Rıfat Eroğlu, Al Bu Proleteri Proleteryacıya Proleteryatmaya Götür
proleterim bugün, bir ekmeğe başlamak ve sigorta gülersen talih bana çeyrek takarım yakana fazlası gelmiyor elimden gibi şeyler ya çok abarttım düşmeyi ya az abandım […]
proleterim bugün, bir ekmeğe başlamak ve sigorta gülersen talih bana çeyrek takarım yakana fazlası gelmiyor elimden gibi şeyler ya çok abarttım düşmeyi ya az abandım […]
Rıfat Eroğlu şiiri. ı. bir Yahudi kanser olduğunu öğrenir kalan üç aylık ömrünü doksan güne çevirir en yakın döviz bürosunda ıı. kargaların gıda tüketiminde atladığı […]
Daha uzun söyleyebilirdim bu sevinci kendime Bekledim biraz serinlesin yeryüzü Cümle ağrıların beni beslediği toprak Şimdi seninle sözleşecek bir ömrüm daha var Ellerimde birdenbire çoğalan […]
aymazdır zamanaşımının nüzulünü eşeleyen bayat korkusu ülserin, şuursuzluk alışkanlığı yapar. eşey düşkünlüğüdür, kadınların metruk ağrılarını kesifleştiren. akciğer alınganlığından ürer bakteri arteri açılarak ruhuma akar. bir […]
Suavi Kemal Yazgıç şiiri. 1 kırılır zaman vazosu betondan duvarlar yıkılır 2 boş bir teselli balonu yükselir şehirde kalan harabelerin üzerinde kelimeler de yorulur yosun […]
merdivenlerden iniyorsun geride bıraktıkların detone basamak basamak düşüyor irtifan hava kararıyor ve bir avuç toprak döküyorsun seni terk edecekleri çukura takım elbiseli yalanlar bırakıyorsun geride […]
rabbim bana bir cümle öğret ki amel edeyim bir cümle yorgunluk şeytanına karşı içimdeki firavuna kulluğumu hatırlatan bir cümle beş vakit için bir cümle göğe […]
Sendin Hakikat varlığın deryasında bir haykırış baharı birlikte getiren zemheri yaşamın umudun arkasındaki yanan mum çöl gecelerinin gizeminde Sendin Özgürlüğe susamış kelepçeli eller bir ilhamın […]
Ceviz ağaçları, kavaklar ve elmalar ve dahası Bir ikindi vakti yeşile boyuyorlar Gözlerimi, ellerimi, kollarım ve ayaklarımı Ciddi bir muhabbetin ortasındayım Ciddi bir muhabbetin dışındayım […]
Sevmek biraz ölümdür..hele yaşlandıkça ne çok seyrederiz, mûnis ve kimsesiz odalarda kendimizi. Ah! Ben sizi taşrada, çok önceleri bir romanda tanımıştım, biraz Halit Ziya öldürmüştü […]
Çok fazla Ahmet Kaya dinlemekten Altı yılda bitti dört yıllık fakülte Vize akşamlarında, kum gibi Yoksa isyan akşamları mıydı Ömrü uzatır mı bilinmez de Üniversite […]
Müslüman kadın olmak bu dünyada, İçi kabararak dehşet saçan yer sarsıntısından, Şakağına dayanmış buz gibi namlunun soğukluğundan, Aylardır açlıktan kıvranırken kırışmış bedeninle, Dostların diyete girerken […]
yolcunun ayak izi bellidir -kimdir bu yolunu yitiren, bu bilinmeyen yol- ne kat ediyor? bu yolculukta, bu yolda ne arıyor o? bu çölden arzu kentine […]
Ağlamaya üşenen kadınlar biliyorum Sergio Ve ağlamak için duşa girmeyi bekleyenleri -Kaldırım taşı gibiydi kadının elleri Sanatsal değeri olmayan fakat biçimli- Tırnağında ölüm uzatan Acındıkça […]
böyle yalnız böyle iyi bir öyküyü yeni baştan okur gibi yeniden başlar gibi denize ama hiç bilmediğim bir denize yeniden başlar yeniden okur gibi derindeki […]
Şimdi sen kalkıp gidiyorsun. Git. Gözlerin durur mu onlar da gidiyorlar. Gitsinler Cemal Süreya Sana büyük bir sır söyleyeceğim Korkuyorum senden Aragon Kansam […]
(Bir uykudan sıçrayarak koşulan şiirler) Her şeye küserek başlanmış bir yaşamda sevindiğim yerlerden sancıdım incindiğim yerden kaçıncı kopuşum alıştıkça vazgeçiyor mu insan vazgeçmek saksıda susan […]
çocuğun yere düşerken çıkardığı sessizlik havada bir lastik top gibi patlayan kubbe soluksuz çatlayan ev çocuksuz ölü sokak annenin kara gözü kara çöl kardeşim- güneşte […]
ben büyük bir riskim bilmediği bir trene binerken kendi ayaklarına takılmamalı insan bazı geceler sabaha yavaş ilerliyor alnına dokunarak yürütebiliriz güneşi bir talihsizlik olarak başka […]
Yaşlı bilgelerden döndü kalemim kırılgan, nazenin, bitmeyesice derdim ben sana sefil içimi bağışlasam, Reyya dağına çıksam da bağırsam, yine de arz edemem halimi Mihca. gözlerini […]
