Yazarlar Yazıları

Hermeneutiğin Tarihçesi

“Hermeneutik” bildirme, haber verme, çeviri yapma, açıklama ve açımlama (hermeneuein) sanatıdır (tekhne). Adını Yunan mitolojisindeki tanrı Hermes’ten alır. Hermes, tanrısal buyrukları ölümlülerin diline çeviren tanrıdır. Hermes’in bu işi, hermeneutik etkinliğin doğasını belirler niteliktedir: “Hermeneutik etkinlik, bir başka dünyaya ait anlam bağlamını, o an içinde yaşanılan dünyaya aktarma etkinliğidir” (Gadamer 1995: …

Beyazıt Bestami Keçeli, Biraz Kum, Biraz Defne

Ömer Muhtar’a Şaşkınım! Herkesin bildiği sırrı ilk defa duydum. Çoğu bitse bile azı kalmayan şeylerin, her gün biraz daha geçmeyen günlerin anısına; incitmeyi başaramamış, acemi kelimelerin saklandığı yerde, yaptığı iyilikten bahsederken geriye yaslanan, eline henüz kötülük yapma fırsatı geçmeyen sabırlı iyilerin arasında bir eşiğe tünedim. Omzuma çarpanların gülümseyen özürlerini saymazsak …

Gökhan Özcan, Berrak ve Bulanık

Durağanlıktan sıkılan biri olmamıştı hiçbir zaman. Kendini vakit geçirme baskısı içinde hissetmiyordu, hissetmemişti. Zamanın içinin neyle doldurulacağı konusunda kendine özgü bir cevabı, bir netliği, bir berraklığı vardı. Bunu tartışmaya açmıyor, zamane dolduruşlarına gelmiyor, kendi bildiğine, hissettiğine inanmayı şartlar ne olursa olsun sürdürüyordu. Suyun berraklaşabilmek için, akıntıların önüne katıp getirdiği kumdan, …

Dilek Kartal, Gece Gece Bir Nuray

Saate baktı. Daha on iki bile olmamıştı. “Bir bitmedi.” diye söylendi. Gözünü yoldan ayırmadan gömleğinin cebindeki paraları çıkarıp tek eliyle saydı. Mal sahibine verilecek yevmiyeyi ve benzin parasını ayırıp kalanı tekrar cebine koydu. Normalde, gece bir gibi arabayı diğer şoföre teslim ederdi. Ama bugün. Yağmur, zaten korkunç olan trafiği iyice …

Onur Bayrak, Bugün Çıkageldim

şiire dönmek için ne tuhaf bir bahane sana dönmek için uydurduğum bu bahane “kabul eder misin” diye sormak istemiyorum sen daha iyi biliyorsun bir cevap kalmadığını kalınacak memleket göçülecek yurt olmadığını vaktin alçak sınırlarına mahkûm edilenlerin içlerindeki umutsuz çağda ha bire sallandıklarını “açık konuşabilir miyim” diye sormak istemiyorum beni bıraktığın …

Seyfullah Akkuzu, Tarkovski Ve Dünyası – 2

Andrey Rublev’i Tarkovski filmlerinden ayıran ilk özellik, filmin ‘bir karakter’ adına sahip olmasıdır. Buna göre tek karakter üzerine kurulu olan filmi, bu noktadan okumaya başlamamız gerektiği düşünülebilir. Doğrudur fakat iş bu kadarla kalmaz. İlk sorudan başlayalım: Andrey Rublev kimdir? On beşinci yüzyılda can çekişen, yağmalanan, kıtlık ve sefalet içindeki Rusya’nın manzarasını, onun …

Dino Buzzati, Tatar Çölü Kitabından Bölümler

Başlangıçta hep böyledir. Yeni gelenler kazanır. Herkes için durum aynıdır, insan gerçekten güçlü olduğunu zanneder ama bu yalnızca yeni gelmiş olmanın yarattığı bir durumdur, sonunda diğerleri de sisteminizi öğrenir ve günün birinde bakarsınız hiçbir şey yapamıyorsunuz. Ama bir noktada, belki de içgüdüsel olarak, insan geri döner ve arkasındaki bir kapının …

Seyfullah Akkuzu, Tarkovski Ve Dünyası

“İnsanın başka insanlara acı vermeden yaşayabilmesi için bir ideali olmalı; manevi ve ahlaki bir ideali.” der, Tarkovski. Onun ilk iki filminde de kahramanlarının çocuk olması tesadüf olmasa gerek. Manevi ve ahlaki ideal fikrini bazı varsayımlarla doğrulayabiliriz: Tarkovski, belki bu cümlenin tohumunu çocukla yeşertebileceğini düşünmüş ve ilerleyen yıllarda bu tohumu açmayı …

Mehmet Akif Ersoy, Çanakkale Şehitleri

Şu Boğaz Harbi nedir? Var mı ki dünyâda eşi?En kesîf orduların yükleniyor dördü beşi,-Tepeden yol bularak geçmek için Marmara’ya-Kaç donanmayla sarılmış ufacık bir karaya.Ne hayâsızca tehaşşüd ki ufuklar kapalı!Nerde -gösterdiği vahşetle- “bu: bir Avrupalı!”Dedirir -yırtıcı, his yoksulu, sırtlan kümesi,Varsa gelmiş, açılıp mahbesi, yâhud kafesi! Eski Dünyâ, Yeni Dünyâ, bütün akvâm-ı …

Ahmet Oktay, Madenci Lambası

Çalışma masamın üstünde günlerdir: Eski bir madenci lâmbası. Yerdeydi nerdeyse üç yıldır. Neden göz önüne getirdim bu tuhaf gereci? Bir simge mi aranıyordum, bir göçüğün önsezisi mi yeşermişti içimde? Zonguldaklı şair Lütfi Fikri, -Fikri Lütfi miydi yoksa ?- armağan getirmişti. Adlar! -Kişi, kent, kitap fark etmez- ; turnusol kağıdıdır belleğin, …