Arthur Rimbaud, Bit Kıran Kızlar
Karışır kıpkızıl acılarla çocuğun alnı Daha cıvıl cıvılken düş arıları yüzünde bozbulanık Yatağına yaklaşır alımlı ablaları Zarif parmaklarıyla tırnakları gümüşten Oturturlar çocuğu pencere kıyısına Geniş […]
Karışır kıpkızıl acılarla çocuğun alnı Daha cıvıl cıvılken düş arıları yüzünde bozbulanık Yatağına yaklaşır alımlı ablaları Zarif parmaklarıyla tırnakları gümüşten Oturturlar çocuğu pencere kıyısına Geniş […]
Uçmaklara uçanlara uçuşa Bu çok fazla İlk sendin elini tutunca ayakları yerden kesilen Hep aynı kalmanın laneti üzerinden gitti İlk uçuşundu ya da kaçıncı acemiliğin […]
O sabah ana mektebinin bahçesinde fevkalade bir telaş ve canlılık vardı. Talebe bayramı günüydü. İlk ve orta mektepler, kafile kafile marşlar söyleyerek sokaklardan geçiyor, şehrin […]
İki sene evvel bir iş için Fransa’ya giden bir arkadaş anlatmıştı. Eşya olarak bir bavulum vardı, bir de ahbaplarımdan birinin Marsilya’daki bir dostuna gönderdiği […]
Bana bakarken göz bebeklerin büyüyor. Belli ki ben senin nazarında, oldukça ilginç ve bir o kadar da parlak bir şeyim. Bence, bana öyle bakma. Çünkü […]
Gözlerimi açtım. Bahar gelmiş. Bahar! İnanılmaz ama olmuş işte. Ağaçları tutmuş, karşı dağları. En son denize değmiş ucu. Yosunların keyfi gelmeye başlamış. Su böcekleri, karides […]
Kendimi hep bir rasyonalist olarak düşünürüm ve bana göre bir rasyonalist, insanların rasyonel olmasını isteyen kişidir. Rasyonellik günümüzde birtakım sert eleştirilere uğramış bulunuyor; öyle ki, […]
Her zaman dürüst biri olduğunu, bununla da gururlandığını biliyorum. Ama kendine tek bir soru sor: İnsan niye gerçeği söylemek zorunda? Bizi böyle yapmaya zorlayan ne? […]
1- Avşa adasında üç daire, dört üçgen, beş dikdörtgen 2- Gökyüzünde bir bulut 3- Bitlis’ te beş minare 4- Biri yazlık, biri kışlık iki […]
Oysa dalda sallanan bir kağıt parçasıydım. Okulun koridorlarında çarpa çarpa soluğum, sürüklenen, 35 yaşında aftan dönmüş bir adam. Her gün iş yeri mahlûkunun ağzından can […]
24 Ocak 1962’de aramızdan ayrılan Ahmet Hamdi Tanpınar’ın mezar taşı üzerine en bilinen şiirinin iki dizesi işlenmiştir: “Ne içindeyim zamanın / Ne de büsbütün dışında.” […]
Ankara’da deniz yokluğunun, olası tufanda gemiye bineceklerin sıralamasını değiştirmeyeceğini bilmeseydi Sayıştay, sayabilirdi tüm şairleri şairden. Nilgün Marmara yetmiş yaşında yeğlerdi intiharı Gilles Deleuze gibi. Az […]
proleterim bugün, bir ekmeğe başlamak ve sigorta gülersen talih bana çeyrek takarım yakana fazlası gelmiyor elimden gibi şeyler ya çok abarttım düşmeyi ya az abandım […]
Kaderi düğünlerde çalgı çalmak olan adamlara çalgıcı denir. Nice adamlar şeytanın bacağına ortopedik müdahalede bulunamadığı için yerel kalmışlar, geçimlerini topladıkları bahşişlerle sağlamaya çalışmışlardır. Sanat bahşiş […]
Sıfır iki yüz on iki dokuz yüz on dört on sekiz kırk beş numaralı telefon tarafından arandım bugün. Açtım. Bana adımla hitap eden müşteri temsilcisi […]
Rıfat Eroğlu şiiri. ı. bir Yahudi kanser olduğunu öğrenir kalan üç aylık ömrünü doksan güne çevirir en yakın döviz bürosunda ıı. kargaların gıda tüketiminde atladığı […]
Daha uzun söyleyebilirdim bu sevinci kendime Bekledim biraz serinlesin yeryüzü Cümle ağrıların beni beslediği toprak Şimdi seninle sözleşecek bir ömrüm daha var Ellerimde birdenbire çoğalan […]
Dünyaca ünlü aydın Eco, 84 yaşında hayata gözlerini yumdu. İtalyanların dünyaca ünlü yazarı, bilim adamı, göstergebilim uzmanı, eleştirmen ve düşünür Umberto Eco, 84 yaşında hayatını […]
“Şunu anladım ki yaşamanın her türlüsüyle, yazmanın her türlüsü arasında kapatılmaz bir uçurum uzanır…. Yaşayabilenler yaşar, yaşayamamanın acısını çekenler de bu acıyı yazarlar…” W.Faulkner William […]
Mecmuanın Orta Yeri: Ahmet Usta, Metin Önal Mengüşoğlu’nu Konuşturdu: “Her İnsanın İçinde Kendini Hesaba Çeken Bir Kendi Vardır!” Ben o kanaatteyim ki eğer biz varsak, […]
