Samiye Akkoyun Açıkgöz, Çağıltı

Kabullerimden soyutlanmış soğukkanlılığımı
Hayatın kışına ithaf ediyorum
Kış ki, demir kesiliyorum yabaniliğin
Gölgesi değdikçe insanlığın üzerine
Şaşaalı pullarından çıngı sıçrayan bir elbisedir
İnsanlık üzerimde en olmasını istemediğim.
Sevilesi umutlara ev sahipliği yapan çocuk !
Ne varsa kalbini uğrak edinen senin
İstediğin fakat benim bilmediğim
Alıp koymak isterim avuçlarına çeşitli ülkelerden
Hayaline kurduğun salıncaklara oturtup
Bir o yana bir bu yana savurdukça
Eşitliğe bestelenmiş türküler dökülsün isterim saçlarından
Asya kokulu karanfilleri maviliğinden öpen
Naifliğine sığınarak
Gülüşüne gamzeler düşürmeyi, ön ayak olmayı düşlerine
Taa şuramdan isterim

Unutma !
Kasvetli şehirlere halden bilmezler kapısından girilir
İnsanlar tasmalı ruhlarını gezintiye çıkardığında
Alınıp verilmesi cebren borç olur merhabalar
Kahkahalar arpa suyu içmiş gibidir
Senin tebessümüne çocuk dudağının
Kıyısına ilişen kıvrıma gömerler ölülerini
Sakın ağlama e mi? gözünden akan sulamasın mezarları
Gül ki, uçsun gitsin içimdeki
Nil Nehri’ne bırakılmışlık hissi
Isıtıp sularımı komasınlar kuşlu ibriklere
Yumasınlar yumasınlar
İnim inim çekilen ruhum düzmesin mersiyeler
Duymasınlar duymasınlar..

Samiye Akkoyun Açıkgöz
İZDİHAM

İzdiham 39. sayı çıktı. “Benim içimde biri var. Ne ölüyor, ne sağ bırakıyor.” diyorsanız İzdiham’ı mutlaka okuyun.

İzdiham bu sayısıyla birlikte sinemadan müziğe, edebiyattan psikolojiye kadar birçok alanda farklı bir bakış açısıyla usta ve genç yazarları bir araya getiriyor.

İzdiham, sayıların peşinden değil iyi metinlerin peşinde koşmaya devam ediyor.
Dergimizin 39. Sayısına BURADAN ulaşabilirsiniz.

Bir Cevap Yazın