Dilek Akıcı Tayanç, Ruhu Çifte Kavrulmuş Bilgi Koleksiyoncuları
Hüsrev kafalı yağmurlar yiyen kadın ve adamlar, bilgi mahkûmları. Her entelektüelin yapay sarayı değil de nedir bilgi? Öyle bir yapay saray ki, görünen yüzünde yoğun […]
Hüsrev kafalı yağmurlar yiyen kadın ve adamlar, bilgi mahkûmları. Her entelektüelin yapay sarayı değil de nedir bilgi? Öyle bir yapay saray ki, görünen yüzünde yoğun […]
“Haydi Alara haydi el çırp sende. Bak şak şak , iki elini birleştir.haydi ! “ iki el ? Benim kolumda bir el var. Nasıl çırpacaktım […]
Karanlık ve kenarlarında otların çıktığı yolları sahiplerine yaranmak için araba görünce havlayan köpekleri arkamda bırakarak , delik deşik yolları aşındırıyorum. Yanlarından geçtiğimiz evlerin ışıklarından hikayeler […]
Ahmed Haşim Bey’e, Genç Kalemler tahrir heyeti namuslu gençlerdir; pek az zaman sonra meydana çıkacağı şüphesiz olan âdi bir hile ile kimsenin sukutunu hazırlıyacak derecede […]
Efendim, Evveli, âhiri, zâhiri, bâtını selamlarım. El-Evvelü Allah, El-Âhirü Allah, Ez-Zâhirü Allah, El-Bâtınü Allah. Sâhib’i selamlarım, sağımı, solumu, önümü, arkamı selamlarım. Levlâke sırrının mazharını selamlarım… Hadîce […]
Çok uzaklardan geldik biz, şimdi ardımızda kalan ve içimizde taşıdığımız uzaklardan… Başka bir dilden, birbirini seven ülkelerden geldik. Ve burada, Stockholm’de toplandık, ki bu gece […]
Bir defasında yoldayım. Kolhozdaki yeni kurulan inek ahırına taş götürüyordum. Bir dağ eteğinde bulunuyordu. Yol bozkırın ortasından geçiyordu. Baştan her şey yollu yoluncaydı. Her adımda […]
Fransız yazar, şair ve pilot de Saint-Exupéry 1943 yılında yazdığı, dünyanın en çok satan kitapları arasında yer alan ve çocukluğumuzda en sevdiğimiz kitaplardan olan Küçük […]
HUSREV – Şimdi o eller nerede? Şimdi onlar belki bileğinden kopmuş, buzdan soğuk, beş tane kemikten kalem! (Müzik Husrev’in sesiyle mutabakat halinde. Cümle duraklarında müzik yalnız kalır […]
sevgili turgut abi, sana bu mektubu yazıyor oluşumun bir sebebi var. 1999 senesinde ilhan berk ile bodrum’da karşılaşmıştık, bana: “ben dahil hepimiz, turgut uyar okumalıyız” […]
Sevgili Meg, Senin de tahmin edebileceğin gibi, matematik okumayı düşünmene çok sevindim. Bunun tek nedeni birkaç yıl önce A Wrinkle in Time (Zamanda Kıvrılma) adlı […]
Ege toprağında gencecik bir gürgendim ben. Beşparmak Dağları’nın ardında, küçük bir düzlükle yaşardım. Sabahları akşama dek kuşlar uçardı tepemde, biçimden biçime giren, renk renk bulutlar […]
J.D. Salinger, Çavdar Tarlasında Çocuklar “Anlatacaklarımı gerçekten dinleyecekseniz, herhalde önce nerede doğduğumu, rezil çocukluğumun nasıl geçtiğini, ben doğmadan önce annemle babamın nasıl tanıştıklarını, tüm o […]
İzdiham Not: Hüsamettin Arslan’ın vefatı üzücü. O çok iyi bir aydındı. Paradigma Yayınları’ndan o kadar güzel kitaplar çıkardılar ki hala kitapları çok kıymetli. Allah rahmet […]
Kalbim! Bazen evlerinin önünde oturan kadınlara gelin önerdin sen. Övdüğün yosmalar seni şaşırtmadı da mahcup etti her seferinde. “Son” dedin, “bu son tavsiyem olacak!” Yoksul […]
“Bir avuç toprağı yoğurmayı bile bilmeyenler. Duygusuz yavan insanlar. Bu benim ruhum en kutsal varlığım… Bunlar çalışma saatleri. Ruhumun yandığı saatler. Siz yiyip içerken, dalga geçerken, oburca tıkınırken, ben heykelimle yalnızdım… Ve yavaş yavaş akan benim hayatımdı.. Bu toprağın derinliklerine kanımı akıtıyordum…” Camille Claudel
Kimim ben? Pek yapmadığım bir şey ama bir atasözüne göndermede bulunabilirim: Gerçekten de, her şey, dönüp dolaşıp şuna varır: Bana arkadaşını söyle sana kim olduğunu […]
1-Yasemin evlendi. 2-Ben çocukken bir kurban bayramı bize aşağıdaki kartpostal gelmişti: 3-Evladını kaybetmiş bir ana kadar divane adam ise gözlerini göklere dikerek yürümeye başladı. Kararı […]
Dil Sürçmesi, küçük öykülerin büyük şeyler söylediği bir kitap. Sözü uzatmadan, anlamı derinleştirerek yazılmış yetmişten fazla kısa öykülerden oluşuyor. Okuyunca omuzlarınıza çökecek yorgunluğu çok kısa […]
