Christian Bobin, Eksik Parça
Fırlatıp atanlar var. Saklayanlar var. Evlerini düzenli olarak talan edenler var ya da onu, bir aşkın en gizli köşesi olan bir anıya çevirenler. Ve saklayanlar […]
Fırlatıp atanlar var. Saklayanlar var. Evlerini düzenli olarak talan edenler var ya da onu, bir aşkın en gizli köşesi olan bir anıya çevirenler. Ve saklayanlar […]
Sevgili Ekmeleddin Amca, Öncelikle, neden Bey, Beyefendi, Sayın gibi sıfatlar kullanmadığımı belirtmek isterim. İsmi Ekmeleddin olan birine ancak bu gider diye düşündüm. Yani siz Hulusi […]
Her zaman dürüst biri olduğunu, bununla da gururlandığını biliyorum. Ama kendine tek bir soru sor: İnsan niye gerçeği söylemek zorunda? Bizi böyle yapmaya zorlayan ne? […]
Bülent Parlak “İzdiham” sitesini dergiye çevirdi, ikinci sayısında genç, dinamik, parlak bir hüviyete ulaştı. Umarım böyle devam eder. “İzdiham” sadece internet ve dergi yayımı değil, […]
[Prag, 9 Ağustos 1920] [Cumartesi] Pazatesi Öğleden Sonra (Aklım Fikrim Cumarteside) Bugün sabah yazdığım mektuptakinden daha fazlasını söylemesem, bir yalancı olurdum; üstelik sana, senin karşında […]
1- Avşa adasında üç daire, dört üçgen, beş dikdörtgen 2- Gökyüzünde bir bulut 3- Bitlis’ te beş minare 4- Biri yazlık, biri kışlık iki […]
Aynalara söylediğim cümleleri gözlerine ağıt yakma imkanı bulsaydım. Bulsaydım birkez daha ölürdüm. Ölürdüm çünkü ölmek, bir tür ağıt yakmaktır, elbette Kürtçe. O gün onca kitabın […]
Merhaba, “Olmasını istersin olmasından korkarsın.” Ne ilginç bir ruh halidir. Olsun diye duaya dua eklersiniz; ama aynı zamanda “ya olursa”nın endişesini de duyarsınız. Zira olduktan […]
Burası çocukluğumun her mısrasını aruz ölçüsüyle kaldırımlarına yazdığım, inançsıza bile şükür sebebi olabilecek kadar güzel kadınların geçtiği, yalanlarını bildiğim en dürüst insanların yaşadığı sokak. Bu […]
İstanbul’a en yakın Anadolu denir Adapazarı’na. Bu tabiri bir arkadaşımdan duymuştum fakat yaygın, anonim gibi gelmişti kulağıma. Evet, neticede Adapazarı net şekilde taşradır: Merkeze, İstanbul’a […]
Eğitimli ve bilge kişilerin ortaya koydukları akla dayalı bilgi yaşamın anlamını reddederken büyük insan kitleleri, bütün insanlık, bu anlamı akıldışı bilgiyle algılıyordu. Bu akıldışı bilgi […]
“Hayat böyledir işte; kendi kaderiniz üzerinde bahçeden toplanıp fırında pişirilen sebzeler kadar bile söz hakkınız yoktur.” “..Ben o tür bir insan değilim elbette. Karşımda birisi […]
Pişmiş el sadece bir kahramanlıktır. Van Gogh’un akıl sağlığından söz edilebilir, o ki, hayatı boyunca sadece bir elini pişirmiş ve bundan başka da bir kez […]
Oysa dalda sallanan bir kağıt parçasıydım. Okulun koridorlarında çarpa çarpa soluğum, sürüklenen, 35 yaşında aftan dönmüş bir adam. Her gün iş yeri mahlûkunun ağzından can […]
Mektup ne güzeldir” Lâedrî “İnsan niye mektup yazar? Ya yüz yüze gelince anlatmak istediklerini açık açık söyleyemiyordur, ya da o ikinci kişi uzaktadır, onunla yüz […]
Geçen haftadan beri hayatımın pek bir anlamı yok gibi geliyor. Ne yazılarımı okutacağım birisi, ne sabah güldüğümüz birisi, ne de balkonda kuşları yemlediğimiz birisi var […]
Hoyrattır bu akşamüstüler daima. Gün saltanatıyla gitti mi bir defa Yalnızlığımızla doldurup her yeri Bir renk çığlığı içinde bahçemizden, Bir el çıkarmaya başlar bohçamızdan Lavanta […]
24 Ocak 1962’de aramızdan ayrılan Ahmet Hamdi Tanpınar’ın mezar taşı üzerine en bilinen şiirinin iki dizesi işlenmiştir: “Ne içindeyim zamanın / Ne de büsbütün dışında.” […]
Ankara’da deniz yokluğunun, olası tufanda gemiye bineceklerin sıralamasını değiştirmeyeceğini bilmeseydi Sayıştay, sayabilirdi tüm şairleri şairden. Nilgün Marmara yetmiş yaşında yeğlerdi intiharı Gilles Deleuze gibi. Az […]
proleterim bugün, bir ekmeğe başlamak ve sigorta gülersen talih bana çeyrek takarım yakana fazlası gelmiyor elimden gibi şeyler ya çok abarttım düşmeyi ya az abandım […]
