Nurdal Durmuş, Bugün Cumartesi – 2

Bugün Cumartesi ve hayatımda önemli sayılabilecek yeni bir şey yok!
Ofise geldim ve bir bardak çay eşliğinde Sting’in “Shape of My Heart” şarkısını dinliyorum.
Cumartesi çalışmalarından nefret ediyorum.
Uzun zamandır sinemaya gitmedim.
Bilgelik taslamak için okuduğum kitapları da yazmayacağım. Ama en sevdiğim kitaplardan birinin Saint Exupéry’nin Küçük Prens’i olduğunu söyleyebilirim.
Evet, okudum adamım!
Doğu-Batı, ünlü ünsüz binlerce kitap okudum. Roman, felsefe, eleştiri, sosyoloji, biyografi, inceleme, tez…
Ne yapayım?
Hiçbiri “Küçük Prens” kadar sevimli gelmedi bana.
Evet, en iyi kitaplar bilmediğimizi öğretenlerdir belki…
Ama bilirsin öğrenmek ayrı şey, sevmek ayrı şeydir!
Ben sevdim, çok sevdim…
Hepsi bu!

Bugün Cumartesi…
Çay içmeli, kalın giyinmeli, deniz taşlamalı, cemaatle namaz kılmalı, aynaya bakmalı, seyahat etmeli, Sezen Aksu dinlemeli.
Bugün kitap okunmasa da olur.
Arkadaşları aramalı, havadan sudan konuşup kafa dağıtmalı.
Bugün her şeyi bilmemek, politikaya bulaşmamak en iyisi.
“Hayat zor!” diyenlerin işini kolaylaştıracak tek cümle “Derin nefes al ve şükret”tir.

Bugün cumartesi…
Uzun zaman oldu haberleşmeyeli, görüşmeyeli.
Seninle bir labirentin içinde benzer izler bırakarak, onları takip ederek, konuşmadan, görüşmeden, sadece işaret diliyle anlaşabilmek tarifsiz bir duygu.
Bir radyoda dinlediğimiz şarkıya ayrı şehirlerde beraber eşlik ediyor olmak; yol, tabela, bir eşya ve her şey.
Bilirsin aslında “İnsanlar içinde de yalnızdır insan.
Ama bu gizem de çok heyecan verici.
Bazen yokluğun kendini o kadar çoğaltıyor ki varlığının bir anlamı kalmıyor.

Bugün Cumartesi…
Hayatla aramı açtım!
Radyo programlarımı ve sevdiğim şarkıları erteliyorum.
İtiraf etmeliyim berbat şarkı söylüyorum.
Islık çalmıyorum epeydir.
Olan bitenleri, yazılıp çizilenleri, okuyup takip ediyorum.
Gece uykularımdan sıçrıyormuşum.
Annemin kucağına yatıp saçlarımı okşamasını, bana okuyup-üflemesini falan istiyorum.
Yaradan adıyla başlayıp okuyor bir şeyler.
Esniyor, yutkunuyor “Oğlum sana nazar değmiş!” deyip duruyor.
Galiba hiç büyümeyeceğim!

Bugün cumartesi…
İçimden deniz sıkıcıdır, yorucudur. Hayat dağlardadır, ovalarda, çiçeklerde, kırlarda, ormanlarda, erik ve kiraz ağaçlarında demek geliyor.
Bir çeşme başında, bir göl kenarında, bir ırmakta…
Hayat sıradan değildir, farklılıklardan haz alır.
Hayat maceraperesttir ve hayal kimsenin yapılamaz, gidilemez, erişilemez dediğini yapmaktır.

Bugün Cumartesi…
Madredeus ve kimsenin bilmediği daha nice şarkılar sadece benim için söylenecek.
Jose Feliciano “Rain” şarkısını sadece benim gitarımla çalacak.
Kimsenin bilmediği bir yığın hayat kırıntılarıma daha az insan bulaştıracağım.
Değerimizi düşürmeyen, düşürmeyecek gerçek dostlar!

Bugün Cumartesi…
Ben, içinden tren ve deniz geçen şehirleri severim. O yüzdendir İstanbul’u senin kadar sevmem.

Bugün cumartesi ve “Senin yaratılman ne kadar güzel!”

 

*Yazının ilk bölümüne buradan ulaşabilirsiniz. 

 

 

NURDAL DURMUŞ

İZDİHAM

 

İzdiham 28 Çıktı. İzdiham 28. Sayısında da yine herkesten farklı, her şeyden özgün, her şeyden daha şiir. 28. Sayı ile İzdiham yepyeni bir yolculuğa daha başladı.  Mustafa Kutlu, Gökhan Özcan, Bülent Parlak, Ali Ayçil, Bekir Şamil Potur, Atakan Yavuz, Berkan Ürgen, Yasin Kara, Çağatay Hakan Gürkan, Dilek Kartal, Onur Bayrak, Eda Tezcan, Seda Nur Bilici, Zeliha Yurdaer, Hakkı Özdemir, Feyza Özcan, İbrahim Varelci, Mustafa Toprak, Muhammed Palewi, Özer Turan, Alper Çeker, Yunus Meşe, Emine Şimşek, Ferhat Toka, Bilge Çiğe, Mücahit Gündoğdu, Sema Evin, Meltem Gülname Kaynar,  Hatice Çay ve Yağız Gönüler hepimiz ölecek yaştayız demeye devam ediyor. İzdiham 28. Sayıya buradan ulaşabilirsiniz.

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: