Jose Agustin Goytisolo, Kızım İçin Kelimeler
artık geri dönüş yok kızım hayat, sonsuz bir uğultu gibi, ardından iteleyecek seni. ama unutma kızım, hayata sırtını dönüp ağlamaktan hep daha iyidir insanlara has […]
artık geri dönüş yok kızım hayat, sonsuz bir uğultu gibi, ardından iteleyecek seni. ama unutma kızım, hayata sırtını dönüp ağlamaktan hep daha iyidir insanlara has […]
Bir ideolojidir seni sevmek, Körü körüne bağlanılacak bir duygu ya hu… Sen bilmezsin, Eskiden kalma insanlar vardır, Hani şu her şeyin hemen eskimediği devirlerden… Sevmenin […]
kadın derin bir devlettir atlarla gider yosunlarla döner her gece. kış bahçeleri sever gibi yaşamaktan , vakit bulamıyor , gül kokması gereken gecenin hakaretini dinlemeye. […]
“bin ışık yılı gitmek için vaktimiz var mı azığımız, şarabımız var mı, ateşimiz var gemliği geçince melekleri göreceksin sakın şaşırma ayetler fosfora bulanmış iniyor olacak, […]
Ve Bir Yerlerde, Güzellik Yarışmasında Dereceye Giremediği İçin Hayatlar Parçalanıyor… bir gün geleceğim ve bir haber getireceğim damarlara ışık saçacağım ve sesleneceğim içerden: ey sepetleri […]
AYDIN Uyku süzen gözler, yumurta ekmek, Fenerbahçe, televizyon, kırık ayna, bağlama… Bunların hepsi bir kimlik eder mi? Kimlik kontrolü yapan dudakların Bir tek kendini kontrol […]
artık hiçbir yerde kaydım yok bilinmiyorum mülki amirin görev yerinde sayı fazlasıyım altın kentlerde ve yeşeren taşra yörelerinde. Vazgeçilmişim çoktan ve hiçbir şeyle anımsanmamışım. Yalnızca […]
Göğe bakmak gibi bir şeydi anlaşılan Açık mavi bir göğe, gündüz yıldızları olan Sana bakmak gölde kayık olmaktı Kış günü köy evinde soba olmaktı bir […]
Her acı, bir diğerine uzaklığıyla oyalar kendini artık herkesi utandıracak yaştasın sana hak veriyorum: Bir hayat kurmalısın kendine Göğün eksik yerleri artık başka renk kimse […]
Kusar kusmuklarını tam tamlar Ey atinin vefakâr kırlangıçları! Ebabil olun dönün taşlarla Korkak köşelerde sizi bekleyen karılar ordusu… Çocukların gözlerinde birer hüzün vakasıdır vatan Sahip […]
I İmgelem yetisi, arzunun sihirli ve yıkıcı güçlerinden yararlanarak, eksik kalmış birçok kişiyi, tümüyle doyurucu bir varlık biçiminde geri gelmelerini elde etmek için gerçeklikten dışarı atmaktan […]
Gözleriniz madam Gözlerinize bakıyorum da Sanki bir yangın yeri Yüzünüz talan edilmiş bir İmparatorluktan kalma gibi, Bir şair oturmuş o iki kaşın arasına, Tüten dumana […]
cadde iyileşecek, cesur renkle parlayacak akşamüzeri tek kusuru, tüneller açamadı yorgun kalplere hep boy uzattı, içe kapandı yeri geldiğinde cadde bir ceza alanı, fırtına öncesi […]
Rahmetli amcama bal çektin kovandan, adamı gam duvarı nem dedin görünmez bir erkek heykeline yaslanıyordun on yedinci sigaran elinde bilime inancın zayıftı, iyice zayıfladı bu […]
Behlül Dündar çevirisiyle Xavier Villaurrutia şiiri. Sonunda uzun sessizliğiyle çöker gece O büyük gölgesiyle her şeyi örten. İncecik bir ses yükselir ansızın Sonra […]
Edip Cansever için Kadını bir gürültüye sapladılar. Evler tıkırtıydı, tıkırtıydı, tıkırtı kahkahamın düşürdüğü çiçekleri bulamadılar fırtınalı bir geceydi çünkü bulamadılar bombalar, bö sesleri, savaş alaborası… […]
Şu yiğit kaşlar, şu gözler öyle metin ki, O ağızlar hiyanete açılmaz, Ve onların altındaki şu ince boyun, hazır Giymeye darağacı giysisini öteki gün: Eski […]
Hepsinin gelmesini bekleme; Bir kişi gelmeyecek. Sen alışmayasın diye, Korkmayasın diye, Düşünesin diye… Kendine yetmen için… Herkesin kendinden kaçacağı yerlerde Sen kaçmayasın diye. Gelenler gitmeyecekmiş […]
Sayın ölü, Bir zamanlar bu zamanda bulunmuşluğunuz Eski teknoloji bir yüke dönüşmüştür Satılması, üzerinden para kazanılması Bu şartlarda mümkün görünmemektedir Güzel adınızı aramızdan alın Hanımefendi […]
Bir başkası yönetir yaptıklarımızı Bizi kaybedişe sürüklediklerinde, bir kumarbazın Elindeki işaretli kağıtlarızdır, Sonuncusu ve korku ve bir suçun hatırası. Eski bir macera romanının Baş karakteri […]