göğsünde mektuplarımı saklayan sevgilimi bilmediniz siz bilmediniz ne zaman ona baksam elimi kestiğimi hep benim kanım döküldü, belli olmadan nerede yaşlandığım boşuna mı bitlendim hazmetmek […]
Müminler kardeştir İşte bu yüzden öldürürler birbirlerini İşte bu yüzden dağların başına resim olan keklikleri Bekleyip bir ağacın gölgesine yatarak Vururlar ve kan hiçbir şeydir […]
Sen varken bütün çiçekler kekeme ve harabe bütün şehirler sen varken kuşlara misafirliğe gidiyor ellerim nergis bile gönül koyuyor sulara. Sen varken karadan giderek uzaklaşıyorum […]
Korsan yürüyüşlerden biraz cesaret getir eve gelirken Ovalanmış kelimeler, Tarkovski’den bir sahne Geceyi bekle bir tutam yıldız tozu getir Yaşamak için bin bir bahane Ne […]
Biraz sessiz olur musunuz? Belki bu sessizlik şehrimizi onarır O bezgin park heykelleri Gelir avcumuza sırlarını bırakır. Biraz sakin olur musunuz? Ne de olsa solacak […]
önce ayaklarımı çıkarıyorum uykudan bir piyanoyla kutlu ayaklarımı ağzımı giyiniyorum sonra, yani yaşamaktaki sesimi, parmak uçlarımı sözünü kesiyorum geveze bir çağlayanın ki gök ağdıramıyor benim […]
Önümüze çıkan bütün şairlere sorduk: Sizce en büyük şair kim? Bir aydan beri üzerinde çalıştığımız bu konuda birbirinden enteresan cevaplar aldık. Arkadaşımız Murat Güven’in yaptığı […]
merhaba. ben Muhip beyin salonunun tam ortasındaki masayım. adım Katonya. şaka yapıyorum. elbette bir adım yok. yalnızca masayım. su kadar yalınım. bazen de doluyum bir […]
Sanırsın yanlışlar doğruyu götürmeyecek sanırsın götürürse ellerinde kırılmış bir çiçek Oturmuş dışarı bakıyorum haketmişim gibi oysa haketmek gerek dışarı bakmayı Çünkü içerden içlerinden egosantrik geliyorlar […]
Sonsuz dünyaların kıyısında buluşur çocuklar. Uçsuz gök hiç çırpınmaz başlarının üstünde, tedirgin su gürültüyle çarpar. Sonsuz dünyaların kıyısında çığlıklarla, Oyunlarla buluşur çocuklar. Kumdan kurarlar evlerini, […]
Sen tefsiri olmayan bir cümleden geliyorsun Dilinin altında seni dilsiz bırakan hurufât Sözlüklerde yüzünü ararken yakalanmışsın İçinde gitmekle kalmak arası yarım bir mesele. Sen hissesi […]
Anti-kapta aynılizm handi-kapları Kahrolsun emperyallektüeller Yaşasın hiç-seloglar Düşe-kalksın fahi(şe)izm Bildirsin MAO Ver elini MUĞ LA-MİM uygar Atla-antis bir ska geçir kulağıma Atla – iblis biz […]
Gidişatım iyi diyor Bu gidişle teşhis edilebilir bir hastalığım olacakmış ne güzel! Göğe bakmayacakmışım, boşluk çok saçma gelecekmiş Öyle dedi; ben onun delisiyim. Öyle dedi; […]
Sevgili Sanrı, Sana uzun uzun zahmetsiz yazabilmeyi isterdim lakin daktilomun sorunları giderek artıyor bu son zamanlarda. Kelimelerimin uzun taç atışları nominal değerlerini kaybediyor Bu son […]
İklimimi değiştireceğim bebek Bu mevsimde bize bu yağmurlar denk gelmeyecek.. Mütemadiyen mevsim yazmış bize de okumak gerek.. Ya da saçma bir sapanın şarjöründe ölmek desek. […]
Durdurun lan duvarı, ineceğim. Bir öğlensabahıakşamüstükaranlık basınca Duvarlar iyi bakıyorlar aslında bana Bir iftar üstü Kafamı yiyeceğim Gölgemden besleniyor şu karşımdaki duvar Doymak bilmez namussuz […]
Bir bahara kavuşturmak için ruhumu Yalınayak dolaştım çöllerde Kalbim kızgın güneşte kavruldu. Ah! Altı kanatlı bir melekti beni bekleyen İki yolun buluştuğu o yerde. Gece […]
Yazık oldu senin genç ömrüne. Ey şair! Değer verme sevgisine sen halkın Tez geçer gürültüsü zafer övgülerinin; Aptalın yargısına, soğuk kalabalığın Gülüşüne de boş ver, […]
Gelmiş iken şu dağları gezeyim Ölüm ile ayrılığın elinden Dertsiz bulamadım derdim yanayım Ölüm ile ayrılığın elinden Yaz gelince bulanayım coşayım Elim ile mezarımı eşeyim […]
gözlerinin eğrisi dolanıyor yüreğime bir dans, bir dinginlik çemberi zamanın aylası, gece beşiği ve güvenli ve eğer hiçbir şey kalmadıysa aklımda yaşadığımdan gözlerinin her zaman […]