Ahmed Arif, Leylim Leylim
Al – yeşil bahar, Yarısı kar olanda Gene kavim – kardaş, can – cana düşman, Gene yediboğum akrep, Sarı engerek, Alnımızın aklığında puşt işi zulüm […]
Al – yeşil bahar, Yarısı kar olanda Gene kavim – kardaş, can – cana düşman, Gene yediboğum akrep, Sarı engerek, Alnımızın aklığında puşt işi zulüm […]
Ellerimle bir yangın başlatmak üzreyim Yaşadığıma tanıklık edemeyecek kadar yorgunum aslında Kim bilir ölmekten usanmış olduğunu saçlarımın Beklemekten vazgeçin beni artık Tenine heyecan vermeyen el […]
Yetmiş yıl süren Geçim savaşlarında Ali Bey. Bu günlerde çok çekildin kalbine, en geriye Allah vardır ve birdir diye diye. Bir düzine dert ve ihtiyaç […]
her aşktan önce yağmur var ey gövdenin ipeğini yırtan bahar capitol harflerle sevişirken halk bir çiçek bahçesi sanıyordun ayaklarımızın altında inliyor hayat yapraklarının haşırtısı vitrinlere […]
Sıramıza kâğıtlar bırakıyor hocalar Doldurun diyorlar aşağıdaki boşlukları Her boşluğu isminle doldurmak geçiyor içimden İçimdeki boşluğu doldurmak gibi bir şey Aklım gördüğüyle yetiniyor, Kulaklarım bir […]
Ruhunu kendime özel mülk edindiğimden beri Az kapitalist, çok liberalim Kollektif paylaşımı tüm kıskançlığımla reddediyorum Gözlerin tüm mal varlığım Vergisini göz yaşımla ödüyorum Tüm hak […]
Sevmek mi güzel sevilen mi neyse bu konulara hiç girmeyelim Seni görmek güzel her halükarda her anlamda her gün Ya görmesem, güzellik kime gider nereye […]
Tüyü bitmemiş yetimliğimde miydin neydin, oysa babam yine sağ Ama adın Ayşe´ydi, ya da ayşemayşeydi ki Seni sırtımda bir küfe ana-kız gibi sevdim Değdim de […]
I Göğsümde bir tren devrildi. Ben bir kazanım. Bir lastik teker. Şarkıların biraz oksijen istedikleri bu yaşlı yüreği sakinleştirmeye yeter mi bir iğne? Göğsümde bir […]
Televizyonlar hayatımızda her zaman çok önemli bir yer tutmuştur. İşte halkımızın televizyonlara yazdığı şiirler… Sihirli Bir Cihaz Televizyon sihirli bir cihaz İnsanlar onu seyrederken […]
Ocakta kaynayan çay, duvarda asılı tüfek gerçek Bozkır bir metafordan fazlasıydı, hakikatti mangal yürek Hepsi en az bir kere cinayet işlemeyi düşündü Kendi cinayetlerini, maktül […]
Hayatın kaç bucak olduğunu hakkında Fikri yoktu savruk figüranlar mektebinin Kaçıncı sahnede hangi oyuncunun aynası eksik Tez konusu idi bunlar Sahici olmayan tıknaz şahitlerin ise […]
I. Sesimi duyuyorum bazen… müthiş bir şey! Bazen kendimle konuşuyorum… müthiş! Çocuklar geçiyor yanımdan şaşırıyorum Tutup öpüyorum kendimi çocuk kalsın için Acemi sevdalarım çağırır telaşlandırır […]
Hep kazandıkları zannı ile tekinsiz bir bölgede ikamet ediyorlar. Küfrediyorlar bize Durmadan ve ne geliyorsa ağızlarına Zerre şaşırmıyorlar Akıllarına gelmeyenleri de üstüne koyup Daha fazla […]
Yavrum Yalnızlığı şu son kıyısını da atla Ve anla ki hayat En özgür biçimini sende denemiştir Onun içindir ki ölüm Denizin doğurduğu eşsiz dalga Sende […]
en güzel haberler sizin olsun en fiyakalı düşler ve kredi kartına on iki taksit aldanışlar mil puanlarınız ve dört alışverişe yüz liranız sizin olsun kariyer […]
Beni, gözlerin götürür Gözlerin Aşkla, acıyla… Kuşatmışlar Sesimi, soluğumu Kesilmiş Tuz-ekmek payım Vurgunum Ve darda, Gözaltındayım. Dal, kor keser Penceremde açarsa Kuş, vurulur Üzerimden uçarsa. […]
Bu hayat ikimiz için de korkunç, koca ağızlı yoldaşım! Karaborsa tütünümüz ufalanıyor, ceviz kıran, saf dostum! İnsan ömrünü sığırcık gibi ıslık çalarak ya da senin […]
Ne yapmanız mı gerek? Başvurunuzu tamamlayın Ve özgeçmişinizi ekte yollayın Ne kadar çok yaşarsanız yaşayın Özgeçmiş kısa olsa iyi olur. Az ve öz, iyi seçilmiş […]
