Cemal Süreya, Onlar İçin Minibüs Şarkısı
Eşyanın konumunu biçimini rengini almışlardırKoltuğa oturdular mı koltuğun boyuna eklenir boylarıPat pat pat diye gülerler bir motosiklet neşesiyleAma zariftirler de bir bisiklet kazasında ölmeyi akıl […]
Eşyanın konumunu biçimini rengini almışlardırKoltuğa oturdular mı koltuğun boyuna eklenir boylarıPat pat pat diye gülerler bir motosiklet neşesiyleAma zariftirler de bir bisiklet kazasında ölmeyi akıl […]
Hangi yazım geleneğinde karşınıza şiirlerin kırpılması diye bir hadise çıkar? Dünyanın hiçbir yerinde şimdiye kadar hiçbir yazım geleneği böyle bir cüreti kendine yakıştıramadı. Vakit kaybetmeden […]
Sonda söyleyeceğimi başta söylemek huyumdur. Büyük bir tufanla yeniden helak edilmemiz halinde, Nuh’un gemisi gelip önümde dursa, binmeyeceğim. Yemin olsun! Yaşamak, doyasıya nefes alamadığım şu […]
19. yüzyılın başlarında Yunan isyanının patlak verip sona yaklaştığı bir dönemde Fransız yazar Victor Hugo, bu isyanı desteklemek için ”Mavi Gözlü Yunan Çocuğu” olarak anılagelmiş […]
Kısa ömrüne “Yabancı” ve “Sisifos Söylencesi” gibi eserleri sığdırmış olan Albert Camus, “vicdani sorunları ciddi gözlem ve ağırbaşlılıkla aydınlattığı, önemli edebi eserleri için” 1957 yılında […]
DİLSİZ USTALAR, SUSKUN ÖĞRENCİLER Gaz lambasının, dünyayı küçücük odalara sığdırdığı, uykuları korkulu bir hayale çevirdiği zamanlardı. Akşamlara kadar toprak yollardan, buğday tarlalarından, yalınayak çocukların meraklarından […]
“Öznel düşüncemizin ve nesnel dünyanın aynı yasalara tâbi olduğu ve bu nedenle de son tahlilde birbirleriyle sonuçları bakımından çelişemeyeceği, tersine çakışmak zorunda olduğu fikri kesinlikle […]
Enes Aras: Fotoğrafta, sağ başta. Enes Aras’ı gördüğümde artık eskisi gibi sevinemiyorum. Daha doğrusu bu arkadaşla oturup konuşmalarımız, eskiye kıyasla temelden bir farklılığa sahipmiş gibi […]
İspanya, dikkat et, en içindeki İspanya’na!Dikkat et, çekiçsiz orağa!Dikkat et, oraksız çekice!Dikkat et, istemeyerek kurbana,istemeyerek cellâda,istemeyerek umursamaza!Dikkat et, horoz ötüşünden önceseni üç kez tanımayacak olanave […]
“Sonuç olarak; yeryüzünde mutluluk mümkünken, mutlak mutluluk mümkün değildir. Hayatın içinde acı ve hüzün mutluluk kadar gerçektir” (Prof. Dr. Medaim Yanık) Sahi ne oldu da, […]
Bu yazıyı bitirip, türü ne oldu acaba diye düşündüğümde, türü ”yazı işte” diye cevap verdim kendime. Tarihi bilgilere sık başvurma gereği duymuş olsa da bu […]
SabahtırAlkışlar geceninSıcak damları sükûn yapılarıylaAydınlatır bir ucundanKahvaltı sofrasında çay tasını Düzgün uysalIşıklı bir de ağızGizlice götürür hücreyi bütüneVe akla her gelen telgraf telindeÖpüşür iki güvercinİncelmiş […]
Öykücü ve editör olarak tanıdığımız Zeynep Kahraman Füzün’ün ilk romanı Dünya Topraklarında Sahi Kitap etiketiyle yayımlandı. 1986 Akhisar doğumlu olan yazar lisans ve yüksek lisans […]
