Albert Camus, Bir Alman Dosta Mektuplar II
Daha önce yazdım size ve kesin olarak konuştum, Beş yıllık bir ayrılıktan sonra, niçin daha güçlü olduğumuzu söyledim. Haklı olup olmadığımızı aramak için dolambaçlı bir […]
Daha önce yazdım size ve kesin olarak konuştum, Beş yıllık bir ayrılıktan sonra, niçin daha güçlü olduğumuzu söyledim. Haklı olup olmadığımızı aramak için dolambaçlı bir […]
İnsanın hep yaptığı ve daima da yapacağı, -hatta şimdi bugünün maddeci insanı ve öteki hayata inanmayan mantıkçı filozofları bile yapmaktadır- işlerden biri, örneklikleri, güzellikleri ve […]
Nesnel olarak nitelenen dinin desteğinin yitimi, kapitalizm öncesi kalıntıların feshi olan sosyolojik teori, teknolojik ve sosyal farklılaşma ya da uzmanlaşmayla birlikte kültürel bir kaosa öncülük […]
Samuel Beckett sert ve karmaşık bir ironiyle, “Ölüm bir günümüzü boş tutmamızı istememiştir bizden,”(1) derken, ölümün çat kapı geldiğini ve bir şeylerle meşgul olduğumuz bir […]
İnsanları kitleler halinde öldüren, şehirleri baştan başa tarumar eden bombalar icat ettiler, yetmedi. Onları yakan, zehirleyen, dumanla boğan ve daha kim bilir neler yapan yeni […]
Kuşların kanadının altındaki, bir damardan insanların “çevreyi ne kadar kirlettiğini bilimsel olarak kanıtlamak” için kan alıyoruz, hepsinden de tek özür dileyip salıyoruz. “Özür dilerim Hüüü” […]
Freud’a (1919) göre tekinsizliğin temel kaynaklarından biri tanıdık olan fakat bastırılmayla yabancılaşan nesnenin geri dönüşüdür. Bu bağlamda, ayna, kişiye aşina olunan “ben” imajına dışarıdan bakma […]
19 Aralık saat 19:00 suları. Akşam ne yesem diye düşünürken evin giderek soğumaya başladığını fark ettim. “Ne yesem?” derken ev soğuyordu demek ki. Halbuki annemin […]
Bir bahar düşlüyorum anne, Gözlerimiz kana doymuş. Yine bir baharın gelişine şahit oldu gözlerim. Kaç yıldır baharları beklerken içimde hep bir kuşkuyla bekledim. Yine aynı […]
Roman, küçük bir çatı odasında yaşayan genç bir yazar birlikte başlmaktadır. İç monologlarıyla, genç yazar varlığına kayıtsız kalan bir dünyada, ölüm ihtimaliyle karşı karşıya kalmaktadır […]
Eğer söze, “Ey dalgın, bak bahar geldi!” diyerek başlayacağımı düşünüyorsan yanılıyorsun. Ne sürekli insanlara iyi olmayı telkin eden bir vaiz edasıyla konuştum seninle, ne her […]
Zabıtaları sevmem. Eminim onlar da bana bayılmıyorlar. Her hece rüyalarıma giriyorlar. Gündüzler de anlatırım; gözleri arpacık soğanından üç beş mavili lacivertli adam kovalıyor beni. Biri […]
Dışarıda rezil bir yağmur yağıyordu. Yer, gök çamur rengine bürünmüştü. İçinin bütün sıkıntısını yansıtan yüzünü yaklaştırdı pencereye. Cama birikip iz yapan yağmur damlaları görüşünü engelliyordu. […]
Okunmadık her metin yenidir. Ben ilk nerede okudum bunu? Size hikayemin yolunu gösterirken, ey kari, müsaadenizle etrafta dolaşacağım biraz. Çünkü kahramanların ortak özelliği sıkılmaktır. Soğudukça […]
Sevimli bir çocuğun sevgi ve güven dolu gülümseyişiyle birlikte sarsıcı bir şekilde mekân dışı, zaman dışı, sakatlanmış ve umutsuz bir gülümseyiş. (sf.41) Düşman bir varlık […]
Bu mektubum sana ağabey, Babam yerine koyduğum, adam denildi mi, aklıma ilk gelen özel insan. Ailenin genlerinde var, sevgi gösterilmez. Bana hakaret ettiğinde, kırıcı […]
24 Aralık 1999 tarihinde yazdığım “Asker koğuşunda Kur’an Tefsir olunur mu?” başlıklı yazım müessif bir kazaya uğradı; “sekr-i savm” deyip geçelim ve merhûm Akif’in âilesiyle […]
Elinde bir demet çiçek… Bana doğru geliyordu. Ama hep beni geçip gidiyordu. Ruhumu delip geçiyordu. Ruhum onun ruhuna vurulmuşken onun ruhu benim ruhumun farkında bile […]
Üzerime grip geçirip çıktım sokaklarına şehrin. Her gelen otobüs trans geçti aldırmadım. Bir konserve kavanozu gibiydi dünya. Sıkıştıkça havası azalan. Elimi havaya kaldırdım. Bir taksi […]
