Mustafa Muharrem, Ne
Ne deniz ne ağaç ne kaldırımlar güle söyler yağmur bildiklerini çare yok doğuştan kekeme bahar çabuk okuyamaz ten şiirini İnsanlar şarkılar gibi çiğneyip sonra tükürürler […]
Ne deniz ne ağaç ne kaldırımlar güle söyler yağmur bildiklerini çare yok doğuştan kekeme bahar çabuk okuyamaz ten şiirini İnsanlar şarkılar gibi çiğneyip sonra tükürürler […]
Entelektüelliğin hiçbir değeri yok… Entelektüelliğin hiçbir zaman fazla değeri olmayacak Halkın toplu yargısına göre. Toplama kamplarının kanı bile Memleketimizdeki bir milyon ruhtan Daha net bir […]
Seni her zaman sevdim Bazen inkârla sevdim bazen ikrarla sevdim Gençtim yaşlandım öyle tekrar tekrar sevdim Sen benim sol göğsümdeki benimsin Seni sevdim Bir gülün […]
Gece yarısı, karanlık bir bozkırda Işıklar içinde akan bir tren kadar yalnızım içinde onca insan, içinde dünya. Soluk soluğa, demirden bir ırmağa mahkûm Ve bilmeyen […]
Hele sevemeyişine beni Adın sevdalığın adı Hayata tutunan yağmurlarım Son İsteğin ne diye soruyorlar Gözlerin geliyor aklıma Bana bağışlanmak ver diyorum III Çamura bulanmışken ömür […]
Sonunda uzun sessizliğiyle çöker gece O büyük gölgesiyle her şeyi örten. İncecik bir ses yükselir ansızın Sonra acıyla yitip giden. Kulak, dikkat kesilir uzak bir […]
dipnot I Yalıttım kendimi batını batıl kalıtlardan arınç buysa ben arınmam derviş cipini satsa yahut yatsa rüyaya dipnot II gençtik ve güzeldik itinayla itiraz […]
hoş geldin abi. hoş geldin dost. hoş geldin yaşanmayan hayali yaz günleri. hoş geldin sancılı aşk şarkıları. hoş geldin kafası karışık güzel adam. hoş geldin […]
Bazı insanlar der ki insan çamurdan yapılmıştır Zavallı adamcağız kas ve kandan yapılmıştır Kas ve kan ve deri ve kemikler Zayıf bir zihin ve kuvvetli […]
Melek Paşalı’ya Bana durgunsun diyorlar İnsan soyu dünyadan çekildi de Bir sen mi kaldın yeryüzünde Çenende unutulmuş bir elin Burda değilsin, fotoğrafta gibisin Kar yağarken […]
Şairim ben; ama şiiri Kendisi olarak umursamam bile. Gece ırmağının taşıdığı yıldız Çirkinleşir göğe tırmanmak isterse. Zaman damla damla eriyip gitmede Karnım tok sütüne masalların […]
Bir yemin bozuldu Böylece şehrin abileri bağlandı yakamıza Külüstür özlemlerle Son çağrıya el veren adamın Hiçbir hakikat çıkmadı karşısına Tükenmişti yağmur Seni gördüm başladı Seni […]
Anıtsı ve utangaç ve filizi bir iki üç… Ve durmadan bölünen çift cinsiyetli okunaksız bir şeydi hayır bir yerdi Çoğala çoğala sis mi kar mı […]
Gönül gurbet ele varma Ya gelinir, ya gelinmez. Her dilbere gönül verme Ya sevilir, ya sevilmez. Yüğrüktür bizim atımız Yardan atlandı zatımız Gurbet ilde kıymatımız […]
Bana bozgunu sen yaşatırsın Bulutsuz sıcak bir yaz gününde bile Ki gökyüzü maviliğinden emin olmamıştır bu kadar O kadar berrak ve o kadar durgunken gönül […]
Bir ceset ayaklandı hedm edilmiş mezardan Yanında şafakları, huysuz atları sürür Acz şahlanır elinde, ağaç sararır ardan Asırlardır değişmez, aynı şehrahda yürür. Alalanmış hiddeti tüm […]
Daha doğar doğmaz kendini küçük hissetmeni sağlarlar Hiç zaman ayırmazlar sana, vereceklerine hepsini Acın o kadar büyür ki hiç hissetmez olursun… Evde döverler seni, okulda […]
okyanusun ortası kör bir gözdür kanatları silinmiş kuşlar için başlarını göğe dikip çünkü onlar dümdüz boyunlarıyla çığlık atmalılar gene de ayıramadım onları kendimden bu yüzden […]
ömrüme zarar veren erkekler sevdim cam kırıklarıyla sundular bana tenlerini seviştikçe çoğalan ellerine inandım uzun…çok uzun ayrılıklardan sonra sabırsız bir çarmıh gibi açılan kollarına çarmıh […]
Zamanla, Geçer, her şey geçip gider, zamanla Unuturuz yüzü ve sesi unuturuz Kalp daha da yenilince, gitmek dert olmaz Aramak daha uzağı, peşini bırakmak gerekir […]
