Sohrab Sepehri, Suyun Ayak Sesi
Annemin sessiz geceleri için! Kaşan şehrindenim Fena sayılmaz halim, Bir lokma ekmeğim var, biraz aklım, İğne ucu kadar da zevkim. Annem var, ağaç yaprağından daha […]
Annemin sessiz geceleri için! Kaşan şehrindenim Fena sayılmaz halim, Bir lokma ekmeğim var, biraz aklım, İğne ucu kadar da zevkim. Annem var, ağaç yaprağından daha […]
S’io credesse che mia risposta fossea persone che mai tornasse al mondo,questa fiamma staria senza píù scosse.Ma per cio che giammai di questo fondoMon torno […]
bir çiçek bahçesinde geceye durgun kalışın yağmur sıcağı gibiöptüm sonsuz gidişinden. saçlarının seyriyle seni yolları aşklara davul çalıp çağrılmış yalnızlarla dolduranakrepleridir duygunun. karanlık ordulara güneşsiz […]
Senden bir incecik yüz hatırladımŞair neye yarar hatırlamazsa Okul göğe ağmış, onyedimdeyimUcuz Bafra bunu yapmazdı oysa Kar yağsın her giren gülsün şöyle kiGülünür içerde taşra […]
Boğa bilmiyor seni, incir ağacı da,Ne atlar, ne de evindeki karıncalar.Çocuk da ikindi de bilmiyor seni,Çünkü başladın artık yaşamamaya. Taşın arkası bilmiyor seni,İçinde çürüdüğün kara […]
Kara yakındı önce, hem çok yakın,Elimi uzatsam tutardı.Yıldızsız teknemdi inip çıkan gece,Kurumuş gece, kum, kömür, arduvaz…Kara yakındı önce, hem çok yakın,Denizleyin inip çıkan önümdeBir tanrının […]
Sen git ben bu kurtlukta idare etmesini bilirimElde abanoz bir baston dişte dirhemlik krakerAç kalmam kimsesiz biilaç toprağına müstesnaBilirim beni zorba sanacak sakallarım uzadıkçaCam buğusuna […]
YouTube’ta gezerken Mehmet Nezir’in YouTube sayfasındaki kanalına denk geldik. Çok ilginç isimler, o ilk gençlik halleriyle şiirler okuyorlardı. Sizlerle paylaşmak istedik. İsmi de; Edebiyat Bülteni […]
Bir garip isyanın peşine düştüm:Şehir soğuk,Gölgeler ırmakların sesini içiyorduAyakları üşüyordu hayat sahnesindeParantezi beyaza açılmış bir kızın… Aya ayna tutup gördüm kendimi:Günah tarhlarında, kehribar düşteEvet, yaşamak […]
Yürüyerek geçtim kafiyedenBu şiirler bu şair sözleriYağsa üstümüze yukarıdanYine de dolduramaz dünyayıÖlmüşlerden kalma bir göğüAz çok yaşar sağlığında herkes Ölümü lafa tutup yalnızlıkKendine eş beğeniyor […]
Gözlerinde bir giz yanıyor, el değmemişkızıl yonca, can yoldaşım benim Nefret ya da aşk – bilir miyim bunu?- kara sadağınınbitmez tükenmez ışığında Bedenim gölgeye serilene […]
Razıyem derdine yarin men şikayeti itmezemKendi halim söylerem gayri hikayet itmezem Derd ü mihnet yoldaşımdır bu yola azm ideliDost belasından başım bir dem selamet itmezem […]
Beni kandırabilirsiniz bayımAldatabilirsiniz beni, buyurunuzHokus pokusa gerek yok, hileli zarlara daBütün kodlarım hazır buna, işletim sistemimİşte, emrinize eksiksiz âmadedir hücrelerim Gönüllü çıktım yoldan keklenmek içinBeni […]
Süleyman Çobanoğlu: 1967 yılında Afyon’un Sultandağı ilçesine bağlı Üçkuyu köyünde doğdu. İlkokulu burada, ortaokulu Devlet Parasız Yatılı öğrencisi olarak Ankara Lisesi’nin ortaokul kısmında ve Şemsettin […]