Hatırlayacaksın Hatırla hemen Bizim eskiden Nereli olursak olalım İster oralı olalım yerli İsterse garip yıpratık ağlaksı Tuhaflığın gariplerinden İddet müddeti babaların dolunca keyfe keder Mecburen […]
Yerin derinliklerinden geldiler, ellerinde susmak bilmeyen bir yeraltı güneşiyle, ne kadar diplere bastırılırsa o kadar boğulmak bilmez yankısıyla yüreklerinin. Ağır ağır geldiler, karanlık sarnıçlardan […]
Hiç mi kurdum yokmuş benim sizinkiler gibi Beni halayınıza dahil edebilecek bir sebebim bile yokmuş, kahretsin -Ama kurtlarınız ne kadar sevimliymiş hanımefendi Onları neden döktünüz- […]
I. dikkatimi dağıttığında kuşlar ben ona uyarım yürümek isterim yol bitmesin çünkü merhametli kokumu biliyor yıldız çekiyor bana gelip geçen buluttan bu gidişle göğü okumakla […]
belki kaldırım taşları nallanır kırmızıda dur tır pistonundaki karanlık güç anne ayaklarını öper böylece cami duvarındaki merakına sığınırım , affet ben de seni öperim Gonzalez […]
Ah karanlık çöken bahçenin sessizliğinde oturmak, Kız kardeşin değirmi ve koyu gözleri açılmışken erkek kardeşte, Onların kırık ağızlarındaki erguvan renk Eriyip gitti akşam serinliğinde. Yürek […]
Okurum bir şiirde: Konuşmak kutsaldır. Ama konuşmaz tanrılar yaratır ve yıkarlar dünyaları insanlar konuşurken. Onlar, sözsüz oynar en tehlikeli oyunları. Tin iner, ve gevşetir dilleri […]
Yorgun musun? Yattın mı? Uyu— Düşünme beni. Ben ki Hiç düşünülmedim senden önceleri. Senden öncesi: Düşüncesi kızgın kumlara serpilen Azgın yellerle savrulan Bir damla gibi— […]
Büyük çizgileriyle tanıyorum umutsuzluğu. Kanadı yok umutsuzluğun, akşam vakti deniz kıyısında bir taraçada, toplanmış bir sofrada kalayım demiyor. Umutsuzluk bu, o bir sürü olayların dönüşü […]
Bırakalım bu rengin zamparalığını Dur bak musalla ile kargalar arkadaş Elinde süpürge topluyor yaprakları Sakallarından kar dökülen bir ihtiyar Ekmek arayan başıboş köpekler Artık gün […]
kaldırımın kenarındaki güllerden kopardı çocuk denecek yaştaydı daha kokladı gülü kokladı gülümsedi sonra koşarak uzaklaştı kaldırım boyunca. bir gül şiirin gündemine taşınmıştır artık çocuk gündüzlerinden […]
Yürüyen merdivene biniyorum, Genç bir adamla çok hoş bir kız Var önümde. Kızın pantolonu ve bluzu tenine yapışmış. Yukarı çıkarken Kız bir ayağını Bir basamak […]
Şiir yazarken ölmezse bir şair, şair değildir (Hiçbir ülkenin atasözü değil). gök gürültüsü kalbimin çarpıntısına denk bu ilk bahar yaz günü mevsimlerle aram yok asit […]
“Yağmur yağıyor diye üzülüyorsam gülme, bunda kursiyer sanrılarımın parmağı var “ Kanalizasyon sakinleri de var ve Nabzımı tutan elektrik şalteri evet. Islanan boru, içinden geçen […]
Yüksek bir tepeden büyük suya doğruSaçlarının rüzgarlı yazı, geç gece vaktiKuzey yarım kürede ayın henüz doğmadığı saatlerBir yurdun mahremini örten dağlarKarşı durup bakmakBiraz rahatlamak, gevşemekİhtiyaç […]
Bir kömür, bir uzak, bir kara, bir derin, Ellerin, yeraltında yitmiş kocaman ellerin. Yıllarca çalışırsın, gündeliğin on lira, Açsın, susar kuyular bağıra bağıra Ko yamyassı […]
geceleri rüyamda tanklar icat ediyorum, acı yitiriyorum, yerine yeni acılar koyup. sakıncalar üretiyorum fabrikalarımda öylece çekip gitmen sakıncalı mesela. salınarak geçiyorsun idam çeşmesinden ve galeyana […]
Güldüyse de berrak yumuşak bir hava tekrar İyi şeyler düşünen varlığının ülkesine, Döndüyse de renkler… boradan sonra değiştin. Hayır, unutmayacaksın Bütün umutları birden silen karanlıkta […]
Chiapas ormanında, duvarı olmayan, sazdan yapılmış kulübelerinde, arada bir sallanan hamaklarında, uyurlar. Şöyle söylenir: Eğer rüyanda bir eşek görüyorsan, güçlü bir rüzgar olacak. Eğer […]
Deniz kızı girmiş düşünceme ben iflah olmam… Bu bir kılıç balığının öyküsü Yazılmasa da olurdu Ama bizi yeni sulara götürecek akıntı durdu Uskumrunun arkasından […]