Nihat Genç, Tam Bir Yıkım Olmadan Akıllanmayacaksınız

Tolstoy’un Savaş ve Barış kitabı kuşku yok ki dini bir kitap.

Ülkesini çok seven Tolstoy, Napolyon’un Moskova işgalini sahneye yerleştirip insanlığın (iyilik, kötülük, ayrılık, acı, suç, hasımlık, şatafat, aşağılama, iki yüzlülük, aristokrat değerler, cesaret, korkaklık, üç kağıtçılık, özenti, kibir, zavallılık, işgal, savaş, kahramanlık, aşağı sınıflar, yoksul köylüler, hayat, doğa, insanın yaşama arzusu nedir, vs.) bütün değerlerini bu büyük romanında çatıştırır ve ama sonunda, karmakarışık iflas etmiş Rusya’yı barıştırmak ister.

Roman, kafa karıştıracak izi sürülmekte zorlanacak kadar çok Rus aristokratının zenginlikleri, baloları, kabul salonları, kızları, evlilikleri, ihanetleri, mirasları, iflasları, eşsiz bucaksız mülkleri toprakları, saraylarını konu edinir.

Ancak roman iki büyük kahramanın izinde ve etrafında şekillenir, Andrey ve Pierre. Andrey’in hala bizi ağlatıyor oluşu, çağlar geçse de, Andrey’in temsil ettiği yüksek değerlerin bir insan olarak üstümüzde bıraktığı kaldırılması mümkün olmayan trajik ve ağır yüktür. Ağlamamızın sebebi iki yüzlü ahlaksız ve sevgisinin karşılığı bulamamış bu dünyada bu duyguların oluşturduğu ağır sıkıntıdan kurtulmak için intiharının yerine savaşı ikame edip en önde kahramanca savaşa girmesi. Andrey içinde yaşadığı yüksek sosyete ilişkileri ve değerlerinden çok rahatsızdır, ve bu kirli sefih dünyada aradığı aşkı bulamamış, savaşı bahane etmiştir, ve hiçbir şarta boyun eğmemiş gururun kırılmasına asla müsaade etmemiştir, bu yüzden roman, ilk gençlik yıllarımızda hepimizi bir rol model olarak ‘Andrey’ yapmayı başarmıştır.

Andrey’in en yakın arkadaşı Pierre’in ise kafası karışıktır, çok farklı ve yenilikçi fikirleri vardır ama bu fikirleri hayatında nereye koyacağı bilemez, ve miras kavgaları, yanlış evlilikler, ihanetler ve peşinden savaş, felaket üstüne felaket darmadağınık olan hayatları asıl gerçek Rusya’yı Pierre üzerinden okuruz.

Roman, ihanet sefahat katı aristokrasi ve Hristiyan değerleri ve ahlaksız skandallar içinde lüks içinde yaşayan Rus ‘aristokrasi’nin çok sert bir eleştirisi ve panaromasıdır.

“PEYGAMBERANİ” BİR KİTAPTIR

Savaş ve Barış bütün bu trajik hayat ve hikayelerin üstünde “peygamberani” bir kitaptır… Çünkü Tolstoy bir yazar olarak ahlakçıdır ve bu büyük romanıyla toplumunu günahlarından temizlemek ister. Bu yüzden önce ‘gerçek’le yüzleşir (sefil aristokrat hayat), sonra, bu ‘gerçek’i büyük bir savaşa sokup adam etmek ister ve affedicilikle pişmanlıkla tövbeyle sefih hayatı kökünden silmeye çalışır. Yazarın affedicilikle huzuru ve barışı sağlaması, romanın hiç de gerçekçi olmayan ahlakçı tezidir, ama muhteşem bir finaldir, günlerce ağlarsınız.

Skandal ve ahlaksızlık batağındaki Rus aristokrasisi Moskova’nın yakılmasıyla sonuçlanan büyük bir savaş.

Nihat Genç, Kaynak: Oda Tv

İZDİHAM

İzdiham'ın 43. Sayısında sürpriz olarak Malkoçoğlu filminin arka perdesini yazan Cüneyt Arkın, Emmy Ödülü'nün sahibi Haluk Bilginer, en sevdiği türküleri liste halinde paylaşan Selda Bağcan yer alıyor. Birbirinden değerli edebiyatçıların ve edebiyatçı olmaya heves eden yetenekli gençlerin yer aldığı İzdiham inanılmaz güzel bir sayı ile karşınızda. Buradan ulaşabilirsiniz.

Bir Cevap Yazın