Bilirsin sana yalan söyleyemem kendimi kandırabildiğim kadar yanıltırım seni ve sen bunu andığın İçinde dışında değilim çelişkilerin veya çekimser ama iltica etmez ay aralar mordanyükseldikçe […]
O tarihte babam Paris’te öğrenci imiş. Eğitim ataşesi onlarla irtibata geçip hemen yurda dönmelerini; öncelikle Paris’teki elçilik ve ataşeliğin Marsilya’ya kaydırıldığı ve o yüzden bir an […]
Elimden tut yoksa düşeceğimyoksa bir bir yıldızlar düşecekeğer şairsem beni tanırsanyağmurdan korktuğumu bilirsengözlerim aklına gelirseelimden tut yoksa düşeceğimyağmur beni götürecek yoksa beni geceleri bir çarpıntı […]
Seneler,seneler evveldi;Bir deniz ülkesindeYaşayan bir kız vardı,bileceksinizİsmi Annabel Lee;Hiçbir şey düşünmezdi sevilmektenSevmekden başka beni. O çocuk ben çocuk,memleketimizO deniz ülkesiydi,Sevdalı değil karasevdalıydıkBen ve Annabel Lee;Göklerde […]
Ah, sen kalbimi ezdin geçtin gaddarlığınla;Şimdi üstüme atma tüm kötülüklerini!Beni gözünle değil, şu dilinle yarala,Hileyle değil, gerçek gücünle öldür beni.Gözüme baka baka, “Sevdiğim başkası,” de;Canım, […]
2 NisanSusmayı aşeriyorum3 NisanAnneler ölmesin4 NisanKırk yıllık eski kitaplığımızı odaya getirdim. Karşısına oturdum neler neler anlatıyor. Alt kısmındaki dolap gibi yere girip saklandığımı hatırlıyorum5 NisanKuşların […]
Ben vücudundan ayrılmış bir insan uzvu hiç görmedim, ama onu gören birçok insanı dinledim. Benim için en zor şey savaşı çocuklardan dinlemekti. Bir insani yardım […]
Kırılır da bir gün tüm dişlilerDöner şanlı şanlı çarkımız bizimGökten bir el yaşlı gözleri silerŞenlenir evimiz barkımız bizim Yokuşlar kaybolur çıkarız düzeKavuşuruz sonu gelmez gündüzeSapan […]
Yeterince dikkatli dinlersem bir ses duyabileceğime inandırmıştım kendimi. Tüm varlığımla uzun uzun dinledim. Başta konuşmalar duyduğumu sandım. Deli olacaktım sevinçten. Kalbim küt küt atmaya başladı. Sesler yaklaşsın […]
Artarak gönlümün aydınlığı her saniyedeBir mehâbetli sabah oldu Süleymâniye’deKendi gök kubbemiz altında bu bayram saati,Dokuz asrında bütün halkı, bütün memleketiYer yer aksettiriyor mavileşen manzaradan,Kalkıyor tozlu […]
Çocukluğumdan beri İsrail, işgale devam ediyor. Çocukluğumdan beri İsrail öldürmeye devam ediyor. Çocukluğumdan beri İsrail kendine ait olmayan bahçelere zorla girmeye, penceresinde gül yetiştiren kadınlara […]
Görme, konuşmadan önce gelmiştir. Çocuk konuşmaya başlamadan önce bakıp tanımayı öğrenir.Ne var ki başka bir anlamda da görme sözcüklerden önce gelmiştir. Bizi çevreleyen dünyada kendi […]
I Elleri el gibi kocamanBeyazda bir nokta gibi kocamanKocaman boşluğun küçülttüğü her şey gibiBiriyle kendini artırıyor durmadanBiriyle koyunlar gibi güdüyor ötekiniAyaklarını gizliyor bir köpekleEvine dönerken […]
