Faruk Sarıkavak, Tâcı, Tahtı Terk Edip
Sevdiğim, yüreğimde dermansız yâre mi var? İçimde hiç sönmeyen ateşten pare mi var? Ölüyorum bitiyorum desem çare mi var? Şu kör dünyada benden başka biçare […]
Sevdiğim, yüreğimde dermansız yâre mi var? İçimde hiç sönmeyen ateşten pare mi var? Ölüyorum bitiyorum desem çare mi var? Şu kör dünyada benden başka biçare […]
Tek bir noktanın etrafında dönen bir ânım. İşitmeyi dilediğim her düş, yarattığım toprakta birer yonca. Yani varım. Hala. Yalnızca üşüyorum, güz tenime değdiğinden olsa gerek. […]
Mirabo köprüsünün altından akıyor Seine nehri Ve aşklarımız Anımsamam mı gerek onları Sevinç acıdan sonra gelirdi her zaman Gece gelsin saat çalsın Günler geçiyor ben […]
kirpiklerim tozlu, uzak ve arka ülkelerden geldim ağlamak girmemiş göz ormanlarından geçerken birikti bakışlarım bir çok erkeği birden ağlatacak kadar kapım hiç eskimedi kimseler girmezdi […]
belki gözleri kendinden uzak acıya memur annendir ekmekler ufalar göğü kapısına toplamış kenarda ülkenin doğusu gibi dürülmüş çarşaflar bilmenin arzusuna yatırıp incir kokuşlu bedenini sataşmaya […]
yenil! çünkü en güzel zaferi ölçüsüz devrimin bir gayzer düşlemek bu portrenin yasına büktüğün her acının “ses çıkarmıyor artık” bileği yasaklanıyor sokaklar sessiz bir çağlayanla […]
Sen olmasan. Seni bir lâhza görmesem yâhut, Bilir misin ne olur? Semâ, güneş ebediyyen kapansa, belki vücut Bu leyl-i serd ile bir çâre-i teennüs arar, […]
I Elleri el gibi kocaman Beyazda bir nokta gibi kocaman Kocaman boşluğun küçülttüğü her şey gibi Biriyle kendini artırıyor durmadan Biriyle koyunlar gibi güdüyor ötekini […]
Şayet yaşıyorsam, gölgemi çiğniyorsam sürekli İhtiraslarım sonsuzsa, kör bir yarasa gibi kendimi duvardan duvara çarpıyorsam Hayatımı karartma hakkını kullanıyorum demektir Yorulan at kırbaç dinlemez, kırbacı […]
saat on hâlâ uçamıyor otomobiller başı yağlı bir şehirden geçiyorum tırnakları uzun ve ojeli üstüne kan sıçrıyor ben geçerken şehirlerin uykuya dalıyorum yol giderken saat […]
Sıcaktan çıtırdıyor fıstık çamları, öğle göğü mavi gömleğin senin. Bir sözcüğün gölgesine sığındık güneşten. Öteden geçen kuş sürüsü baş harfleri adının, soyadının, o gömleğin yakasına […]
Kötü ressamların bile bozamadığı bir güzelliği var karşımdaki soğuk duvardan bana gülümseyen Yeşilçam oyuncularının bir daha asla ele geçmeyecek bir incelik; Al Yazmalım, Gülen Gözler, […]
Gece yüzündeki kırıntıları silker üstüme Sıkıldıkça çiçek aldırır Küsünce gider yatar Tellerde bir bayramın unutulmuş kâğıtları Konuşmaz bir yol kıvrılır içimde Olmamış bir devrimin bütün […]
Bu kentte senin yaşadığını bilmedim ne temizlikçi kadın söz etti, ne bekâr odam böyle giderse de bilmeyeceğim ne zeytin bahçesi gördüm burada ne doğru bir […]
bu kent büyük bir ihaneti gizliyor sabahlara dek inlemesinden belli seni nasıl uzak kentlere götürsem nasıl uyutsam nasıl dinlendirsem bu kent gizliyor büyük bir ihaneti […]
“Nebi (SAV), gölge ile güneş arasında oturmayı yasakladı” İbni Mace 3722 Biri gölgede diğeri güneşte iki ayak izi arasında unutulmaktan mıdır nedir yataklık etmiş onca […]
içinde üzüm geçen anıları özlemiyorum içinde akşam geçen şarkıları da içinden tren geçen şehirlerde yaşamak da istemiyorum. içimde bir türkü büyütmeden ölmek istemiyorum. sen de […]
I Gerçekten karanlık bir çağdır yaşadığım! Ahmaktır hilesiz söz. Düz bir alın Vurdumduymazlığa işaret. Gülen Kötü haberi almamış henüz. Nasıl bir çağdır bu, Ağaçlardan bahsetmenin […]
Ölüme kalmayacaktır bu dünya. Çırılçıplak ölüler Aydaki rüzgardaki adamdan olacaktır; Kemikleri tertemiz ve tertemiz kemikleri yok olduğunda, Yıldızlardan olacaktır, ayakları, dirsekleri; Akılları başlarında olacaktır delirseler […]