Ne deniz ne ağaç ne kaldırımlar güle söyler yağmur bildiklerini çare yok doğuştan kekeme bahar çabuk okuyamaz ten şiirini İnsanlar şarkılar gibi çiğneyip sonra tükürürler […]
Entelektüelliğin hiçbir değeri yok… Entelektüelliğin hiçbir zaman fazla değeri olmayacak Halkın toplu yargısına göre. Toplama kamplarının kanı bile Memleketimizdeki bir milyon ruhtan Daha net bir […]
Seni her zaman sevdim Bazen inkârla sevdim bazen ikrarla sevdim Gençtim yaşlandım öyle tekrar tekrar sevdim Sen benim sol göğsümdeki benimsin Seni sevdim Bir gülün […]
Gece yarısı, karanlık bir bozkırda Işıklar içinde akan bir tren kadar yalnızım içinde onca insan, içinde dünya. Soluk soluğa, demirden bir ırmağa mahkûm Ve bilmeyen […]
Hele sevemeyişine beni Adın sevdalığın adı Hayata tutunan yağmurlarım Son İsteğin ne diye soruyorlar Gözlerin geliyor aklıma Bana bağışlanmak ver diyorum III Çamura bulanmışken ömür […]
Sonunda uzun sessizliğiyle çöker gece O büyük gölgesiyle her şeyi örten. İncecik bir ses yükselir ansızın Sonra acıyla yitip giden. Kulak, dikkat kesilir uzak bir […]
dipnot I Yalıttım kendimi batını batıl kalıtlardan arınç buysa ben arınmam derviş cipini satsa yahut yatsa rüyaya dipnot II gençtik ve güzeldik itinayla itiraz […]
hoş geldin abi. hoş geldin dost. hoş geldin yaşanmayan hayali yaz günleri. hoş geldin sancılı aşk şarkıları. hoş geldin kafası karışık güzel adam. hoş geldin […]
Bazı insanlar der ki insan çamurdan yapılmıştır Zavallı adamcağız kas ve kandan yapılmıştır Kas ve kan ve deri ve kemikler Zayıf bir zihin ve kuvvetli […]
Melek Paşalı’ya Bana durgunsun diyorlar İnsan soyu dünyadan çekildi de Bir sen mi kaldın yeryüzünde Çenende unutulmuş bir elin Burda değilsin, fotoğrafta gibisin Kar yağarken […]
Şairim ben; ama şiiri Kendisi olarak umursamam bile. Gece ırmağının taşıdığı yıldız Çirkinleşir göğe tırmanmak isterse. Zaman damla damla eriyip gitmede Karnım tok sütüne masalların […]
Bir yemin bozuldu Böylece şehrin abileri bağlandı yakamıza Külüstür özlemlerle Son çağrıya el veren adamın Hiçbir hakikat çıkmadı karşısına Tükenmişti yağmur Seni gördüm başladı Seni […]
Anıtsı ve utangaç ve filizi bir iki üç… Ve durmadan bölünen çift cinsiyetli okunaksız bir şeydi hayır bir yerdi Çoğala çoğala sis mi kar mı […]
Gönül gurbet ele varma Ya gelinir, ya gelinmez. Her dilbere gönül verme Ya sevilir, ya sevilmez. Yüğrüktür bizim atımız Yardan atlandı zatımız Gurbet ilde kıymatımız […]
Bana bozgunu sen yaşatırsın Bulutsuz sıcak bir yaz gününde bile Ki gökyüzü maviliğinden emin olmamıştır bu kadar O kadar berrak ve o kadar durgunken gönül […]
Bir ceset ayaklandı hedm edilmiş mezardan Yanında şafakları, huysuz atları sürür Acz şahlanır elinde, ağaç sararır ardan Asırlardır değişmez, aynı şehrahda yürür. Alalanmış hiddeti tüm […]
Daha doğar doğmaz kendini küçük hissetmeni sağlarlar Hiç zaman ayırmazlar sana, vereceklerine hepsini Acın o kadar büyür ki hiç hissetmez olursun… Evde döverler seni, okulda […]
okyanusun ortası kör bir gözdür kanatları silinmiş kuşlar için başlarını göğe dikip çünkü onlar dümdüz boyunlarıyla çığlık atmalılar gene de ayıramadım onları kendimden bu yüzden […]
ömrüme zarar veren erkekler sevdim cam kırıklarıyla sundular bana tenlerini seviştikçe çoğalan ellerine inandım uzun…çok uzun ayrılıklardan sonra sabırsız bir çarmıh gibi açılan kollarına çarmıh […]
Zamanla, Geçer, her şey geçip gider, zamanla Unuturuz yüzü ve sesi unuturuz Kalp daha da yenilince, gitmek dert olmaz Aramak daha uzağı, peşini bırakmak gerekir […]
Friedrich Nietzsche’ye Bir ben biliyorum Yorgun gözlerinin altındaki halkaların Ebemkuşağı olduğunu ve İstediğinde yedi renk bakabileceğini Siyah saçlarındaki akların aslında Hırçın dalgaların gelgitlerinden oluşan Köpüklerin […]