın en uzun tüneli. Yine de bu kadar uzun bir dize yazacak kadar acı çekmedim Siz de çekmediniz aslında, ama […]
Kaplan! kaplan! gecenin ormanında Işıl ışıl yanan parlak yalaza, Hangi ölümsüz el ya da göz, hangi, Kurabildi o korkunç simetrini? Hangi uzak derinlerde, göklerde Yandı […]
İnsan bu, su misali, kıvrım kıvrım akar ya; Bir yanda akan benim, öbür yanda Sakarya. Su iner yokuşlardan, hep basamak basamak; Benimse alın yazım, yokuşlarda […]
Harcandığımı düşünmüyorum, Benim gibi biri anca takasa sokulur. Ne bileyim? Yerime beş on mandal, Eğer eskicinin insaflısına denk geldiysen, Fazladan bir leğen. Ya da İsteyebilirsin […]
Benden daha ne olur, yürür yalan söylerim bir şey acır içimde bu göğsüme ne kattın sende noksan bulmadım şu yerle gök yanarken attığımda o oku ben atmadım sen […]
Yırtılmış bir yürekten fışkıran tan Alaca bir kuşun yazgısı olacak birazdan Salaş meyhanelere de doğardı güneş O karanlık yaslı yalılar arasından Boş, solgun bir kâğıttır […]
yanlış anlama! kazanan hepsini alır hecelediğin her şey zaten ufalanmış bir saat sığmıyor çuvala an be an azalıp durmak büyüyor kalbimin bakır yorgunluğu olası bir […]
gözlerin gözlerime değince felâketim olurdu ağlardım beni sevmiyordun bilirdim bir sevdiğin vardı duyardım çöp gibi bir oğlan ipince hayırsızın biriydi fikrimce ne vakit karşımda görsem […]
İki sigaram kaldı bu gece için maviş anne İki muhabbet kuşum. İki kendim varmış maviş anne Biri benmişim, biri mutsuz Ben ölürsem maviş anne, mutsuza […]
Yaşadım aranızda, artık bitti, insanlar! Fenaları tanıdım ve sevdim iyileri. Kavgamız sona erdi, tükendi bütün günler. İnsanlar! sıranızdan çıkan insanın biri. Ben de taşıdım, akşam, […]
Kabullerimden soyutlanmış soğukkanlılığımı Hayatın kışına ithaf ediyorum Kış ki, demir kesiliyorum yabaniliğin Gölgesi değdikçe insanlığın üzerine Şaşaalı pullarından çıngı sıçrayan bir elbisedir İnsanlık üzerimde en […]
çocukluğumdan kesilen saçlarımı geri istiyorum berberlerden (anneme küstüğüm için oluyor bütün bunlar) yüzümü ve dizlerimi bi koşu kanatıp okulun bahçesinde tekrar dönerim, hemen. büyüklere mahsus […]
Ne yapardım Bu Dünya Olmadan Ne yapardım bu dünya olmadan, yüzsüz, kaygısız bir anın sürer olduğu ama her anın sonunda cehaletin boşluğuna düküldüğü beden ve […]
Ormanda büyüyen adam azgını Çarşıda pazarda insan beğenmez Medrese kaçkını softa bozgunu Selâm vermek için kesen beğenmez Âlemi ta’n eder yanına varsam Seni yanıltır bir […]
1.Fakir kuş hiç unutmaz, kitapların yakıldığı yıldı Kırk kapıdan birden devletle girdiğini gördük Başsız bir at ve içindeki solgun süslü binicisinin Dervişlere göre parçalanmış ölüm […]
sonrası boğazımı yırtan çığlık gibi bir ekim ölüm üstüne düğüm düğüm üstüne düğüm attığım nefesime takılan tek isim olmayı kendine yediremeden gittiği vakit avucumda bir […]
kara kara huylandım da kuyulandım hayata su topladım durmadan, taş attım kendime boşluklar vardı, sessizlik ve birkaç damla mürekkep dağıldı kara ben aslında dağınık bir […]
benim bir mağaram var sarkıtları sizsiniz dikitleri biz ve akşam olduğunda bir bütündür orda kalplerimiz yutarak birbirini tanrının diktiği elbiseleri yırtarak yıkılır kocaman bir uğultu […]
yabancıyı tanımıyorum ve de yaşadığı güzel günlerini bir cenaze gördüm ve yürüdüm tabutun arkasından başımı öne eğerek, saygıyla diğerleri gibi. bir neden bulamadım sormak için […]