Jazz dinliyor cemaat cuma hutbesinden önceHaberlerde uçan atlar sokaklar silme manyakHerkes kafayı yemiş seni bulamıyorumSesin nereden geliyor seni bulamıyorumYüksek sesle konuş biraz seni duyamıyorumAnnem hastaneye […]
ıdal kırıkbahçe talansularda yüzünhangi âh, hangi melâlyok şimdihayalsabahları boyayan kuşlar mıydısonsuz suskunluktan gayrı yıllaryıllar savrulmuş sanki sonbahardüştü yok şimdi hüzün ve aşkben bu duvarı ördüm […]
Karşısına geçtim izliyorumİçten bir ses sanki neredenseHatta evcimen; çoğumuzdan büyükBu kapıların arasında sıkılınca,Odalardan çıkıp karşısına geçtim, izliyorum Yoksa konuşmayı bile unutacağım Oturdukça ilkelleşiyorumŞimşek çaktı, sonra […]
Saçların kara bir şelale gibiAkar arasından parmaklarımınKollarımı açar beklerim seniKüçülür küçülür birden sığarsın Ne muhayyel adam ne rüya çocukYüreğe saplanan dev bir acısınYerin sandığından büyük […]
Saatin sarkacında damıtılmış tik tak sesleriAva çıkıyor. Bir yelkenli sesi ormandaRüzgâr tozlarını kaldırıp zamanınHengâmede buluyor kendiniGölgeleri siluetlerinHiç bitmemiş sanki Bir yelkenli sesi ormandaLavantaları katıyor dalgaların […]
Akordiyona bırakıyor dünyanın sonunuSon şarkının ücretini yağmurla ödüyorBir çınar doğuyor seslerin birleştiği yerdeGökten de dinlendirici bir çınar Bir kırlangıç baba diyor banaBir menekşe anne diyor […]
zor bir nakış gibi işliyorumliseyi ve aşkıhüzünden bir kanaviçeye Üveyikler ibibikler arıyorumkandillerle gece çulluklarıbana bir salgını çağrıştıran bıldırcınlarlise öğretmenlerinin dolduğu odalardansarı asmalar ürküyor koştuğumda kim […]
Hiç vaktiniz yok bir rüzgar sesi dinlemeye.Siz çiçekseniz eğerrüzgarı olmayan çiçek kıpırdayamaz ki hanfendi! Ve kırmızı güllerden bahsediyorsunuz.Sarı lalelerden, mor karanfilden…Unutmayın ki bütün çiçekler toprakta […]
senin çağlar aşansesin çağlar durur sen her çağda çalışan bir gülsünhilye- i pâkin ile kurdum seni içimeuzun İnce ellerin, içimde ki şirki dürsünsana hicret etmeden […]
Bu öykü Bosnalı sanatçı N. Razanica’nın kuzeni A.’nın gerçek hikayesi olup Srebrenitsa’ya bir ağıt ve çokça gözyaşı olarak yazılmıştır. Temmuz’un onuncu günüydü ve hava çok […]
Ben bir mısradan ibaretim anneNoktası ciddiyet bozan bir mısra Nerdesin diye sorarsanBıraktığın yerdeyimSen yoksun ya anneBizim burada camlara“kahrolsun emperyalizm” yazıyorlar her geceNe olduğunu bilmiyorum ama […]
gözleri cüssesinden büyük çocuklarınlaf arasında bankamatikleri izlemesidir dünyaben bu tufanı en çok ihanetinden tanıyorumboğduğu hayallerimden tanıyorum zanlı zannıyla beklenmedik ayetler bir kulaktan diğerine giderkençok uzaktır […]
Kalbim sırrını buldu, manalandı hayatım.Ölmez bir aşk aniden kapladı benliğimi.Ümitsiz acı çektim ve herkesten sakladım,O bile kendisini bilmedi sevdiğimi. Ah! Şimdi çok pişmanım, yanında gölge […]