Friedrich Nietzsche’ye Bir ben biliyorum Yorgun gözlerinin altındaki halkaların Ebemkuşağı olduğunu ve İstediğinde yedi renk bakabileceğini Siyah saçlarındaki akların aslında Hırçın dalgaların gelgitlerinden oluşan Köpüklerin […]
artık geri dönüş yok kızım hayat, sonsuz bir uğultu gibi, ardından iteleyecek seni. ama unutma kızım, hayata sırtını dönüp ağlamaktan hep daha iyidir insanlara has […]
Bir ideolojidir seni sevmek, Körü körüne bağlanılacak bir duygu ya hu… Sen bilmezsin, Eskiden kalma insanlar vardır, Hani şu her şeyin hemen eskimediği devirlerden… Sevmenin […]
kadın derin bir devlettir atlarla gider yosunlarla döner her gece. kış bahçeleri sever gibi yaşamaktan , vakit bulamıyor , gül kokması gereken gecenin hakaretini dinlemeye. […]
“bin ışık yılı gitmek için vaktimiz var mı azığımız, şarabımız var mı, ateşimiz var gemliği geçince melekleri göreceksin sakın şaşırma ayetler fosfora bulanmış iniyor olacak, […]
Ve Bir Yerlerde, Güzellik Yarışmasında Dereceye Giremediği İçin Hayatlar Parçalanıyor… bir gün geleceğim ve bir haber getireceğim damarlara ışık saçacağım ve sesleneceğim içerden: ey sepetleri […]
Ben sana çok dualar yolladım Gücümce hamd ve senalar yolladım Sen bana akıl-fikir vermiştin Suç benim Rabb’im, Ben çuvalladım Hüsrev Hatemi İZDİHAM
Benim de öyle akşamlarım vardır. Kapıdan girince anama sarıldığım, Çocuklara karamela ve çekirdek getirdiğim, Meyhaneye uğramadan çakır keyif, Düşmanım yok, Gündeliğim cebimde, Küfretmeden Öyle tasasız […]
Artık olan oldu bize Gelsen de bir gelmesen de Gelemeyiz biz yüz yüze Gelsen de bir gelmesen de Hep kendini çektin naza Yok bahara yahut […]
Gözüm boşluk, dünya nokta, Görünmedin, görünmedin. Olmuşumda, olacakta, Görünmedin, görünmedin. Kuru taşa renk yürüdü, İpek kurdunu arıdı, Denizde sular çürüdü, Görünmedin, görünmedin. Geceyi dal […]
Ne hoş, ey güzel Tanrım, ne hoş Mavilerde sefer etmek! Bir sahilden çözülüp gitmek Düşünceler gibi başıboş. Açsam rüzgara yelkenimi; Dolaşsam ben de deniz […]
Ağlasam sesimi duyar mısınız, Mısralarımda; Dokunabilir misiniz, Gözyaşlarıma, ellerinizle? Bilmezdim şarkıların bu kadar güzel, Kelimelerinse kifayetsiz olduğunu Bu derde düşmeden önce. Bir yer var, biliyorum; […]
Geçen sonbahar gömmüştük hançerimizi Kare taşlardan yapılmış bir avluya; Hem değerli, hem keskin bir hançerdi. Kabzası erimiştir şimdi, benziyordur Sığırtmaçların yosun tutan saçlarına. İskeletine kan […]
Ben var ölmek İstemek bir boyalı tebeşir Karalamak ölümü Ondan sonra gidilir Bir uzansam çatıya Kuş uçursam ilmikten Ağzında cam kırığı Keser ipimi birden Dokusam […]
aman, kendini asmış yüz kiloluk bir zenci, üstelik gece inmiş, ses gelmiyor kümesten; ben olsam utanırım, bu ne biçim öğrenci? hem dersini bilmiyor, hem de […]
Sevinçler, yaşandıkları günlerin Taşınmazlarıdır, hepsi Hepsi ardımızda kalır. Kimi sevinçler daha yüksektir, ne zaman başımızı çevirsek Eski siyah beyaz bir film gibi titrek, Eski günlerin […]
Aşk var sanıyorduk, bu ne boş ümitmiş Aşk, sadece eski çağlara aitmiş Birçok kişi yıllar yılı beklerken onu Kalbler boşa çarpmış ve ömürler bitmiş Hüsrev […]
I Gökte martıların uçuştuğunu söyle Koyu mavi denizin üstündeki açık mavide. II Bir müzik, soluktan biraz fazla, rüzgârdan az, Söz mırıltısı gibi, müzik mırıltısı, Bilinçaltı […]
her şeye toprağa ihanet gibi yükselen bi avm ve senin brokoli çorbanı ekmeksiz içişin sahi ne oldu da; önce yanılmıyorsam siyah bi araba sonra […]
kustuğum kovalardan ve kül tablalarımdan doğacak baykuş bakışlarından ibaret yüzölçümüyle, bir şekil iblis gibi içime düşecek yaşamak yalnızlıkla büyümüş bir çocuk ölecek tüm akranlarını öldürmüş […]