Kategori: Edebiyat

Mehmet Eroğlu, Fay Kırığı

“Nasıl bir insanım?” İçinde yüzdüğü bilinçsizlikten onu koparıp alan ses, koyu ve kaygılıydı; ama tanıdıktı. Yıllar sonra tekrar duyduğu iç sesinin şaşkınlığıyla gözkapaklarını –metruk bir […]

4 Eylül 2017

Türkçe Nasıl Hayır Dersiniz?

Bu çeviri 1998 yılında Türkoloji bilimine katkılarından dolayı kendisine Türkiye Cumhuriyeti Liyakat nişanı verilmiş bir Türkçe profesörü olan Geoffrey Lewis Lewis’in, ”Türk Dil Devrimi: Yıkıcı […]

22 Ağustos 2017

Mustafa Kutlu, İstanbul Biter mi?

Salacak kıyısında bir kahvedeyim. İnce belli cam bardakta çayımı içip İstanbul’u seyre dalıyorum. Sarayburnu, minare ve kubbeler, asıl İstanbul dediğimiz yer: Suriçi. Bu silüet burada […]

21 Ağustos 2017

Andrey Platonov, Dönüş

1 Astrahan ilinin kumlara gömülü, kuytu, küçük bir şehrinde yaşayan yirmi yaşındaki Mariya Narışkina, güçlü adaleleri, sağlam basan ayaklarıyla delikanlıyı andıran, genç ve sağlıklı bir […]

21 Ağustos 2017

Yaman Şener, Gel Yuuf, Godot Gelecek Pozzo

Giriş Çöl Oyunu ve Godot oyununda, araf hissi uyandıran bir hızlı girişle karşılaşırız. Hayalle gerçeğin karıştığı, terk edilmiş mekân imgesiyle karşı karşıyayızdır. Özellikle, girişsiz ve sonuçsuz […]

20 Ağustos 2017

Yalçın Armağan, Kendi Üstüne Çöreklenmiş Sanat

1. Estetik özerkliğin Türkçedeki en kısa ifadesini Ahmet Hamdi Tanpınar’ın Ahmet Haşim şiiri için söylediği “kendi üstüne çöreklenmiş sanat” sözünde bulabiliriz. Ahmet Haşim’in şiirinin eleştirilmesini […]

18 Ağustos 2017

Alla Dudayeva, Dudayev’in Son Günü

Derin bir üzüntüyle bakıyordum Cevher’e. Yüzü sakin değildi, sanki kaybolmuştu, hala yollardaydı sanki. Ona nasıl yardım edebilirim? Kendisine olanları hala anlamış değildi. Tanrı’ya dua etmeye başladım, onun, öbür dünyada bizim Cevher’i burada sevdiğimiz kadar sevmesini ve kabul etmesini istiyordum. Uzun uzun dua ettim, sözlerimi hatırlayamıyorum ama her şey temiz kalbimden çıkıyordu. Saat altıda, Musa ile yeniden Cevher’in yanma girdik ve gördüğümüz değişikliğe şaşırdık. Önümüzde, muhteşem yüzlü 17 yaşında bir genç vardı, dudaklarında mutlu bir gülümseme oynuyordu, gerçekten de Tann’yı görmüş gibiydi. Çok güzeldi!

16 Ağustos 2017

Muhammed Güleroğlu, Ölüm 1

Adını bilmiyorum, kimse bilmiyor. Bundan sonra da bilinmeyecek. Kendisi çok yakın arkadaşımdır. Halep’te envai çeşit kurşunla delik deşik edilmiş bir binanın duvarına yaslanmıştı. Bir elini […]

11 Ağustos 2017

Esra Köse, Telefonu Meşgule Atmak Yasaklansın

Teknoloji çağı. Herkesle istediğimiz an iletişim kuruyoruz. Bir tıkla istediğim kişiye ulaşıyorum. Ulaştığımı sanıyorum. Öyle olmayabilir de. Mesela gece rahatsızlansam kimi ararım, komşumun kapısını saat […]

11 Ağustos 2017

Veronica Shoffstall, Bir Süre Sonra

Bir süre sonra, bir eli tutmakla, bir ruhu zincirlemek arasındaki ince farkı öğrenirsin, Ve aşkın yaşlanmak, birlikte olmanın da güvende olmak anlamına gelmediğini öğrenirsin. Ve […]

