Melike Kılıç, Şubat

-Ellerimi toprakla barıştırdı
Küçük oyunlarıma alet ettiğim toprakla
Ellerimi
Küstürdü ve barıştırdı.-

Mevsimleri bekleten, ayları,
Günleri, biçare. Saatleri bekleten
Bekleyen, bir uçurum gibi
İçi çekilerek ve kaybederek bazı uzuvlarını
Bekleyen ve bekleten hep ikinci ayı.

Bir türkünün içinden seslenir
Yenilmez bir pehlivan olarak
Bir güne başlamanın boşunalığı,
Bir yokuşu inerken tırmanışı unutmak
Seslenir bir türkünün içinden
Yalnızken asla dinleyemem zannettiğimiz
Yalnızlaştıkça açıp yoldaş ettiğimiz.

Şimdi ben hakikate değil merhamete muhtaç
Sen giderken dur dememenin alçaklığında
Ama kunt, ama salim, ama vakur
Bir soru cümlesi kurmaktan aciz, ama
Korkak cevaplar zamanının tam ortasında
Terk etmenin değil vazgeçmenin günlüğünü tutuyor;
Yüzünden, kahramanlıktan ve beklemekten dönüyorum.

Sorsalar yorgun derdim sana ve bana
İki cambaz bir ipte biz olamaz, öyle.
Şimdi buraya bir soru cümlesi kuruyorum
Kalbinle okursun.
Onbir ilmek attım göğüne
Gözlerini unutursun.

Beklemek hep kavuşmaya değil
Bazen gitmeye gebe
Bir soğuğun alnında geçiyorum buradan
Bundan, senden ve bir taştan geçiyorum.
Geçiyorum nereden geçemem dediysem oradan
Acıtıyor zehri zamanın ve ağaçların
Acıtıyor yılın aynı boğumu.
Bundan uzattım bunca,
Bundan yoruldum:
Şubat elleri olan bir şey olsaydı
Şubat bilekleri olan
Ne güzel kesilir
Ne güzel kanar.

Melike Kılıç, Muhayyel 20/ Aralık 2019
İZDİHAM

İzdiham'ın 44. Sayısı çıktı. Buradan ulaşabilirsiniz.

Bir Cevap Yazın