ayaklarımı uzatıyorumdaha dünyaya çok var diyor annem ah aklımdünya hesap edilemez bir sancıdırbu gölge taşınan koruluktabu sekizinci günah yazan ağıttaneticesiz bir ağrının sonudur diyorlar kibilmediğin […]
Handan, hamamdan geçtikGün ışığındaki hissemize razıydıkSaadetinden geçtikÜmidine razıydıkHiçbirini bulamadıkKendimize hüzünler icadettikAvunamadıkYoksa biz.Biz bu dünyadan değil miydik? Orhan Veli Kanık İZDİHAM
Pahalı mekanlarda tedirgin oturan kızlarınVe bir enginara çok sayıda banknot bırakan adamların arasındaYenilgiyle kuşanan bir çağın sihası oluyordukSaçının bozulup bozulmadığına bakmak için ekranı kırık telefonuna […]
tüfek sesli bir sabah beliriyor göğsümdesokakların çağrısı adıma çarpıp yokuşlara yaslanıyorkalbimde biriken dünya işleribiraz protesto, biraz da hevesgeçiyorum yeşeren vardiyadan, tozuttuğum kapıdansiperler, çarklar ve bozgun […]
Yağmur ana, çoğaltıcı, sonsuzboş topraklara yağıyor, tarlalara, ormanlara,evlerin çatılarına, alçak damlı ağıllara, yüksek burçlara,ey! yer altında toplanan, her şeyi yıkayan,şehirlerden geniş, kız kardeşlerden şefkatli,kırlardan engin, […]
Kanatlarım var sanırdım eskidenSanırdım birçok şeyi güzelmiş gibi Artık ceylan besleyecek kadar masum değilimOrmandır dağdır yokuştur kardırKoşacak kadar cevval değil hallerimHepimizin sakat bir kol bırakmışlığıDönüp […]
Ayın on beşinde bütün memurlar biraz sekülerBiraz deyince miktar belirtmeni istiyor kasiyerYorgunum, yorgunsun, yorgun…İnceldiği yerden kopuyor, tutuyorsunKayıtlara şöyle geçti; bir devrimci banka reklamında oynuyor Göğsünde […]
uyandım, hüzündü… saçlarımı taradım, yoktun…gitsindi diyemedim. hüzündü, geceye takılmıştıbiriktim dipsiz kuyulara ağladım. gitme, ateşime su ver. yitirilecek bir an bileyok… aşılacak tepe, yürünecek çöl… sararmışbir […]
Birlik ve beraberliğimize,İhtiyaç duymadığın şu günlerdeBir çocuk kaçar evinden öfkesiyleDolanmış boynuna ırmak asmış kendiniSaçılmış yere esvabı, utangaç ve kirli Tesadüfen girdiğin o turist fotoğrafındaAsılıp kalmışsın […]
“Adına başka bir şey de deseydik gül yine aynı güzellikte kokacaktı.”Shakespeare Durgun insanNil’in kollarıyla kurumuşturHer yürüyenin duvarıTacı olanın surları vardır. Munzurdan inen sularınÜzerinden atlaKavağı kesSözü […]
üsküdar vapurunu batırınçirkin kadınlar sevinkirli libaslar giyintelkâri hançer, kanlı kınüsküdar vapuruna acımayın. evleri üzmeyin, camları kırılırgururlu gözler ağlarken, yağmura saklanırüsküdar, sana söylüyorum:kolumda bıçak yarası, ben […]
dünyanın yüzüne kahredilmişbir yaradır nihayetinde… insan!dünyanın yüzüne kahredilmiş bir akşamgibi dağılsın içinize bu duman, bu şüphesiz, pardon, en çok neyimi sevdiniz?en çok gözlerinizi… benim gözlerimunutmuyor […]
sandılar ki şiirin umrundaydıakşamları yorgun inişleri minibüslerdenüzgün omuzları, aşınmış gövdelerimalum, ayaklarındaki sızılarkoşmaları ama geç kalmaları her akşam sofrasınababa azarı, hatun sitemi, neyse!yağmur ve trafik oysaonlar […]