Şeref Bilsel, Edebiyattan Delilik Doğmayabilir Ama Delilikten Edebiyat Doğar

Şeref Bilsel (1972, Rize)
Şeref Bilsel, Türk Dili ve Edebiyatı bölümünden mezun oldu. Yayımlanmış dört şiir kitabı var: Dar Zaman Rivayetleri (1996), Magmada Kış Mevsimi (2003), Mecnûn Dalı (2007), Dünyanın Külü (2013). Son kitabı ‘Dünyanın Külü’yle 18. Altın Portakal Şiir Ödülü’ne değer görüldü. Şiir Defteri’nin eş editörlüğünü yaptı. Tozan Alkan’la birlikte “Şairin Günah Defteri”ni hazırladı. Sonra Edebiyat dergisini yayına hazırladı. 2014 yılında bütün şiirlerini ‘Sürgündeki Rüzgâr’ başlığı altında topladı. ‘Yalnız Şiir’ adlı deneme kitabıyla 2016 yılında Melih Cevdet Anday Deneme Ödülü’ne değer görüldü. ‘Karadeniz Kitabı’nı yayına hazırladı. 2019’da ‘Yalnız Edebiyat’ adlı kitabı okurla buluştu. Varlık dergisinde ‘Yeni Şiirler’ başlığı altında düzenli olarak yazmaktadır. Virüs dergisinin editörlerindendir…

1.Niçin yazıyorsunuz?
Duyduklarımı duyurmak için. Eksik parçaları yerine koymak için.

2.Yalnız olduğunuzu düşünüyor musunuz?
Düşünmüyorum, yaşıyorum. Kalabalıklardan kaçarak değil, bilakis karışarak yığınlara.

3.Edebiyat delilik midir?
Edebiyat bahsinde deliliği yabana atmamak lazım. Edebiyattan delilik doğmayabilir, ama delilikten edebiyat doğar.

4.Sizi özetleyen en iyi cümle nedir?
Kendi hâlinde bir yorgunluk.

5.Sizi yazmak mı daha çok heyecanlandırıyor; yoksa eserlerinizin okunması mı?
Elbette yazmak. Yazmasam, eserlerin okunma şansı kalır mı?

6.Yeni bir kitap yazmayı düşünüyor musunuz?
Yeni bir kitap hazırlıyorum. Şubat 2020 gibi aksilik olmazsa çıkmış olur.

7.Derin sularda yüzmek mi; yoksa beş yıldızlı bir otelin havuzu mu?
Derin sularda yüzmek tabii.

8.Yürümek mi makam aracı mı?
Mümkünse yürümek.

virüs dergisi ile ilgili görsel sonucu

9.Boş zamanınız var mı?
Bazen oluyor. Boş zamanım olduğunu fark edince ‘boş zaman’ olmaktan çıkıyor. Fark etmek, öldürücüdür.

10.Size sorulduğunda en nefret ettiğiniz soru hangisidir?
Sigarayı bırakmayı düşünmüyor musun?

12.En sık kullandığınız kelime hangisi?
Yörünge.

13.Kıskandığınız bir yazar var mı?
Hayır, yok.

14.Nobel edebiyat ödülü sizin için ne ifade ediyor?
Türkçede şiire verilmemiş olması- şiirden önce romana verilmesi- tuhaf. Son 30 yılda aramızdan ayrılmış en az 10 şair Nobel ödülüne değer görülebilirdi. Bunun dışında bir şey ifade etmiyor.

15.Yazdığınız metnin bitmiş olduğunu nasıl anlıyorsunuz?
Bir metin tam manasıyla biter mi bilmiyorum, belki bizim söyleyeceklerimiz bitiyor. Metin bir yerlerde yazılmayı sürdürüyor, hele hele şiir gibi ‘açık bir metinse’ bu.

16.Okumaktan keyif aldığınız yerli yazarlar var mı?
Çok var. Saymaya kalkarsam uzar gider.

17.Türkiye dışında başka bir ülkede yaşasaydınız bu hangi ülke olurdu?
Bunu düşünmedim. Ama bu ülke kesinlikle İngiltere, Almanya olmazdı, onu biliyorum.

18.Sizi diğer yazarlardan farklı kılan nedir?
Buna ben cevap veremem.

19.Çay mı portakal suyu mu?
Çay bella!

20.Okurlarınızla aranızda bir gönül bağı var mı?
Hayır yok. “Okurum” diye bir şeyle tanış olmadım ben, zaman zaman bu duyguya yaklaşanlar oluyordur. Yazarken okur mokur aklıma gelmez, yayımlarken de öyle.

21.Yazarlık kurslarına inanıyor musunuz?
İnanmıyorum. Bilgi, deneyim aktarılabilir belki. Kursla yazar olunmaz. Sezgide devrim yapılmaz.

22.En sevdiğiniz Edebiyat Dergisi hangisi?
Editörlerinden biri olduğum ‘Virüs’.

İZDİHAM

İzdiham'ın 43. Sayısında sürpriz olarak Malkoçoğlu filminin arka perdesini yazan Cüneyt Arkın, Emmy Ödülü'nün sahibi Haluk Bilginer, en sevdiği türküleri liste halinde paylaşan Selda Bağcan yer alıyor. Birbirinden değerli edebiyatçıların ve edebiyatçı olmaya heves eden yetenekli gençlerin yer aldığı İzdiham inanılmaz güzel bir sayı ile karşınızda. Buradan ulaşabilirsiniz.

Bir Cevap Yazın