Melike Kılıç, Şubat
-Ellerimi toprakla barıştırdı Küçük oyunlarıma alet ettiğim toprakla Ellerimi Küstürdü ve barıştırdı.- Mevsimleri bekleten, ayları, Günleri, biçare. Saatleri bekleten Bekleyen, bir uçurum gibi İçi çekilerek […]
-Ellerimi toprakla barıştırdı Küçük oyunlarıma alet ettiğim toprakla Ellerimi Küstürdü ve barıştırdı.- Mevsimleri bekleten, ayları, Günleri, biçare. Saatleri bekleten Bekleyen, bir uçurum gibi İçi çekilerek […]
Göklere inanırdım eskiden, ama sen, denizlerin derinliğini gösterdin bana, ölü kentleri, unutulmuş ormanları, boğulmuş gürültüleriyle. Gök şimdi yaralı bir martı, süzüldü denize. Sana kargaşalığın üzerindeki […]
Nasıl yar diyeyim ben böyle yare Mecnun edip çöle saldıktan sonra Alemin bağında bülbüller öter Giden benim gülüm solduktan sonra Coşkun sular gibi çağlamayan yar […]
ben mars’a gitmek istemiyorum uyandırmayın olur mu yürüyen merdivenlere ilk kez binen köylüler tedirgin olmasın ve basamakların tam ortasına basmasınlar diye ellerinden tutacağım heyecan anne […]
Şiir, boğazın orta yerindeki bu ülser. Şiir, kafatasını temizleyen bu akbaba. Şiir, aklını yitirdiğin bu poker. Şiir, gerçeklikten bu kaçma ödevi. Şiir, sözcüklerin birbirini öldürdükleri […]
Olmak ya da olmamak, işte bütün mesele bu! Düşüncemizin katlanması mı güzel, Zalim kaderin yumruklarına, oklarına Yoksa diretip bela denizlerine karşı Dur, yeter! Demesi mi? […]
beni usulca sendeki ceviz sandığa koydular orada tanıştım yalnızlığın pelüş kaplanlarıyla bir noktaya yakışır küçüldüm ve dünya bana sokuldu sırıtarak böyle başladı kalpte alınganlıklar döndüm […]
Yaz ortasındaydı Ve geceyarısı ve yıldızlar yörüngelerinde Ölgün ölgün pırıldarken Daha parlak ışığında Kendisi göklerde Köle gezegenlerin arasında Işığı dalgalarda olan soğuk ayın Soğuk tebessümüne […]
yürü yüzüne tokat gibi çarpan rüzgâra doğru ellerini üşütmeden yüzünü çevir sana vitaminler, sana üzüm çekirdekleri, zerdeçallar yorgunluğun neyle geçer devrilsin üstümüze ne varsa alınsın […]
Gözkapaklarımın üzerinde ayakta duruyor Ve saçları saçlarımın içinde Biçimi ellerimin biçiminde Gözlerinin rengi gözlerimin renginde Gölgemde yitip gidiyor Tıpkı bir taş gibi gökyüzünde. Gözleri var […]
bir sırrım yok, kalbim açık bir kitab’a benziyor. zor değil, aç oku. tarih, sana bağlandığım günden itibaren başlıyor. ne yapmışsın böyle kendinle? sesini yeryüzüne bağışlayan […]
Yürüdüğüm merdiven yerinde mi sayıyor? Çok şansım varmış gibi açılmayan yelpaze Rüyalarıma giren ucu yırtık mektuplar Sahibini arıyor mürekkebi taptaze Bir telefon uzakta kayıp ihbarı […]
Herkes biliyor zarların civalı olduğunu Atarken parmaklarını birleştiriyor herkes Savaş bitti, herkes biliyor bunu İyi oğlanlar yenildi, herkes biliyor bunu Herkes biliyor, zaten dövüş hileliydi […]
İşte hikâyemiz böyle dostlarım Şu parasız yapılan alışveriş İşte borç kartımız, çakıverin imzayı Yorgan daima kısa gelirmiş Bu uç, şu uca ulaşamazmış Diyebilir misiniz amma […]
1. Biz burada bin şu kadar yıl binlerce çocuk Ahrette buluşmacasına bahse tutuştuk Aşk dediğin değildiyse mastarların astarı Bahsin içine girmesindi ispiyonculuk Çocuktuk fide zehri […]
Ne gece ne gündüz, akşam oluyor arasında kalıyorum neşenin ve hüznün yorgun değilim bu iyi bu kötü yorgun bile değilim Müsait bir yerde lütfen çocukluğuma […]
Karşısına geçtim izliyorum İçten bir ses sanki neredense Hatta evcimen; çoğumuzdan büyük Bu kapıların arasında sıkılınca, Odalardan çıkıp karşısına geçtim, izliyorum Yoksa konuşmayı bile unutacağım […]
Evinde kalabalık bir aileyi ağırlar gibi dünya Kaç kişi yaşadı, kaçı yaşar gibi Üç elmayla geçindi, gök borcuyla Üç ayaklı sandalyede ha düştü, ha düşecek […]
Bende sığar iki cihân ben bu cihâna sığmazam Cevher-i lâmekân benim kevn ü mekâna sığmazam Kevn ü mekândır âyetim zâta gider bidâyetim Sen bu nişân […]
