Muhammed Güleroğlu, Yan Masadan Gönderilen Sahte Çiçekler

ben bu dünyadan bir şey anlamadım
dünya da bana bir şey anlatmadı
Ontik buhranlar ve ben
o duvar senin bu duvar benim
çarpıyoruz
yuvarlanıyorum yerlerde
evvela sağdan sola doğru yuvarlanırım
sünnettir belki
bi hocaya sormak lazım
“hocam” demek
ontolojiden başıma ağrılar girdiğinde
evvela sağ lobu mu duvara vurmak lazım
bir şafii çıldırıp da başını duvarlara vurduğunda
bir çizmeyi dolduracak kadar
ya da sevdiğinin gözlerini
abdesti bozulur mu kandan?
ne bekler ki bir deli yaradandan?
saygıdeğer değmez abilerim ve ablalarım
sanrılarımdaki sahte gerçekleri
yan masadan gönderdiler
çay kadehleri tokuşturan
çiçekli gömlekli şairler
bana ciddi ciddi tip tip adorno adorno güldüler
suçumu tahmin ediyorum
kulağımdaki küpe deliğine urgan bağlayıp
boynumu sallandırmak istiyorum
intihar maksadıyla ya da
öylesine boş bir sebepten
Ah Tanrım!
işleyeceğim günahlardan bir iki tanesini
şimdiden affet
geçmiş, zihnimde canlanır
yaşadığımı anlarım
ama ömer hayyam ne bileyim niçe
jung filan onları da hatırlarım
canlanırlar ve bana
“naber lan!” derler
hiç derim
bu sıralar boş işlerle meşgulum
kafamı kaşıyacak vaktim olmadığından
vuruyorum duvarlara yavaşça
kanarsa abdestim bozulur
hanefi imamın yalancısıyım
bir de çekirdek çitlerken düşünürüm tüm bunları
çekirdek çitlerken ” allah her yerdeyse ben neredeyim”
diye geçiyorsa aklımdan
bu mevzuyu ciddiye almıyor sayılır mıyım

muhterem entelejansiya
ben şiirden anlamam
bu yüzden ya da buna rağmen
bununla beraber ya da bundan gayrı
gelinlik giydirilmiş sandalyelerin en arka safında
tüm saftrikliğimle ve ihanetlerimle
boş boş oturuyorum
yo sağolun ben almiyim
bana yazılmamış şiirlerden
kalkarım beş dakikaya
hele sigaram bitsin
bir tane daha yakarsam
allah affetsin
mevcut ahval ve şeraitte
kendimle de pek aram yok
dargınım bir miktar ve
kaos beni aşık olmak zorunda bırakmıştır

bunların sevgi ile bir alakası olmalı yoksa
düşmanlıklar ve nefret
beni düşürmez
beni seviyorlar ya da ben onları
bakanları, milletvekillerini
bir şeylerin başkanlarını
vergi adı altında ya da ihale
bahşiş bırakıyorum ceplerine
aferin lan!
al sana yüz yirmi milyon dolar
ama kağıt fiyatlarını düşürün
amme cüzü hediyesi otuz lira
bu köprüden atlarsam bedava
ezbere bilen hocalar cenazemde
içlerinden küfürler dışlarından zikirler ederek
beni cehenneme doğru omuzlarında
göz yaşlarıyla tuzlayarak yamalı asfaltları
tahta çaksınlar baş tarafıma
ama sola yatırsınlar beni
kalbim bir daha atmasın

sevmek istemiyorum
transandantal hastalıklar çıkıyor başıma
sonra bu başı küpe yapıp
asmak istiyorum kulağıma filan
otantik değil olmaz öyle bu
ontolojik dedi biri
adı her ne ise aynı anda
sonsuza kadar uyumak ve hiç uyumamak istiyorum
bu dileğimi yerine getirmezsen tanrım
sana da küsüyorum.

Muhammed Güleroğlu

İZDİHAM

izdiham dergi 42. sayı çıktı. Buradan ulaşabilirsiniz.

Bir Cevap Yazın