Mahmud Derviş, Yabancıyı Tanımıyorum

yabancıyı tanımıyorum
ve de yaşadığı güzel günlerini
bir cenaze gördüm ve yürüdüm tabutun arkasından
başımı öne eğerek, saygıyla diğerleri gibi.
bir neden bulamadım sormak için
kimdir bu yabancı
nasıl öldü, nerede yaşadı
zira nedenleri çoktur ölmenin
bunlardan biri de yaşamak sancısı
kendime sordum: bizi mi görüyor
yoksa hiçbir şey görmeyip sonuna mı üzülüyor
teşekkür etmek, uğurlamak ve gerçeği fısıldamak için
açmayacağını biliyordum bize
mor bir örtüyle sarılı tabutunu.
(oysa gerçek nedir ki)
belki de bu saatlerde gölgesini katlıyordur bizim gibi
ancak bu sabah, yalnızca oydu ağlamayan tek kişi
üstümüzde bir kartal gibi süzülmekte olan ölümü görmedi
yaşayanlar ölümün amca çocuklarıdır…
ölülerse uyumaktadır, sessiz ve sakin
kimdir bu yabancı kişi ismi nedir
bir neden bulamadım sormak için
hiçbir şimşek parıltısı yok adına dair
ben hariç, arkasından yürüyenler yirmi kişi
varınca kilisenin kapısına, kalbim dağılıverdi
belki de o bir yazar, veya bir işçi, veya bir mülteci
bir hırsız veya bir katil… fark etmez
ölüler ölümün karşısında eşittirler… konuşmazlar
belki rüya da görmezler
ve o yabancı kişinin cenazesi, benim cenazem olabilirdi
ancak ilahi bir şey bunu ertelemekte
çeşitli nedenlerden dolayı
bunlardan biri de
bu şiirdeki büyük hata.

Çeviren: Emrah Tahiroğlu

Mahmud Derviş

İZDİHAM

Eğer yeni bir şey başlatmak istiyorsanız her şeyi unutmak gerek. İzdiham yepyeni bir heyecan, tasarım, içerik ve estetik ile okurlarının karşısına geçiyor.

Türkiye’de yeni bir dergicilik anlayışının öncüsü olacak bir çalışma ile İzdiham bütün heyecanını ve her şeyi en iyi şekilde yapma düşüncesini bütün sayfalarına taşımış. izdiham dergi 41. sayı çıktı. Buradan ulaşabilirsiniz.



.

Bir Cevap Yazın