Yeni fesleğenler ektim ciğerlerime Bana dokunanların ellerine sinmek istedim Günebakanlar kusuyorum. Söyleseydin duyardım Üç kez gidenin bir daha dönmeyeceğini Denizin üzerinde yürüyen evliya olmaman canımı […]
Sabahın ilk ışıklarıyla tuhaf gemiler göründü denizdepruvası ve pupası kadim bir tarzdaki.On birinci yüzyılda Haçlı gemileri yelken açmış,krallar ve parya.Altın ve yağma sandıkları yuvarlanıyor liman […]
Gözlerin yaşı, mutsuzların mutsuzluğu, Önemsiz mutsuzluklar ve renksiz gözyaşları. Bir şey istemiyor adam, duyarsız değil, Zindanda da üzgün, özgür olsa da üzgün. Üzücü bir hava, […]
Sen yolun aydınlık tarafından gideceksin Ben gölge Sen Van Morrison dinleyeceksin Ben Peter Paul & Mary Sen Madrid’e gitmek isteyeceksin Ben Barselon Sen ağaçları budayacaksın […]
İlhami Çiçek’e bütün ölümlerimi kusarak döndüm hayata çağın salonlarında eskinin hınçlarıyla oturdum bugüne alışabilmek için tarihi kabul etmem gerekti boşluğa basmanın tarifsizliğini acılar birikiyor demenin […]
Çıkıp gökyüzünde sökün eyleyen Şam’da Kul Yusuf’u görmeye geldim Eğildim turaba yüzümü sürdüm Hakk’ın divanına durmaya geldim Nurdan kuşak kuşattılar belime Hak Muhammed Ali geldi […]
Kantar Köprü gecelerde Ah eder, güzelleşir.. Uzanır ıssızlığına yamaçların Bir o yana bir bu yana sallanır Garipliğine yerleşir.. Tezek kokuları gelir uzak köylerden Bulutlar bir […]
Sarıköy’e de uğra on bir kabri komagıl Benden sonra bir daha turnaları bırakma Atın sor hatırını köpük köpük alnını Yörende bir oğlancık pes gönlünü farıtma […]
1.İsa Mesih’in Çarpım Tablosu Elementlerin bir tablosu vardır Her şeyin bir tablosu vardır kainatta Bakın mona liza ablanın da gayr-i safi yurt içi hasılanın da […]
Sevdiğim, yüreğimde dermansız yâre mi var? İçimde hiç sönmeyen ateşten pare mi var? Ölüyorum bitiyorum desem çare mi var? Şu kör dünyada benden başka biçare […]
Tek bir noktanın etrafında dönen bir ânım. İşitmeyi dilediğim her düş, yarattığım toprakta birer yonca. Yani varım. Hala. Yalnızca üşüyorum, güz tenime değdiğinden olsa gerek. […]
Mirabo köprüsünün altından akıyor Seine nehri Ve aşklarımız Anımsamam mı gerek onları Sevinç acıdan sonra gelirdi her zaman Gece gelsin saat çalsın Günler geçiyor ben […]
kirpiklerim tozlu, uzak ve arka ülkelerden geldim ağlamak girmemiş göz ormanlarından geçerken birikti bakışlarım bir çok erkeği birden ağlatacak kadar kapım hiç eskimedi kimseler girmezdi […]
belki gözleri kendinden uzak acıya memur annendir ekmekler ufalar göğü kapısına toplamış kenarda ülkenin doğusu gibi dürülmüş çarşaflar bilmenin arzusuna yatırıp incir kokuşlu bedenini sataşmaya […]
yenil! çünkü en güzel zaferi ölçüsüz devrimin bir gayzer düşlemek bu portrenin yasına büktüğün her acının “ses çıkarmıyor artık” bileği yasaklanıyor sokaklar sessiz bir çağlayanla […]
Sen olmasan. Seni bir lâhza görmesem yâhut, Bilir misin ne olur? Semâ, güneş ebediyyen kapansa, belki vücut Bu leyl-i serd ile bir çâre-i teennüs arar, […]
I Elleri el gibi kocaman Beyazda bir nokta gibi kocaman Kocaman boşluğun küçülttüğü her şey gibi Biriyle kendini artırıyor durmadan Biriyle koyunlar gibi güdüyor ötekini […]
Şayet yaşıyorsam, gölgemi çiğniyorsam sürekli İhtiraslarım sonsuzsa, kör bir yarasa gibi kendimi duvardan duvara çarpıyorsam Hayatımı karartma hakkını kullanıyorum demektir Yorulan at kırbaç dinlemez, kırbacı […]
saat on hâlâ uçamıyor otomobiller başı yağlı bir şehirden geçiyorum tırnakları uzun ve ojeli üstüne kan sıçrıyor ben geçerken şehirlerin uykuya dalıyorum yol giderken saat […]
Sıcaktan çıtırdıyor fıstık çamları, öğle göğü mavi gömleğin senin. Bir sözcüğün gölgesine sığındık güneşten. Öteden geçen kuş sürüsü baş harfleri adının, soyadının, o gömleğin yakasına […]
Kötü ressamların bile bozamadığı bir güzelliği var karşımdaki soğuk duvardan bana gülümseyen Yeşilçam oyuncularının bir daha asla ele geçmeyecek bir incelik; Al Yazmalım, Gülen Gözler, […]