Amanda Gorman’ın Amerikan Başkanlık Yemininde Okuduğu Şiirin Tam Metni

Bir algı şirketi olan Amerika’da dün başkanlık yemini edildi. İncil’e el basılarak yapılan yeminde görüntüyü kurtarmak için bir şair de şiir okudu. Şiirin teması Amerika’nın birlik ve bütünlüğü. Gelin görün ki şiiri maalesef yıllarca köle olarak kullandıkları, insan yerine koymadıkları, her türlü hakareti yaptıkları siyahi bir şaire okuttular.

Elbette şiirden yanayız ama şiir hiçbir zaman bir Amerika’dan yana olmaz. Cellatlara övgü dizen bir metin şiir olamaz. Okunan şiir de, yazanı da dikkatimizi çekti ve yayınlamak istedik.

TIRMANDIĞIMIZ TEPE

Sayın Biden, Madam Başkan Yardımcısı, Bay Emhoff, Amerikalılar ve dünya.

Vakti gelince kendimize soruyoruz;
Bu bitmeyen gölgede ışığı nerede bulabiliriz?
Bir denizi kaybettik. Yürümeliyiz.
Canavarın karnını deştik.
Sessizlik her zaman huzur demek değilmiş
Adaletin kendisinde her zaman adalet yok.
Ve yine de biz farkına varmadan şafağı elimizle tutuyoruz

Zor günlerden geçen bir ulusa tanık olduk
Biz sıska, siyah tenli bir kız kölelikten geldiği ve
Yalnız bir anne tarafından yetiştirildiği zaman,
Ancak başkan olmayı hayal edebiliriz
Şiir okuyunca.
Evet, cilalı olmaktan, bozulmamış olmaktan çok uzaktayız,
Ancak bu birliğe olan inancımızdan vazgeçtiğimiz anlamına gelmez
Çabamız birliğe ve dirliğedir

İnsan nasıl olursa olsun
Kültürü, ırkı, renkleri, koşulları, karakterleri
Aramızdaki farka değil ileriye bakıyoruz
Uçuruma değil geleceğimize bakıyoruz
Kollarımız birbirine uzansın
Dostluktan zarar gelmez

Kederliyken bile büyüdük.
İncinsek de içimizde hep bir umut
Yorgunduk ama bu engel olmadı dostluğumuza.
Bozgunun değil birliğin peşine düştük

Vahiyler bize,
Herkesin kendi asma ve incir ağaçlarının altına oturacağını ve
Bundan kimseye zarar gelmeyeceğini dile getirir .
Güzellikler içinde yaşayacaksak bu kılıçla değil
Aramıza kuracağımız köprülerle olacak
Bunu yaptık.
Bu, tırmandığımız tepeden kayma sözü.
Eğer bu dostluğa önem verirsek
Çünkü Amerikalı olmak bir gururdur.
Geçmişteki kötü günlere yüz çevireceğiz

Bir ulus birliği olmak yerine
Ona zarar verecek bir güç şahit olduk
Ülkemizi yok edecek şey demokrasiden uzak durmaktır
Bazen sekteye uğrasa da demokrasi asla yenilmez
Güvendiğimiz bu inanca, gözümüz geleceğe bakarken, tarih bize emanet.
Bu, sadece bir geçiş dönemi.
Başlangıcında zarar verecek güçten korksak da
Yeniden tarih yazmaya cesaret
Kendimize umut ve kahkaha sunduk

Felaket nasıl yenebiliriz?
Şimdi, felaketin bize nasıl galip gelebileceğini konuşuyoruz
Ama cesurca, özgür ve inançla şunu diyebiliriz
Eski günlere doğru yürümeyeceğiz

Geriye dönmeyeceğiz, korkmayacağız
Çünkü tepkisizliğimizin ve korkaklığımızın mirası gelecek nesillere kalır
İçimizdeki bozgunculara karşı
Merhametle bir araya geleceğiz
O zaman çocuklarımıza aşkı miraz bırakabiliriz

Her nefeste bronz göğsün kaldı
Bu yaralı dünyayı harika bir hale getireceğiz.
Batı’nın altın yapraklı tepelerinden yükseleceğiz.
Atalarımızın devrimi ilk gerçekleştirdiği rüzgârdan
Yukarılara çıkıp yükseleceğiz.
Orta Batı Eyaletleri’nde
Güneyi kavuran güneşten doğacağız.
Yeniden ulus olacağız, uzlaşarak ve barış içinde

İnsanları hırpalanmış, farklı ve güzel ülkemizin
Günü gelince alevin ve korkusuzluğun gölgesinden
Özgürleşerek çıkacağız
Çünkü her zaman ışık vardı.
Onu görecek kadar cesursak
Işık her zaman vardı

Çeviri: Talha Yılmaz

İZDİHAM

İzdiham'ın 47. Sayısı çıktı. Buradan ulaşabilirsiniz.

Büyük bir heyecanla beklediğimiz yeni sayıda ”Yaşar Ercan, Gündüz Vassaf, Gökhan Özcan, Yankı Yazgan, Ali Ayçil, Elif Aşiran, Dilek Kartal, Bülent Parlak, Turan Karataş, Seda Nur Bilici, Ahmet Aslan, Sulhi Ceylan, Sümeyye Dursun, Rümeysa Kocaman, Abdullah Harmancı, Hüseyin Hakan, Cüneyt Gönen, Yasin Kara, Ahmet Enis Gürcan, Akın Akaoy, Onur Bayrak, Bekir Şamil Potur, Enes Aras, Mustafa Toprak, Faruk Sarıkavak, Tuğba Karademir, Halil Ecer, Vedat Milör” gibi isimlerin metinlerine yer veriliyor.

Bir Cevap Yazın