Cevdet Karal, İp 1961

Demir
Atıma bindim,
Gök çekecek beni birazdan

Ben ki
Bir ses yerine koymuştum,
Kendimi, geldiğim zaman

İp sarkıtıldı
Çok yukarılardan,
Kuru ağaçtan okundu ezan

Üç kelime sevdiğim,
Şu hayattan

Çiftliğe dönersem, Ethem
Aydın’a bile inmem,
Çine çayının söğüt dalları,

Yüzüme değerse o gün,
Dünya saadet neymiş görsün

Deniz Hastanesi’ne gidiyoruz
İşittiğim son yalan,
Vapurun tepesinde bir bulut,

Hüngür hüngür,
Yüzü, iki gözümün

Berrin’den mektup gelirse eğer,
Benim için muhafaza buyurun

Hakikati boğarak
Susturamazsınız,
Nesi varsa istesin iradeniz,
Hiçbir şey için müteessir değilim,

Biri savunmamı sürdürsün

Londra’daydık,
Açılıp kapanıyordu kapısı
İnip çıktığımız asansörlerin,
Asansörler
Ayağa kalkmış giyotin,

Öyle kudret varmış ki bende
Mayısı 26 güne indirirdim
İsteseymişim,

Celladımın parasını ben ödedim

Ayakkabı ve sehpa,
62 yıl yaşadığım,
Son kez baktığım dünya,

Hiçbir şey için müteessir değilim

17 Eylül, 961
İp boynuma geçirildi,
Sağ olsun, Necip Fazıl Bey
İpi biraz gevşetti

Demir
Atıma bindim,
Gök çekecek beni birazdan,
Allahaısmarladık memleketim,
İstiklal Madalyam

Yetmez mi, diyorum
Bir ses kalıyor Adnan

Cevdet Karal, Cins 41. sayı

İZDİHAM

Eğer yeni bir şey başlatmak istiyorsanız her şeyi unutmak gerek. İzdiham yepyeni bir heyecan, tasarım, içerik ve estetik ile okurlarının karşısına geçiyor.

Türkiye’de yeni bir dergicilik anlayışının öncüsü olacak bir çalışma ile İzdiham bütün heyecanını ve her şeyi en iyi şekilde yapma düşüncesini bütün sayfalarına taşımış. izdiham dergi 41. sayı çıktı. Buradan ulaşabilirsiniz.



.

Bir Cevap Yazın