Bab 1 Gezegenler kendi hallerinde yaşamaktayken her şey yolundaydı. Bu elbette çok eskidendi. Sonra insan diye bir tür belirdi bazı gezegenlerde, ondan sonra olan oldu. […]
İzdiham olarak evde olmak zorunda kalmak zorunda kaldığımız günlerde birlikte ama ayrı evlerde günümüz güzelleşsin diye yazar ve şairlerimize önerilerde bulunmasını istedik. Ufuk Akbal’ın bugüne […]
İzdiham olarak evde olmak zorunda kalmak zorunda kaldığımız günlerde birlikte ama ayrı evlerde günümüz güzelleşsin diye yazar ve şairlerimize önerilerde bulunmasını istedik. Psikolog- yazar Seda […]
Ben hep acı içinde yaşayan bir adamım! Bu sıkıntı âdeta kendimibildiğim anda başladı. Belki daha dört yaşında yoktum. Ondan sonra yaptığımdeğil, hattâ düşündüğüm kötülüklerin bile […]
Birinci Bab Ey sökülmüş cep.. Ey ıslak yorgan..Ey bulduğu her bahaneyle çıngar çıkaran..Yardım et.. Yardım et..Bana ilâh mahvedecekbir uzuv lâzım.Gel çabukBeni üzüntünün koynunda bekletOrada tohum […]
sarartı sasal siyah incisar ma şıkyana eğik ağaçlarneredeyse birbirimizeyabancıyız artıkburası hepsarı yazdışardahepkasımpatlarhep bir sarıgagalı yelkovanböyle kafamın içindelimonsu safransarı ekran amino asitbir ağaca gerisingeriye sonbaharsiluetiylegiren birkız […]
DÜN, BUGÜN, YARIN When I was a little child ,Bir yokluktu Ankara.Apres moi dull and wildTown ne oldu, que sera? İTHAF ve MUKADDİME King Soloman […]
Agathe, uçtuğu var mı ruhunun arasıra,Büyülü, mavi, derin ve ışıl ışıl yananBambaşka denizlere, bambaşka semalara,Şu kahrolası şehrin simsiyah havasından?Agathe, uçtuğu var mı ruhunun arasıra? Hey […]
Uyandım. Saat 08:09’u gösteriyor. Her zaman ki gibi. Asla uyuya kalamıyorum. Hoş, kalsam da 08:30’da saatim buna izin vermezdi. Yorganın içinden kollarımı çıkarır çıkarmaz tüm […]
“Nerelisin” sorusu bana hep biraz garip gelmiştir. İnsanların sohbete girmek için sordukları ya da birbirini tanımayan insanların birbirlerini biraz daha tanımaya çalışmak için sordukları basit […]
İşim gücüm budur benim,Gökyüzünü boyarım her sabah,Hepiniz uykuydayken.Uyanır bakarsınız ki mavi. Deniz yırtılır kimi zaman,Bilmezsiniz kim diker;Ben dikerim. Dalga geçerim kimi zaman da,O da benim […]
Kasabamızın neşesi ve uğuru sayılır Dehdeh Süleyman. Kasaba dediğime bakmayın, aslında kasaba kadar küçük bir ilçe. Dehdeh’i görmeyen esnafın işinin rast gitmeyeceğine inanılır. Herkes Dehdeh […]
Hakiykatin ma’nisin şerh ile bilmedilerErenler bu dirliği riye dirilmediler Hakiykat bir denizdir şeriattır gemisiÇoklar gemiden çıkıp denize dalmadılar Bular geldi tapıya şeriat tuttu dururİçeri giribeni […]
Bir çocuk gördüm; yüreği yaralı, gözleri kanlı. Yanına yaklaştım usulca. Yaralı yüreğine merhem olmak, yaraları kabuklandırmak ve izi kalmadan silmek istiyordum. Ayağındaki terlik yüreğimi üşütüyordu. Yanına oturdum. […]