8 Ağustos 2017

Emre Karacaoğlu, Gana Yazıları

2014 yılı Gana için hiç iyi geçmedi. Daha birkaç sene öncesine kadar Afrika’nın gelişimi için bir model teşkil eden bu ülkede, başını alıp giden enflasyon […]

29 Temmuz 2017

Muhammed Güleroğlu, Çünkü

Afedersiniz! İzin verirseniz yüksek müsadenizle yani sizin için bi mahsuru yoksa, rahatsızlık vermeyeceksem birkaç damla göz yaşı dökebilir miyim şuracıkta? Yük olmam azıcık yer kaplarım, […]

28 Temmuz 2017

Kudüs’e Sanatla Bakmak

İsrail’in, Beytü’l-Makdis’te üç Filistinliyi şehit edişinin akabinde, yolum birkaç edebiyatçıyla kesişti. Olay çok taze olduğundan, konuşurken söz hemen Kudüs’e dayandı ve onlardan biri “Hani Mahmud […]

28 Temmuz 2017

Italo Calvino, Teresaaaaaaaa!

Kaldırımdan indim, birkaç adım gerisin geriye yürüdüm, ve caddenin ortasından ellerimi borazan yapıp apartmanın tepesine bağırdım: “Teresa!” Ayışığında gölgem ayaklarımın altında kıpırdandı. Birisi geliyordu. Yeniden bağırdım: […]

26 Temmuz 2017

Ali Ayçil, Wittgenstein Okuru

Büyük yağmurdan sonraki ilk gün, güneş hasretlik giderir gibi üstümüzde duruyor ve ben karşımda oturan adama bakıyorum. Hayır tam karşımda değil, biraz çaprazımda. Önce elinde […]

26 Temmuz 2017

Nursema Şeyma Oflaz, Bir Masalın, Masalı

Masasının başında o kendinden memnun minik lamba, yazılmış olanı onun gözlerine değdirmek için ışırdı geceleri. Sayfalar parmaklarının arasında bir dünya devindirirdi. Bütün kuşlar önce ona […]

23 Temmuz 2017

Ozan Çınar, Yaratıcı Ölümler Tarihine Giriş

Biz dünya insanları. Burada yemek yiyor, galaksileri gözlemliyor ve çay içiyoruz. Gözlerimiz uzun süre açık kalabiliyor ancak bir süre sonra uyumak zorunda kalıyoruz. Uyandığımızda dünya değişmiş […]

18 Temmuz 2017

Manes Sperber, Günümüz Edebiyatında Gerçeklik

Edebiyat ürününün temelini oluşturan gerçeklik, birinci planda yazarın kendisidir, başka deyişle, yazarın geçmişi ve bugününü, bilinci ve bilinçsizliği, bilgisi ve vicdanı bu gerçekliğin öğeleridir. Sanat […]

17 Temmuz 2017

Andre Gide, Kalpazanlar

Bernard erkenden geldi o sabah. Olivier daha uyuyordu. Bernard, önceki günlerde de yaptığı gibi, elinde bir kitapla dostunun başucuna yerleşti, bu da Edouard’ın nöbete ara […]

12 Temmuz 2017

Elise Ya Da Gerçek Yaşam

“Sen, dedi sonraları Lucien, aslında yalnız kendin için olağandışısın.” (s.11) “­-Paranın gerçekten önemli bir şey olduğu kanısında değil misin? dedi. -Pek değil. Ben asıl para […]

8 Temmuz 2017

Gökhan Özcan, Ben Hakimim Masum Bey

İnsanın kendisiyle yüzleşmesi giderek zorlaşıyor. Çünkü hepimiz o kadar büyük bir boş meşguliyetler döngüsünün içinde esir durumdayız ki dönüp kendimize bakacak vaktimiz olmuyor. “Hakkınızdaki kötü […]

30 Haziran 2017

Emre Kahraman, Sen ve Ben

İftarı bekliyoruz ama dayanamıyorum. Elim sigara paketine gidiyor, paketi açıyorum saate bakıyorum; daha bir saat var. Bu defa elim onun ellerine gidiyor ama tutamıyorum, sigara […]

21 Haziran 2017