Kaderi düğünlerde çalgı çalmak olan adamlara çalgıcı denir. Nice adamlar şeytanın bacağına ortopedik müdahalede bulunamadığı için yerel kalmışlar, geçimlerini topladıkları bahşişlerle sağlamaya çalışmışlardır. Sanat bahşiş […]
Sıfır iki yüz on iki dokuz yüz on dört on sekiz kırk beş numaralı telefon tarafından arandım bugün. Açtım. Bana adımla hitap eden müşteri temsilcisi […]
Rıfat Eroğlu şiiri. ı. bir Yahudi kanser olduğunu öğrenir kalan üç aylık ömrünü doksan güne çevirir en yakın döviz bürosunda ıı. kargaların gıda tüketiminde atladığı […]
Daha uzun söyleyebilirdim bu sevinci kendime Bekledim biraz serinlesin yeryüzü Cümle ağrıların beni beslediği toprak Şimdi seninle sözleşecek bir ömrüm daha var Ellerimde birdenbire çoğalan […]
“Herkes aynı yöne çekseydi, dünya alabora olurdu.” Yidiş atasözü I Düşüncelerimizin, fikirlerimizin, zevklerimizin, deneyimlerimizin doğrulanmasına ihtiyaç duyarız. Bu, bizim hem birey olarak hem de […]
Dünyaca ünlü aydın Eco, 84 yaşında hayata gözlerini yumdu. İtalyanların dünyaca ünlü yazarı, bilim adamı, göstergebilim uzmanı, eleştirmen ve düşünür Umberto Eco, 84 yaşında hayatını […]
“Şunu anladım ki yaşamanın her türlüsüyle, yazmanın her türlüsü arasında kapatılmaz bir uçurum uzanır…. Yaşayabilenler yaşar, yaşayamamanın acısını çekenler de bu acıyı yazarlar…” W.Faulkner William […]
Mavi Yeşil, edebiyat dünyasındaki dik başlı yürüyüşüne, bütün olumsuzluklara rağmen devam ediyor. Tam anlamıyla bir dergi mezarlığı olan Türkiye’de, Mavi Yeşil’in inadına söyleyecek daha çok […]
ölüm müydü karagöz kadar aksi hacivat kadar kararlı olan bilemedik çubuk muydu perde miydi seyirci miydi bizi bu hayata zorlayan bilemedik Edip Galip (Seyyar Fanzin, […]
Mecmuanın Orta Yeri: Ahmet Usta, Metin Önal Mengüşoğlu’nu Konuşturdu: “Her İnsanın İçinde Kendini Hesaba Çeken Bir Kendi Vardır!” Ben o kanaatteyim ki eğer biz varsak, […]
aymazdır zamanaşımının nüzulünü eşeleyen bayat korkusu ülserin, şuursuzluk alışkanlığı yapar. eşey düşkünlüğüdür, kadınların metruk ağrılarını kesifleştiren. akciğer alınganlığından ürer bakteri arteri açılarak ruhuma akar. bir […]
“Bir insan eğer ki yazıyorsa onu en iyi tanıtan unsurların başında yazdığı eserleri gelir. Özel yine ‘’Waldo Sen Neden Buradasın’’ adlı eserinde: ‘’ Benim masalımda […]
zorbela* şu dünyada en kendi halinde yaşayan iki kişi vardıysa, ikisi de az sonra anlatacağımız iki kişiydi. hasan, tanımadığı başka ve kendi halinde olup olmadığı […]
Gözleri bulut rengindeydi, yok, melekût rengindeydi, atmosfer, kurşuni ilksizlik sabahı rengindeydi, ruh… Rengindeydi. Haaa! Anladım; gözleri tümüyle ruh rengindeydi, ruh ne renktedir? Ruh mu? Bilmeyecek ne […]
Uzun süreden beri heyecan eksikliği çok derinden hissedilen yeryüzünün can sıkıcı hareketsizliğine ilaç olacak bomba gibi bir dergi daha ateşleniyor! Bugüne kadar bırakın edebiyat dergilerini, […]
Saman kağıt üzerine yazılmış değerli şeyler vardır. Yazılı basının ölmeye yüz tuttuğu bir dönemde yeni bir şeyler söylemek için başvurduğumuz bir yoldur yeni toprak. Chuck […]
Edebiyatta tipten ya da karakterden söz ederken edebiyatçılar yansıtma kuramları çerçevesinden konuşur. Çünkü edebi kişiliklerin, her şeyden önce çağlarını temsil ettikleri düşünülür. Ne var ki […]
“O kadar şey geçti ki gözlerimizin önünden Sonunda hiçbir şey göremez olduk” (Seferis) Baştan söylemiş olayım: bu yazı, 2015 yılında yayımlanmış ve fakat hak ettiği […]
Orhan Pamuk, “Kafamda Bir Tuhaflık”ı 2015 yılında yayımlamıştı. Sadece bir yıllık bir aranın ardından yeni romanını da tamamladı. Okuyucuları açısından bir sürpriz olabilir ama sürenin […]
Cengiz Aytmatov, kuşkusuz büyük bir anlatıcı. Belki de anlatımından çok, anlattıkları ile devleşen bir edebiyatçı. Yani büyük hikâyelerin anlatıcısı. Kahramanların davranışları o kadar derin gerçeklikleri […]