Soner Karakuş, One Thousand Minutes

Türkçeye çeviremezsin bazı şeyleri,
İçimizdedir dünyanın en uzun tüneli.

Yine de bu kadar uzun bir dize yazacak kadar acı çekmedim
Siz de çekmediniz aslında, ama başka acılar
Kimsenin oturmaması gibi yan koltuğa
Keyif verir ve anlatmak ister insan;
Belgesel izlerken ağlamıştım.

Asyalı bir ceylan öldü, onu televizyona gömdük.
Üzülemeyenler soğan soydu, şiir okudu
‘Yemekte ne var’ diye sordu bazıları
Merhamet doğanın kanunlarıyla öpüştü nasılsa
Ağlıyordum ben, çok garip şeyler oluyordum;
Evimiz tuz gölüne dökülüyordu.

Soner Karakuş

İZDİHAM

izdiham dergi 42. sayı çıktı. Buradan ulaşabilirsiniz.

Bir Cevap Yazın