Ümit Aydın, Son Rint, İlk Raund!

kustuğum kovalardan ve kül tablalarımdan doğacak
baykuş bakışlarından ibaret yüzölçümüyle,
bir şekil iblis gibi içime düşecek yaşamak
yalnızlıkla büyümüş bir çocuk ölecek
tüm akranlarını öldürmüş bir çocuk!
bu kulvarın ehlidir rabbim, bize kimsesizliği öğretecek
devrimci bir tutum gibi azalan,
havva’nın çocukları gibi çoğalan bir kimsesizlik
ve kimsesizliğimiz; sanki bir lara fabian konseri
kadavrasından öpüyorum mutluluğun

içtihâdsiz her adam adına yemin edebilirim ki;
ülser bir yandan, şirk ve intihal bir yandan
ruhumun tek ayaklı gergedanları bir yandan
kadran deryalardan geçip,
yeryüzünün dikişlerini parçalayacaklar
ve bu uzuvsuz nedamet,
-kendini kalpazanlığın kıymetsiz ihtişamından çalan-
bir insana dönüşecek, aynılaşacak bir insan!
geçmişin kutlaması gereken idamları,
dudaklarıma devşirilmiş methiyeler düzecek
ve dudaklarım; isodara duncan’ın eşarbı
omzundaki çukura gömüleceğim

hira, meryem’in rahmidir sevgilim
ve ben, bir çarmıhın gölgesi
yani rüzgar her şeyi alıp götürmeyecek,
‘pilleri olacak radyoların’
bir başka kent, bir başka sokak bulunacak
biraz kırılışı kalacak kavafis duruşumuzun
biraz da kayboluşu ahmet kaya şarkılarının
bir başka ben, bir başka sen bulunacak
şakakları beyazlaşacak ölümün
ve ölüm; müşterek yalnızlığımız
paylaşacağız ahireti.

 

Ümit Aydın, bireylikler dergisi, sayı 53
İZDİHAM

 

İzdiham 39. sayı çıktı. “Benim içimde biri var. Ne ölüyor, ne sağ bırakıyor.” diyorsanız İzdiham’ı mutlaka okuyun.

İzdiham bu sayısıyla birlikte sinemadan müziğe, edebiyattan psikolojiye kadar birçok alanda farklı bir bakış açısıyla usta ve genç yazarları bir araya getiriyor.

İzdiham, sayıların peşinden değil iyi metinlerin peşinde koşmaya devam ediyor.
Dergimizin 39. Sayısına BURADAN ulaşabilirsiniz.

Bir Cevap Yazın