aymazdır zamanaşımının nüzulünü eşeleyen bayat korkusu ülserin, şuursuzluk alışkanlığı yapar. eşey düşkünlüğüdür, kadınların metruk ağrılarını kesifleştiren. akciğer alınganlığından ürer bakteri arteri açılarak ruhuma akar. bir […]
“Bir insan eğer ki yazıyorsa onu en iyi tanıtan unsurların başında yazdığı eserleri gelir. Özel yine ‘’Waldo Sen Neden Buradasın’’ adlı eserinde: ‘’ Benim masalımda […]
Edebiyatta tipten ya da karakterden söz ederken edebiyatçılar yansıtma kuramları çerçevesinden konuşur. Çünkü edebi kişiliklerin, her şeyden önce çağlarını temsil ettikleri düşünülür. Ne var ki […]
Suavi Kemal Yazgıç şiiri. 1 kırılır zaman vazosu betondan duvarlar yıkılır 2 boş bir teselli balonu yükselir şehirde kalan harabelerin üzerinde kelimeler de yorulur yosun […]
Suavi Kemal Yazgıç, Karton Piyer mahlasıyla mizah sandığını açtı ve ortaya yüksek dozda ironi içeren ‘Türk Aydını/Ecnebi Gözüyle Türkler’ kitabı çıktı. Erbabı bilir, roman yazmak […]
merdivenlerden iniyorsun geride bıraktıkların detone basamak basamak düşüyor irtifan hava kararıyor ve bir avuç toprak döküyorsun seni terk edecekleri çukura takım elbiseli yalanlar bırakıyorsun geride […]
rabbim bana bir cümle öğret ki amel edeyim bir cümle yorgunluk şeytanına karşı içimdeki firavuna kulluğumu hatırlatan bir cümle beş vakit için bir cümle göğe […]
Ali Emre’nin ilk şiir kitabı olan Kıyamet Mevsimleri’nin yeni baskısı Okur Kitaplığı’nca yapıldı. Daha önce Asanat Yayınları ve Şule Yayınları tarafından basılan kitabın üçüncü ve […]
Ceviz ağaçları, kavaklar ve elmalar ve dahası Bir ikindi vakti yeşile boyuyorlar Gözlerimi, ellerimi, kollarım ve ayaklarımı Ciddi bir muhabbetin ortasındayım Ciddi bir muhabbetin dışındayım […]
Sevmek biraz ölümdür..hele yaşlandıkça ne çok seyrederiz, mûnis ve kimsesiz odalarda kendimizi. Ah! Ben sizi taşrada, çok önceleri bir romanda tanımıştım, biraz Halit Ziya öldürmüştü […]
Ağlamaya üşenen kadınlar biliyorum Sergio Ve ağlamak için duşa girmeyi bekleyenleri -Kaldırım taşı gibiydi kadının elleri Sanatsal değeri olmayan fakat biçimli- Tırnağında ölüm uzatan Acındıkça […]
Müslüman kadın olmak bu dünyada, İçi kabararak dehşet saçan yer sarsıntısından, Şakağına dayanmış buz gibi namlunun soğukluğundan, Aylardır açlıktan kıvranırken kırışmış bedeninle, Dostların diyete girerken […]
Çoğumuz, babamız henüz hayattayken onun yüzüne bir kere bile dikkatle bakmayız. Baba, “baba” demeye başladığımız günden itibaren sürekli karşımızda duran bir alışkanlıktır. Yıllarca babamızdan değil, […]
böyle yalnız böyle iyi bir öyküyü yeni baştan okur gibi yeniden başlar gibi denize ama hiç bilmediğim bir denize yeniden başlar yeniden okur gibi derindeki […]
yolcunun ayak izi bellidir -kimdir bu yolunu yitiren, bu bilinmeyen yol- ne kat ediyor? bu yolculukta, bu yolda ne arıyor o? bu çölden arzu kentine […]
Bir fotoğraf: Alnı iyice açık bırakan geriye doğru taranmış, yılların yorgunluğunu bütün izlerini üzerinde taşıyan, beyaz dalgalı saçlar. Yolunda gitmeyen bir şeylere bakar gibi bakan […]
Türk öykücülüğü, dilin sınırlarını zorlayan; öykünün uçlarında gezinen ve bu uç sınırları daha da genişleten, kült haline gelmiş birkaç öykücü dışında bir kısırdöngü yaşıyor son […]
Anarşist olmaya gidiyordum Memur oldum.” Gözlerim, ellerim kadar soğuktu karşımdaki bilgisayarın beyaz yüzüne dökülmüş kırmızı cansız ve küçük harfli cümlelere bakarken Öğretmen olduğumu söylüyorlar, beni […]
“Ölür ise ten ölür canlar ölesi değil” Yunus Emre’de ölüm bilinçli bir “bilmek” hali ile mevcuttur. İnsan ölümünün farklı tezahürlerini idrak ederek bilir. “külli […]
Türkçe öykünün Türk edebiyatındaki yeri, öykücünün bahtsızlığına denk düşer. Her zaman sallantıdadır. Edebiyatın suskun kaldığı dönemlerde de ciddi atılımlarla yükselişe geçip parıldadığı dönemlerde de Türkçe […]