Rıfat Eroğlu, Kırılan 1 Aşkla İlgili, Kırılan 2 Lafın Beli

acının bağırla ilişkisi üzere o kurum
konsolosun dönüşü de dâhil uykudan
tüm iadeleri açıkladı ülkeme
bulurum seni santralden diye
yapılan nükleer karşıtı eyleme
verilen son da kavuşturmadı bizi
gardımı karanlığa almıştım oysaki
bana tüm kitapları yaktıracak, bu
üşümekti hesapta olmayan sevgili

ırmağından seken taşlar canımı yakalı beri
acınağımı mühürledim, içinde kendimi
ve yarama uyguladığım bozlaklarla
tastamam dağladım kederimi
gelemedi mevsimler, geçemedi
dökülsün istemediğim o yapraklar,
tam olarak bahardı üstelik,
mağlup olmuşken çekimine yerin
-dindirir sandım sancıyı, kurutur iltihabı-
işe yaramaz raporu almışlar nostaljik şarkılar!

olmamış ve olmayan cümle aşklara dair
mühendis kılınan toplumun, senteziydi
aort ve toplar damarlarımın bozan işlevini
mesafenin vurduğu baltaydı, sıktığı kurşun
attığı tekme iskemleye, seni mahcup
beni mutsuz eden, ve mazerete isyandan
görülmemişti galip dönen!

yarmak gelirdi de içimden kızıldenizi
bilirim bulurdun asaya bir kulplar
dirilişe misaldi, dağ doruklarından dönen kuşlar
haşa! dönmen neresinden olsaydı yolun
can vermezdi nesneye
ve olsundu, gelseydin
bak nasıl uzayacaktı ömür!
güneşti, açsındı bir ikindi. trendi, gerekendi.
alsındı götürsündü bizi, iyi ki varsındı bir masala
bir pazarlık tertiplensindi, tutabilsindi elim elini!

sen o çıktığın duada yağmuru beklerken
döngünün en olmadık yerinde ben
mazgaldan akan suyun akıbetiydim
olmuyordu madem, eşeydin kenarımdan, giderken
kaldığım o cenahta devrilmek üzereyken!

ahret belireceği için manzaranda
sormadığım sorular vardı fonda
ki bu sebeple sessiz sedayı,
dilimi yutmam değil
gırtlağıma attığın düğüm betimler
kapıdan kovsan, düşüşe meylim bacadan
yahut düşün merdiven, pencerene dayanan
denenmiş yolların tekrarıydı,
seni bana inandıran
inanmak, bir başına yutan eleman!

küçülen milyonda bir, o haritalarda
ne güzel gösterirdik
kuş uçuşu uzaklığı parmaklarla
gücüm de yeterdi o vakit
tüm egeyi halı serebilirdim yoluna
fakat şimdi sahil yolunda karadenizin
belki ünye belki fatsa
yazdığım tüm mektupları
gemi yaparak yüzdürmeler planlıyorum

büründüğün tüm mavilerde beni anımsa!

Rıfat Eroğlu

İzdiham

İzdiham’ın 45. Sayısı çıktı. Buradan ulaşabilirsiniz.
Unutamayacağınız bir sayıyla karşınızdayız.

Edebiyat, edebiyatçılara bırakılmayacak kadar ciddi bir meseledir diyen İzdiham’ın 45. Sayısı çıktı.

İlk sayısından itibaren özgün bir tavırla halkın nabzını tutan ve hayatın içinden sesleri sayfalarına taşıyan İzdiham Dergisi 45. Sayısıyla da tüm dünyanın içinde bulunduğu bir tabloya kapağında yer verdi. Türkiye Günlük İnsanlık Endeksi tablosuyla son yaşananlara apayrı bir pencereden bakan İzdiham Dergisi arka kapak tasarımında da yine bir insanlık tablosuyla karşımıza çıktı.

 ‘Artık eskisi kadar yakın olamayız’ temalı İzdiham Dergisinin 45. Sayısında Özer Turan, Rümeysa Kocaman, Gökhan Özcan, Ali Ayçil, Abdullah Harmancı, Güven Adıgüzel, Mehmet Narlı, Bülent Parlak, Seda Nur Bilici, Bekir Şamil Potur, Emine Şimşek, Sümeyye Özbay, Adem Maksatsız, Nurdal Durmuş, Esma Koç, Yaşar Ercan, Ahmet Aslan, Halil Ecer, Ahmet Can, Turan Karataş, Selahattin Yusuf, Onur Bayrak, Berat Karataş, Enes Aras, Gökçe Yüksel, Muhammed Güleroğlu, Mehmet Ercan, Yasin Kara, Hüseyin Hakan, Dilek Kartal gibi edebiyat camiasının önemli isimlerinin yazmış olduğu içerikte kapak kadar çarpıcı metinlere yer veriliyor.

Bir Cevap Yazın