ŞAİR’İN PORTRESİ Orta boylu, zayıf, kumral saçları daIgalı, geniş alınlı, iri kahverengi gözlü, uzun ve derin kirpikli, kar beyazı dişleri olan oval yüzlü bir adam…Yüz […]
Yaşlı fotoğrafları… Bir süredir karşı koyulmaz biçimde dede-nine fotoğraflarına kaptırmış durumdayım. Nerede karşıma çıksalar, hipnotize olmuş halde, bakakalıyorum. Dede fotoğrafları güzel, nine fotoğrafları daha da […]
Sisli bir kasım akşamı saat sekizde kentin büründüğü o sessizliğe girmek, genleşen beton kaldırıma basmak, üzeri et kaplı çatlakları adımlamak ve elleri cepte sessizliklerin arasından […]
1.Dostoyevski Gogol’ün Palto adlı hikâyesine atıfta bulunarak “Hepimiz Gogol’ün paltosundan çıktık.” der ve Rus edebiyatında gerçekçilik akımının başlangıcı olarak Gogol’ü gösterir. Gerçekten de Gogol, Rus […]
Cemal Şakar (Doğum; 1962, Gönen, Balıkesir) Karesi İlkokulu’nu (1973), Atatürk Ortaokulu’nu (1976), Muharrem Hasbi Lisesi’ni (1979), Gazi Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi’ni bitirdi (1983). […]
“Yeni bir planım var: Deli olmak!”- Dostoyevski Gelmiş geçmiş en büyük yeteneklerden biri olan Dostoyevski’de sanat üretim olayı, temelini “ıstırap”ta kökleştirmiş ve bunun üzerinden bir […]
1. Hayat benim için iki eli cebinde uydurulan bir masaldı. 2. Galiba bizi benzerlerimiz karşısında her gün birkaç defa çıldırmaktan bu hayret kurtarır. 3.Size bu […]
Birkaç dakika sonra, artık bedeni görüntüye kapanmış olan Joachim giyinirken kendisi gök gürültüsünün ortasındaki teşhir direğine bağlandı. Başhekim yeniden süt rengindeki ekrana bakmaya başladı ama […]
Pederi yukarı attım. Önce onu bir sandalyeye koyup yatağı söktüm. Üzeri daha yalanıp temizlenmemiş birkaç dakikalık buzağı gibi oturup durdu o sandalyede, sarsak bir kafa […]
Bu şehri nasıl yapmışlar böyle üstüste, ne gökyüzü koymuşlar, ne günaydın, ne buldularsa getirmişler…” Turgut Uyar Necip Fazıl, İstanbul’un ‘soylu tarihi’nin iki bahtiyarlık ve bir […]
Hayal gücü Çinli bir cellâttan çok daha kötüdür.Korkunun dozunu o ayarlar,bizim onu fazlasıyla tatmamıza ve hissetmemize sebep olur.Gerçek bir felâket aynı noktaya iki defa isabet […]
Tolstoy’un Savaş ve Barış kitabı kuşku yok ki dini bir kitap. Ülkesini çok seven Tolstoy, Napolyon’un Moskova işgalini sahneye yerleştirip insanlığın (iyilik, kötülük, ayrılık, acı, […]
Herhâlde “Divan Şiiri” denildiğinde birçoğumuzun aklına, Hababam Sınıfı filminde Tulum Hayri karakterinin “Teyzesi defterdar olan faytonla damda dolaşır.” sözü gelecektir. 16. yy. şairlerinden Edirneli Hatemî’nin […]
Defolu bir kelebek değilse bile (ah Didem Madak) yaralı bir kelebek gibi çıktığı vesikalık fotoğrafı elime geçtiğinde, babamla ilgili dehşete kapıldığım bir şeyi fark ettim. […]
Circis Kaplan veya bilinen adıyla Bahe Binebil 1928 yılında Mardin’in yakın köylerinden Bine-bil(Süryanice Bülbül) köyünde Vedia ve tren istasyonunda hamallık yapan Hanna çiftinin dördüncü çocuğu […]
Aşağıdaki kapının hafifçe vurulduğunu duydu. Şef, yerine tam oturmayan kapıyı her zaman bir kibrit kutusunu ezer gibi açar, basamakları ayaklarını güm güm yere vurarak tırmanırdı. […]
Bu duyguyu hiç bilmiyorum, ne seviyorum, ne de değer veriyorum. Oysa insanlar sanki her şeyi önceden biliyormuş gibi bir tavırla kedere özel bir yer ayırmayı […]
19. yüzyıl, Batılı seyyahların genelde Doğu ülkelerine ve özellikle de Ortadoğu’ya seyyahların akın ettiği bir dönemdir. Bu nedenle, Avrupalı seyyahların Kudüs ile ilgili birçok seyahat notları […]
Eskimiş yatağının gıcırtısı zaten uyutmuyordu. Alarm çalmasa bile bu işkenceye direnmek sırtının ağrısını daha da çekilmez hâle getirecekti.. Bilincin yavaş yavaş yerine gelirken yatağın belini […]
“O sabah, Marcovaldo’yu sessizlik uyandırdı. Havada tuhaf bir şey olduğu duygusuyla yataktan kalktı. Saatin kaç olduğunu anlayamıyordu, panjurların çubukları arasındaki ışık, günün, gecenin bütün saatlerindeki […]
hiçbir cazibesi yok bir vedanın artık. daha kötüsüyse kavuşmalar da yitirdi cazibesini aynı ölçüde. artık âşık olacak kadar yokum. yalnızca nefes almaya ve aldığım nefesleri […]