Oğuzhan Bükçüoğlu, Üşengeç Koşu

gözleri cüssesinden büyük çocukların
laf arasında bankamatikleri izlemesidir dünya
ben bu tufanı en çok ihanetinden tanıyorum
boğduğu hayallerimden tanıyorum zanlı zannıyla

beklenmedik ayetler bir kulaktan diğerine giderken
çok uzaktır bize unutkanlığın açtığı çiçek
ne yapsam içimden çıkaramam habersizliği
voltanın son adımında asilik kusuyorum biterek

çocuklar ağlarken bu mevsim değişmeyecek
yağmur kirli bir geçmişi, hapsolmuş gerçeği
aklamayacak hızırdan çaldığım bu hırsızlığı
iftira etmezsem, itiraf etmeliymişim bilmediklerimi

güneşi geceyle geceyi kendimle kendimi senle topladım
gizli günlerden gözüme sıkıştırıldı bu tutuk revolver
mukavemet göstermeden uzaklaşmanın hüneri
boynumu ancak durmadan koşmak yok eder

genelevin önünden geçerken aklıma sinen koku
neydi cinsim, hangisiydi türüm unuttum
müsavi kadınların aynalarında görünmezmiş yara
sahipsiz kaldığımdan mıdır, ne verecekmiş bana o kurum

delik deşik ruhumun zırhlı kapıları aşkın sözleri
reçete yazıyor şeyhim, protesto dağıtıyor sigortam
kızlar en çok gözlerime vurulur şarjörüm bitik
şükrediyorum devletlüme ne eksiğim ne tastamam

hainliğime bir sigara uzatmak içindi küfürsüzlük
asla aksine itiraz etmedim, ölsem yeri değil
gülsem, burdan şiire kampanya uydururlar
yaşamak için değil, yenilmek için eğil

Oğuzhan Bükçüoğlu

İZDİHAM

İzdiham'ın 46. Sayısı çıktı. Buradan ulaşabilirsiniz.

 ‘İzdiham, zor zamanlar geçirdiğimiz bu süreçte umutlu bir kapakla karşınıza geliyor. Birçok güzel kalemin bir araya geldiği 46. sayımızda birbirinden ilginç konular, fark etmediğimiz alanlarda kalem oynatan yazarlarımız size kıymetli vakitler geçirecek bir sayı hazırladılar.

Sorun Varsa Umut da Vardır.

Bir Cevap Yazın