Muhammed Güleroğlu, Çünkü

Afedersiniz! İzin verirseniz yüksek müsadenizle yani sizin için bi mahsuru yoksa, rahatsızlık vermeyeceksem birkaç damla göz yaşı dökebilir miyim şuracıkta? Yük olmam azıcık yer kaplarım, hemen şu köşede kıvırılıp birkaç damlacık, çok çok azıcık ağlayabilir miyim? Gürültü yapmam, biraz belki birkaç saniye hıçkırır gibi ya da iç çeker gibi ya da bir yudum yorgunluk çayı içerken oh der gibi bir ses çıkabilir. Sokağın sesinden dolayı hiçbir ses gelmez hem.

Küçük birikintilerin adamıyım çünkü.

Çünkü bana bağırmayın lütfen!

Delirmenin eşiğinde, göz kapaklarım ay ışığına asılıyken ve o şarkı tekrar tekrar çaldığında, rol icabı ya da talep üzeri kurgulanmış dramları düşleyip kendime en hüzünlü yerden baktığımda yani aşağı yukarı gece iki iki buçuk civarı o hiç bakmadığınız tarafta oturup, yani çömelip ağlasam ne olacak sanki.

Bana doğru bakmayın diyorum, bakarsanız utanırım çünkü.

Çünkü alışık değilim.

Işığı kapatır mısınız? Sivrisinek kendini öldürecek.

Ve bir de kelebek.

Lütfen!

Of ya her şey çok parlak. Gözlerim kamaşıyor. Ay ışığını göremiyorum. Işık olmazsa göremem ama bazen görmek için ışıkları kapatmam gerekiyor.

Kalbim de dursa bazen ama ölmesem.

Ölmek hoş değil, yani ben sevmiyorum. Tamam Allah’ın takdiri ama sevilecek gibi de değil.

Allah’ım ölümü sevmiyorum ama ne gerekiyorsa yap. Doğru olanı sen bilirsin.

Nadir de olsa doğru olanı ben de bilebilirim. Şimdiye kadar bilmedim ama bilebilirim bence. Yani şimdi doğru olan ağlamaktır di mi? Yani inşallah öyledir. Boş işmiş gibi görünmesin. Ağlamak çok önemlidir. Yani inşallah öyledir umarım.

İzin verirseniz, yani eğer kıyamet kopmayacaksa, siz de bu tarafa doğru bakmazsanız.

Lütfen!

İhtiyacım var galiba çünkü.

Çünkü gecenin bu saatinde acılarımı sıkıp suyunu çıkarıyorum.

Muhammed Güleroğlu 

İZDİHAM

İzdiham’ın 45. Sayısı çıktı. Buradan ulaşabilirsiniz.
Unutamayacağınız bir sayıyla karşınızdayız.

Edebiyat, edebiyatçılara bırakılmayacak kadar ciddi bir meseledir diyen İzdiham’ın 45. Sayısı çıktı.

İlk sayısından itibaren özgün bir tavırla halkın nabzını tutan ve hayatın içinden sesleri sayfalarına taşıyan İzdiham Dergisi 45. Sayısıyla da tüm dünyanın içinde bulunduğu bir tabloya kapağında yer verdi. Türkiye Günlük İnsanlık Endeksi tablosuyla son yaşananlara apayrı bir pencereden bakan İzdiham Dergisi arka kapak tasarımında da yine bir insanlık tablosuyla karşımıza çıktı.

 ‘Artık eskisi kadar yakın olamayız’ temalı İzdiham Dergisinin 45. Sayısında Özer Turan, Rümeysa Kocaman, Gökhan Özcan, Ali Ayçil, Abdullah Harmancı, Güven Adıgüzel, Mehmet Narlı, Bülent Parlak, Seda Nur Bilici, Bekir Şamil Potur, Emine Şimşek, Sümeyye Özbay, Adem Maksatsız, Nurdal Durmuş, Esma Koç, Yaşar Ercan, Ahmet Aslan, Halil Ecer, Ahmet Can, Turan Karataş, Selahattin Yusuf, Onur Bayrak, Berat Karataş, Enes Aras, Gökçe Yüksel, Muhammed Güleroğlu, Mehmet Ercan, Yasin Kara, Hüseyin Hakan, Dilek Kartal gibi edebiyat camiasının önemli isimlerinin yazmış olduğu içerikte kapak kadar çarpıcı metinlere yer veriliyor.

2 Comments

Bir Cevap Yazın