Bizim orta mektep seneleri. Randevulu kavga, sustalı bıçak, Ferdi, Neşe, Sezen yılları. Küçük şehrimizde, bir sürü Mustafa Kutlu, Hasan Ali Toptaş hikayesi geçiyor. Gençlik, hatta […]
Girizgâh Kadının anneye dönüştüğü noktada birçok şeyin değiştiğini biliyoruz. İnsanoluştan veya kadınoluştan farklı olarak orada bir “anneoluş” durumu vardır artık. Kadın, anne olduktan sonra artık […]
Şiiri bir ‘eylem’ olarak görür Konuk, insan eylemliliğinin bir hâli olarak. İnsanın ‘daha insan’ olması için bu yönde bir hareket. “Tehlikeli belkinin filozofuyum” diyen Nietzsche’ydi. […]
Rozemburg Atlas Okyanusu uzantısında Kuzey Denizine kıyısı olan Hollanda’nın batısında, Rotterdam’a 20 km mesafede yemyeşil, sakin bir tatil kentidir. İngiltere’ye günlük feribot seferleri yapılacak kadar […]
Güzel Abim, Şu sıralar senin bir kitabını bulabilmek için çırpınıyorum. Seni ve şiirlerini kitapçılarda ve kütüphanelerde aradım. “Öyle bir yazar yok.” Diyen kitapçı görevlisine de […]
Hapishanenin demir kapısı zifiri karanlığa açılıyor. İhtiyar Büyük Engizisyoncu, elinde meşale ile içeri giriyor, kapı ardından hemen kapanıyor. Yalnızdır. Eşikte durarak bir iki dakika mahpusun […]
Modern etikle, moderniteyi, bilhassa moderniteyi nitelendiren, modern dünyada yaşayan tekil bireylerin ve toplumların kendi ethoslarından bağımsız olarak paylaşmaları gereken etik türünü kastediyorum. Modern dünyada erkekler […]
Yersiz Yurtsuz, büyük ölçüde yitik ya da unutulmuş bir dünyanın çetelesi. Bundan birkaç yıl önce, hekimlerin koyduğu tanıya bakılırsa ölümcül olan hastalığımı öğrendiğimde, doğduğum, çocukluk […]
Eski taşra şehirleri viran ormanlıklarla bitişiktir. İnsanlar tabiatın içinden çıktıkları gibi yaşamaya gelirler buralara. İşte keskin gözleri ve insanın içini burkacak denli bitap yüzüyle […]
Kaç zamandır kimsenin ayırdına varamadığı bir bıkkınlık içindeyim. Elini güneşe siper etmiş tütün satan adamların mesaisine yalvarması gibi güne bitsin diye dilekçe yazıyorum. Bildiğinizi tahmin […]
5 Mayıs 1954 Bismil Leyla, Zalim Leyla! Bu, benimki dördüncü. Oysa ki senden bir tek mektup aldım. O belalı ve korkunç ilk mektubun, yani 4-1, […]
Yaşımı aldım mı yaşım mı beni esir aldı, zamanın tutsağı mı oldum, genişçe bir bahçeye kondum diye söz gelimi bir park hapis olduğumu mu anlamadım, […]
Delilik, insanlığın tarihiyle başlar. Bir son gelişme haberi olmadığı takdirde ebediyen devam edecektir. Peki ne anlıyoruz bu kavramdan? Hastalığı tanımak -bir isim koymak, teşhis-, onun […]
Pesimist bir haleti ruhiyenin cenderesinde gece yarısından sonra yatağımdan kalkıp bir umuda tutunarak gittim lavaboya. Umut holde bile rahat bırakmadı peşimi. ‘Rahat bırak beni!’ dedim, […]
Satıcı, “Kadınları bilirsin,” diye dertleşti genç adamla, “küçük kedileri pek severler… Yardıma muhtaç şeylere bayılır onlar. Ama erkeklere geldi mi iş değişir, erkeğin zalim olanını […]
Aylardan ocak. Kar yağmaya gece başlamıştı ve belli ki hiç ara vermeden yağmış. Bu kar içimize de yağıyor durmadan biliyorsun. Evimin önündeki merdivenlerden dış kapıya […]
“Kemandan mı? Ben aslında Kral Davud’u düşünmüştüm.” “Nasıl? Kral Davud’u mu düşünmüştünüz? Onun bununla ne ilgisi var?” “O da müzisyendi. Çok gençken Kral Saul’a müzik […]
Böyle sevmektir bir umudu, ayağa kaldırmak ve ben seni umudun alnından öpüyorum. Sakın üzülme, yakışmıyor sana bu hal. Öpüyorum seni, ayaklarını basar basmaz kuşların sesinden. […]
1998 yılında ilk öykü kitabı olan Küller ve Uçurumlar yayınlandıktan sonra 2005 yılında da Otuz Üçüncü Peron, 2014 yılında da Ansızın Hayat isimli öykü kitaplarınız […]
Çişim geldi. O haberi alır almaz. Hızlı hareket etmeliydim. Öyle olur çünkü, hızlı hareket etmek gerekir. Oturduğum yerden kalkmalı ve sanıyorum önce hastaneye gitmeliydim. Ama […]
Teferrüc kelimesi, dilimize Arapça’dan misafir edilmiş ve bununla da yetinmeyip birçok yere de isim olmuş bir kelime olarak lügatlerimizde yerini almaktadır. Kelimenin kökenine bakıldığında “fecr” […]