Bir gün, bir uzun gün hep denize baktık Miller ve ağırlıklar bitti Gelip geçmeler bitti, gemilerin Beyaz ve kocaman gövdeleri Gözün kahverengi suyuna geldik. Palamutlar […]
Kalmaz ortada acıma Yoksulluk olmayınca; Ne de merhamet Bizim gibi mutluysa millet Birbirini korkutup barışı aradıkça Sevgiyi kendine sakladıkça; Zulüm sarar dört yanını Pusularla tutarlar […]
Balıkların gözünde meşhurdur nehir Gürültü sessizliğin gözünde, Dünyaya varis olacağından haberdar, Kimse bunu demeden önce. Çitlerin dibinde uyuklayan kedi Meşhurdur yuvasından bakıp duran Kuşların nezdinde […]
Asırlık bir bekleyişin oturdum yanına belki bir türkü başlar da beraber söyleriz diye İş bulamayan bir bulutum gökyüzünde öylesine avare öylesine başıboş Para nedir ki […]
Ben ne zaman sevsem seni iki kuş ayrılır pencere pervazından biri sana doğru süzülür biri hep kaybolur gökyüzü iki ayrılık arası dinlenme tesisi tüm durakların […]
Sabaha karşı oturup ağladınızAma mesela şimdi benNe aradığımı bilmiyorum Sabaha karşı oturup ağladınızÇünki sizin aşkınız vardıKurumuş çiçekleriniz vardıAşina yıldızınız gökteOturup çok çok ağladınızAğlayıp iyi ettinizSize […]
Demir Atıma bindim, Gök çekecek beni birazdan Ben ki Bir ses yerine koymuştum, Kendimi, geldiğim zaman İp sarkıtıldı Çok yukarılardan, Kuru ağaçtan okundu ezan Üç […]
Şehitler tepesi boş değil, Biri var bekliyor. Ve bir göğüs, nefes almak için; Rüzgar bekliyor. Türbesi yakışmış bu kutlu tepeye; Yattığı toprak belli, Tuttuğu bayrak […]
Göz göze bir geldik mi Yalım yalım tutuşur kardan örtüler Yaklaşan güneşin altında Açar kollarını pencereler İyiliğin yolları boyunca Açılır kuşlar açılır eller Günler açılır […]
Akşam vakitlerinde içmekteyiz sabahın kapkara sütünü ve öğlenlerle sabahlarda bir de geceleri hiç durmaksızın içmekteyiz bir mezar kazıyoruz havada rahat yatılıyor Bir adam oturuyor evde […]
Altın kafes idi benim durağımDost elinden yaralandı yüreğimEvvel yakın idim şimdi ırağımFelek beni nazlı yârdan ayırdı Dostumun yaylası çayır çimendiŞu şirin dillerden ikrarın verdiYeminler eder […]
Her şey büyüyüp güçlenecek yine bir gün: sular dalga dalga hep, karalar düzgün, ağaçlar kocaman, duvarlar küçücüktür; vadilerdeyse güçlü, çok yönlü, görürsün bir çobanlar ve […]
Bu yekpâre akış, durgun, derinden… Her aynada yalnız kendi görünen Bu yüz ve şifasız hüznü eşyanın Kendi cevherinde mahpus bir ânın Dağıttığı dünya hep yaprak […]
Dokuz ay koynunda gezdirdi beni Ne cefalar çekti ne etti anam Acı tatlı zahmetime katlandı Uçurdu yuvadan yürüttü anam Anaların hakkı kolay ödenmez Analara ne […]
insan sevdiğine son kez bakamaz oysa ben deşilen bir yaranın nereye akacağını bilmeden, ellerim ceplerimde, bir gitmek sakladım bir gitmek ki; suriye kadar dağıldım her […]
Öyle güzel ki ölürüm artıkBeyaz uykusuz uzaktaKars çocukların da Kars’ıÖlüleri yağan kardaDonmuş gözlerimin arası Sen küçüğüm sımsıcakNe derler ona – bu kızaktaBoyuna türküler yakıyorsun yaSanki […]
Gümüşüm ve aynen. Yok önyargılarım. Ne görürsem ben, yutarım aniden. Tam olduğu gibi, sevgiyle ve nefretle puslanmamış Zalim değilim ben, doğrusözlü yalnız — Küçük tanrının […]
“her gün biraz daha eksilenlere, tüm eksik kalanlara” Açık bir yara gibi başlıyorum her güne Sadece telefon, sadece yüksek baslı bir müzik Türküleri bitirdik, sazları […]
Her şey tehdit ediyor bizi: zaman canlı kırıntılarda ayırır gibi geleceğimle şu anda olduğum şeyi, palayla yılan gibi; bilinç, berrak, dolanır durur bir o yana […]
Eğer bir gün susarsam, bu artık söylenecek hiçbir şey kalmadığı içindir; her şey söylenmiş, hiçbir şey söylenmemiş olsa bile. Kendimi öldürmeyi hiç düşünmedim ama, sessizce […]
I Bir balık vardı kalbinde; Çin denizlerinden getirmiş; Ufacık, gelir geçerdi bazen Gözlerinin içinden. Gemici idi ama unutmuştu Meyhaneleri, portakalları; Gözleri suda. II Ötekinin sabun […]