nehri tedirgin geçiyordun koşarak gergin ağlarla bana tedirgin örgülü saçların sığmadı ellerime bu eğri avuçlarla seni nasıl tutayım ben çolak bir ressamım, iyi türkü söylerim […]
Sen canından geçmeden, canan arzu kılarsın, Belden zünnur kesmeden, iman arzu kılarsın. Men arefe nefsehu, dersin illa değilsin, Melaikten yukarı, seyran arzu kılarsın. Tıflı nareste […]
Varlık içinde toyluk, yokluk içinde soyluk buldum Fani dünyada kendimi bir çaresiz konuk buldum Garip olur aşka tutulan, gözünden kandır akan Gün gece ahlanan, âşığın […]
bir anket defterinde soruldu: -şair olmasaydınız ne olurdunuz- iltifatları için teşekkür edip, kendi yoluma gidecektim. çenemi tutamıyorum dünyaya bir şey olmaya gelmedim, etiketlere itikatsızım bir […]
Bu güzel bir kuğunun ölümüdür Kuğu hoşça doğar güzelce ölür Ölüm gecesi tek başına konar suya Yalnız bir ırmak köşesinde ölür O köşede o kadar […]
uyanmak zamanı büküyor sabahları beni kuvvetlendiren hisleri gözlerim perdelerken uzaktan görülür ince bir kavim önünde yılgınlıktan çökmüş susuz bir deve işte diyorum uyanmak aslında bir […]
yüzünün coğrafyasını ezbere biliyorum haritaları yırtıp attım iki meridyen arasında dört dakika seninle benim aramda kilometreler var aşılmayan mesafelerdeyiz yeni bir ulaşım yolu icat edildiğinde […]
Buna sevinme! Ben olsam üzgün bir güz dalı gibi çekerdim yazık bir ölüm serinliğini üzerime. Elimi de tutma! Seviyorum zira cehennem diye bir yer korkutsun […]
Hatırlar mısın, insan gitmekten yapılmıştır Dünya kalmaktan Kal benimle, gitme, dünya dar Alan açık, denizler var Allah’ın dağları ve evliyaları aynı yaştalar Bunu ancak ikimiz […]
her şey, bir suya bilenmiş gibi. bir denizde başka hayaller bulmak, akşamın ağırlaştırdığı sularla gitmek eve, yağmur alan babaları cepleriyle hatırlamak, hepsi, bir sudan intikam […]
sen şehrin ötesine gidince kar üstünde nar kırıp tenhasında kaybolan şairler izini sürdüler ecnebi şarkılarında nice ağıtlar derlendi tokmaksız kapılardan nice eşiklerde üşüdü taşralı çocuklar […]
Yaşamaktan öte özür bulamayınca aşka sonuçları bir bir gözden geçiriyorum pulluklarla devrilen toprağın ıslaklığındaki can madenlerin buharından elde edilen büyü bazı yasak kitapların verdiği dinç […]
yine o eski cafe’de buluşalım çünkü; en çok oraya dönemem nabız ki; şakaklarıma çevirdiğim en huzursuz silah kendime doğru oynadığım en deneyimli piyon eşkali avuçlarda […]
Sıkı sarıl doktor bana çürük karpuzlar getiriyorum beraberimde Karanlık mı soğuk bir Babil akşamı belki Belki samsun sahi kaldı mı bu kentler bir bir Bir […]
gidin, şarkılarım, yalnıza ve tatminsize, asabı bozulana, sözleşmeyle köleleşenlere, küçümsemelerimi götürün zulmedenlere. serin bir suyun dalgası olarak gidin, zalimlere nefretimi iletin. konuşun şuursuz baskıya karşı, hayalgücü kıt […]
Oğluma. Ben şimdi bugün burada bu bir nisan iki bin yedide Ben bir Türk olarak yani kaderci bir Türk olarak Ben şimdi kendime zarar vermeyecek […]
Uzaklarda bir köpeğin havlamasına havlayan bir köpeğe havlıyor köpeğimiz. Çeviri: Murat Alpar, Kitap-lık Dergisi İZDİHAM
ben bu dünyadan bir şey anlamadım dünya da bana bir şey anlatmadı Ontik buhranlar ve ben o duvar senin bu duvar benim çarpıyoruz yuvarlanıyorum yerlerde […]